Modern Fizik ve Uygulamaları
Özel göreliliğin ilkeleri, zaman genişlemesi, boy kısalması ve kütle–enerji eşdeğerliği; siyah cisim ışıması ve Planck hipotezi; fotoelektrik olay, iş fonksiyonu ve durdurma gerilimi; Compton saçılması ve foton momentumu; de Broglie dalga boyu ve dalga–parçacık ikiliği; lazer, MR, yarı iletkenler, güneş pilleri ve süper iletkenler.
- Özel göreliliğin iki ilkesini ve bunların zaman, uzunluk ve enerji için sonuçlarını
- Siyah cisim ışımasını, Wien yasasını ve Planck'ın enerji kuantumu fikrini
- Fotoelektrik olayda kesim frekansı, iş fonksiyonu, en büyük kinetik enerji ve durdurma gerilimini hesaplamayı
- Fotoelektrik akım–gerilim ve kinetik enerji–frekans grafiklerini yorumlamayı
- Compton saçılmasını, foton momentumunu ve de Broglie dalga boyunu
- Lazer, MR, yarı iletkenler, güneş pilleri ve süper iletkenlerin fiziksel temelini
Klasik fiziğin sınırları
- yüzyılın sonunda fizikçilerin çoğu, Newton mekaniği ve Maxwell'in elektromanyetizmasıyla doğanın neredeyse tamamen anlaşıldığını düşünüyordu. Ama birkaç "küçük bulut" kalmıştı: ışığın hızının her gözlemciye göre aynı ölçülmesi, sıcak cisimlerin yaydığı ışığın renk dağılımı ve ışığın metallerden elektron koparması. Bu bulutlar, 20. yüzyılın başında fiziğin iki büyük devrimini başlattı: çok hızlı hareketleri inceleyen görelilik kuramı ve çok küçük ölçekleri inceleyen kuantum kuramı. Bugün kullandığımız GPS, lazer, bilgisayar yongaları, güneş pilleri ve MR cihazları bu iki kuram olmadan yapılamazdı.
Özel göreliliğin ilkeleri
1887'de Michelson ve Morley, Dünya'nın hareketinin ışık hızını değiştirip değiştirmediğini çok hassas bir girişim deneyiyle ölçmeye çalıştı ve hiçbir fark bulamadı. 1905'te Albert Einstein, özel görelilik kuramını iki ilke üzerine kurdu:
- Görelilik ilkesi: Fizik yasaları, birbirine göre sabit hızla hareket eden bütün gözlemciler (eylemsiz referans sistemleri) için aynıdır. Sabit hızla giden kapalı bir trende hiçbir deneyle trenin hareket edip etmediği anlaşılamaz.
- Işık hızının değişmezliği: Işığın boşluktaki hızı, kaynağın ya da gözlemcinin hareketinden bağımsız olarak bütün gözlemciler için aynıdır: \(c = 3 \times 10^8\) m/s.
İkinci ilke günlük sezgimize aykırıdır. 0,5c hızla giden bir uzay gemisinden ileri doğru gönderilen ışık, yerdeki gözlemciye göre 1,5c değil yine c hızıyla gider. Bu ilkenin kabul edilmesi, zaman ve uzunluğun mutlak olmadığı sonucunu doğurur.
Zaman genişlemesi ve boy kısalması
Göreli etkiler Lorentz çarpanı ile hesaplanır:
Bu çarpan her zaman 1'den büyüktür; günlük hızlarda neredeyse tam 1'dir, ışık hızına yaklaştıkça çok büyür. \(v = 0{,}6c\) için \(\gamma = 1{,}25\), \(v = 0{,}8c\) için \(\gamma = 5/3\)'tür.
Zaman genişlemesi: Hareket eden bir saat, ona göre duran gözlemciye yavaş işliyor görünür. Saatle birlikte hareket eden gözlemcinin ölçtüğü süreye öz zaman (\(\Delta t_0\)) denir; saate göre hareket eden gözlemci daha uzun bir süre ölçer:
Bunu bir ışık saatiyle anlamak kolaydır: iki ayna arasında gidip gelen bir ışık atımı düşünelim. Saatle birlikte hareket eden gözlemci ışığın düz aşağı yukarı gittiğini görür. Yerdeki gözlemci ise saatin hareketi nedeniyle ışığın eğik ve daha uzun bir yol izlediğini görür. Işık hızı iki gözlemci için de aynı olduğuna göre, yerdeki gözlemci için bir "tık" daha uzun sürer.
