Kimya Her Yerde
Sabun, deterjan ve temizlik maddeleri; polimerler, plastikler ve geri dönüşüm kodları; kozmetikler, ilaçlar, gıda katkı maddeleri ve gıdaların korunması.
- Sabun ve deterjan moleküllerinin polar baş ve apolar kuyruk yapısını, misel oluşumuyla kirin nasıl temizlendiğini açıklamayı
- Sabunun sert suda neden köpürmediğini ve deterjanın bu konudaki farkını; çamaşır suyu, tuz ruhu ve kireç çözücülerin özelliklerini ve karıştırılmalarının tehlikelerini bilmeyi
- Monomer, polimer, katılma ve kondenzasyon polimerleşmesi kavramlarını; yaygın plastikleri (PE, PP, PVC, PS, PET, teflon) ve monomerlerini tanımayı
- Plastiklerin geri dönüşüm kodlarını (1–7), çevresel etkilerini ve geri dönüşümün önemini yorumlamayı
- Kozmetiklerin temel bileşenlerini, ilaçlarda etken madde kavramını, ilaç formlarını ve antibiyotiklerin bilinçli kullanımını açıklamayı
- Gıda katkı maddelerini ve E-kodlarını, gıdaların bozulma nedenlerini ve korunma yöntemlerini (soğutma, kurutma, tuzlama, pastörizasyon) gerekçesiyle açıklamayı
Kimya gündelik hayatın içinde
Sabah elini yıkadığın sabun, kahvaltıda içtiğin sütün kutusu, yüzüne sürdüğün güneş kremi, baş ağrısı için aldığın tablet: hepsi kimyacıların tasarladığı ya da iyileştirdiği maddelerdir. Bu ünitede yeni bir hesap yöntemi öğrenmeyeceksin. Daha önce öğrendiğin kavramları, yani polar ve apolar moleküllerin birbirini nasıl çektiğini, asitlerle bazların davranışını ve mol hesabını, evde ve markette karşılaştığın maddelere uygulayacaksın.
Önceki konulardan iki fikir burada sürekli işine yarayacak. Birincisi "benzer benzeri çözer" kuralıdır: polar maddeler polar çözücülerde, apolar maddeler apolar çözücülerde iyi çözünür. Su polardır; yağ ve kir ise büyük ölçüde apolardır, bu yüzden yağlı bir tabak yalnızca suyla temizlenmez. İkincisi, kimyasal tepkimelerin denkleştirilmiş denklemlerle yazılması ve kütlenin korunmasıdır. Tehlikeli bir karışımda ne kadar gaz çıkacağını ya da bir sabun yapımında ne kadar baz gerektiğini bu denklemler söyler.
Sabun: yapısı ve nasıl temizlediği
Sabun, uzun zincirli yağ asitlerinin sodyum ya da potasyum tuzudur. Bitkisel ve hayvansal yağlar kuvvetli bir bazla, çoğunlukla sodyum hidroksitle (NaOH, sud kostik) ısıtıldığında sabun ve gliserin oluşur. Bu tepkimeye sabunlaşma denir. Örneğin hayvansal yağlarda bulunan gliseril tristearat için:
Oluşan sodyum stearat (\(\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COONa}\)) tipik bir sabun molekülüdür. Sodyum sabunları katıdır ve kalıp sabun yapımında kullanılır; potasyum sabunları daha yumuşaktır, sıvı sabunların ve arap sabununun temelini oluşturur.
Sabun molekülünün iki ucu birbirine hiç benzemez. Bir ucunda negatif yüklü karboksilat grubu (\(-\text{COO}^-\)) vardır. Bu polar (iyonik) baş, su molekülleriyle iyon-dipol etkileşimi kurar; suyu "sever", yani hidrofildir. Öteki uçta yalnızca karbon ve hidrojenden oluşan uzun bir zincir bulunur. Bu apolar kuyruk suyla etkileşmez, yağ ve kir molekülleriyle London kuvvetleri üzerinden etkileşir; suyu "sevmez", yani hidrofobdur. Hem suya hem yağa tutunabilen bu tür moleküllere yüzey aktif madde denir. Sabun aynı zamanda suyun yüzey gerilimini düşürür; su kumaşın liflerine ve kirin altına daha kolay sızar.
