Atom Fiziği

Kendi Kendini Ayarlayan İlk Nükleer Saat

TU Wien ekibi, toryum-229 çekirdeğiyle lazerini kendisi düzelten ilk nükleer saatini 24 saatten uzun süre çalıştırdı. (nuclear clock, thorium-229, optical clock, TU Wien)

Optik örgü ve lazerlerle soğutulan iterbiyum atomlarından oluşan optik atom saatinin çizimi
HA
Hamza AtacPazartesi, 12 Ekim 2026 · 4 dk okuma

Atom saatleri, zamanı atomların elektronlarının titreşimiyle ölçer. Peki zamanı atomun kendisinden değil, çekirdeğinden okumak mümkün mü? Viyana Teknoloji Üniversitesi (TU Wien) kökenli ekip, bu fikri bir adım ileri taşıdı: toryum-229 çekirdeğinin (thorium-229) lazer ışığını soğurduğu çok dar frekans bandını kullanarak, lazerini kendi kendine düzelten ilk nükleer saatini (nuclear clock) 24 saatten uzun süre kesintisiz çalıştırdı. Sonuç, Nature dergisinde yayımlandı.

Neden çekirdek? Neden toryum-229?

Bir atom saatinin kalbinde iki şey vardır: çok kararlı bir “sarkaç” ve onu izleyen bir lazer. Sarkaç, atomdaki iki enerji düzeyi arasındaki geçiştir; lazerin frekansı bu geçişe tam oturduğunda atomlar ışığı soğurur. Soğurma azalırsa lazer kaymıştır ve düzeltilmesi gerekir. Günümüzün en iyi saatleri bu işi elektron geçişleriyle yapar, ancak elektronlar atomun dış kabuğunda olduğu için elektrik ve manyetik alanlardan, sıcaklıktan kolayca etkilenir.

Çekirdek ise atomdan 10 binden fazla kat küçüktür; dış etkilere çok daha kapalıdır. Sorun, çoğu çekirdeğin enerji düzeyleri arasındaki farkın milyon elektronvolt mertebesinde olması, yani lazerle uyarılamamasıdır. Toryum-229 bu kuralın bilinen tek örnektir: iki düzeyi arasındaki fark yaklaşık 8{,}4 eV’tur ve bu, morötesi bir lazerin (yaklaşık 148 nm) erişebileceği bir değerdir. Fizikçiler bu geçişi onlarca yıl boyunca aradı; Thorsten Schumm’un ekibi ise 2009’dan beri bu hedefin peşindeydi. Nisan 2024’te TU Wien ile Almanya’nın ulusal metroloji enstitüsü PTB’den (Ekkehard Peik’in grubu) araştırmacılar çekirdeğin lazerle uyarılabildiğini göstermişti.

Optik örgü ve lazerlerle soğutulan iterbiyum atomlarından oluşan optik atom saatinin çizimi
Elektron geçişine dayanan bir optik atom saatinin çizimi (iterbiyum atomları, optik örgü ve soğutma lazerleri). Toryum nükleer saati bu fikrin “elektron yerine çekirdek” sürümüdür; görsel TU Wien düzeneği değildir. Görsel: NIST, kamu malı, Wikimedia Commons.

Yeni olan ne? Geri besleme döngüsü

Önceki deneylerde toryum çekirdeği ölçülüyor, hatta sıradan bir optik atom saatine bağlanarak “zaman tutucu” olarak kullanılıyordu; ama lazeri yönlendiren şey yine klasik saatti. Yeni çalışmada kapı kapanıyor: TU Wien’de üretilen toryumlu bir kristal lazerle aydınlatılıyor, çekirdekler yalnızca doğru frekansta ışığı soğuruyor ve lazer sapınca azalan soğurma bir hata sinyaline dönüşüp lazeri otomatik olarak geri çekiyor. Yani saat, tıpkı atom saatleri gibi, kendi referansıyla kendini düzeltiyor.

Araştırmacılar bu kararlılığı bir gün boyunca ölçtüğünde göreli belirsizliğin yaklaşık 10−15 mertebesinde olduğunu bildirdi; bu, yaklaşık 30 milyon yılda bir saniye sapmaya karşılık geliyor. Çalışma Nature‘da “A thorium-229 optical nuclear clock with feedback loop” başlığıyla yayımlandı; Ira Morawetz ve arkadaşlarının eşlik eden makalesi ise toryum-229 çekirdeğinin sürekli dalga lazerle soğurma spektroskopisini anlatıyor.

Fizik köşesi: 10−15 ne demek?