Zaman genişlemesinin en ünlü kanıtı müonlardır. Atmosferin üst katmanlarında kozmik ışınlarla oluşan müonların ömrü yalnızca 2,2 mikrosaniyedir; ışık hızında gitseler bile bu sürede ancak 660 m yol alabilirler. Ama müonların çoğu yaklaşık 15 km'lik atmosferi geçip yeryüzüne ulaşır, çünkü 0,99c gibi hızlarla hareket ettikleri için bizim saatimizle ömürleri yaklaşık 7 kat uzundur.
Boy kısalması: Hareket eden bir cismin hareket doğrultusundaki boyu, ona göre duran gözlemciye kısa görünür. Cisimle birlikte hareket eden gözlemcinin ölçtüğü boy öz uzunluktur (\(L_0\)):
Kısalma yalnızca hareket doğrultusunda olur; harekete dik boyutlar değişmez. Müonun bakış açısından ise ömrü değişmez, ama atmosferin kalınlığı aynı oranda kısalır; iki açıklama da aynı sonucu verir.
Göreli hızların toplanması: Göreli hızlar klasik fizikteki gibi doğrudan toplanmaz; iki hız nasıl birleştirilirse birleştirilsin sonuç hiçbir zaman \(c\)'yi aşmaz. Işık hızı, kütlesi olan hiçbir cismin ulaşamayacağı bir sınırdır.
Kütle–enerji eşdeğerliği
Özel göreliliğin en ünlü sonucu, kütle ile enerjinin aynı şeyin iki biçimi olduğudur. Durgun bir cismin kütlesi, durgun kütle enerjisine eşdeğerdir:
\(c^2\) çok büyük bir sayı olduğu için çok küçük bir kütle bile dev bir enerjiye karşılık gelir: 1 g kütle \(9 \times 10^{13}\) J enerjiye, yani küçük bir şehrin bir yıllık elektrik tüketimine eşdeğerdir. Çekirdek tepkimelerindeki kütle eksikliği ve Güneş'in her saniye yaklaşık 4 milyon ton kütleyi enerjiye dönüştürmesi bu bağıntıyla açıklanır. Hareket eden bir cismin toplam enerjisi \(E = \gamma m c^2\), kinetik enerjisi ise \(E_k = (\gamma - 1) m c^2\)'dir; düşük hızlarda bu ifade bildiğimiz \(\tfrac12 m v^2\)'ye dönüşür.
Siyah cisim ışıması
Her cisim sıcaklığından dolayı elektromanyetik ışıma yayar. Üzerine düşen bütün ışımayı soğuran ideal cisme siyah cisim denir; siyah cismin yaydığı ışımanın dağılımı yalnızca sıcaklığına bağlıdır. Isıtılan bir demir çubuk önce koyu kırmızı, sonra turuncu, sarı ve sonunda beyaz renkte parlar: sıcaklık arttıkça yayılan ışığın tepe noktası kısa dalga boylarına kayar. Bu kaymayı Wien yasası verir:
Yüzey sıcaklığı yaklaşık 5 800 K olan Güneş'in ışımasının tepesi 500 nm civarındadır, yani görünür bölgenin ortasındadır. 3 000 K'lik kırmızı yıldızlar ve akkor lambalar en çok kızılötesi yayar; 10 000 K'lik mavi yıldızlar morötesine yakın yayar. İnsan vücudu da yaklaşık 10 mikrometrede tepe yapan kızılötesi ışıma yayar; termal kameralar bu ışımayı görür. Toplam yayılan güç ise sıcaklığın dördüncü kuvvetiyle artar.
Klasik fizik, siyah cisim eğrisinin kısa dalga boylarındaki davranışını açıklayamıyor, hatta sonsuz enerji öngörüyordu (morötesi felaketi). 1900'de Max Planck, ışımanın sürekli değil, enerjisi frekansla orantılı küçük paketler hâlinde (kuanta) yayıldığını varsayarak deneysel eğriyi tam olarak açıkladı:
Burada \(h\), Planck sabitidir. Planck bunu bir matematik hilesi olarak düşünmüştü; ama bu varsayım kuantum fiziğinin doğuşu oldu.