Kirli bir kumaşı sabunlu suya soktuğunda şunlar olur:
- Sabun moleküllerinin apolar kuyrukları yağlı kire gömülür, polar başlar suda kalır.
- Kir parçası çevresi sabun molekülleriyle sarılarak kumaştan koparılır; ovalamak ve çalkalamak bu ayrılmayı hızlandırır.
- Yağ damlası, kuyrukları içe, başları dışa dönük sabun molekülleriyle kaplı küçük bir küre içinde kalır. Bu yapıya misel denir.
- Misellerin dış yüzeyi negatif yüklü olduğundan miseller birbirini iter; yağ damlacıkları birleşip yeniden büyüyemez ve suyla birlikte durulanıp gider.
Sert su, sabun ve deterjan
İçinde \(\text{Ca}^{2+}\) ve \(\text{Mg}^{2+}\) iyonları fazla olan suya sert su denir. Kireçli topraklardan geçen yer altı suları çoğunlukla serttir. Sabun sert suda iyi köpürmez, çünkü karboksilat iyonları bu iyonlarla suda çözünmeyen tuzlar oluşturur:
Bu çökelek, banyo küvetinde ve lavaboda kalan grimsi tortudur. Çökelen sabun temizlik yapamaz; sert suda aynı temizliği elde etmek için daha çok sabun harcanır. Suya eklenen sabun önce \(\text{Ca}^{2+}\) ve \(\text{Mg}^{2+}\) iyonlarını çöktürür, bu iyonlar tükendikten sonra fazla sabun köpürmeye başlar. Sabun asitli suda da iyi çalışmaz: karboksilat iyonları \(\text{H}^+\) iyonlarıyla birleşerek suda az çözünen yağ asidine dönüşür.
Deterjanlar sabunun bu zayıflıklarını gidermek için geliştirilmiş sentetik yüzey aktif maddelerdir ve çoğunlukla petrol türevlerinden üretilir. Yapıları sabuna benzer: yine bir apolar hidrokarbon kuyruk ve bir polar baş vardır. Yaygın deterjanlarda baş, karboksilat yerine bir sülfonat grubudur (\(-\text{SO}_3^-\)). Sülfonatların kalsiyum ve magnezyum tuzları suda çözünür; bu yüzden deterjanlar sert suda da köpürür ve asitli ortamda da etkisini korur. Çamaşır ve bulaşık deterjanlarına ayrıca suyu yumuşatan maddeler, enzimler ve ağartıcılar eklenir.
| Özellik | Sabun | Deterjan |
|---|---|---|
| Kaynağı | Doğal yağlar ve kuvvetli baz | Çoğunlukla petrol türevleri (sentetik) |
| Polar baş | Karboksilat, \(-\text{COO}^-\) | Çoğunlukla sülfonat, \(-\text{SO}_3^-\) |
| Sert suda | Çökelek oluşturur, az köpürür | Köpürür, temizler |
| Asitli suda | Yağ asidi çöker, etkisi azalır | Etkisini korur |
| Doğada parçalanma | Kolay parçalanır | Türüne bağlı; düz zincirliler daha kolay parçalanır |
Deterjanların çevreye etkisi de önemlidir. Dallanmış zincirli eski deterjanlar mikroorganizmalarca zor parçalandığı için akarsularda köpük birikmesine yol açıyordu; bugün daha kolay parçalanan düz zincirli türler kullanılır. Bazı deterjanlara suyu yumuşatmak için eklenen fosfatlar ise göllerde ve denizlerde alglerin aşırı çoğalmasına, dolayısıyla suyun oksijeninin azalmasına neden olabilir.
Çamaşır suyu, tuz ruhu ve kireç çözücüler
Çamaşır suyu, sodyum hipokloritin (NaOCl) sulu çözeltisidir. Hipoklorit iyonu kuvvetli bir yükseltgen olduğu için renkli maddeleri ağartır ve mikroorganizmaları öldürür; bu yüzden hem ağartıcı hem dezenfektan olarak kullanılır. Çözeltisi baziktir, cildi tahriş eder ve renkli kumaşları soldurur.
