Kimya Bilimi ve Laboratuvar
Simyadan kimyaya geçiş, kimyanın alt dalları ve uğraş alanları, element sembolleri ve bileşik formülleri, güvenlik uyarı işaretleri, laboratuvar malzemeleri ve kimyasalların etkileri.
- Simyanın neden bilim sayılmadığını, simyacıların kimyaya bıraktığı teknikleri ve kimyanın bilim olma sürecini
- Kimyanın alt disiplinlerini, kimyayla ilgili meslekleri ve kimyanın başlıca uğraş alanlarını
- Element sembollerinin yazım kurallarını ve sık kullanılan elementlerin sembollerini
- Bileşik formüllerini okumayı: katsayı, alt indis ve parantezin anlamını; yaygın bileşiklerin adlarını
- Güvenlik uyarı işaretlerini (piktogramları) ve laboratuvarda uyulması gereken kuralları
- Temel laboratuvar malzemelerini, kullanım amaçlarını ve yaygın kimyasalların sağlık ve çevre üzerindeki etkilerini
Kimya neyi inceler?
Kimya, maddenin yapısını, özelliklerini, bir maddenin başka maddelere dönüşmesini ve bu dönüşümler sırasında alınıp verilen enerjiyi inceleyen bilimdir. Ekmeğin pişmesi, demirin paslanması, bir ilacın vücutta etki göstermesi, plastik bir şişenin üretilmesi ve suyun arıtılması kimyanın konusudur. Kimyacı, bir maddenin hangi taneciklerden oluştuğunu, bu taneciklerin nasıl bir arada durduğunu ve hangi koşullarda yeni maddelerin oluştuğunu sorar.
Bugün bildiğimiz kimya, deney yapan, ölçen, sonuçlarını kayda geçiren ve başkalarıyla paylaşan bir bilimdir. Ama insanlar maddeleri dönüştürmeye kimya bir bilim olmadan çok önce başlamıştı. Seramik pişirmek, metal işlemek, boya ve parfüm elde etmek, bitkilerden ilaç hazırlamak binlerce yıllık uğraşlardır. Bu birikimin en bilinen kolu simyadır.
Simyadan kimyaya
Eski Yunan'da Empedokles, bütün maddelerin toprak, su, hava ve ateşten oluştuğunu ileri sürdü. Aristoteles bu dört elemente sıcak, soğuk, kuru ve nemli niteliklerini ekledi ve niteliklerin değiştirilmesiyle bir maddenin başka bir maddeye dönüşebileceğini düşündü. Bu düşünce, simyanın temel inancına zemin hazırladı: değersiz metaller uygun işlemlerle altına dönüştürülebilir.
Simyacıların iki büyük hedefi vardı: demir, kurşun gibi metalleri altına çevirecek felsefe taşını bulmak ve insana sağlık ve uzun ömür verecek ölümsüzlük iksirini (abıhayat) elde etmek. Bu hedeflere hiçbir zaman ulaşılamadı; çünkü bir elementi başka bir elemente kimyasal yollarla dönüştürmek mümkün değildir. Buna karşın simyacılar yüzyıllar boyunca sayısız madde ile çalıştılar ve kimyaya kalıcı bir miras bıraktılar:
- Teknikler: damıtma, süzme, kristallendirme, süblimleştirme, buharlaştırma ve özütleme gibi işlemler simya atölyelerinde geliştirildi ya da sistemli olarak kullanıldı.
- Araçlar: imbik (damıtma düzeneği), havan, ocak, cam ve toprak kaplar bu atölyelerin araçlarıydı.
- Ürünler: boyalar, alaşımlar, ilaçlar ve bazı asitlerin elde edilmesi bu birikime dayanır.
İslam dünyasında simya 8. yüzyıldan itibaren güçlü bir gelenek oldu. Câbir bin Hayyân, deneyin önemini vurgulayan ve damıtma, kristallendirme, süblimleştirme gibi işlemleri ayrıntılı biçimde anlatan çalışmalarıyla anılır; bu yüzden İslam dünyasında kimyanın kurucularından sayılır. Hekim ve bilgin Ebubekir er-Razi (9.–10. yüzyıl) maddeleri madensel, bitkisel ve hayvansal olarak sınıflandırdı ve kullandığı laboratuvar araçlarını ayrıntılı biçimde tanımladı. Bu eserler Latinceye çevrilerek Avrupa'daki simyacıları da etkiledi.
Simyanın bir bilim sayılmamasının nedenleri şunlardır: çalışmalar bir kurama ve sistemli bir yönteme dayanmıyordu, deneme yanılma ile ilerliyordu; ölçüm ve tartım gibi nicel veriler kullanılmıyordu; elde edilen bilgiler çoğunlukla gizli tutuluyor, sembollerle ve kapalı bir dille aktarılıyordu. Bu yüzden bir simyacının sonucunu bir başkası sınayıp tekrarlayamıyordu. Simyacılar deney yapıyordu; eksik olan, deneyin bilimsel yöntemle kurgulanması ve sonuçlarının herkesin denetimine açılmasıydı.
Kimyanın bilim olma süreci
- yüzyılda Robert Boyle, 1661'de yayımladığı Şüpheci Kimyager adlı kitabında dört element görüşünü eleştirdi ve elementi, daha basit maddelere ayrılamayan madde olarak tarif etti. Boyle, iddiaların deneyle sınanması ve deneylerin ayrıntılı olarak yayımlanması gerektiğini savundu; gazların basıncı ile hacmi arasındaki ilişkiyi deneylerle ortaya koydu. Bu nedenle kimyayı simyadan ayıran ilk bilim insanlarından sayılır.