Fotoelektrik olay
Bir metal yüzeye ışık düşürüldüğünde yüzeyden elektron sökülebilir; buna fotoelektrik olay, sökülen elektronlara fotoelektron denir. Deneyler, klasik dalga kuramıyla açıklanamayan şu sonuçları vermiştir:
- Her metal için bir kesim (eşik) frekansı \(f_0\) vardır. Bu frekansın altındaki ışık, şiddeti ne kadar büyük olursa olsun elektron sökemez.
- Fotoelektronların en büyük kinetik enerjisi ışığın frekansına bağlıdır; ışığın şiddetine bağlı değildir.
- Işık şiddeti artınca sökülen elektron sayısı (ve akım) artar.
- Elektronlar ışık düştüğü anda, gecikme olmadan sökülür.
1905'te Einstein, Planck'ın fikrini bir adım ileri götürdü: ışığın kendisi de foton adı verilen enerji paketlerinden oluşur. Bir foton, enerjisini tek bir elektrona bir defada verir. Elektronu metalden koparmak için gereken en küçük enerjiye iş fonksiyonu (\(W\)) denir. Enerjinin korunumundan:
| Gözlem | Klasik dalga kuramının öngörüsü | Deney ve foton modeli |
|---|---|---|
| Kesim frekansı | Yok; yeterince şiddetli her ışık elektron söker | Var; \(f < f_0\) ise elektron sökülmez |
| Kinetik enerji | Şiddetle artmalı | Yalnızca frekansla artar |
| Gecikme | Sönük ışıkta elektron enerji biriktirene kadar gecikme olmalı | Gecikme yoktur |
| Akım | Şiddetle artar | Şiddetle artar (foton sayısı) |
Fotonun enerjisi iş fonksiyonundan küçükse elektron kopamaz; çok sayıda zayıf foton enerjilerini birleştiremez. Einstein, Nobel ödülünü görelilik için değil, fotoelektrik olayı bu biçimde açıkladığı için almıştır.
Durdurma gerilimi: Anot ile katot arasına, elektronları geri iten bir gerilim uygulanırsa en hızlı elektronlar bile anoda ulaşamaz hâle gelebilir. Akımı sıfıra indiren en küçük ters gerilime durdurma gerilimi (\(V_s\)) denir:
Grafikler: \(E_{k,max}\)–\(f\) grafiği bir doğrudur. Doğrunun eğimi Planck sabitine eşittir ve bütün metaller için aynıdır; bu yüzden farklı metallerin doğruları paraleldir. Doğrunun frekans eksenini kestiği nokta kesim frekansını, uzantısının enerji eksenini kestiği nokta \(-W\)'yi verir. Akım–gerilim grafiğinde ise doyma akımı ışık şiddetiyle artar, ama durdurma gerilimi yalnızca frekansa ve metale bağlıdır.
Compton saçılması ve foton momentumu
1923'te Arthur Compton, X ışınlarını grafit hedefe gönderdiğinde saçılan ışınların dalga boyunun arttığını gözledi. Bu, fotonun elektrona bir bilardo topu gibi çarparak enerjisinin ve momentumunun bir kısmını aktardığı biçiminde açıklandı. Kütlesi olmamasına karşın foton bir momentum taşır:
Saçılma açısı \(\theta\) olan bir fotonun dalga boyundaki artış \(\Delta\lambda = \dfrac{h}{m_e c}(1 - \cos\theta)\)'dır ve en büyük değerini foton geri döndüğünde (\(\theta = 180°\)) alır. Compton olayı, fotonun hem enerji hem momentum taşıyan bir parçacık gibi davrandığının kesin kanıtı oldu. Güneş yelkenli uzay araçları, foton momentumunun bir yüzeye uyguladığı küçük ama sürekli itmeden yararlanır.
Dalga–parçacık ikiliği ve de Broglie dalga boyu
Işık girişim ve kırınımda dalga gibi, fotoelektrik ve Compton olaylarında parçacık gibi davranır. 1924'te Louis de Broglie bu ikiliğin madde için de geçerli olabileceğini önerdi: momentumu \(p\) olan her parçacığın bir dalga boyu vardır:
Günlük cisimlerin de Broglie dalga boyu ölçülemeyecek kadar küçüktür: 70 m/s hızla giden 0,15 kg'lık bir beyzbol topunun dalga boyu yaklaşık \(6 \times 10^{-35}\) m'dir. Elektronlar gibi çok hafif parçacıklarda ise dalga boyu atomlar arası uzaklıklar mertebesindedir. 1927'de Davisson ve Germer, elektronların bir nikel kristalinde tıpkı X ışınları gibi kırınıma uğradığını göstererek de Broglie'nin öngörüsünü doğruladı. Elektron mikroskopları, elektronların görünür ışıktan binlerce kat kısa dalga boyunu kullanarak virüslerin ve hatta tek tek atomların görüntüsünü alır.