Tuz ruhu, hidrojen klorürün (HCl) sulu çözeltisidir; kuvvetli bir asittir. Kireç çözücüler ise asidik temizlik ürünleridir; içlerinde hidroklorik asit, fosforik asit ya da sitrik asit gibi asitler bulunabilir. Musluklarda ve su ısıtıcılarında biriken kireç büyük ölçüde kalsiyum karbonattır (\(\text{CaCO}_3\)). Asit kireçle tepkimeye girer, suda çözünen bir tuz ve karbon dioksit gazı oluşur; kireç çözücü dökülen yüzeyde görülen köpürme bu gazdır:
Sirke (asetik asit) ve limon tuzu (sitrik asit) de daha yavaş olmakla birlikte kireci çözer. Aynı tepkime yüzünden asidik temizleyiciler mermer gibi kalsiyum karbonat içeren yüzeylere zarar verir. Lavabo açıcılarda ise çoğunlukla sodyum hidroksit gibi kuvvetli bir baz bulunur; baz, gideri tıkayan yağları sabunlaştırarak çözer. Kuvvetli asit ve bazlar deriyi ve gözü yakar, bu ürünler eldivenle kullanılır.
Klor sarımsı yeşil renkli, keskin kokulu ve zehirli bir gazdır; solunum yollarını ve gözleri ağır biçimde tahriş eder. Çamaşır suyu amonyak içeren cam temizleyicilerle karıştırıldığında da zehirli gazlar (kloraminler) oluşur: \(\text{NaOCl} + \text{NH}_3 \rightarrow \text{NH}_2\text{Cl} + \text{NaOH}\). Bu yüzden temizlik maddeleri tek tek, iyi havalandırılan ortamda ve etiketindeki uyarılar okunarak kullanılır; başka bir kaba aktarılmaz, çocukların ulaşamayacağı yerde saklanır.
Polimerler: monomerden makromoleküle
Çok sayıda küçük molekülün birbirine kovalent bağlarla bağlanarak oluşturduğu çok büyük moleküllere polimer, polimeri oluşturan küçük birimlere monomer, bu birleşme tepkimesine de polimerleşme denir. Bir polimer zincirinde yüzlerce, hatta yüz binlerce monomer birimi bulunabilir. Zincirde aynı yapı tekrar tekrar sıralandığı için polimer, tekrar eden birim ve bu birimin kaç kez tekrarlandığını gösteren \(n\) sayısıyla yazılır. Zincirin uçları toplam kütleye göre çok küçük olduğundan ihmal edilir ve polimerin mol kütlesi şöyle hesaplanır:
Polimerlerin bir kısmı doğaldır: pamuktaki ve odundaki selüloz ile patatesteki nişasta glikoz birimlerinden, proteinler amino asitlerden, DNA nükleotitlerden oluşur; doğal kauçuk da bir polimerdir. Plastikler ise sentetik polimerlerdir ve çoğunlukla petrolden elde edilen monomerlerle üretilir. Plastikler hafiftir, kolay şekil alır, paslanmaz, elektriği ve ısıyı iletmez, ucuzdur. Bu özellikler onları ambalajdan tıbba kadar vazgeçilmez yapmıştır. Aynı dayanıklılık, kullanıldıktan sonra doğada çok uzun süre bozulmadan kalmalarına da yol açar.
Katılma ve kondenzasyon polimerleşmesi
Katılma polimerleşmesinde monomerlerde karbon atomları arasında bir çift bağ bulunur. Tepkime sırasında çift bağın bir bağı açılır, açılan uçlar komşu monomerlerle yeni C–C tekli bağları kurar ve uzun bir zincir oluşur. Hiçbir atom ayrılmadığı için tekrar eden birimin formülü monomerin formülüyle aynıdır. En basit örnek, etilenden (eten) polietilen oluşumudur:
Polipropilen, PVC, polistiren ve teflon da katılma polimerleridir. Monomerdeki bir H atomunun yerine farklı bir grup geçtiğinde farklı bir plastik elde edilir: H yerine \(-\text{CH}_3\) gelirse propilen ve polipropilen, Cl gelirse vinil klorür ve PVC, benzen halkası (\(-\text{C}_6\text{H}_5\)) gelirse stiren ve polistiren oluşur. Bütün H atomları F ile değiştirilirse tetrafloroetilen ve onun polimeri teflon (PTFE) elde edilir.
