YKS Kimya Haberlere dön
YKS 2027'ye 229 günTYT 19 Haziran 2027Türkiye geneli deneme: 29 Kasım Pazar, 11.00Ücretsiz kaydol
TYT 10. sınıf · 13. konu

Kimya Her Yerde

Sabun, deterjan ve temizlik maddeleri; polimerler, plastikler ve geri dönüşüm kodları; kozmetikler, ilaçlar, gıda katkı maddeleri ve gıdaların korunması.

Bu konuda öğreneceklerin
  • Sabun ve deterjan moleküllerinin polar baş ve apolar kuyruk yapısını, misel oluşumuyla kirin nasıl temizlendiğini açıklamayı
  • Sabunun sert suda neden köpürmediğini ve deterjanın bu konudaki farkını; çamaşır suyu, tuz ruhu ve kireç çözücülerin özelliklerini ve karıştırılmalarının tehlikelerini bilmeyi
  • Monomer, polimer, katılma ve kondenzasyon polimerleşmesi kavramlarını; yaygın plastikleri (PE, PP, PVC, PS, PET, teflon) ve monomerlerini tanımayı
  • Plastiklerin geri dönüşüm kodlarını (1–7), çevresel etkilerini ve geri dönüşümün önemini yorumlamayı
  • Kozmetiklerin temel bileşenlerini, ilaçlarda etken madde kavramını, ilaç formlarını ve antibiyotiklerin bilinçli kullanımını açıklamayı
  • Gıda katkı maddelerini ve E-kodlarını, gıdaların bozulma nedenlerini ve korunma yöntemlerini (soğutma, kurutma, tuzlama, pastörizasyon) gerekçesiyle açıklamayı

Kimya gündelik hayatın içinde

Sabah elini yıkadığın sabun, kahvaltıda içtiğin sütün kutusu, yüzüne sürdüğün güneş kremi, baş ağrısı için aldığın tablet: hepsi kimyacıların tasarladığı ya da iyileştirdiği maddelerdir. Bu ünitede yeni bir hesap yöntemi öğrenmeyeceksin. Daha önce öğrendiğin kavramları, yani polar ve apolar moleküllerin birbirini nasıl çektiğini, asitlerle bazların davranışını ve mol hesabını, evde ve markette karşılaştığın maddelere uygulayacaksın.

Önceki konulardan iki fikir burada sürekli işine yarayacak. Birincisi "benzer benzeri çözer" kuralıdır: polar maddeler polar çözücülerde, apolar maddeler apolar çözücülerde iyi çözünür. Su polardır; yağ ve kir ise büyük ölçüde apolardır, bu yüzden yağlı bir tabak yalnızca suyla temizlenmez. İkincisi, kimyasal tepkimelerin denkleştirilmiş denklemlerle yazılması ve kütlenin korunmasıdır. Tehlikeli bir karışımda ne kadar gaz çıkacağını ya da bir sabun yapımında ne kadar baz gerektiğini bu denklemler söyler.

Sabun: yapısı ve nasıl temizlediği

Sabun, uzun zincirli yağ asitlerinin sodyum ya da potasyum tuzudur. Bitkisel ve hayvansal yağlar kuvvetli bir bazla, çoğunlukla sodyum hidroksitle (NaOH, sud kostik) ısıtıldığında sabun ve gliserin oluşur. Bu tepkimeye sabunlaşma denir. Örneğin hayvansal yağlarda bulunan gliseril tristearat için:

$$ (\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO})_3\text{C}_3\text{H}_5 + 3\text{NaOH} \rightarrow 3\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COONa} + \text{C}_3\text{H}_5(\text{OH})_3 $$

Oluşan sodyum stearat (\(\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COONa}\)) tipik bir sabun molekülüdür. Sodyum sabunları katıdır ve kalıp sabun yapımında kullanılır; potasyum sabunları daha yumuşaktır, sıvı sabunların ve arap sabununun temelini oluşturur.

Sabun molekülünün yapısı
Sodyum stearatta 17 karbonlu apolar zincire (kuyruk) bir karboksilat grubu (baş) bağlıdır. Suda \(\text{Na}^+\) iyonu ayrılır, baş negatif yüklü kalır.

Sabun molekülünün iki ucu birbirine hiç benzemez. Bir ucunda negatif yüklü karboksilat grubu (\(-\text{COO}^-\)) vardır. Bu polar (iyonik) baş, su molekülleriyle iyon-dipol etkileşimi kurar; suyu "sever", yani hidrofildir. Öteki uçta yalnızca karbon ve hidrojenden oluşan uzun bir zincir bulunur. Bu apolar kuyruk suyla etkileşmez, yağ ve kir molekülleriyle London kuvvetleri üzerinden etkileşir; suyu "sevmez", yani hidrofobdur. Hem suya hem yağa tutunabilen bu tür moleküllere yüzey aktif madde denir. Sabun aynı zamanda suyun yüzey gerilimini düşürür; su kumaşın liflerine ve kirin altına daha kolay sızar.

Kirli bir kumaşı sabunlu suya soktuğunda şunlar olur:

  1. Sabun moleküllerinin apolar kuyrukları yağlı kire gömülür, polar başlar suda kalır.
  2. Kir parçası çevresi sabun molekülleriyle sarılarak kumaştan koparılır; ovalamak ve çalkalamak bu ayrılmayı hızlandırır.
  3. Yağ damlası, kuyrukları içe, başları dışa dönük sabun molekülleriyle kaplı küçük bir küre içinde kalır. Bu yapıya misel denir.
  4. Misellerin dış yüzeyi negatif yüklü olduğundan miseller birbirini iter; yağ damlacıkları birleşip yeniden büyüyemez ve suyla birlikte durulanıp gider.
Misel ile kir temizleme
Apolar kuyruklar yağ damlasının içine, polar başlar suya yönelir. Misellerin yüzeyindeki negatif yükler damlacıkların birleşmesini engeller.

