Biyoloji

Penisilinin Yapımı İlk Kez “Film” Gibi İzlendi

X-ışını serbest elektron lazeriyle çekilen “moleküler film”, penisilindeki β-laktam halkasının enzim tarafından nasıl kurulduğunu gösterdi (penicillin, isopenicillin N synthase, XFEL, β-lactam).

Dorothy Hodgkin’in Oxford’da hazırladığı penisilin yapı modeli, 1945 dolayı
HA
Hamza AtacSalı, 13 Ekim 2026 · 4 dk okuma

Penisilinin kimyasal yapısı 1945’te Oxford’da Dorothy Hodgkin tarafından X-ışını kristalografisiyle çözülmüştü; bu yapıda, dört atomlu küçük bir halka dikkat çekiyordu: β-laktam halkası. Bu halka, bakterinin hücre duvarını yapan enzimi kilitleyen kısımdır. Ama aradan seksen yıl geçmesine rağmen, doğanın bu gergin, kolayca bozulabilen halkayı bir enzimle nasıl kurduğu, ayrıntısıyla görülemiyordu. Oxford Üniversitesi’nin liderliğindeki bir ekip, bunu ilk kez “kare kare” izledi ve sonuçları 9 Ekim 2026’da Nature Catalysis dergisinde yayımlandı.

Dorothy Hodgkin’in Oxford’da hazırladığı penisilin yapı modeli
Dorothy Hodgkin’in 1945 dolaylarında Oxford’da hazırladığı penisilin yapı modeli. Görsel: Oxford Üniversitesi Bilim Tarihi Müzesi, CC BY-SA 3.0, Wikimedia Commons.

Çözülmesi gereken bulmaca: iki halka, tek enzim

Penisilin üreten küflerde (Penicillium) ve bazı bakterilerde, ilk adımda üç amino asitten oluşan düz bir zincir (peptit) hazırlanır. Bu zinciri penisilinin çekirdeğine, yani iki halkalı iskeletine çeviren enzimin adı izopenisilin N sentaz (IPNS). Enzim, aktif bölgesinde bir demir atomu taşır ve girdiği tepkimede oksijen molekülünü (O2) kullanır. Tepkimenin sonunda iki su molekülü oluşur ve zincir iki halkalı bir yapıya kapanır: önce β-laktam halkası, sonra tiyazolidin halkası.

Enzimin 1997’de Oxford’daki grup tarafından belirlenen ilk kristal yapısı, aktif bölgenin nasıl göründüğünü gösteriyordu; ama tepkime sırasında ne olduğunu göstermiyordu. Çünkü kristalografi bir “fotoğraf” gibidir: molekülü donmuş hâlde görürsünüz. Geçici ara ürünler ise saniyenin çok küçük kesirleri boyunca var olur ve tepkime ilerledikçe kaybolur.

Yöntem: kristalleri hareketli bir bandın üzerinde “başlatmak”

Araştırmacılar bu zorluğu zamana çözümlemeli X-ışını serbest elektron lazeri (XFEL) kristalografisiyle aştı. Önce oksijensiz ortamda binlerce küçük enzim mikrokristali hazırlandı. Bu kristaller damlalar hâlinde, yaklaşık 2 milimetre genişliğinde hareket eden bir bandın üzerine konuldu. Bant, oksijenle dolu bir odacığa girdiğinde oksijen kristallerin içine yayılıyor ve tepkime, bütün örnekte yaklaşık aynı anda başlıyordu. Bandın hızı, her kristalin tepkimeye ne kadar süre maruz kaldığını belirliyordu; tam o anda, ultra kısa bir XFEL darbesi kristalden atomik çözünürlükte bir görüntü alıyordu. Binlerce görüntü birleştirilince, enzimin çalışırken geçirdiği evreleri gösteren bir “moleküler film” elde edildi.

SLAC’taki Linac Coherent Light Source (LCLS) X-ışını serbest elektron lazerinden bir görüntü
X-ışını serbest elektron lazerlerinin öncülerinden biri olan SLAC’taki LCLS’ten bir görüntü (bu çalışmanın verileri Oxford, Diamond, Berkeley Lab, PAL-XFEL ve SLAC işbirliğiyle toplandı). Görsel: SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı, kamu malı, Wikimedia Commons.

Kimya köşesi: bant hızı ile tepkime süresi

Fikri kabaca şöyle hesaplayabiliriz: Kristalin oksijenle karşılaştığı nokta ile X-ışını darbesinin vurduğu nokta arasındaki mesafe \(L\), bant hızı \(v\) ise tepkime süresi \(\Delta t = L/v\) olur. Örneğin \(L=1\) cm ve \(v=10\) cm/s olsaydı \(\Delta t = 0{,}1\) s elde edilirdi; mesafeyi ya da hızı değiştirerek farklı gecikmelerde “kareler” çekilir. (Bu sayılar yalnızca fikri göstermek için seçilmiş örnek değerlerdir; çalışmanın gerçek ayarları makalede verilmiştir.) Her kare, çok sayıda kristalden alınan görüntülerin birleştirilmesiyle elde edilir; bu da tek bir kristalin yıpranmasının filmi bozmasını önler.