- yüzyılın sonunda Antoine Lavoisier terazinin kimyaya girişini sağladı. Tepkimeleri kapalı kaplarda yapıp tepkimeden önceki ve sonraki kütleleri dikkatle tarttı ve kimyasal tepkimelerde toplam kütlenin değişmediğini gösterdi (kütlenin korunumu). Yanmanın bir maddenin havadaki oksijenle birleşmesi olduğunu açıkladı; o dönemde yaygın olan ve yanan maddeden "flojiston" adlı bir şeyin çıktığını savunan görüşü çürüttü. Maddelerin sistemli adlandırılmasına katkı verdi ve 1789'da yayımladığı kitabında o güne kadar bilinen elementlerin bir listesini verdi. Lavoisier'nin nicel yöntemi kimyayı ölçen ve hesaplayan bir bilim hâline getirdi; bu yüzden modern kimyanın kurucusu olarak anılır.
Kimyanın alt disiplinleri ve meslekler
Kimya bugün o kadar geniş bir alandır ki çeşitli alt disiplinlere ayrılır. Bu ayrım kesin sınırlarla değil, incelenen konunun ağırlığına göre yapılır:
- Analitik kimya: Bir örnekte hangi maddelerin bulunduğunu (nitel analiz) ve ne kadar bulunduğunu (nicel analiz) belirler. Gıda denetimi, su analizi ve doping testleri bu alana girer.
- Biyokimya: Canlılarda gerçekleşen kimyasal olayları inceler: sindirim, solunum, enzimlerin ve proteinlerin işleyişi.
- Fizikokimya: Kimyasal olayları fiziğin yasaları ve enerji yönünden inceler: tepkime hızı, tepkime ısısı, denge.
- Organik kimya: Karbon bileşiklerini inceler: yakıtlar, ilaç etken maddelerinin çoğu, plastikler, yağlar.
- Anorganik kimya: Organik bileşikler dışında kalan maddeleri inceler: metaller, mineraller, tuzlar, birçok asit ve baz.
- Polimer kimyası: Küçük birimlerin çok sayıda tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekülleri (plastik, kauçuk, sentetik lif) inceler.
- Endüstriyel kimya: Kimyasal ürünlerin büyük ölçekte ve ekonomik olarak üretilmesini inceler.
Kimyayla doğrudan ilgili meslekler arasında kimya mühendisliği (kimyasal ürünlerin fabrika ölçeğinde üretim süreçlerini tasarlar), metalurji ve malzeme mühendisliği (cevherden metal elde eder, alaşım ve yeni malzeme geliştirir), eczacılık (ilaçların hazırlanması, saklanması ve doğru kullanımı) ve kimya öğretmenliği sayılır. Laboratuvarda analiz ve araştırma yapan kimyacılar, gıda ve çevre mühendisleri de kimya bilgisini her gün kullanır.
Kimyanın uğraş alanları
Kimyanın sanayideki başlıca uğraş alanları şunlardır:
- İlaç: Etken maddenin sentezlenmesi ya da doğal kaynaktan ayrılması, saflaştırılması ve doğru dozda ilaç hâline getirilmesi.
- Gübre: Bitkilerin topraktan aldığı azot, fosfor ve potasyumun tarım ürünleri için yerine konması. Azotlu gübrelerin temeli olan amonyak, havadaki azot ile hidrojenden üretilir: \(\text{N}_2(g) + 3\text{H}_2(g) \rightarrow 2\text{NH}_3(g)\).
- Petrokimya: Ham petrol ve doğal gazdan plastik, sentetik lif, sentetik kauçuk, çözücü ve deterjan hammaddelerinin üretilmesi.
- Arıtım: İçme suyunun çöktürme, süzme ve klorlama gibi işlemlerle temizlenmesi; atık suların ve baca gazlarının çevreye zarar vermeyecek hâle getirilmesi.
- Boya ve tekstil: Kumaşların boyanması, sentetik liflerin üretilmesi. 1856'da William Perkin'in mor renkli ilk sentetik boyayı elde etmesi, boyacılığı bitkisel kaynaklardan kimya sanayisine taşıyan önemli bir adımdır.
Kimyanın sembolik dili: element sembolleri
Tek tür atomdan oluşan saf maddeye element denir. Bugün 118 element bilinmektedir. Elementler sembollerle gösterilir. Bugünkü harf sembolleri 1800'lerin başında İsveçli kimyacı Berzelius'un önerisine dayanır. Sembol yazımının kuralları basittir:
- Sembol, elementin (çoğunlukla Latince) adının bir ya da iki harfidir.
- İlk harf her zaman büyük, varsa ikinci harf her zaman küçük yazılır: Co kobalt, Ca kalsiyum, Cl klor.
- Sembol aynı zamanda o elementin bir atomunu gösterir: Fe, bir demir atomu demektir.
Bazı sembollerin Türkçe adla ilgisi yoktur, çünkü Latince addan gelir: Na (natrium, sodyum), K (kalium, potasyum), Fe (ferrum, demir), Cu (cuprum, bakır), Ag (argentum, gümüş), Au (aurum, altın), Hg (hydrargyrum, cıva), Pb (plumbum, kurşun), Sn (stannum, kalay).
| Sembol | Ad | Sembol | Ad | Sembol | Ad |
|---|---|---|---|---|---|
| H | Hidrojen | Na | Sodyum | Cr | Krom |
| He | Helyum | Mg | Magnezyum | Mn | Mangan |
| Li | Lityum | Al | Alüminyum | Fe | Demir |
| Be | Berilyum | Si | Silisyum | Cu | Bakır |
| B | Bor | P | Fosfor | Zn | Çinko |
| C | Karbon | S | Kükürt | Br | Brom |
| N | Azot | Cl | Klor | Ag | Gümüş |
| O | Oksijen | Ar | Argon | Sn | Kalay |
| F | Flor | K | Potasyum | I | İyot |
| Ne | Neon | Ca | Kalsiyum | Ba | Baryum |
| Co | Kobalt | Ni | Nikel | Au | Altın |
| Hg | Cıva | Pb | Kurşun |
Elementlerin bir kısmı tek tek atomlar hâlinde (He, Ne, Ar), bir kısmı aynı tür atomların oluşturduğu moleküller hâlinde bulunur. Hidrojen \(\text{H}_2\), oksijen \(\text{O}_2\), azot \(\text{N}_2\), flor \(\text{F}_2\), klor \(\text{Cl}_2\), brom \(\text{Br}_2\) ve iyot \(\text{I}_2\) iki atomlu moleküllerden oluşur. Ozon \(\text{O}_3\), beyaz fosfor \(\text{P}_4\) ve kükürt \(\text{S}_8\) de molekül yapılı elementlerdir: formülde tek bir sembol varsa, alt indis ne olursa olsun madde bir elementtir.