Kondenzasyon polimerleşmesinde ise iki farklı fonksiyonel grup taşıyan monomerler birleşir ve her bağ oluşumunda su gibi küçük bir molekül ayrılır. Bu yüzden tekrar eden birim, monomerlerin toplamından ayrılan küçük moleküller kadar eksiktir. Su şişelerinin yapıldığı PET, etilen glikol (\(\text{C}_2\text{H}_6\text{O}_2\)) ile tereftalik asidin (\(\text{C}_8\text{H}_6\text{O}_4\)) kondenzasyonuyla oluşur. Bir etilen glikolün OH grubu ile tereftalik asidin COOH grubu birleşirken bir su molekülü ayrılır. Naylon 6,6 da bir kondenzasyon polimeridir.
Yaygın plastikler ve geri dönüşüm kodları
Plastik ürünlerin çoğunun üzerinde, üç oktan oluşan bir üçgenin içinde 1'den 7'ye kadar bir sayı bulunur. Bu geri dönüşüm kodu, ürünün hangi plastikten yapıldığını gösterir. Farklı plastikler farklı sıcaklıklarda erir ve birbirine karıştığında düşük kaliteli ürün verir; kodlar, toplanan atıkların türüne göre ayrılmasını sağlar. Kodun bulunması ürünün her yerde gerçekten geri dönüştürüldüğü anlamına gelmez; yalnızca malzemeyi tanıtır.
| Kod | Kısaltma | Polimer | Monomer | Örnek kullanım |
|---|---|---|---|---|
| 1 | PET | Polietilen tereftalat | Etilen glikol ve tereftalik asit | Su ve meşrubat şişeleri, polyester lif |
| 2 | HDPE | Yüksek yoğunluklu polietilen | Etilen | Süt, şampuan ve deterjan şişeleri |
| 3 | PVC | Polivinil klorür | Vinil klorür | Su boruları, pencere profilleri, kablo kılıfı |
| 4 | LDPE | Düşük yoğunluklu polietilen | Etilen | Poşetler, streç film |
| 5 | PP | Polipropilen | Propilen | Yoğurt kapları, şişe kapakları |
| 6 | PS | Polistiren | Stiren | Köpük (strafor) kaplar, tek kullanımlık çatal bıçak |
| 7 | Diğer | Diğer plastikler (ör. teflon, polikarbonat) | Türe göre değişir | Yapışmaz tava kaplaması, çeşitli ürünler |
HDPE ile LDPE aynı monomerden oluşur; fark zincirlerin dizilişindedir. HDPE'de zincirler az dallanmıştır ve sıkı istiflenir, bu yüzden daha yoğun ve serttir. LDPE'de zincirler çok dallanmıştır, sıkı istiflenemez; daha az yoğun ve esnektir. Teflon (politetrafloroetilen, PTFE) çok güçlü C–F bağları sayesinde yüksek sıcaklığa ve kimyasallara dayanıklıdır, hemen hiçbir şey yüzeyine yapışmaz; tava kaplamalarında ve contalarda kullanılır.
Plastiklerin çevresel etkileri ve geri dönüşüm
Plastiklerin çoğu mikroorganizmalarca parçalanamadığı için doğada çok yavaş bozunur. Güneş ışığı ve aşınma onları yok etmez, yalnızca küçük parçalara böler. Boyu 5 mm'den küçük plastik parçacıklara mikroplastik denir; denizlerde, topraklarda ve canlıların vücutlarında bulunmaktadır. Denize ulaşan poşetler ve şişeler deniz canlılarının yem sanıp yutmasına ya da bunlara dolanmasına yol açar. Plastik atıkları açıkta yakmak da çözüm değildir: yanma sırasında zehirli gazlar çıkar, örneğin klor içeren PVC yandığında hidrojen klorür ve dioksin gibi zararlı bileşikler oluşur.