Sert su, sabun ve deterjan

İçinde \(\text{Ca}^{2+}\) ve \(\text{Mg}^{2+}\) iyonları fazla olan suya sert su denir. Kireçli topraklardan geçen yer altı suları çoğunlukla serttir. Sabun sert suda iyi köpürmez, çünkü karboksilat iyonları bu iyonlarla suda çözünmeyen tuzlar oluşturur:

$$ 2\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO}^-(suda) + \text{Ca}^{2+}(suda) \rightarrow (\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO})_2\text{Ca}(k) $$

Bu çökelek, banyo küvetinde ve lavaboda kalan grimsi tortudur. Çökelen sabun temizlik yapamaz; sert suda aynı temizliği elde etmek için daha çok sabun harcanır. Suya eklenen sabun önce \(\text{Ca}^{2+}\) ve \(\text{Mg}^{2+}\) iyonlarını çöktürür, bu iyonlar tükendikten sonra fazla sabun köpürmeye başlar. Sabun asitli suda da iyi çalışmaz: karboksilat iyonları \(\text{H}^+\) iyonlarıyla birleşerek suda az çözünen yağ asidine dönüşür.

Deterjanlar sabunun bu zayıflıklarını gidermek için geliştirilmiş sentetik yüzey aktif maddelerdir ve çoğunlukla petrol türevlerinden üretilir. Yapıları sabuna benzer: yine bir apolar hidrokarbon kuyruk ve bir polar baş vardır. Yaygın deterjanlarda baş, karboksilat yerine bir sülfonat grubudur (\(-\text{SO}_3^-\)). Sülfonatların kalsiyum ve magnezyum tuzları suda çözünür; bu yüzden deterjanlar sert suda da köpürür ve asitli ortamda da etkisini korur. Çamaşır ve bulaşık deterjanlarına ayrıca suyu yumuşatan maddeler, enzimler ve ağartıcılar eklenir.

ÖzellikSabunDeterjan
KaynağıDoğal yağlar ve kuvvetli bazÇoğunlukla petrol türevleri (sentetik)
Polar başKarboksilat, \(-\text{COO}^-\)Çoğunlukla sülfonat, \(-\text{SO}_3^-\)
Sert sudaÇökelek oluşturur, az köpürürKöpürür, temizler
Asitli sudaYağ asidi çöker, etkisi azalırEtkisini korur
Doğada parçalanmaKolay parçalanırTürüne bağlı; düz zincirliler daha kolay parçalanır

Deterjanların çevreye etkisi de önemlidir. Dallanmış zincirli eski deterjanlar mikroorganizmalarca zor parçalandığı için akarsularda köpük birikmesine yol açıyordu; bugün daha kolay parçalanan düz zincirli türler kullanılır. Bazı deterjanlara suyu yumuşatmak için eklenen fosfatlar ise göllerde ve denizlerde alglerin aşırı çoğalmasına, dolayısıyla suyun oksijeninin azalmasına neden olabilir.

Çamaşır suyu, tuz ruhu ve kireç çözücüler

Çamaşır suyu, sodyum hipokloritin (NaOCl) sulu çözeltisidir. Hipoklorit iyonu kuvvetli bir yükseltgen olduğu için renkli maddeleri ağartır ve mikroorganizmaları öldürür; bu yüzden hem ağartıcı hem dezenfektan olarak kullanılır. Çözeltisi baziktir, cildi tahriş eder ve renkli kumaşları soldurur.

Tuz ruhu, hidrojen klorürün (HCl) sulu çözeltisidir; kuvvetli bir asittir. Kireç çözücüler ise asidik temizlik ürünleridir; içlerinde hidroklorik asit, fosforik asit ya da sitrik asit gibi asitler bulunabilir. Musluklarda ve su ısıtıcılarında biriken kireç büyük ölçüde kalsiyum karbonattır (\(\text{CaCO}_3\)). Asit kireçle tepkimeye girer, suda çözünen bir tuz ve karbon dioksit gazı oluşur; kireç çözücü dökülen yüzeyde görülen köpürme bu gazdır:

$$ \text{CaCO}_3(k) + 2\text{HCl}(suda) \rightarrow \text{CaCl}_2(suda) + \text{H}_2\text{O}(s) + \text{CO}_2(g) $$

Sirke (asetik asit) ve limon tuzu (sitrik asit) de daha yavaş olmakla birlikte kireci çözer. Aynı tepkime yüzünden asidik temizleyiciler mermer gibi kalsiyum karbonat içeren yüzeylere zarar verir. Lavabo açıcılarda ise çoğunlukla sodyum hidroksit gibi kuvvetli bir baz bulunur; baz, gideri tıkayan yağları sabunlaştırarak çözer. Kuvvetli asit ve bazlar deriyi ve gözü yakar, bu ürünler eldivenle kullanılır.

$$ \text{NaOCl}(suda) + 2\text{HCl}(suda) \rightarrow \text{NaCl}(suda) + \text{Cl}_2(g) + \text{H}_2\text{O}(s) $$

Klor sarımsı yeşil renkli, keskin kokulu ve zehirli bir gazdır; solunum yollarını ve gözleri ağır biçimde tahriş eder. Çamaşır suyu amonyak içeren cam temizleyicilerle karıştırıldığında da zehirli gazlar (kloraminler) oluşur: \(\text{NaOCl} + \text{NH}_3 \rightarrow \text{NH}_2\text{Cl} + \text{NaOH}\). Bu yüzden temizlik maddeleri tek tek, iyi havalandırılan ortamda ve etiketindeki uyarılar okunarak kullanılır; başka bir kaba aktarılmaz, çocukların ulaşamayacağı yerde saklanır.