Bileşikler ve formüller
İki ya da daha fazla farklı elementin belirli oranlarda kimyasal olarak birleşmesiyle oluşan saf maddeye bileşik denir. Bileşikler formüllerle gösterilir. Formülde her sembolün sağ altındaki küçük sayı (alt indis) o atomdan kaç tane bulunduğunu, formülün önündeki sayı (katsayı) ise kaç tane tanecik (molekül ya da formül birimi) olduğunu gösterir. İndis yazılmamışsa 1 anlamına gelir.
Parantezli formüllerde parantez dışındaki indis, parantezin içindeki her atomu çarpar. \(\text{Ca(OH)}_2\) formülünde 1 Ca, 2 O ve 2 H atomu vardır; \(3\,\text{Ca(OH)}_2\) ifadesinde ise 3 Ca, 6 O ve 6 H, toplam 15 atom bulunur. Bir formülü okurken önce bir taneciği say, sonra katsayıyla çarp.
Su (\(\text{H}_2\text{O}\)), amonyak (\(\text{NH}_3\)), karbon dioksit (\(\text{CO}_2\)) ve karbon monoksit (CO) gibi bileşikler günlük dilde de bu adlarla anılır. Laboratuvarda ve evde sık karşılaşılan bazı bileşiklerin ise kimyasal adının yanında bir de yaygın (geleneksel) adı vardır:
| Formül | Kimyasal adı | Yaygın adı |
|---|---|---|
| \(\text{NaCl}\) | Sodyum klorür | Yemek tuzu |
| \(\text{HCl}\) | Hidrojen klorür (sulu çözeltisi hidroklorik asit) | Tuz ruhu |
| \(\text{H}_2\text{SO}_4\) | Sülfürik asit | Zaç yağı |
| \(\text{HNO}_3\) | Nitrik asit | Kezzap |
| \(\text{CH}_3\text{COOH}\) | Asetik asit | Sirke asidi |
| \(\text{NaOH}\) | Sodyum hidroksit | Sud kostik |
| \(\text{KOH}\) | Potasyum hidroksit | Potas kostik |
| \(\text{CaCO}_3\) | Kalsiyum karbonat | Kireç taşı |
| \(\text{CaO}\) | Kalsiyum oksit | Sönmemiş kireç |
| \(\text{Ca(OH)}_2\) | Kalsiyum hidroksit | Sönmüş kireç |
| \(\text{NaHCO}_3\) | Sodyum hidrojen karbonat | Yemek sodası |
Güvenlik uyarı işaretleri
Kimyasal maddelerin şişelerinde ve depolarında, maddenin tehlikesini bir bakışta anlatan uyarı işaretleri (piktogramlar) bulunur. Bugün dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye'de kullanılan uluslararası uyumlu sistemde (GHS) işaretler, kırmızı çerçeveli beyaz bir karonun içine çizilmiş siyah bir simgeden oluşur.
| İşaret | Anlamı | Örnek maddeler | Alınacak önlem |
|---|---|---|---|
| Patlayan bomba | Patlayıcı: ısı, darbe ya da sürtünmeyle patlayabilir | Havai fişek, nitrogliserin | Darbeden, ısıdan, kıvılcımdan uzak tut |
| Alev | Yanıcı: kolayca tutuşur | Benzin, aseton, etil alkol | Ateşten ve kıvılcımdan uzak tut |
| Daire üzerinde alev | Oksitleyici: kendisi yanmasa da başka maddelerin yanmasını başlatır ya da şiddetlendirir | Derişik hidrojen peroksit, potasyum permanganat | Yanıcı maddelerle bir arada saklama |
| Gaz tüpü | Basınçlı gaz: ısınınca patlayabilir | Oksijen, azot ve karbon dioksit tüpleri | Güneşten ve ısıdan koru, tüpü sabitle |
| Damlayan sıvı, el ve metal | Aşındırıcı: deriye, göze kalıcı hasar verir, metali aşındırır | Derişik sülfürik asit, sud kostik | Gözlük, eldiven, önlük kullan |
| Kurukafa | Zehirli: az miktarı bile ciddi zehirlenme ya da ölüme yol açabilir | Cıva, metanol | Yutma, soluma, deriyle temas ettirme |
| Ünlem işareti | Tahriş edici ya da zararlı: deriyi, gözü ya da solunum yolunu tahriş eder | Aseton buharı, bazı temizlik ürünleri | Temastan kaçın, ortamı havalandır |
| Göğsü yıldızlı insan | Sağlığa ciddi zararlı: uzun vadede kanser, organ hasarı gibi etkiler | Benzen | Buharını soluma, çeker ocakta çalış |
| Ölü ağaç ve balık | Çevreye zararlı: özellikle sudaki canlılar için zehirli | Cıva bileşikleri, bazı tarım ilaçları | Lavaboya ya da toprağa dökme |
Bir maddenin etiketinde birden fazla işaret bulunabilir. Örneğin metanolün etiketinde alev, kurukafa ve sağlığa ciddi zarar işaretleri birlikte yer alır. Etiketi yalnızca okumak yetmez: her işaret, hangi önlemin alınacağını da söyler.
Laboratuvar malzemeleri
Kimya laboratuvarındaki her malzemenin belli bir görevi vardır ve aynı iş için yanlış malzeme seçmek ölçümü ya da güvenliği bozar.