Geri dönüşümde plastikler toplanır, koduna göre ayrılır, yıkanır, kırılarak küçük parçalara dönüştürülür, eritilir ve yeniden şekillendirilir. Böylece hem atık miktarı azalır hem de ham madde (petrol) ve enerji tasarrufu sağlanır. Geri dönüşümden de önce gelen adımlar, gereksiz tüketimi azaltmak ve ürünleri yeniden kullanmaktır: bez torba kullanmak, şişeyi doldurup tekrar kullanmak. Mısır nişastası gibi bitkisel kaynaklardan üretilen ve uygun koşullarda mikroorganizmalarca parçalanabilen biyobozunur plastikler (ör. polilaktik asit, PLA) de çevre sorununa çözüm olarak geliştirilmektedir.
Kozmetik malzemeler
Kozmetikler; cildi, saçı, tırnakları ve dişleri temizlemek, korumak, güzel göstermek ya da kokulandırmak için kullanılan ürünlerdir. Bir kremin içindekiler listesi uzun görünse de bileşenler birkaç türe ayrılır:
- Çözücü ve taşıyıcılar: Çoğu üründe ana bileşen sudur; yağlı ürünlerde bitkisel ya da mineral yağlar bulunur.
- Nemlendiriciler ve yumuşatıcılar: Gliserin gibi su tutan maddeler ve cildi yumuşatan yağlar.
- Emülgatörler (yüzey aktif maddeler): Su ile yağın ayrılmadan karışık kalmasını sağlar; krem ve losyonlar bu sayede kararlı bir emülsiyondur. Şampuanlarda temizleyici olarak da görev yaparlar.
- Koruyucular: Su içeren ürünlerde bakteri ve küf üremesini önler.
- Renklendiriciler, parfümler ve etkin bileşenler: Güneş kremlerindeki UV filtreleri bunlara örnektir; çinko oksit ve titanyum dioksit, ışığı yansıtıp saçarak koruyan mineral filtrelerdir.
Kozmetikler genellikle güvenlidir, ama bazı tehlikeler bilinmelidir. Denetimsiz ya da kaçak üretilen bazı cilt beyazlatıcı kremlerde cıva bileşikleri, bazı sürmelerde ve kalitesiz boyalarda kurşun bulunabildiği bildirilmiştir; bu ağır metaller vücutta birikerek zehirlenmeye yol açar. Bazı saç düzleştirici ürünlerde formaldehit açığa çıkabilir. Herhangi bir bileşen, "doğal" olsa bile, bazı kişilerde alerjiye yol açabilir. Güvenli kullanım için ürün kayıtlı ve etiketli olmalı, içindekiler listesi okunmalı, yeni ürün önce küçük bir deri bölgesinde denenmeli ve son kullanma süresine uyulmalıdır. Ambalajdaki açık kavanoz simgesinin içindeki "12M" gibi bir ifade, ürünün açıldıktan sonra 12 ay içinde kullanılması gerektiğini gösterir. Türkiye'de kozmetik ürünleri Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu denetler.
İlaçlar: etken madde ve bilinçli kullanım
Bir ilacın tedavi edici etkisini gösteren maddeye etken madde (aktif madde) denir. Tablet ya da şurubun geri kalanı, ilacın şekil almasını, tadının düzelmesini ya da korunmasını sağlayan yardımcı maddelerdir. Aynı etken maddeyi aynı miktarda içeren ilaçlar farklı ticari adlarla satılabilir; bu yüzden ilacın kutusunda ticari adın yanında etken maddenin adı ve miktarı da yazar. Örneğin aspirinin etken maddesi asetilsalisilik asittir.
Aynı etken madde farklı formlarda hazırlanabilir ve her formun bir nedeni vardır. Şurup, tablet yutamayan küçük çocuklara kolayca verilir. Merhem ve krem, etken maddenin yalnızca uygulandığı deri bölgesinde etki göstermesini sağlar. Enjeksiyonda etken madde sindirim sistemine uğramadan doğrudan dolaşıma geçer ve hızlı etki eder. Göz damlası ve astım spreyi ilacı doğrudan hedef organa ulaştırır. Bazı tabletler mide asidine dayanıklı bir kaplamayla kaplanır; böylece etken madde mideden geçip bağırsakta çözünür. Efervesan tabletlerde çoğunlukla sodyum hidrojen karbonat ve sitrik asit bulunur; tablet suya atıldığında bu ikisi tepkimeye girer ve tablet karbon dioksit çıkararak hızla çözünür:
İlaçların bilinçli kullanımı için doktorun önerdiği doz ve süreye uyulur, kullanma talimatı (prospektüs) okunur, son kullanma tarihi geçmiş ilaç kullanılmaz ve ilaç belirtilen koşullarda saklanır. Kullanılmayan ilaçlar lavaboya ya da çöpe atılmaz, atık ilaç toplama noktalarına bırakılır.