Polimerler: monomerden makromoleküle

Çok sayıda küçük molekülün birbirine kovalent bağlarla bağlanarak oluşturduğu çok büyük moleküllere polimer, polimeri oluşturan küçük birimlere monomer, bu birleşme tepkimesine de polimerleşme denir. Bir polimer zincirinde yüzlerce, hatta yüz binlerce monomer birimi bulunabilir. Zincirde aynı yapı tekrar tekrar sıralandığı için polimer, tekrar eden birim ve bu birimin kaç kez tekrarlandığını gösteren \(n\) sayısıyla yazılır. Zincirin uçları toplam kütleye göre çok küçük olduğundan ihmal edilir ve polimerin mol kütlesi şöyle hesaplanır:

$$ M_{\text{polimer}} = n \cdot M_{\text{tekrar eden birim}} $$

Polimerlerin bir kısmı doğaldır: pamuktaki ve odundaki selüloz ile patatesteki nişasta glikoz birimlerinden, proteinler amino asitlerden, DNA nükleotitlerden oluşur; doğal kauçuk da bir polimerdir. Plastikler ise sentetik polimerlerdir ve çoğunlukla petrolden elde edilen monomerlerle üretilir. Plastikler hafiftir, kolay şekil alır, paslanmaz, elektriği ve ısıyı iletmez, ucuzdur. Bu özellikler onları ambalajdan tıbba kadar vazgeçilmez yapmıştır. Aynı dayanıklılık, kullanıldıktan sonra doğada çok uzun süre bozulmadan kalmalarına da yol açar.

Katılma ve kondenzasyon polimerleşmesi

Katılma polimerleşmesinde monomerlerde karbon atomları arasında bir çift bağ bulunur. Tepkime sırasında çift bağın bir bağı açılır, açılan uçlar komşu monomerlerle yeni C–C tekli bağları kurar ve uzun bir zincir oluşur. Hiçbir atom ayrılmadığı için tekrar eden birimin formülü monomerin formülüyle aynıdır. En basit örnek, etilenden (eten) polietilen oluşumudur:

$$ n\,\text{CH}_2{=}\text{CH}_2 \rightarrow \left(-\text{CH}_2-\text{CH}_2-\right)_n $$
Etilenden polietilen oluşumu
Her etilen molekülünde C=C çift bağının bir bağı açılır; açılan uçlar komşu birimlerle yeni C–C bağları kurar. Yan ürün oluşmaz.

Polipropilen, PVC, polistiren ve teflon da katılma polimerleridir. Monomerdeki bir H atomunun yerine farklı bir grup geçtiğinde farklı bir plastik elde edilir: H yerine \(-\text{CH}_3\) gelirse propilen ve polipropilen, Cl gelirse vinil klorür ve PVC, benzen halkası (\(-\text{C}_6\text{H}_5\)) gelirse stiren ve polistiren oluşur. Bütün H atomları F ile değiştirilirse tetrafloroetilen ve onun polimeri teflon (PTFE) elde edilir.

Kondenzasyon polimerleşmesinde ise iki farklı fonksiyonel grup taşıyan monomerler birleşir ve her bağ oluşumunda su gibi küçük bir molekül ayrılır. Bu yüzden tekrar eden birim, monomerlerin toplamından ayrılan küçük moleküller kadar eksiktir. Su şişelerinin yapıldığı PET, etilen glikol (\(\text{C}_2\text{H}_6\text{O}_2\)) ile tereftalik asidin (\(\text{C}_8\text{H}_6\text{O}_4\)) kondenzasyonuyla oluşur. Bir etilen glikolün OH grubu ile tereftalik asidin COOH grubu birleşirken bir su molekülü ayrılır. Naylon 6,6 da bir kondenzasyon polimeridir.

PET oluşumu: kondenzasyon polimerleşmesi
Alkolün –OH grubundaki H ile asidin –COOH grubundaki OH su olarak ayrılır; geriye kalan uçlar birbirine bağlanır.

Yaygın plastikler ve geri dönüşüm kodları

Plastik ürünlerin çoğunun üzerinde, üç oktan oluşan bir üçgenin içinde 1'den 7'ye kadar bir sayı bulunur. Bu geri dönüşüm kodu, ürünün hangi plastikten yapıldığını gösterir. Farklı plastikler farklı sıcaklıklarda erir ve birbirine karıştığında düşük kaliteli ürün verir; kodlar, toplanan atıkların türüne göre ayrılmasını sağlar. Kodun bulunması ürünün her yerde gerçekten geri dönüştürüldüğü anlamına gelmez; yalnızca malzemeyi tanıtır.

Plastiklerin geri dönüşüm kodları
Kod ürünün yapıldığı polimeri gösterir. Yüksek ve düşük yoğunluklu polietilenin ikisi de etilenden elde edilir; 7 kodu diğer bütün plastikler içindir.
KodKısaltmaPolimerMonomerÖrnek kullanım
1PETPolietilen tereftalatEtilen glikol ve tereftalik asitSu ve meşrubat şişeleri, polyester lif
2HDPEYüksek yoğunluklu polietilenEtilenSüt, şampuan ve deterjan şişeleri
3PVCPolivinil klorürVinil klorürSu boruları, pencere profilleri, kablo kılıfı
4LDPEDüşük yoğunluklu polietilenEtilenPoşetler, streç film
5PPPolipropilenPropilenYoğurt kapları, şişe kapakları
6PSPolistirenStirenKöpük (strafor) kaplar, tek kullanımlık çatal bıçak
7DiğerDiğer plastikler (ör. teflon, polikarbonat)Türe göre değişirYapışmaz tava kaplaması, çeşitli ürünler

HDPE ile LDPE aynı monomerden oluşur; fark zincirlerin dizilişindedir. HDPE'de zincirler az dallanmıştır ve sıkı istiflenir, bu yüzden daha yoğun ve serttir. LDPE'de zincirler çok dallanmıştır, sıkı istiflenemez; daha az yoğun ve esnektir. Teflon (politetrafloroetilen, PTFE) çok güçlü C–F bağları sayesinde yüksek sıcaklığa ve kimyasallara dayanıklıdır, hemen hiçbir şey yüzeyine yapışmaz; tava kaplamalarında ve contalarda kullanılır.