Potansiyel farkı \(V\) altında hızlandırılan bir elektron için \(E_k = eV = p^2/2m\) olduğundan \(\lambda = h/\sqrt{2 m e V}\) yazılır. Bu bağıntı, hızlandırma gerilimi dört katına çıkarılınca dalga boyunun yarıya indiğini gösterir.
Belirsizlik ilkesi: Dalga–parçacık ikiliğinin derin bir sonucu, Werner Heisenberg'in 1927'de ortaya koyduğu belirsizlik ilkesidir: bir parçacığın konumu ve momentumu aynı anda sınırsız bir kesinlikle ölçülemez. Bu, ölçüm aletlerinin yetersizliği değil, doğanın temel bir özelliğidir.
Modern fiziğin uygulamaları
Lazer: Bir atom, uyarılmış bir düzeydeyken üzerine tam o düzeyler arasındaki enerji farkına eşit enerjili bir foton gelirse, atom alt düzeye inerken gelen fotonla aynı frekans, faz ve yönde ikinci bir foton yayar; buna uyarılmış salma denir. Atomların çoğu uyarılmış hâle getirilir (nüfus terslemesi) ve iki ayna arasında fotonlar gidip gelerek çığ gibi çoğalır. Çıkan lazer ışığı tek renkli, eş fazlı ve çok dar demetlidir. Lazerler barkod okuyucularda, fiber optik iletişimde, göz ameliyatlarında, metal kesmede ve ölçümlerde kullanılır.
Manyetik rezonans görüntüleme (MR): Vücuttaki hidrojen çekirdekleri (protonlar) küçük mıknatıslar gibi davranır. Güçlü bir manyetik alanda bu çekirdekler hizalanır; belirli bir frekanstaki radyo dalgalarıyla uyarılıp eski hâllerine dönerken kendi radyo sinyallerini yayarlar. Farklı dokulardaki hidrojen yoğunluğu ve çevresi farklı olduğu için sinyaller farklıdır; bilgisayar bu sinyallerden ayrıntılı kesit görüntüleri oluşturur. MR iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaz.
Yarı iletkenler: Silisyum ve germanyum gibi yarı iletkenlerin iletkenliği, iletkenler ile yalıtkanlar arasındadır ve sıcaklıkla, ışıkla ve katkılamayla büyük ölçüde değiştirilebilir. Fosforla katkılanmış silisyumda fazla elektron bulunur (n tipi); borla katkılanmış silisyumda elektron eksikliği, yani "delikler" bulunur (p tipi). Bir p tipi ile bir n tipi yarı iletken birleştirilerek diyot elde edilir; diyot akımı yalnızca bir yönde geçirir. Transistörler, bilgisayar yongaları ve LED'ler bu yapıların üzerine kuruludur. LED'lerde elektronlar ile deliklerin birleşmesi ışık yayar; ışığın rengi yarı iletkenin enerji aralığına bağlıdır.
Güneş pilleri: Bir güneş pili, büyük yüzeyli bir p–n eklemidir. Ekleme düşen foton bir elektron–delik çifti oluşturur ve eklemdeki iç elektrik alan bu yükleri ayırarak dış devrede akım oluşturur. Fotonun enerjisi yarı iletkenin enerji aralığından küçükse elektron serbest kalamaz; bu, fotoelektrik olaydaki kesim frekansına benzer. Ticari silisyum güneş pillerinin verimi bugün yaklaşık %20–25'tir.
Süper iletkenler: Bazı maddelerin direnci, belirli bir kritik sıcaklığın altına soğutulunca tamamen sıfıra iner. Süper iletken bir halkada başlatılan akım, hiçbir enerji kaybı olmadan yıllarca dolaşabilir. Süper iletkenler manyetik alanı da içlerinden dışarı iter; bu yüzden bir mıknatısın üzerinde havada asılı kalabilirler (manyetik kaldırma). MR cihazlarının güçlü mıknatısları, parçacık hızlandırıcılar ve bazı hızlı trenler (maglev) süper iletken bobinler kullanır.
Formüller
Çözümlü örnekler
0,8c hızla hareket eden bir uzay gemisindeki astronot, kendi saatine göre 30 dakika uyuyor. Yerdeki gözlemcinin saatine göre astronot kaç dakika uyumuştur?