Antibiyotikler, bakterileri öldüren ya da çoğalmalarını durduran ilaçlardır. Penisilini Alexander Fleming 1928'de, bir küf mantarının çevresindeki bakterilerin ölmesini fark ederek keşfetti. Antibiyotikler virüslere etki etmez; grip ve soğuk algınlığı gibi viral hastalıklarda işe yaramaz. Bir bakteri topluluğunda ilaca biraz daha dayanıklı bireyler bulunabilir. Antibiyotik gereksiz yere kullanılırsa ya da belirtiler geçti diye tedavi yarıda bırakılırsa, duyarlı bakteriler ölür ama dayanıklı olanlar hayatta kalıp çoğalır. Zamanla ilacın artık etki etmediği dirençli bakteriler yayılır. Bu antibiyotik direnci, bugün dünya genelinde ciddi bir sağlık sorunudur.
Gıdalar: hazır gıdalar, katkı maddeleri ve E-kodları
Fabrikada işlenip ambalajlanmış, satın alındıktan sonra az bir hazırlıkla tüketilen yiyeceklere hazır gıda denir. Hazır gıda seçerken etiket okunur: içindekiler listesi bileşenleri miktarı azalan sırayla verir, yani listenin başındaki bileşen üründe en çok bulunandır. Bozulabilir ürünlerde son tüketim tarihi, bu tarihten sonra güvenlik açısından tüketilmemesi gerektiğini; uzun ömürlü ürünlerde tavsiye edilen tüketim tarihi, ürünün kalitesini koruduğu süreyi gösterir. Ambalajı yırtık, şişmiş ya da paslanmış konserveler alınmaz; soğuk zincir gerektiren ürünlerin (süt, et) buzdolabı reyonunda tutulmuş olmasına dikkat edilir.
Gıdaya, besin değeri için değil de rengini, tadını, kıvamını ya da raf ömrünü korumak gibi teknolojik bir amaçla eklenen maddelere gıda katkı maddesi denir. Avrupa'da ve Türk Gıda Kodeksi'nde izin verilen katkı maddelerine bir numara verilir; bu numaralara E-kodu denir. Numaranın ilk hanesi maddenin işlevi hakkında fikir verir:
| E-kodu aralığı | İşlev | Örnek |
|---|---|---|
| E100–E199 | Renklendiriciler | E100 kurkumin (zerdeçalın sarı rengi) |
| E200–E299 | Koruyucular | E211 sodyum benzoat, E250 sodyum nitrit |
| E300–E399 | Antioksidanlar, asitlik düzenleyiciler | E300 askorbik asit (C vitamini), E330 sitrik asit |
| E400–E499 | Kıvam artırıcılar, emülgatörler | E440 pektin, E471 mono- ve digliseritler |
| E600–E699 | Aroma (lezzet) artırıcılar | E621 monosodyum glutamat |
E-kodu bir maddenin yapay ya da zararlı olduğunu göstermez; yalnızca o maddenin incelenip belirli sınırlar içinde kullanımına izin verildiğini gösterir. C vitamini (E300) ve limonda bulunan sitrik asit (E330) doğal maddelerdir, kurkumin de zerdeçaldan elde edilir. Katkı maddelerinin güvenli kabul edilen günlük alım miktarları bilimsel çalışmalarla belirlenir ve gıdalardaki miktarları buna göre sınırlandırılır. Yine de hazır gıdaların çok fazla tuz, şeker ve doymuş yağ içerebileceği unutulmamalıdır; dengeli beslenmenin temeli taze ve az işlenmiş gıdalardır.