Geçişin dalga boyu yaklaşık 148 nm olduğuna göre frekansı:

$$f=\frac{c}{\lambda}\approx\frac{3\times10^{8}\ \mathrm{m/s}}{148\times10^{-9}\ \mathrm{m}}\approx 2{,}0\times10^{15}\ \mathrm{Hz}$$

Göreli kararlılık \(\delta f/f\approx10^{-15}\) ise lazerin frekansı bir gün boyunca yaklaşık 2 Hz’lik bir belirsizlik içinde kalıyor demektir. Zaman cinsinden: bir gün 86 400 s olduğundan biriken hata yaklaşık \(86\,400\times10^{-15}\approx 9\times10^{-11}\) s, yani günde ortalama 0{,}1 nanosaniyenin altında. Ters yönden bakarsak, 1 s sapma için \(1/10^{-15}=10^{15}\) s gerekir; bu da yaklaşık 3{,}2×107 yıl eder. Haberdeki “30 milyon yılda 1 saniye” ifadesi bu hesapla uyumludur.

Neden önemli?

Nükleer saatler şimdilik dünyanın en iyi optik atom saatlerinin gerisinde; ama asıl cazibesi tavanında yatıyor. Çekirdek, dış alanlara çok daha az duyarlı olduğu için kuramsal olarak çok daha kararlı saatler mümkün. Bunun ötesinde, çekirdek geçişi temel sabitlerdeki en küçük değişimlere olağanüstü duyarlı: güçlü kuvvet ile elektromanyetik kuvvetin dengesi hafifçe değişse, geçiş frekansı kayacaktır. Bu nedenle toryum saatleri karanlık madde (dark matter) adaylarının ve “sabitler gerçekten sabit mi?” sorusunun sınanmasında yeni bir araç olarak görülüyor. Ekip ön bir karanlık madde taraması yaptığını, anlamlı bir sinyal bulmadığını bildirdi.

JILA stronsiyum atom saatinde kesişen lazer ışınlarının oluşturduğu optik tüpler
Bugünün en kararlı saatleri hâlâ elektron geçişlerine dayanıyor: JILA stronsiyum saatinde kesişen lazerler atomları “optik tüplerde” sıkıştırıyor. Görsel: Baxley/JILA, NIST, kamu malı, Wikimedia Commons.

Henüz bilinmeyenler

Haberin abartılmaması gereken tarafı da var. Saatin kararlılığı henüz en iyi optik atom saatlerine yetişmiyor. Rapor edilen sonuçlar günden güne dalgalanıyor ve araştırmacılar bunun nedenini kristaldeki kusurlarda arıyor. Daha güçlü lazerler ve daha kaliteli toryum kristalleri planlanan iyileştirmeler; ancak bunlar şimdilik öngörü. Ayrıca Çinli bir grubun “229Th’a senkronize bir nükleer saati” başlıklı makalesi de Nature’da yer aldı; iki bağımsız grubun neredeyse aynı anda sonuç vermesi, alanın artık laboratuvar merakından mühendisliğe geçtiğini gösteriyor.

Fizik Akademisi’nde nükleer saatlerin ne olduğunu daha önce anlatmıştık; bu haber, o anlatıdaki “saat gerçekten çalışabilir mi?” sorusuna ilk net “evet, kendi kendini ayarlayarak” yanıtıdır.

Kaynak: Toscani De Col, Riebner, Morawetz ve ark., “A thorium-229 optical nuclear clock with feedback loop”, Nature (2026), DOI: 10.1038/s41586-026-11084-4; Morawetz ve ark., “Continuous-wave laser absorption spectroscopy of the thorium-229 nucleus”, Nature (2026), DOI: 10.1038/s41586-026-11011-7; TU Wien haberi: The first stand-alone nuclear clock is ticking in Vienna (Phys.org / TU Wien).

Günün bulmacasıOkumayı bitirdin. Şimdi sıra sende.Beş ipucundan bugünün bilim insanını bulabilir misin?Oyna
HA
Hamza Atac

Dr. Hamza Ataç, Fizik Akademisi'nin kurucusudur. Lisans ve fizik öğretmenliği yüksek lisans eğitimini 2008 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde tamamladı. Ardından ABD'ye giderek Temple Üniversitesi'nde 2012 yılında fizik yüksek lisansını, 2017 yılında ise doktorasını aldı. Doktora çalışmasında, atom çekirdeğinin içindeki proton…

Tüm yazıları →

Atom Fiziği bölümünden daha fazlasıTümü →

Yorum yaz

Haftanın bilimi, pazartesi sabahı gelen kutunda.

Öne çıkan haberler, bir bilim insanının hikâyesi ve haftanın bulmacası. Ücretsiz, istediğin zaman ayrılabilirsin.