- \(\gamma = 1/\sqrt{1 - 0{,}64} = 1/0{,}6 = 5/3\).
- Öz zaman astronotun ölçtüğü süredir: \(\Delta t_0 = 30\) dk.
- \(\Delta t = \gamma\,\Delta t_0 = (5/3) \cdot 30 = 50\) dk.
Cevap: 50 dakika
Durgun hâldeki boyu 100 m olan bir uzay gemisi yere göre 0,6c hızla hareket ediyor. Yerdeki gözlemci geminin boyunu kaç metre ölçer? Geminin içindeki astronot boyunu ne ölçer?
- \(\gamma = 1/\sqrt{1 - 0{,}36} = 1/0{,}8 = 1{,}25\).
- \(L = L_0/\gamma = 100/1{,}25 = 80\) m.
- Astronot gemiyle birlikte hareket ettiği için öz uzunluğu, yani 100 m'yi ölçer.
Cevap: 80 m; 100 m
1 g kütlenin tamamı enerjiye dönüşseydi kaç joule enerji açığa çıkardı? Bu enerji, gücü 1 000 MW olan bir santralin kaç günlük üretimine eşittir? (\(c = 3 \times 10^8\) m/s)
- \(E = m c^2 = 10^{-3} \cdot 9 \times 10^{16} = 9 \times 10^{13}\) J.
- Santral günde \(10^9 \cdot 86\,400 \approx 8{,}64 \times 10^{13}\) J üretir.
- Yaklaşık 1 günlük üretime eşittir.
Cevap: \(9 \times 10^{13}\) J; yaklaşık 1 gün
Yüzey sıcaklığı 5 800 K olan Güneş'in ışımasının tepe dalga boyu yaklaşık kaç nm'dir? Tepe dalga boyu 290 nm olan bir yıldızın yüzey sıcaklığı nedir? (\(\lambda_{\max} T = 2{,}9 \times 10^{-3}\) m·K)
- \(\lambda_{\max} = 2{,}9 \times 10^{-3}/5\,800 = 5 \times 10^{-7}\) m = 500 nm.
- \(T = 2{,}9 \times 10^{-3}/2{,}9 \times 10^{-7} = 10\,000\) K.
- Sıcak yıldız mavimsi-beyaz görünür; tepe noktası morötesine yakındır.
Cevap: 500 nm; 10 000 K
İş fonksiyonu 2 eV olan bir metal yüzeye dalga boyu 400 nm olan ışık düşürülüyor. Fotonun enerjisi, fotoelektronların en büyük kinetik enerjisi, durdurma gerilimi ve metalin kesim dalga boyu nedir? (\(E \cdot \lambda \approx 1\,240\) eV·nm)
- \(E_{\text{foton}} = 1\,240/400 = 3{,}1\) eV.
- \(E_{k,max} = 3{,}1 - 2 = 1{,}1\) eV; durdurma gerilimi \(V_s = 1{,}1\) V.
- Kesim dalga boyu: \(\lambda_0 = 1\,240/2 = 620\) nm; 620 nm'den uzun dalga boylu ışık elektron sökemez.
Cevap: 3,1 eV; 1,1 eV; 1,1 V; 620 nm
Bir fotoelektrik düzenekte ışığın şiddeti iki katına çıkarılıyor, frekansı değiştirilmiyor. Fotoelektronların en büyük kinetik enerjisi, durdurma gerilimi ve doyma akımı nasıl değişir? Frekans artırılırsa ne olur?
- Şiddet iki katı: foton sayısı iki katı, her fotonun enerjisi aynı.
- \(E_{k,max}\) ve \(V_s\) değişmez; doyma akımı iki katına çıkar.
- Frekans artarsa her fotonun enerjisi artar: \(E_{k,max}\) ve \(V_s\) büyür.
Cevap: Kinetik enerji ve durdurma gerilimi aynı, akım 2 kat
Bir metal için \(E_{k,max}\)–\(f\) grafiğinde doğru, frekans eksenini \(5 \times 10^{14}\) Hz'te kesiyor. Metalin iş fonksiyonu kaç eV'tur? Bu metale frekansı \(1{,}2 \times 10^{15}\) Hz olan ışık düşerse elektronların en büyük kinetik enerjisi ne olur? (\(h = 6{,}6 \times 10^{-34}\) J·s, \(1\) eV \(= 1{,}6 \times 10^{-19}\) J)
- \(W = h f_0 = 6{,}6 \times 10^{-34} \cdot 5 \times 10^{14} = 3{,}3 \times 10^{-19}\) J \(\approx 2{,}06\) eV.