Gıdaların bozulması ve korunması
Gıdaların bozulmasının üç ana nedeni vardır. Birincisi mikroorganizmalardır: bakteriler, mayalar ve küfler gıdada çoğalarak tadını ve kokusunu bozar, bazıları da hastalık yapan maddeler üretir. Mikroorganizmaların çoğalması için su, uygun sıcaklık ve besin gerekir; çoğu ayrıca oksijen ister. İkincisi gıdanın kendi enzimleridir: kesilen elmanın ya da patatesin kararması enzimlerin etkisiyle olur, limon suyu bu kararmayı geciktirir. Üçüncüsü oksidasyondur: yağlar havadaki oksijenle tepkimeye girerek acılaşır; ışık ve sıcaklık bu tepkimeyi hızlandırır.
Korunma yöntemlerinin hepsi bu nedenlerden birini ortadan kaldırır ya da yavaşlatır:
- Soğutma ve dondurma: Buzdolabı sıcaklığında (yaklaşık 4 °C) mikroorganizmaların çoğalması yavaşlar ama durmaz; derin dondurucuda (−18 °C) çoğalma durur. İkisi de mikroorganizmaları büyük ölçüde öldürmez; çözülen gıdada çoğalma yeniden başlar.
- Kurutma: Gıdadaki su uzaklaştırılır; kuru kayısı, bakliyat ve kuru et bu yolla uzun süre saklanır.
- Tuzlama ve şekerleme: Yüksek tuz ya da şeker derişimi, mikroorganizma hücrelerinden osmozla su çeker. Salamura peynir ve tuzlu balık birinci, reçel ve pekmez ikinci yönteme örnektir.
- Pastörizasyon: Gıda kısa süre ısıtılıp hızla soğutulur; süt için yaklaşık 72 °C'ta 15 saniye yaygın bir uygulamadır. Hastalık yapan mikroorganizmaların çoğu ölür ama gıda steril olmaz, bu yüzden pastörize süt buzdolabında saklanır. UHT yönteminde süt 135 °C'un üzerinde birkaç saniye ısıtılır ve steril ambalaja doldurulur; açılmamış UHT süt oda sıcaklığında aylarca dayanır, açıldıktan sonra buzdolabına konur.
- Ambalajlama: Vakum paketleme oksijeni uzaklaştırır; cips paketlerine hava yerine azot gazı doldurulması yağların oksidasyonunu geciktirir. Konservede gıda hava geçirmez kapta ısıl işlemden geçirilir.
- Fermantasyon ve asitlendirme: Turşu ve yoğurtta oluşan asitli ortam birçok bakterinin çoğalmasını engeller.
Formüller
Çözümlü örnekler
Sodyum stearat (\(\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COONa}\)) suda çözündüğünde hangi tanecikler oluşur? Oluşan anyonun hangi kısmı suyla, hangi kısmı yağla etkileşir ve bu etkileşimlerin türü nedir?
- Sabun iyonik bir bileşiktir; suda \(\text{Na}^+\) ve \(\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO}^-\) iyonlarına ayrışır.
- Anyonun \(-\text{COO}^-\) ucu yüklüdür. Polar su molekülleriyle iyon-dipol etkileşimi kurar; bu kısım hidrofildir.
- \(\text{C}_{17}\text{H}_{35}-\) zinciri yalnızca C ve H içerir, apolardır. Apolar yağ molekülleriyle London kuvvetleri üzerinden etkileşir; bu kısım hidrofobdur.
Cevap: \(\text{Na}^+\) ve \(\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO}^-\); baş (\(-\text{COO}^-\)) suyla iyon-dipol, kuyruk yağla London etkileşimi
Yağlı bir kumaş sabunlu suda yıkanıyor. Kirin kumaştan ayrılıp suyla uzaklaşmasını adım adım açıklayınız. Yağ damlacıkları neden yeniden birleşip kumaşa yapışmaz?
- Su yağı tek başına çözemez: su polar, yağ apolardır ve "benzer benzeri çözer" kuralı işlemez.
- Sabun anyonlarının apolar kuyrukları yağa gömülür, polar başları suda kalır. Çalkalama ile yağ kumaştan koparılır.
- Yağ damlası, kuyrukları içe ve başları dışa bakan sabun anyonlarıyla sarılır; misel oluşur.
- Bütün misellerin yüzeyi negatif yüklüdür. Aynı yüklü yüzeyler birbirini iter; damlacıklar birleşemez, suda dağılmış halde kalır ve durulamayla gider.