Plastiklerin çevresel etkileri ve geri dönüşüm

Plastiklerin çoğu mikroorganizmalarca parçalanamadığı için doğada çok yavaş bozunur. Güneş ışığı ve aşınma onları yok etmez, yalnızca küçük parçalara böler. Boyu 5 mm'den küçük plastik parçacıklara mikroplastik denir; denizlerde, topraklarda ve canlıların vücutlarında bulunmaktadır. Denize ulaşan poşetler ve şişeler deniz canlılarının yem sanıp yutmasına ya da bunlara dolanmasına yol açar. Plastik atıkları açıkta yakmak da çözüm değildir: yanma sırasında zehirli gazlar çıkar, örneğin klor içeren PVC yandığında hidrojen klorür ve dioksin gibi zararlı bileşikler oluşur.

Geri dönüşümde plastikler toplanır, koduna göre ayrılır, yıkanır, kırılarak küçük parçalara dönüştürülür, eritilir ve yeniden şekillendirilir. Böylece hem atık miktarı azalır hem de ham madde (petrol) ve enerji tasarrufu sağlanır. Geri dönüşümden de önce gelen adımlar, gereksiz tüketimi azaltmak ve ürünleri yeniden kullanmaktır: bez torba kullanmak, şişeyi doldurup tekrar kullanmak. Mısır nişastası gibi bitkisel kaynaklardan üretilen ve uygun koşullarda mikroorganizmalarca parçalanabilen biyobozunur plastikler (ör. polilaktik asit, PLA) de çevre sorununa çözüm olarak geliştirilmektedir.

Kozmetik malzemeler

Kozmetikler; cildi, saçı, tırnakları ve dişleri temizlemek, korumak, güzel göstermek ya da kokulandırmak için kullanılan ürünlerdir. Bir kremin içindekiler listesi uzun görünse de bileşenler birkaç türe ayrılır:

  • Çözücü ve taşıyıcılar: Çoğu üründe ana bileşen sudur; yağlı ürünlerde bitkisel ya da mineral yağlar bulunur.
  • Nemlendiriciler ve yumuşatıcılar: Gliserin gibi su tutan maddeler ve cildi yumuşatan yağlar.
  • Emülgatörler (yüzey aktif maddeler): Su ile yağın ayrılmadan karışık kalmasını sağlar; krem ve losyonlar bu sayede kararlı bir emülsiyondur. Şampuanlarda temizleyici olarak da görev yaparlar.
  • Koruyucular: Su içeren ürünlerde bakteri ve küf üremesini önler.
  • Renklendiriciler, parfümler ve etkin bileşenler: Güneş kremlerindeki UV filtreleri bunlara örnektir; çinko oksit ve titanyum dioksit, ışığı yansıtıp saçarak koruyan mineral filtrelerdir.

Kozmetikler genellikle güvenlidir, ama bazı tehlikeler bilinmelidir. Denetimsiz ya da kaçak üretilen bazı cilt beyazlatıcı kremlerde cıva bileşikleri, bazı sürmelerde ve kalitesiz boyalarda kurşun bulunabildiği bildirilmiştir; bu ağır metaller vücutta birikerek zehirlenmeye yol açar. Bazı saç düzleştirici ürünlerde formaldehit açığa çıkabilir. Herhangi bir bileşen, "doğal" olsa bile, bazı kişilerde alerjiye yol açabilir. Güvenli kullanım için ürün kayıtlı ve etiketli olmalı, içindekiler listesi okunmalı, yeni ürün önce küçük bir deri bölgesinde denenmeli ve son kullanma süresine uyulmalıdır. Ambalajdaki açık kavanoz simgesinin içindeki "12M" gibi bir ifade, ürünün açıldıktan sonra 12 ay içinde kullanılması gerektiğini gösterir. Türkiye'de kozmetik ürünleri Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu denetler.

İlaçlar: etken madde ve bilinçli kullanım

Bir ilacın tedavi edici etkisini gösteren maddeye etken madde (aktif madde) denir. Tablet ya da şurubun geri kalanı, ilacın şekil almasını, tadının düzelmesini ya da korunmasını sağlayan yardımcı maddelerdir. Aynı etken maddeyi aynı miktarda içeren ilaçlar farklı ticari adlarla satılabilir; bu yüzden ilacın kutusunda ticari adın yanında etken maddenin adı ve miktarı da yazar. Örneğin aspirinin etken maddesi asetilsalisilik asittir.

Aynı etken madde farklı formlarda hazırlanabilir ve her formun bir nedeni vardır. Şurup, tablet yutamayan küçük çocuklara kolayca verilir. Merhem ve krem, etken maddenin yalnızca uygulandığı deri bölgesinde etki göstermesini sağlar. Enjeksiyonda etken madde sindirim sistemine uğramadan doğrudan dolaşıma geçer ve hızlı etki eder. Göz damlası ve astım spreyi ilacı doğrudan hedef organa ulaştırır. Bazı tabletler mide asidine dayanıklı bir kaplamayla kaplanır; böylece etken madde mideden geçip bağırsakta çözünür. Efervesan tabletlerde çoğunlukla sodyum hidrojen karbonat ve sitrik asit bulunur; tablet suya atıldığında bu ikisi tepkimeye girer ve tablet karbon dioksit çıkararak hızla çözünür:

$$ 3\text{NaHCO}_3 + \text{C}_6\text{H}_8\text{O}_7 \rightarrow \text{Na}_3\text{C}_6\text{H}_5\text{O}_7 + 3\text{H}_2\text{O} + 3\text{CO}_2 $$

İlaçların bilinçli kullanımı için doktorun önerdiği doz ve süreye uyulur, kullanma talimatı (prospektüs) okunur, son kullanma tarihi geçmiş ilaç kullanılmaz ve ilaç belirtilen koşullarda saklanır. Kullanılmayan ilaçlar lavaboya ya da çöpe atılmaz, atık ilaç toplama noktalarına bırakılır.

Antibiyotikler, bakterileri öldüren ya da çoğalmalarını durduran ilaçlardır. Penisilini Alexander Fleming 1928'de, bir küf mantarının çevresindeki bakterilerin ölmesini fark ederek keşfetti. Antibiyotikler virüslere etki etmez; grip ve soğuk algınlığı gibi viral hastalıklarda işe yaramaz. Bir bakteri topluluğunda ilaca biraz daha dayanıklı bireyler bulunabilir. Antibiyotik gereksiz yere kullanılırsa ya da belirtiler geçti diye tedavi yarıda bırakılırsa, duyarlı bakteriler ölür ama dayanıklı olanlar hayatta kalıp çoğalır. Zamanla ilacın artık etki etmediği dirençli bakteriler yayılır. Bu antibiyotik direnci, bugün dünya genelinde ciddi bir sağlık sorunudur.