- \(h f = 6{,}6 \times 10^{-34} \cdot 1{,}2 \times 10^{15} = 7{,}92 \times 10^{-19}\) J \(\approx 4{,}95\) eV.
- \(E_{k,max} = 4{,}95 - 2{,}06 \approx 2{,}9\) eV.
Cevap: Yaklaşık 2,06 eV; yaklaşık 2,9 eV
Durgun hâlden 100 V potansiyel farkında hızlandırılan bir elektronun de Broglie dalga boyu yaklaşık kaç nm'dir? Gerilim 400 V'a çıkarılırsa dalga boyu ne olur? (\(h = 6{,}6 \times 10^{-34}\) J·s, \(m_e = 9{,}1 \times 10^{-31}\) kg, \(e = 1{,}6 \times 10^{-19}\) C)
- \(p = \sqrt{2 m e V} = \sqrt{2 \cdot 9{,}1 \times 10^{-31} \cdot 1{,}6 \times 10^{-19} \cdot 100} \approx 5{,}4 \times 10^{-24}\) kg·m/s.
- \(\lambda = h/p \approx 1{,}22 \times 10^{-10}\) m \(\approx 0{,}12\) nm; atomlar arası uzaklık mertebesinde.
- \(\lambda \propto 1/\sqrt V\): gerilim 4 katına çıkınca dalga boyu yarıya iner, yaklaşık 0,06 nm.
Cevap: Yaklaşık 0,12 nm; yaklaşık 0,06 nm
Dalga boyu 660 nm olan bir fotonun momentumu ve enerjisi nedir? Momentumu aynı olan bir elektronun hızı ne olur? (\(h = 6{,}6 \times 10^{-34}\) J·s, \(c = 3 \times 10^8\) m/s, \(m_e \approx 9 \times 10^{-31}\) kg)
- \(p = h/\lambda = 6{,}6 \times 10^{-34}/6{,}6 \times 10^{-7} = 10^{-27}\) kg·m/s.
- \(E = p c = 3 \times 10^{-19}\) J \(\approx 1{,}9\) eV.
- Elektron: \(v = p/m = 10^{-27}/9 \times 10^{-31} \approx 1\,100\) m/s; elektron ile foton aynı de Broglie dalga boyuna sahiptir.
Cevap: \(10^{-27}\) kg·m/s; yaklaşık 1,9 eV; yaklaşık 1 100 m/s
Sık yapılan hatalar
- Hareketli saatin daha hızlı işlediğini sanmak: hareketli saat, ona göre duran gözlemciye yavaş işler.
- Öz zamanı ve öz uzunluğu yanlış gözlemciye atamak: öz değerler, olayla ya da cisimle birlikte hareket eden gözlemcinin ölçtüğü değerlerdir.
- Boy kısalmasının harekete dik doğrultuda da olduğunu düşünmek.
- Işığın şiddeti artınca fotoelektronların kinetik enerjisinin arttığını sanmak: kinetik enerji frekansa bağlıdır.
- Kesim frekansının altındaki çok şiddetli ışığın elektron sökebileceğini düşünmek.
- \(E_k\)–\(f\) grafiğinde farklı metallerin doğrularının eğiminin farklı olduğunu sanmak: eğim her zaman \(h\)'dir.
- Fotonun kütlesiz olduğu için momentum taşımadığını düşünmek: \(p = h/\lambda\).
- de Broglie dalga boyunun yalnızca elektronlar için geçerli olduğunu sanmak: her parçacık için geçerlidir.
Cep telefonunuzdaki kameranın her pikseli, fotoelektrik olayın küçük bir uygulamasıdır. Kameranın görüntü algılayıcısında milyonlarca küçük silisyum fotodiyot bulunur. Her diyota düşen fotonlar elektron–delik çiftleri oluşturur ve piksel, fotoğraf çekme süresince düşen ışık miktarıyla orantılı bir yük biriktirir. Her pikselin önündeki kırmızı, yeşil ya da mavi filtre, o pikselin yalnızca bir rengi ölçmesini sağlar; telefonun işlemcisi bu bilgileri birleştirerek renkli fotoğrafı oluşturur. Willard Boyle ve George Smith, bu tür algılayıcıların temelini oluşturan CCD'yi icat ettikleri için 2009'da Nobel Fizik Ödülü'nü aldı.