- Beherglas (beher): Sıvıları koymak, karıştırmak ve ısıtmak için kullanılır. Üzerindeki çizgiler yaklaşık hacim gösterir; hassas ölçüm için kullanılmaz.
- Erlenmayer: Konik gövdesi ve dar ağzı sayesinde çalkalanan çözeltinin sıçramasını ve buharlaşmasını azaltır. Titrasyonda ve çözelti ısıtmada kullanılır.
- Dereceli silindir (mezür): Sıvıların hacmini ölçmek için kullanılır.
- Balon joje (ölçü balonu): Boynundaki tek çizgiye kadar doldurulduğunda tam belirli bir hacmi gösterir; hacmi kesin olan çözelti hazırlamakta kullanılır. Isıtılmaz.
- Büret: Alt ucunda musluk bulunan, dereceli uzun bir cam borudur. Sıvının damla damla ve hassas biçimde akıtılmasını sağlar; titrasyonda kullanılır.
- Pipet: Belirli hacimdeki bir sıvıyı hassas biçimde çekip başka bir kaba aktarmak için kullanılır. Sıvı ağızla değil, puar (pipet pompası) ile çekilir.
- Cam balon: Sıvıları ısıtmak ve damıtma yapmak için kullanılır.
- Ayırma hunisi: Birbirine karışmayan sıvıları (su ve yağ gibi) ayırmakta kullanılır.
- Havan ve havan eli: Katı maddeleri ezerek toz hâline getirir.
- Isıtıcılar: Bunsen beki, ispirto ocağı ve elektrikli ısıtıcı tabla ısıtma için kullanılır.
- Bunların yanında deney tüpü, saat camı (az miktarda katıyı tartmak ya da buharlaştırmak), spatül (katı kimyasalı almak), baget (cam karıştırma çubuğu), piset (saf su ile yıkama), huni (süzme) ve porselen kapsül (çözeltiyi buharlaştırmak) sık kullanılır.
Dereceli silindirde suyun yüzeyi kenarlarda yukarı kıvrılır; bu çukur yüzeye menisküs denir. Okuma, göz menisküsün en alt noktası hizasındayken yapılır. Cıva gibi kenarlarda aşağı kıvrılan sıvılarda ise yüzeyin en üst noktası okunur.
Laboratuvarda güvenlik kuralları
Kimya laboratuvarında kazaların çoğu basit kurallara uyulmamasından çıkar:
- Koruyucu gözlük, laboratuvar önlüğü ve gerektiğinde eldiven kullanılır; uzun saçlar toplanır.
- Laboratuvarda yemek yenmez, içecek içilmez. Hiçbir kimyasalın tadına bakılmaz.
- Bir maddenin kokusu doğrudan şişeye burun yaklaştırılarak değil, elle yelpazeleme yapılarak koklanır.
- Isıtılan deney tüpünün ağzı kimseye doğru tutulmaz.
- Derişik asit seyreltilirken asit suya yavaş yavaş ve karıştırarak eklenir, asidin üzerine su dökülmez.
- Zehirli ya da uçucu maddelerle çeker ocakta çalışılır.
- Stok şişeden alınan fazla kimyasal şişeye geri konmaz; atıklar lavaboya değil, öğretmenin gösterdiği atık kaplarına dökülür.
- Bütün kimyasallar etiketli kaplarda saklanır; etiketi okunmayan maddeyle çalışılmaz.
- Göze ya da deriye kimyasal sıçrarsa bol suyla yıkanır ve öğretmene haber verilir.
Yaygın kimyasalların sağlık ve çevreye etkileri
Bazı elementler yaşam için vazgeçilmezdir. Sodyum ve potasyum iyonları sinir hücrelerinde uyarının iletilmesini ve vücuttaki su dengesini sağlar; potasyum kalp ve kasların çalışması için önemlidir. Ama sodyumu fazla almak, örneğin aşırı tuz tüketmek, yüksek tansiyon riskini artırır. Demir, kanda oksijen taşıyan hemoglobinin yapısındadır; eksikliği kansızlığa yol açar. Kalsiyum kemik ve dişlerin yapısında bulunur; kas kasılması ve kanın pıhtılaşması için de gereklidir. Magnezyum birçok enzimin çalışmasında görev alır ve bitkilerde klorofilin yapısında bulunur. Su, vücut kütlesinin yarıdan fazlasını oluşturur.
Aynı elementin saf hâli bambaşka davranabilir. Sodyum ve potasyum metalleri suyla şiddetli tepkimeye girer, açığa çıkan hidrojen gazı tutuşabilir; bu yüzden gaz yağı içinde saklanırlar ve çıplak elle tutulmazlar. Cıva, oda sıcaklığında sıvı olan bir metaldir; buharı solunduğunda sinir sistemine ve böbreklere zarar verir. Cıva bileşikleri suya karışınca balıklarda birikir ve besin zinciriyle insana ulaşır. Kurşun vücutta birikir ve özellikle çocuklarda sinir sisteminin gelişimini bozar; bu yüzden kurşunlu benzin ve kurşunlu boyalar terk edilmiştir.
Hidroklorik asit (tuz ruhu) ve sülfürik asit derişik hâllerinde deriyi yakar, göze kalıcı hasar verir; buharları solunum yollarını tahriş eder. Derişik sülfürik asit su çekme özelliği çok güçlü bir maddedir; suyla karışırken çok ısı açığa çıkardığı için seyreltme kuralına özellikle uyulmalıdır. Sodyum hidroksit (sud kostik) lavabo açıcıların etken maddesidir; deriye ve göze sıçradığında asitler kadar tehlikelidir. Çamaşır suyu, sodyum hipoklorit (\(\text{NaOCl}\)) içeren bir çözeltidir. Tuz ruhu gibi asidik bir temizleyiciyle karıştırıldığında zehirli klor gazı çıkar:
Klor gazı göz ve solunum yollarına ciddi zarar verir; bu yüzden temizlik ürünleri birbiriyle karıştırılmaz. Havaya karışan gazlar da çevreyi etkiler: soba ve şofbenlerde eksik yanmayla oluşan karbon monoksit renksiz ve kokusuzdur, kandaki hemoglobine bağlanarak oksijen taşınmasını engeller; kükürt ve azot oksitleri asit yağmurlarına yol açar; karbon dioksit sera etkisini artırır.