Gıdalar: hazır gıdalar, katkı maddeleri ve E-kodları

Fabrikada işlenip ambalajlanmış, satın alındıktan sonra az bir hazırlıkla tüketilen yiyeceklere hazır gıda denir. Hazır gıda seçerken etiket okunur: içindekiler listesi bileşenleri miktarı azalan sırayla verir, yani listenin başındaki bileşen üründe en çok bulunandır. Bozulabilir ürünlerde son tüketim tarihi, bu tarihten sonra güvenlik açısından tüketilmemesi gerektiğini; uzun ömürlü ürünlerde tavsiye edilen tüketim tarihi, ürünün kalitesini koruduğu süreyi gösterir. Ambalajı yırtık, şişmiş ya da paslanmış konserveler alınmaz; soğuk zincir gerektiren ürünlerin (süt, et) buzdolabı reyonunda tutulmuş olmasına dikkat edilir.

Gıdaya, besin değeri için değil de rengini, tadını, kıvamını ya da raf ömrünü korumak gibi teknolojik bir amaçla eklenen maddelere gıda katkı maddesi denir. Avrupa'da ve Türk Gıda Kodeksi'nde izin verilen katkı maddelerine bir numara verilir; bu numaralara E-kodu denir. Numaranın ilk hanesi maddenin işlevi hakkında fikir verir:

E-kodu aralığıİşlevÖrnek
E100–E199RenklendiricilerE100 kurkumin (zerdeçalın sarı rengi)
E200–E299KoruyucularE211 sodyum benzoat, E250 sodyum nitrit
E300–E399Antioksidanlar, asitlik düzenleyicilerE300 askorbik asit (C vitamini), E330 sitrik asit
E400–E499Kıvam artırıcılar, emülgatörlerE440 pektin, E471 mono- ve digliseritler
E600–E699Aroma (lezzet) artırıcılarE621 monosodyum glutamat

E-kodu bir maddenin yapay ya da zararlı olduğunu göstermez; yalnızca o maddenin incelenip belirli sınırlar içinde kullanımına izin verildiğini gösterir. C vitamini (E300) ve limonda bulunan sitrik asit (E330) doğal maddelerdir, kurkumin de zerdeçaldan elde edilir. Katkı maddelerinin güvenli kabul edilen günlük alım miktarları bilimsel çalışmalarla belirlenir ve gıdalardaki miktarları buna göre sınırlandırılır. Yine de hazır gıdaların çok fazla tuz, şeker ve doymuş yağ içerebileceği unutulmamalıdır; dengeli beslenmenin temeli taze ve az işlenmiş gıdalardır.

Gıdaların bozulması ve korunması

Gıdaların bozulmasının üç ana nedeni vardır. Birincisi mikroorganizmalardır: bakteriler, mayalar ve küfler gıdada çoğalarak tadını ve kokusunu bozar, bazıları da hastalık yapan maddeler üretir. Mikroorganizmaların çoğalması için su, uygun sıcaklık ve besin gerekir; çoğu ayrıca oksijen ister. İkincisi gıdanın kendi enzimleridir: kesilen elmanın ya da patatesin kararması enzimlerin etkisiyle olur, limon suyu bu kararmayı geciktirir. Üçüncüsü oksidasyondur: yağlar havadaki oksijenle tepkimeye girerek acılaşır; ışık ve sıcaklık bu tepkimeyi hızlandırır.

Korunma yöntemlerinin hepsi bu nedenlerden birini ortadan kaldırır ya da yavaşlatır:

  • Soğutma ve dondurma: Buzdolabı sıcaklığında (yaklaşık 4 °C) mikroorganizmaların çoğalması yavaşlar ama durmaz; derin dondurucuda (−18 °C) çoğalma durur. İkisi de mikroorganizmaları büyük ölçüde öldürmez; çözülen gıdada çoğalma yeniden başlar.
  • Kurutma: Gıdadaki su uzaklaştırılır; kuru kayısı, bakliyat ve kuru et bu yolla uzun süre saklanır.
  • Tuzlama ve şekerleme: Yüksek tuz ya da şeker derişimi, mikroorganizma hücrelerinden osmozla su çeker. Salamura peynir ve tuzlu balık birinci, reçel ve pekmez ikinci yönteme örnektir.
  • Pastörizasyon: Gıda kısa süre ısıtılıp hızla soğutulur; süt için yaklaşık 72 °C'ta 15 saniye yaygın bir uygulamadır. Hastalık yapan mikroorganizmaların çoğu ölür ama gıda steril olmaz, bu yüzden pastörize süt buzdolabında saklanır. UHT yönteminde süt 135 °C'un üzerinde birkaç saniye ısıtılır ve steril ambalaja doldurulur; açılmamış UHT süt oda sıcaklığında aylarca dayanır, açıldıktan sonra buzdolabına konur.
  • Ambalajlama: Vakum paketleme oksijeni uzaklaştırır; cips paketlerine hava yerine azot gazı doldurulması yağların oksidasyonunu geciktirir. Konservede gıda hava geçirmez kapta ısıl işlemden geçirilir.
  • Fermantasyon ve asitlendirme: Turşu ve yoğurtta oluşan asitli ortam birçok bakterinin çoğalmasını engeller.
Gıdaların korunmasında sıcaklık
Soğutma ve dondurma mikroorganizmaların çoğalmasını yavaşlatır ya da durdurur; pastörizasyon ve UHT ısıl işlemle mikroorganizmaları öldürür.