Ne görüldü?

Ekip, β-laktam halkası oluşmadan hemen önce ortaya çıkan bir tiyoaldehit ara ürününü yakalayabildi. Ardından, penisilinin iskeletine giden yolda ilk halkalı yapı olan tek halkalı bir β-laktam ara ürünü de belirlendi. Bu yapılar, tepkimenin demir atomu, oksijen ve enzimin içindeki su molekülleri arasında nasıl yönlendirildiğini gösteriyor: Enzim sert bir kalıp gibi davranmıyor; küçük hareketlerle ve protonların su yoluyla aktarılmasıyla kimyayı yönlendiriyor.

Alexander Fleming’in 1935’te hediye ettiği penisilin küfü örneği
Alexander Fleming’in 1935’te bir meslektaşına hediye ettiği penisilin küfü örneği. Görsel: Science Museum London / Science and Society Picture Library, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.

Neden önemli?

Birincisi, bu çalışma antibiyotik biyosentezinde onlarca yıldır açık olan bir mekanizma sorusuna yanıt veriyor. İkincisi, benzer demir bağımlı oksijenaz enzimleri, insan hücrelerinde oksijen algılama gibi süreçlerde de görev alıyor; bu yüzden elde edilen ilke, sadece antibiyotik kimyasını değil, bu enzim ailesinin daha geniş çalışma biçimini de aydınlatabilir. Üçüncüsü, araştırmacılar enzim mühendisliği ile yeni ya da geliştirilmiş antibiyotik iskeletleri üretmeyi hedefliyor. Basın bildirisine göre bakteriyel enfeksiyonların altıda biri bugün antibiyotiklere dirençli; yeni iskeletlere olan ihtiyaç bu yüzden büyük.

Oxford ekibinin sorumlu yazarı Christopher Schofield, çalışmanın ardından penisilinin modern tıbbı şekillendirdiğini, ama hâlâ öğrenecek çok şey olduğunu vurguladı. Birinci yazar Patrick Rabe ise enzimin zor bir kimyasal dönüşümü nasıl kontrol ettiğine dair daha zengin bir tablo elde ettiklerini belirtiyor.

Alexander Fleming laboratuvar önlüğüyle masasında, çevresinde küf içeren petri kapları
Alexander Fleming, penisilin küfü içeren petri kapları arasında. Görsel: ABD Donanma Tıbbı (Navy Medicine), bilinen telif kısıtı yok, Wikimedia Commons.

Henüz bilinmeyenler

Zamana çözümlemeli kristalografi, kristalin içindeki koşulların hücre içindekilerle aynı olduğunu varsayar; kristal kafesi enzimin hareketini kısıtlayabilir. Ayrıca yakalanan ara ürünler tek bir yolun kanıtıdır; tepkimenin diğer olası yolları ve ara ürünleri henüz dışlanmış değil. Bu yüzden bulgular, kuramsal hesaplamalar ve başka yöntemlerle de sınanmalı. Yine de bir antibiyotiğin iskeletinin doğada nasıl kurulduğunu kare kare görmek, kimyanın en zarif başarılarından biri.

Kaynak: P. Rabe ve ark., “Unanticipated intermediates during isopenicillin N synthase catalysis identified by time-resolved X-ray free-electron laser studies”, Nature Catalysis (2026), DOI: 10.1038/s41929-026-01618-4; Oxford Üniversitesi basın bildirisi: “Molecular movie” finally reveals how penicillin is made (Phys.org).

Günün bulmacasıOkumayı bitirdin. Şimdi sıra sende.Beş ipucundan bugünün bilim insanını bulabilir misin?Oyna
HA
Hamza Atac

Dr. Hamza Ataç, Fizik Akademisi'nin kurucusudur. Lisans ve fizik öğretmenliği yüksek lisans eğitimini 2008 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde tamamladı. Ardından ABD'ye giderek Temple Üniversitesi'nde 2012 yılında fizik yüksek lisansını, 2017 yılında ise doktorasını aldı. Doktora çalışmasında, atom çekirdeğinin içindeki proton…

Tüm yazıları →

Biyoloji bölümünden daha fazlasıTümü →

Yorum yaz

Haftanın bilimi, pazartesi sabahı gelen kutunda.

Öne çıkan haberler, bir bilim insanının hikâyesi ve haftanın bulmacası. Ücretsiz, istediğin zaman ayrılabilirsin.