Formüller
Çözümlü örnekler
Aşağıda dört çalışma tarzı anlatılmıştır.
- I.Kurşunu altına dönüştürmek için gizli tarifler deneniyor, sonuçlar sembollerle yazılıyor.
- II.Bir tepkimeden önce ve sonra kapalı kaptaki maddeler tartılıyor, sonuçlar yayımlanıyor.
- III.Ölümsüzlük iksiri elde etmek için bitki özleri deneme yanılmayla karıştırılıyor.
- IV.Bir hipotezi sınamak için yalnızca tek bir koşulu değiştirilen deneyler tekrarlanıyor.
Bu çalışmalardan hangileri simyaya, hangileri bilim olarak kimyaya özgüdür?
- Simyanın hedefleri metalleri altına dönüştürmek ve ölümsüzlük iksiri bulmaktır; bilgiler gizli tutulur, deneme yanılma ile ilerlenir. I ve III bu özellikleri taşır.
- II'de nicel ölçüm (tartım) ve sonuçların paylaşılması vardır; bu, Lavoisier'nin yöntemidir.
- IV'te hipotez ve kontrollü deney vardır; bu da bilimsel yöntemin özüdür.
Cevap: I ve III simyaya, II ve IV kimyaya özgüdür.
Bir öğrenci defterine "Co" ve "CO" yazıyor. Bu iki gösterimin her biri neyi ifade eder? Hangisi element, hangisi bileşiktir?
- Sembolde ilk harf büyük, ikinci harf küçük yazılır. "Co" tek bir sembol olduğundan bir elementtir: kobalt.
- "CO" iki büyük harften oluşur; her büyük harf yeni bir sembolün başlangıcıdır. Burada C (karbon) ve O (oksijen) sembolleri yan yanadır.
- İki farklı elementten oluştuğu için CO bir bileşiktir: karbon monoksit.
Cevap: Co kobalt elementi, CO karbon monoksit bileşiğidir.
\(2\,\text{H}_2\text{SO}_4\) ifadesinde kaç molekül ve her elementten kaç atom vardır? Toplam atom sayısı kaçtır?
- Katsayı 2'dir: iki tane sülfürik asit molekülü vardır.
- Bir molekülde 2 H, 1 S (indis yazılmamış) ve 4 O atomu bulunur; toplam 7 atom.
- İki molekülde \(2 \cdot 2 = 4\) H, \(2 \cdot 1 = 2\) S ve \(2 \cdot 4 = 8\) O atomu vardır; toplam \(4 + 2 + 8 = 14\) atom.
Cevap: 2 molekül; 4 H, 2 S, 8 O atomu; toplam 14 atom
\(3\,\text{Ca(OH)}_2\) ifadesinde her elementten kaç atom vardır? Toplam atom sayısı kaçtır?
- Önce bir formül birimi sayılır. Parantez dışındaki 2, parantez içindeki O ve H atomlarının her birini çarpar: 1 Ca, 2 O, 2 H; toplam 5 atom.
- Katsayı 3 olduğundan her sayı 3 ile çarpılır: 3 Ca, 6 O, 6 H.
- Toplam \(3 + 6 + 6 = 15\) atom. Parantezi görmezden gelip \(\text{CaOH}_2\) gibi okumak 3 Ca, 3 O ve 6 H, yani 12 atom verir; bu yanlıştır.
Cevap: 3 Ca, 6 O, 6 H; toplam 15 atom
\(\text{H}_2\), \(\text{CO}_2\), \(\text{O}_3\), \(\text{NaCl}\), \(\text{P}_4\), \(\text{CH}_4\), \(\text{He}\) ve \(\text{NH}_3\) maddelerini element ve bileşik olarak ayırınız.
- Formülde yalnızca bir tür sembol varsa madde elementtir; alt indis yalnızca o elementin taneciğinde kaç atom olduğunu söyler.
- \(\text{H}_2\), \(\text{O}_3\), \(\text{P}_4\) ve \(\text{He}\) tek tür atom içerir: elementtir. He tek atomlar hâlinde, diğerleri molekül hâlinde bulunur.
- \(\text{CO}_2\), \(\text{NaCl}\), \(\text{CH}_4\) ve \(\text{NH}_3\) iki farklı element içerir: bileşiktir.
Cevap: Elementler 4 tane (\(\text{H}_2\), \(\text{O}_3\), \(\text{P}_4\), He); bileşikler 4 tane (\(\text{CO}_2\), NaCl, \(\text{CH}_4\), \(\text{NH}_3\)).
Bir aseton şişesinin etiketinde alev ve ünlem işareti bulunmaktadır. Bu madde ile çalışırken hangi önlemler alınmalıdır?
- Alev işareti maddenin yanıcı olduğunu gösterir: şişe ateşten, kıvılcımdan ve sıcak yüzeylerden uzak tutulmalı, kapağı kapalı saklanmalıdır.
- Ünlem işareti tahriş edici olduğunu gösterir: gözle ve deriyle temastan kaçınılmalı, koruyucu gözlük ve eldiven takılmalıdır.
- Buharı da tahriş ettiği ve yanıcı olduğu için iyi havalandırılan bir ortamda ya da çeker ocakta çalışılmalıdır.