Formüller

$$\text{sabun} = \text{yağ asidinin Na}^+ \text{ ya da K}^+ \text{ tuzu}, \quad \text{ör. } \text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COONa}$$
Polar baş karboksilat, apolar kuyruk hidrokarbon zinciri
$$\text{yağ} + 3\text{NaOH} \rightarrow 3\,\text{sabun} + \text{gliserin}$$
Sabunlaşma; 1 mol yağ (trigliserit) 3 mol baz harcar
$$2\text{RCOO}^- + \text{Ca}^{2+} \rightarrow (\text{RCOO})_2\text{Ca}(k)$$
Sabun sert suda çöker; deterjanın sülfonat tuzları çözünür
$$\text{NaOCl} + 2\text{HCl} \rightarrow \text{NaCl} + \text{Cl}_2 + \text{H}_2\text{O}$$
Çamaşır suyu + tuz ruhu: zehirli klor gazı
$$\text{NaOCl} + \text{NH}_3 \rightarrow \text{NH}_2\text{Cl} + \text{NaOH}$$
Çamaşır suyu + amonyak: zehirli kloramin
$$\text{CaCO}_3 + 2\text{HCl} \rightarrow \text{CaCl}_2 + \text{H}_2\text{O} + \text{CO}_2$$
Kireç çözme; çıkan gaz karbon dioksittir
$$n\,\text{CH}_2{=}\text{CHX} \rightarrow \left(-\text{CH}_2-\text{CHX}-\right)_n$$
Katılma; X yerine H: PE, metil: PP, Cl: PVC, fenil: PS
$$\text{monomer A} + \text{monomer B} \rightarrow \text{polimer} + \text{H}_2\text{O}$$
Kondenzasyon; tekrar eden birim ayrılan su kadar eksiktir
$$M_{\text{polimer}} = n \cdot M_{\text{birim}}$$
Zincir uçları ihmal edilir
$$1\ \text{PET},\ 2\ \text{HDPE},\ 3\ \text{PVC},\ 4\ \text{LDPE},\ 5\ \text{PP},\ 6\ \text{PS},\ 7\ \text{diğer}$$
Geri dönüşüm kodları
$$\text{E1xx renk},\ \text{E2xx koruyucu},\ \text{E3xx antioksidan}$$
E-kodlarının ilk hanesi işlevi gösterir
$$n = \frac{m}{M}, \quad V_{\text{NK}} = n \cdot 22{,}4\ \text{L}$$
Gaz hacmi hesabı (oda koşullarında 24,5 L)

Çözümlü örnekler

Örnek 1Sabun molekülünün kısımları

Sodyum stearat (\(\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COONa}\)) suda çözündüğünde hangi tanecikler oluşur? Oluşan anyonun hangi kısmı suyla, hangi kısmı yağla etkileşir ve bu etkileşimlerin türü nedir?

Örnek 2Misel ile temizlik

Yağlı bir kumaş sabunlu suda yıkanıyor. Kirin kumaştan ayrılıp suyla uzaklaşmasını adım adım açıklayınız. Yağ damlacıkları neden yeniden birleşip kumaşa yapışmaz?

Örnek 3Sert suda sabun ve deterjan

Bir köyde kullanılan kuyu suyunda sabunun az köpürdüğü ve lavaboda grimsi bir tortu kaldığı görülüyor. Bu durumu bir denklemle açıklayınız ve deterjan kullanıldığında neden bu sorunun görülmediğini belirtiniz.

Örnek 4Çamaşır suyu ile tuz ruhu

Banyo temizliği sırasında 7,45 g NaOCl içeren çamaşır suyu yeterli miktarda tuz ruhuyla karıştırılıyor. Tepkimenin denklemini yazınız ve açığa çıkan klor gazının oda koşullarındaki hacmini bulunuz. (O: 16, Na: 23, Cl: 35,5; oda koşullarında 1 mol gaz 24,5 L)

Örnek 5Kireç çözücünün etkisi

Bir su ısıtıcısının tabanında biriken 5 g kireç (\(\text{CaCO}_3\)) yeterli miktarda hidroklorik asit içeren kireç çözücüyle tamamen çözülüyor. Açığa çıkan gaz hangisidir ve normal koşullarda kaç litre hacim kaplar? (C: 12, O: 16, Ca: 40)

Örnek 6Polietilen zincirindeki birim sayısı

Ortalama mol kütlesi 42 000 g/mol olan bir polietilen zincirinde kaç etilen birimi ve kaç karbon atomu vardır? Zincir uçlarını ihmal ediniz. (H: 1, C: 12)

Örnek 7Zincir parçasından monomer bulma

Bir polimer zincirinin bir bölümü \(-\text{CH}_2-\text{CH}(\text{CH}_3)-\text{CH}_2-\text{CH}(\text{CH}_3)-\text{CH}_2-\text{CH}(\text{CH}_3)-\) biçimindedir. Polimerin tekrar eden birimini, monomerini, polimerleşme türünü ve geri dönüşüm kodunu bulunuz.

Örnek 8PET'in tekrar eden birimi

PET, etilen glikol (\(\text{C}_2\text{H}_6\text{O}_2\)) ile tereftalik asidin (\(\text{C}_8\text{H}_6\text{O}_4\)) kondenzasyon polimerleşmesiyle oluşur ve her tekrar eden birim için iki su molekülü ayrılır. Tekrar eden birimin formülünü ve mol kütlesini bulunuz. (H: 1, C: 12, O: 16)

Örnek 9Gıda etiketini okuma

Bir paketli kekin etiketinde şu ifade yer alıyor: "İçindekiler: un, şeker, bitkisel yağ, yumurta, emülgatör (mono- ve digliseritler, E471), koruyucu (potasyum sorbat, E202), asitlik düzenleyici (sitrik asit, E330)." Üründe en çok bulunan bileşen hangisidir? Katkı maddelerinin hangisi kekin raf ömrünü mikroorganizmalara karşı uzatır, hangisi yağ ile suyun karışık kalmasını sağlar?