Konu testi
30 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.
Özel göreliliğin iki temel ilkesinden biri aşağıdakilerden hangisidir?
Einstein'ın ikinci ilkesi ışık hızının değişmezliğidir.
0,8c hızla giden bir uzay gemisindeki astronot kendi saatine göre 30 dakika uyuyor. Yerdeki gözlemciye göre astronot kaç dakika uyumuştur?
\(\gamma = 5/3\); \(\Delta t = (5/3) \cdot 30 = 50\) dk.
Durgun boyu 100 m olan bir uzay gemisi yere göre 0,6c hızla gidiyor. Yerdeki gözlemci geminin boyunu kaç metre ölçer?
\(\gamma = 1{,}25\); \(L = 100/1{,}25 = 80\) m.
Göreli hızlarla hareket eden bir cisimle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur? (Gözlem, cisme göre duran bir gözlemci tarafından yapılıyor.)
- I.Cisimdeki saat yavaş işler.
- II.Cismin hareket doğrultusundaki boyu kısa ölçülür.
- III.Cismin harekete dik boyutu kısa ölçülür.
Boy kısalması yalnızca hareket doğrultusunda olur; harekete dik boyutlar değişmez.
Atmosferin üst katmanlarında oluşan müonların ömürleri çok kısa olduğu hâlde yeryüzüne ulaşabilmeleri hangisiyle açıklanır?
Çok hızlı müonların ömrü yerdeki gözlemciye göre uzun ölçülür.
1 g kütlenin tamamı enerjiye dönüşseydi açığa çıkan enerji kaç joule olurdu? (\(c = 3 \times 10^8\) m/s)
\(E = m c^2 = 10^{-3} \cdot 9 \times 10^{16} = 9 \times 10^{13}\) J.
Yüzey sıcaklıkları 3 000 K ve 6 000 K olan iki yıldızın tepe dalga boylarının oranı \(\lambda_{3000}/\lambda_{6000}\) kaçtır?
Wien: \(\lambda_{\max} \propto 1/T\); soğuk yıldızın tepe dalga boyu 2 katıdır.
Yüzey sıcaklığı 5 800 K olan Güneş'in ışımasının tepe dalga boyu yaklaşık kaç nm'dir? (\(\lambda_{\max}T = 2{,}9 \times 10^{-3}\) m·K)
\(2{,}9 \times 10^{-3}/5\,800 = 5 \times 10^{-7}\) m.
Planck'ın siyah cisim ışımasını açıklamak için ortaya koyduğu temel fikir hangisidir?
Planck, enerjinin \(E = h f\) büyüklüğünde kuantumlar hâlinde yayıldığını varsaymıştır.
İş fonksiyonu 2 eV olan bir metale 400 nm dalga boylu ışık düşüyor. Fotoelektronların en büyük kinetik enerjisi kaç eV'tur? (\(E \cdot \lambda \approx 1\,240\) eV·nm)
Foton 3,1 eV; \(E_{k,max} = 3{,}1 - 2 = 1{,}1\) eV.
İş fonksiyonu 2 eV olan bir metalin kesim dalga boyu kaç nm'dir? (\(E \cdot \lambda \approx 1\,240\) eV·nm)
\(\lambda_0 = 1\,240/2 = 620\) nm; daha uzun dalga boylu ışık elektron sökemez.
Bir fotoelektrik düzenekte durdurma gerilimi 1,5 V'tur. Fotoelektronların en büyük kinetik enerjisi kaç eV'tur?
\(E_{k,max} = e V_s\): sayıca 1,5 eV.
Fotoelektrik olayda ışığın frekansı sabit tutulup şiddeti artırılırsa aşağıdakilerden hangileri artar?
- I.Sökülen elektron sayısı
- II.Fotoelektronların en büyük kinetik enerjisi
- III.Durdurma gerilimi
Şiddet foton sayısını artırır; her fotonun enerjisi aynı kaldığı için kinetik enerji ve durdurma gerilimi değişmez.
Kesim frekansı \(f_0\) olan bir metale frekansı \(f_0/2\) olan çok şiddetli bir ışık düşürülüyor. Ne gözlenir?
Her fotonun enerjisi iş fonksiyonundan küçüktür; fotonlar enerjilerini birleştiremez.
Farklı metaller için çizilen \(E_{k,max}\)–\(f\) grafiklerindeki doğrularla ilgili hangisi doğrudur?