Cevap: Ateşten uzak tutmak, gözlük ve eldiven kullanmak, havalandırılan ortamda çalışmak
Bir öğrenci önce kaya tuzu parçalarını toz hâline getirecek, sonra bu tozdan hacmi tam 250 mL olan bir çözelti hazırlayacak, en sonunda da bu çözeltiyi bir erlenmayerdeki başka bir çözeltiye damla damla ve eklediği hacmi hassas biçimde okuyarak ekleyecektir. Sırasıyla hangi malzemeleri kullanmalıdır?
- Katıyı toz hâline getirmek için havan ve havan eli kullanılır.
- Hacmi tam belli bir çözelti için tek çizgili ölçü kabı, yani balon joje gerekir; beherglas yalnızca yaklaşık hacim gösterir.
- Damla damla eklerken eklenen hacmi hassas okumayı sağlayan musluklu, dereceli cam boru bürettir.
Cevap: Havan, balon joje, büret
Bir öğrenci derişik sülfürik asidi seyreltmek istiyor. Neden asidin üzerine su dökmemeli, asidi suya eklemelidir?
- Derişik sülfürik asit suyla karışırken çok fazla ısı açığa çıkar.
- Asidin üzerine az miktarda su dökülürse bu su, ısıyı paylaşacak yeterli kütle olmadığı için anında kaynar ve asidi çevreye sıçratır.
- Asit suya yavaşça eklendiğinde, asit sudan yoğun olduğu için suyun içine batarak dağılır, açığa çıkan ısı büyük su kütlesince soğurulur ve sıçrama olmaz.
Cevap: Asit suya yavaş yavaş ve karıştırılarak eklenir.
Banyoyu temizleyen biri çamaşır suyu ile tuz ruhunu aynı kovada karıştırırsa hangi gaz açığa çıkar ve bu neden tehlikelidir?
- Çamaşır suyunun etken maddesi \(\text{NaOCl}\), tuz ruhunun etken maddesi \(\text{HCl}\)'dir.
- Tepkime denklemi: \(\text{NaOCl} + 2\text{HCl} \rightarrow \text{NaCl} + \text{Cl}_2 + \text{H}_2\text{O}\). Denetim: iki tarafta 1 Na, 1 O, 3 Cl ve 2 H atomu vardır.
- Açığa çıkan klor gazı zehirlidir; gözleri ve solunum yollarını yakar. Kapalı bir banyoda bu gaz kısa sürede tehlikeli derişime ulaşır.
Cevap: Zehirli klor gazı (\(\text{Cl}_2\)) açığa çıkar.
Sık yapılan hatalar
- Simyacıların hiç deney yapmadığını sanmak. Simyacılar çok deney yaptı; eksik olan bilimsel yöntem, nicel ölçüm ve bilginin paylaşılmasıydı.
- Sembolde ikinci harfi büyük yazmak: CO, Co'nun yerine yazılırsa kobalt elementi değil karbon monoksit bileşiği anlaşılır.
- Potasyumu P, kalsiyumu K, gümüşü G gibi Türkçe adın baş harfiyle yazmak; doğrusu K, Ca ve Ag'dir.
- Formüldeki alt indisi bütün formüle uygulamak ya da parantezi görmezden gelmek: \(\text{Ca(OH)}_2\)'de 2 tane O vardır.
- Molekül yapılı elementleri (\(\text{O}_3\), \(\text{P}_4\), \(\text{S}_8\)) indisi olduğu için bileşik sanmak.
- Sönmüş kireç (\(\text{Ca(OH)}_2\)) ile sönmemiş kireci (CaO) karıştırmak.
- Yanıcı (alev) ve oksitleyici (daire üzerinde alev) işaretlerini karıştırmak.
- Beherglas ya da erlenmayerin üzerindeki çizgilerle hassas hacim ölçmeye çalışmak; hassas işler için balon joje, büret ve pipet kullanılır.
Evdeki temizlik ürünlerinin arkasına bakarsan laboratuvardaki işaretlerin aynılarını görürsün. Kireç çözücülerde ve lavabo açıcılarda genellikle aşındırıcı işareti, çamaşır suyunda çoğunlukla aşındırıcı ya da tahriş edici işaretler, sprey boya ve deodorant kutularında alev işareti bulunur. Bu ürünlerin hemen hepsinde "başka ürünlerle karıştırmayın" uyarısı yer alır. Bunun nedeni, çamaşır suyunun asidik temizleyicilerle karıştırıldığında klor gazı, amonyaklı ürünlerle karıştırıldığında yine zehirli kloramin gazları oluşturmasıdır. Ürünleri orijinal ambalajında, çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklamak ve yalnızca birini kullanıp iyice duruladıktan sonra diğerine geçmek, laboratuvar kurallarının evdeki karşılığıdır.
Konu testi
26 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.
Aşağıdakilerden hangisi simyacıların temel amaçlarından biridir?
Simyacılar değersiz metalleri altına çevirecek felsefe taşını ve ölümsüzlük iksirini arıyordu. Atom kütlelerinin ölçülmesi, kütlenin korunumu, periyodik tablo ve harf sembolleri bilim olarak kimyanın gelişmeleridir.
Aşağıdaki element adı ve sembol eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Potasyumun sembolü Latince kalium adından gelen K'dir; P fosforun sembolüdür. Na (natrium), Fe (ferrum), Ag (argentum) ve Sn (stannum) doğrudur.
Derişimi kesin olarak bilinen ve hacmi tam 500 mL olan bir çözelti hazırlamak için aşağıdaki cam malzemelerden hangisi kullanılır?
Balon joje, boynundaki tek çizgiye kadar doldurulduğunda tam belirli bir hacmi gösterir; kesin hacimli çözelti bu kapta hazırlanır. Beherglas ve erlenmayer yalnızca yaklaşık hacim gösterir; deney tüpü ve saat camı hacim ölçmek için kullanılmaz.
Bir kimyasal maddenin şişesinin etiketinde aşağıdaki uyarı işareti bulunmaktadır.
Bu işaret, maddenin hangi özelliğini belirtir?