Sık yapılan hatalar

  • Sabun molekülünün başının yağa, kuyruğunun suya yöneldiğini sanmak. Polar (iyonik) baş suya, apolar kuyruk yağa yönelir; miselin içi apolar, dışı yüklüdür.
  • Sabunun kiri kimyasal tepkimeyle parçaladığını düşünmek. Kir değişmeden misellerin içinde taşınır.
  • Sert suda deterjanın da sabun gibi çöktüğünü sanmak. Deterjanın sülfonat başının kalsiyum ve magnezyum tuzları suda çözünür.
  • Kireç çözücü ile çamaşır suyunun karışmasından \(\text{CO}_2\) çıktığını düşünmek. Hipoklorit asitle klor gazı oluşturur; \(\text{CO}_2\) asidin kireçle tepkimesinde çıkar.
  • Kondenzasyon polimerinde tekrar eden birimi monomerlerin toplamı sanmak; ayrılan su moleküllerini çıkarmayı unutmak. Katılma polimerinde ise birim ile monomer aynı formüldedir.
  • Geri dönüşüm kodlarını karıştırmak: 3 PVC'dir, 5 PP'dir; 2 ve 4'ün ikisi de polietilendir. Teflon ayrı bir kodla değil, 7 (diğer) ile gösterilir.
  • E-kodu taşıyan her maddenin yapay ve zararlı olduğunu sanmak. E300 C vitamini, E330 sitrik asittir.
  • Buzdolabının ve dondurucunun mikroorganizmaları öldürdüğünü, antibiyotiklerin grip gibi viral hastalıkları iyileştirdiğini düşünmek.
Günlük hayatta

Bir PET su şişesini geri dönüşüm kutusuna attığında, şişe toplama tesisinde önce renk ve türüne göre ayrılır, etiketleri ve kapağı ayıklanır, yıkanıp küçük pullara kırılır. PET pulları eritilerek yeniden şişe ya da ince lifler haline getirilebilir. Bu lifler polyester kumaşlara, polar montlara, halılara ve yastık dolgularına dönüşür; yani giydiğin bir montun ham maddesi birkaç ay önce bir su şişesi olabilir. Şişenin kapağı ise genellikle polipropilenden ya da polietilenden yapılır ve ayrı bir hatta işlenir. Kapakların, etiketlerin ve özellikle PVC parçalarının PET ile karışması geri dönüştürülen malzemenin kalitesini düşürür. Bu yüzden atıkları türlerine göre ayırmak, geri dönüşümün en önemli adımıdır.

Konu testi

26 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.

1Kolay

Sabun molekülünün suyla etkileşen hidrofil kısmı aşağıdakilerden hangisidir?

2Kolay

Geri dönüşüm kodu 3 olan plastik aşağıdakilerden hangisidir?

3Kolay

Aşağıdakilerden hangisi doğal bir polimerdir?

4Kolay

Çamaşır suyuna ağartıcı ve mikrop öldürücü özelliğini veren madde aşağıdakilerden hangisidir?

5Kolay

Aşağıdaki davranışlardan hangisi antibiyotik direncinin yayılmasına katkıda bulunur?

6Kolay

Sütün yaklaşık 72 °C'ta 15 saniye ısıtılıp hızla soğutulmasıyla uygulanan koruma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

7Orta

Sabun ve deterjanlarla ilgili

  1. I.Sabun, sert sudaki \(\text{Ca}^{2+}\) ve \(\text{Mg}^{2+}\) iyonlarıyla suda çözünmeyen tuzlar oluşturur.
  2. II.Deterjanlar sert suda da köpürür.
  3. III.Sabun molekülünün apolar kuyruğu suya, polar başı yağa yönelir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

8Orta

Plastik atıklarla ilgili

  1. I.Plastik atıklar açıkta yakılarak yok edildiğinde çevreye zararlı madde yayılmaz.
  2. II.Boyu 5 mm'den küçük plastik parçacıklara mikroplastik denir.
  3. III.PVC yakıldığında açığa çıkan gazlar arasında hidrojen klorür bulunur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

9Orta

Aşağıdaki polimer-monomer eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

10Orta

Bir su ısıtıcısında biriken 20 g kireç (\(\text{CaCO}_3\)), hidroklorik asit içeren bir kireç çözücüyle \(\text{CaCO}_3(k) + 2\text{HCl}(suda) \rightarrow \text{CaCl}_2(suda) + \text{H}_2\text{O}(s) + \text{CO}_2(g)\) tepkimesine göre tamamen çözülüyor. Harcanan HCl kaç gramdır? (H: 1, C: 12, O: 16, Cl: 35,5, Ca: 40)

11Orta

Polimerleşme tepkimeleriyle ilgili

  1. I.Polietilen, etilenin katılma polimerleşmesiyle oluşur.
  2. II.Polietilen, PVC ve polistirenin monomerlerinde karbon atomları arasında çift bağ bulunur.
  3. III.PET oluşurken monomerlerden su ayrılır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

12Orta

Ortalama mol kütlesi 56 000 g/mol olan bir polietilen zincirinde kaç tane etilen birimi bulunur? Zincir uçlarını ihmal ediniz. (H: 1, C: 12)

13Orta

Et ürünlerinde ve meşrubatlarda kullanılan sodyum nitrit (E250) ve sodyum benzoat (E211) katkı maddeleri gıdaya hangi amaçla eklenir?

14Orta

Gıdaların korunmasıyla ilgili

  1. I.Buzdolabında soğutma, gıdadaki mikroorganizmaların çoğunu öldürür.
  2. II.Reçeldeki yüksek şeker derişimi, mikroorganizma hücrelerinden osmozla su çeker.
  3. III.Cips paketlerine hava yerine azot gazı doldurulması, yağların oksijenle bozunmasını geciktirir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

15Orta

Aşağıdaki ilaç formu-gerekçe eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

16Orta

Kozmetik ürünlerle ilgili

  1. I.Denetimsiz üretilen bazı cilt beyazlatıcı kremlerde sağlığa zararlı cıva bileşikleri bulunabilir.
  2. II.Bir kozmetik ürünün "doğal" bileşenlerden yapılmış olması, hiç kimsede alerjiye yol açmayacağını gösterir.
  3. III.Çinko oksit ve titanyum dioksit, bazı güneş kremlerinde UV ışınlarına karşı koruma sağlayan bileşenlerdir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