\(E_{k,max} = h f - W\): eğim \(h\) her metal için aynıdır; kesim frekansları farklıdır.
Bir metal için \(E_{k,max}\)–\(f\) doğrusu frekans eksenini \(5 \times 10^{14}\) Hz'te kesiyor. Metalin iş fonksiyonu yaklaşık kaç eV'tur? (\(h = 6{,}6 \times 10^{-34}\) J·s, \(1\) eV \(= 1{,}6 \times 10^{-19}\) J)
\(W = h f_0 = 3{,}3 \times 10^{-19}\) J \(\approx 2{,}06\) eV.
Fotoelektrik akım–gerilim grafiğinde ışığın şiddeti artırılırsa hangisi değişir?
Şiddet artınca birim zamanda sökülen elektron sayısı ve doyma akımı artar.
Compton saçılmasında saçılan fotonun dalga boyu için hangisi doğrudur?
Foton elektrona enerji aktarır; enerjisi azalan fotonun dalga boyu uzar.
Compton olayı ışığın hangi özelliğinin kanıtıdır?
Foton, elektrona bir parçacık gibi çarparak enerji ve momentum aktarır.
Dalga boyu 660 nm olan bir fotonun momentumu kaç kg·m/s'dir? (\(h = 6{,}6 \times 10^{-34}\) J·s)
\(p = h/\lambda = 6{,}6 \times 10^{-34}/6{,}6 \times 10^{-7} = 10^{-27}\) kg·m/s.
Bir parçacığın hızı iki katına çıkarılırsa de Broglie dalga boyu nasıl değişir? (Göreli etkiler ihmal ediliyor.)
\(\lambda = h/(m v)\): hız iki katına çıkınca dalga boyu yarıya iner.
Durgun hâlden V potansiyel farkında hızlandırılan bir elektronun de Broglie dalga boyu λ'dır. Gerilim 4V yapılırsa dalga boyu ne olur?
\(\lambda = h/\sqrt{2 m e V} \propto 1/\sqrt V\): \(\sqrt4 = 2\), dalga boyu yarıya iner.
Aynı hızla hareket eden bir elektron ile bir protondan hangisinin de Broglie dalga boyu daha büyüktür ve neden?
\(\lambda = h/(m v)\): aynı hızda hafif elektronun momentumu küçük, dalga boyu büyüktür.
Lazer ışığının özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?
- I.Tek renklidir.
- II.Fotonları aynı fazdadır.
- III.Uyarılmış salma ile üretilir.
Uyarılmış salmada çıkan foton gelen fotonla aynı frekans, faz ve yöndedir.
Güneş pillerinin çalışma ilkesi en çok hangi olaya benzer?
Foton, yarı iletkende bir elektronu serbest bırakır; enerjisi yetersiz fotonlar elektron serbest bırakamaz.
Süper iletkenlerle ilgili hangisi doğrudur?
Kritik sıcaklığın altında direnç sıfıra iner; süper iletken manyetik alanı içinden dışarı iter.
Yarı iletken diyotların temel özelliği aşağıdakilerden hangisidir?
p–n eklemi akımı yalnızca bir yönde (doğru kutuplamada) geçirir.
Yere göre 0,6c hızla giden bir uzay gemisinin içinde, geminin hareket doğrultusunda duran 1 m'lik bir cetvel var. Gemideki astronotun ve yerdeki gözlemcinin ölçtüğü cetvel boyları sırasıyla nedir?
Astronot öz uzunluğu (1 m) ölçer; yerdeki gözlemci \(1/\gamma = 0{,}8\) m ölçer.
Bir metale frekansı f olan ışık düşürüldüğünde durdurma gerilimi 1 V, frekansı 2f olan ışık düşürüldüğünde 3 V oluyor. Metalin iş fonksiyonu kaç eV'tur?
\(hf = W + 1\), \(2hf = W + 3\) (eV). Çıkarınca \(hf = 2\) eV, \(W = 1\) eV.
İş fonksiyonları 2 eV ve 3 eV olan iki metale aynı 4 eV'luk fotonlar düşürülüyor. Fotoelektronların en büyük kinetik enerjilerinin oranı ve durdurma gerilimlerinin oranı (birinci/ikinci) nedir?
\(E_{k1} = 2\) eV, \(E_{k2} = 1\) eV; oran 2. Durdurma gerilimleri 2 V ve 1 V; oran yine 2.
İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.