Daire üzerindeki alev oksitleyici işaretidir: madde kendisi yanmasa da oksijen vererek başka maddelerin yanmasını başlatır ya da şiddetlendirir. Altında daire olmayan yalnız alev ise yanıcı madde işaretidir.
Kalsiyum karbonat (\(\text{CaCO}_3\)) bileşiğinin bir formül biriminde toplam kaç atom bulunur?
Formülde 1 Ca, 1 C ve 3 O atomu vardır: \(1 + 1 + 3 = 5\).
Bir öğrenci dereceli silindire koyduğu suyun hacmini okuyacaktır. Silindirin ölçeğinde her küçük çizgi 1 mL'dir.
Göz menisküs hizasında olduğuna göre öğrencinin okuması gereken hacim kaç mL'dir?
Suyun yüzeyi çukurdur; okuma menisküsün en alt noktasından yapılır. En alt nokta 30 mL çizgisinin üç çizgi üstündedir: 33 mL. Kenarlarda yukarı kıvrılan yüzeyden okumak yanlışlıkla 34 mL verir.
Laboratuvarda yapılan aşağıdaki davranışlardan hangisi doğrudur?
Asit suya eklenir; böylece açığa çıkan ısı büyük su kütlesine dağılır ve sıçrama olmaz. Koku elle yelpazeleyerek alınır, pipet puarla doldurulur, artan kimyasal stok şişeyi kirletmemek için geri dökülmez, tüpün ağzı kimseye çevrilmez.
Simya ile ilgili
- I.Simyacılar hiç deney yapmamış, yalnızca düşünceye dayalı tartışmalar yürütmüştür.
- II.Simyadaki çalışmalar bir kurama ve sistemli bir yönteme dayanmıyor, deneme yanılmayla ilerliyordu.
- III.Simyacılar elde ettikleri bilgileri çoğunlukla gizli tutmuş ve sembolik bir dille aktarmıştır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I yanlıştır: simyacılar çok sayıda deney yapmış, damıtma ve kristallendirme gibi teknikleri geliştirmiştir. II ve III doğrudur; simyanın bilim sayılmamasının başlıca nedenleri bunlardır.
Bilim insanları ve kimyaya katkılarıyla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Bugünkü harf sembolleri 1800'lerin başında Berzelius'un önerisine dayanır; Lavoisier'nin katkıları nicel ölçüm, kütlenin korunumu ve yanmanın açıklanmasıdır. Diğer eşleştirmeler doğrudur.
\(\text{O}_3\), \(\text{CO}\), \(\text{Co}\), \(\text{P}_4\), \(\text{NH}_3\), \(\text{S}_8\) ve \(\text{H}_2\text{O}_2\) türlerinden kaç tanesi elementtir?
Tek tür atom içerenler elementtir: \(\text{O}_3\), Co, \(\text{P}_4\) ve \(\text{S}_8\), yani 4 tane. CO (karbon monoksit), \(\text{NH}_3\) ve \(\text{H}_2\text{O}_2\) iki farklı element içerdiği için bileşiktir.
Laboratuvar malzemeleri ve kullanım amaçlarıyla ilgili
- I.Büret: titrasyonda sıvının damla damla ve hassas biçimde akıtılması
- II.Havan: katı maddelerin ezilerek toz hâline getirilmesi
- III.Balon joje: çözeltinin doğrudan alev üzerinde kaynatılması
eşleştirmelerinden hangileri doğrudur?
Büret titrasyonda, havan katıları toz hâline getirmekte kullanılır. Balon joje kesin hacimli çözelti hazırlamak içindir; ısıtılırsa hacmi bozulur, ısıtmada beherglas, erlenmayer ya da cam balon kullanılır.
Bir kimyasal madde deposunun kapısında aşağıdaki üç uyarı işareti bulunmaktadır.
I, II ve III numaralı işaretlerin anlamları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
I'deki kurukafa zehirli, II'deki ölü ağaç ve balık çevreye zararlı, III'teki gaz tüpü basınçlı gaz işaretidir.
\(3\,\text{Ca(OH)}_2\) ifadesinde toplam kaç atom vardır?
Bir formül biriminde 1 Ca, 2 O ve 2 H, toplam 5 atom vardır. Üç formül biriminde \(3 \cdot 5 = 15\) atom bulunur. Parantezi görmezden gelmek 12 sonucunu verir.
Aşağıdaki formül ve yaygın ad eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
CaO sönmemiş kireçtir; su ile tepkimeye girip "söndüğünde" sönmüş kireç \(\text{Ca(OH)}_2\) oluşur. Diğer eşleştirmeler doğrudur.
Bazı elementlerin sağlık ve çevre üzerindeki etkileriyle ilgili
- I.Sodyum ve potasyum metalleri suyla şiddetli tepkimeye girdiği için gaz yağı içinde saklanır.
- II.Vücutta demir eksikliği kansızlığa yol açabilir.
- III.Cıva buharı solunduğunda sinir sistemine zarar verebilir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Sodyum ve potasyum suyla tepkimeye girip hidrojen gazı açığa çıkarır; hava ve sudan korunmak için gaz yağında saklanır. II: Demir hemoglobinin yapısındadır, eksikliği kansızlık yapar. III: Cıva buharı sinir sistemine ve böbreklere zarar verir. Üçü de doğrudur.
Kimyanın alt disiplinleriyle ilgili
- I.Anorganik kimya yalnızca karbon bileşiklerini inceler.
- II.Biyokimya canlılarda gerçekleşen kimyasal olayları inceler.
- III.Polimer kimyası plastik ve kauçuk gibi çok sayıda küçük birimin tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekülleri inceler.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Karbon bileşiklerini organik kimya inceler; anorganik kimya organik bileşikler dışındaki maddeleri inceler. I yanlıştır. II ve III doğrudur.
Kimyanın uğraş alanları ve bu alanlardaki çalışmalarla ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?