17Orta

Hayvansal bir yağ olan gliseril tristearat, sodyum hidroksitle \((\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO})_3\text{C}_3\text{H}_5 + 3\text{NaOH} \rightarrow 3\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COONa} + \text{C}_3\text{H}_5(\text{OH})_3\) denklemine göre sabunlaştırılıyor. 890 g gliseril tristearatı tamamen sabunlaştırmak için kaç gram NaOH gerekir? (H: 1, C: 12, O: 16, Na: 23)

18Orta

Temizlik maddeleriyle ilgili

  1. I.Çamaşır suyu ile tuz ruhu karıştırıldığında zehirli klor gazı açığa çıkar.
  2. II.Çamaşır suyu ile amonyak içeren bir temizleyici karıştırıldığında zehirli gazlar oluşur.
  3. III.Tuz ruhu, mermer ya da kireç gibi kalsiyum karbonat içeren maddelerle tepkimeye girerek karbon dioksit gazı açığa çıkarır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

19Zor

Aşağıda bir polimer zincirinin bir bölümünün yapı formülü verilmiştir.

Bir polimer zincirinin bölümü

Buna göre

  1. I.Polimerin monomeri \(\text{CH}_2{=}\text{CHCl}\)'dir.
  2. II.Polimer, katılma polimerleşmesiyle oluşmuştur.
  3. III.Polimer yakıldığında oluşan ürünler yalnızca \(\text{CO}_2\) ve \(\text{H}_2\text{O}\)'dur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

20Zor

Aşağıdaki şekilde sabunlu suda oluşan bir misel gösterilmiştir. Şekildeki a, sabun anyonunun hidrokarbon zincirini; b, zincirin ucundaki yüklü grubu; c ise miselin içindeki yağ damlasını göstermektedir.

Bir miselin kesiti

Buna göre

  1. I.a ile gösterilen kısım apolardır ve c ile London kuvvetleri üzerinden etkileşir.
  2. II.b ile gösterilen gruplar yağ molekülleriyle etkileşerek yağı çözer.
  3. III.Misellerin dış yüzeyi negatif yüklü olduğundan miseller birbirini iter.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

21Zor

Bir temizlik sırasında 14,9 g NaOCl içeren çamaşır suyu, 7,3 g HCl içeren tuz ruhuyla yanlışlıkla karıştırılıyor. Tepkime \(\text{NaOCl}(suda) + 2\text{HCl}(suda) \rightarrow \text{NaCl}(suda) + \text{Cl}_2(g) + \text{H}_2\text{O}(s)\) denklemine göre tam verimle gerçekleştiğine göre, açığa çıkan klor gazı normal koşullarda kaç litre hacim kaplar? (H: 1, O: 16, Na: 23, Cl: 35,5)

22Zor

PET, etilen glikol (\(\text{C}_2\text{H}_6\text{O}_2\)) ile tereftalik asidin (\(\text{C}_8\text{H}_6\text{O}_4\)) kondenzasyon polimerleşmesiyle oluşur; polimerin tekrar eden birimi \(\text{C}_{10}\text{H}_8\text{O}_4\)'tür. Zincir uçları ihmal edildiğinde 1 920 g PET oluşurken kaç gram su açığa çıkar? (H: 1, C: 12, O: 16)

23Zor

Bir markette satılan iki süt türünün etiketinde şu bilgiler yer alıyor: Pastörize süt: "Yaklaşık 72 °C'ta 15 saniye ısıl işlem görmüştür. +4 °C'ta saklayınız." UHT süt: "135 °C'un üzerinde birkaç saniye ısıl işlem görmüş ve steril ambalaja doldurulmuştur. Açıldıktan sonra buzdolabında saklayınız."

Buna göre

  1. I.Pastörize süt, bütün mikroorganizmaları öldürüldüğü için açılmadan oda sıcaklığında aylarca saklanabilir.
  2. II.UHT süt açılmadan oda sıcaklığında uzun süre saklanabilir.
  3. III.Ambalajı açılan UHT sütün buzdolabında saklanması, havadan bulaşan mikroorganizmaların çoğalmasını yavaşlatır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

24Zor

Bir öğrenci üç deney tüpüne eşit hacimde su koyuyor. 1. tüpe saf su, 2. ve 3. tüplere \(\text{CaCl}_2\) çözülmüş su kullanıyor. 1. ve 2. tüplere eşit miktarda sabun, 3. tüpe aynı miktarda deterjan ekleyip tüpleri çalkalıyor. 1. ve 3. tüplerde bol köpük oluşurken 2. tüpte az köpük ve beyaz bir bulanıklık gözleniyor.

Buna göre

  1. I.2. tüpteki bulanıklık, sabun anyonlarının \(\text{Ca}^{2+}\) iyonlarıyla oluşturduğu çözünmeyen tuzdan kaynaklanır.
  2. II.2. tüpe sabun eklemeye devam edilirse hiçbir koşulda köpük oluşmaz.
  3. III.3. tüpte köpük oluşması, deterjanın kalsiyum tuzunun suda çözünmesiyle açıklanabilir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

25Zor

Bir geri dönüşüm tesisine üzerinde 1, 3, 5 ve 6 geri dönüşüm kodları bulunan dört tür plastik atık geliyor. Bu atıklardan hangilerinin polimeri, yalnızca karbon ve hidrojen atomlarından oluşan bir monomerin katılma polimerleşmesiyle elde edilmiştir?

26Zor

Bir meyveli içeceğin etiketinde "İçindekiler: su, şeker, elma suyu konsantresi, asitlik düzenleyici (sitrik asit, E330), antioksidan (askorbik asit, E300), koruyucu (potasyum sorbat, E202)" yazıyor.

Buna göre

  1. I.İçecekte en çok bulunan bileşen sudur.
  2. II.E300 kodlu katkı maddesi C vitamini olarak da bilinir.
  3. III.E-kodu taşıdıkları için bu üç katkı maddesinin hepsi doğada bulunmayan yapay maddelerdir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.