Cevherden metal ve alaşım elde etmek metalurjinin işidir; ilaç alanı etken maddelerin sentezi, saflaştırılması ve doğru dozda ilaç hâline getirilmesiyle uğraşır. Diğer eşleştirmeler doğrudur.
Aşağıdaki madde ve etiketinde bulunması gereken uyarı işareti eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Etil alkol kolayca tutuşan bir sıvıdır; etiketinde alev (yanıcı) işareti bulunur, oksitleyici değildir. Aseton yanıcı, derişik sud kostik aşındırıcı, cıva zehirli, oksijen tüpü basınçlı gazdır.
Bir kimyasal maddenin etiketinde yalnızca aşağıdaki uyarı işareti bulunmaktadır.
Bu işarete dayanarak madde için
- I.Kendisi yanmasa da başka maddelerin yanmasını şiddetlendirir.
- II.Deriye ve göze kalıcı hasar verebilir.
- III.Metal yüzeyleri aşındırabilir.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
Damlayan sıvının ele ve metale zarar verdiği işaret aşındırıcı işaretidir; deriye, göze ve metallere zarar verebilen maddeleri gösterir. II ve III bu işaretin anlamıdır. I, oksitleyici işaretinin (daire üzerinde alev) anlamıdır; yalnızca aşındırıcı işareti taşıyan bir madde için bu sonuca varılamaz.
Aşağıdakilerin hangisinde oksijen atomlarının sayısı hidrojen atomlarının sayısına eşittir?
\(2\,\text{Ca(OH)}_2\): bir formül biriminde 2 O ve 2 H vardır; iki birimde 4 O ve 4 H, eşittir. \(2\,\text{H}_2\text{SO}_4\): 4 H, 8 O. \(3\,\text{H}_2\text{O}\): 6 H, 3 O. \(\text{CH}_3\text{COOH}\): 4 H, 2 O. \(4\,\text{NH}_3\): 12 H, hiç O yok.
Sembolü, Türkçe adının ilk harfiyle başlamayan elementler hangileridir?
- I.Kalsiyum
- II.Silisyum
- III.Kurşun
Kalsiyumun sembolü Ca'dır; Türkçe adı K ile başladığı hâlde sembolü C ile başlar. Silisyumun sembolü Si'dir, S ile başlar; adıyla uyumludur. Kurşunun sembolü Latince plumbum'dan gelen Pb'dir. Sembolü Türkçe adın ilk harfiyle başlamayanlar kalsiyum ve kurşundur.
Bir öğrenci önce bakır sülfat kristallerini toz hâline getirecek, sonra bu tozla hacmi tam 250 mL olan bir çözelti hazırlayacak, en sonunda bu çözeltiden tam 10,0 mL alıp başka bir kaba aktaracaktır. Öğrencinin bu üç işlem için sırasıyla kullanması gereken malzemeler aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?
Katıyı toz hâline getiren havan, tam belli hacimde çözelti hazırlayan balon joje, belli hacimdeki sıvıyı hassas biçimde alıp aktaran pipettir. Beherglas ve erlenmayer yalnızca yaklaşık hacim gösterir; ayırma hunisi karışmayan sıvıları ayırır, saat camı katıyı ezmez.
Bazı maddelerin sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili
- I.Kurşun vücutta birikebilir ve özellikle çocuklarda sinir sisteminin gelişimini olumsuz etkiler.
- II.Derişik sodyum hidroksit çözeltisi göze sıçrarsa kalıcı hasar oluşturabilir.
- III.Seyreltik hidroklorik asit sağlıklı insanın midesinde de bulunduğu için derişik hidroklorik asit buharını solumak zararsızdır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Kurşun vücutta birikir ve sinir sistemine zarar verir; bu yüzden kurşunlu benzin ve boyalar terk edilmiştir. II: Sud kostik aşındırıcıdır, göz dokusuna kalıcı hasar verir. III yanlıştır: midedeki seyreltik asidin varlığı derişik HCl buharını zararsız yapmaz; bu buhar solunum yollarını ve gözleri tahriş eder, yakar.
Kimya tarihindeki
- I.Lavoisier'nin kapalı kapta tartım yaparak kütlenin korunduğunu göstermesi
- II.Câbir bin Hayyân'ın damıtma ve kristallendirme gibi işlemleri ayrıntılı biçimde anlatması
- III.Boyle'un Şüpheci Kimyager adlı kitabında dört element görüşünü eleştirmesi
gelişmelerinin eskiden yeniye doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?
Câbir bin Hayyân 8. yüzyılda, Boyle 17. yüzyılda (1661), Lavoisier ise 18. yüzyılın sonunda yaşamıştır. Sıra II, III, I olur.
\(\text{NaHCO}_3\), \(\text{CH}_3\text{COOH}\) ve \(\text{Ca(OH)}_2\) formülleriyle verilen maddelerle ilgili
- I.Üçü de oksijen içerir.
- II.Üçü de üç farklı elementten oluşur.
- III.\(\text{CH}_3\text{COOH}\)'nin bir molekülünde 8 atom bulunur.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I doğrudur: üç formülde de O vardır. II yanlıştır: \(\text{NaHCO}_3\) dört farklı element (Na, H, C, O) içerir; diğer ikisi üç farklı element içerir. III doğrudur: 2 C, 4 H ve 2 O, toplam 8 atom.
Bir öğrenci defterine bazı elementlerin sembollerini aşağıdaki gibi yazmıştır.
- I.Kobalt: CO
- II.Klor: Cl
- III.Magnezyum: mg
Bu yazımlardan hangileri yanlıştır?
Sembolün ilk harfi büyük, ikinci harfi küçük yazılır. Kobalt Co olmalıdır; CO karbon monoksit bileşiğini gösterir. I yanlıştır. Klor Cl doğru yazılmıştır. Magnezyumun sembolü Mg olmalıdır; ilk harf küçük yazılamaz. III yanlıştır.
İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.