Cevap: Yağ misellerin içine alınır; negatif yüklü misel yüzeyleri birbirini ittiği için damlacıklar birleşmez
Bir köyde kullanılan kuyu suyunda sabunun az köpürdüğü ve lavaboda grimsi bir tortu kaldığı görülüyor. Bu durumu bir denklemle açıklayınız ve deterjan kullanıldığında neden bu sorunun görülmediğini belirtiniz.
- Az köpürme ve tortu suyun sert olduğunu, yani \(\text{Ca}^{2+}\) ve \(\text{Mg}^{2+}\) iyonları içerdiğini gösterir.
- Sabun anyonları bu iyonlarla suda çözünmeyen tuz oluşturur: \(2\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO}^-(suda) + \text{Ca}^{2+}(suda) \rightarrow (\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO})_2\text{Ca}(k)\). Sol tarafta toplam yük \(2 \cdot (-1) + 2 = 0\); sağda yüksüz katı vardır.
- Çöken sabun temizlik yapamaz ve tortu olarak kalır.
- Deterjanın sülfonat başı kalsiyum ve magnezyumla suda çözünen tuzlar oluşturur; deterjan çökmez, köpürür ve temizler.
Cevap: Su serttir; sabun \(\text{Ca}^{2+}\) ile çöker. Deterjanın kalsiyum tuzları suda çözündüğü için deterjan sert suda da çalışır.
Banyo temizliği sırasında 7,45 g NaOCl içeren çamaşır suyu yeterli miktarda tuz ruhuyla karıştırılıyor. Tepkimenin denklemini yazınız ve açığa çıkan klor gazının oda koşullarındaki hacmini bulunuz. (O: 16, Na: 23, Cl: 35,5; oda koşullarında 1 mol gaz 24,5 L)
- Denklem: \(\text{NaOCl} + 2\text{HCl} \rightarrow \text{NaCl} + \text{Cl}_2 + \text{H}_2\text{O}\). Denklik: solda 1 Na, 1 O, 3 Cl, 2 H; sağda 1 Na, \(1 + 2 = 3\) Cl, 2 H, 1 O.
- NaOCl'nin mol kütlesi \(23 + 16 + 35{,}5 = 74{,}5\) g/mol; mol sayısı \(7{,}45 / 74{,}5 = 0{,}1\) mol.
- Denkleme göre 1 mol NaOCl'den 1 mol \(\text{Cl}_2\) oluşur: 0,1 mol \(\text{Cl}_2\).
- Hacim \(0{,}1 \cdot 24{,}5 = 2{,}45\) L. Kapalı bir banyoda bu kadar klor ciddi zehirlenmeye yol açabilir.
Cevap: 2,45 L
Bir su ısıtıcısının tabanında biriken 5 g kireç (\(\text{CaCO}_3\)) yeterli miktarda hidroklorik asit içeren kireç çözücüyle tamamen çözülüyor. Açığa çıkan gaz hangisidir ve normal koşullarda kaç litre hacim kaplar? (C: 12, O: 16, Ca: 40)
- Denklem: \(\text{CaCO}_3 + 2\text{HCl} \rightarrow \text{CaCl}_2 + \text{H}_2\text{O} + \text{CO}_2\). Açığa çıkan gaz karbon dioksittir.
- \(\text{CaCO}_3\)'ün mol kütlesi \(40 + 12 + 3 \cdot 16 = 100\) g/mol; mol sayısı \(5 / 100 = 0{,}05\) mol.
- 1 mol \(\text{CaCO}_3\)'ten 1 mol \(\text{CO}_2\) oluşur: 0,05 mol.
- Normal koşullarda hacim \(0{,}05 \cdot 22{,}4 = 1{,}12\) L.
Cevap: \(\text{CO}_2\); 1,12 L
Ortalama mol kütlesi 42 000 g/mol olan bir polietilen zincirinde kaç etilen birimi ve kaç karbon atomu vardır? Zincir uçlarını ihmal ediniz. (H: 1, C: 12)
- Katılma polimerinde tekrar eden birim monomerle aynı formüldedir: \(-\text{CH}_2-\text{CH}_2-\), yani \(\text{C}_2\text{H}_4\).
- Birimin mol kütlesi \(2 \cdot 12 + 4 \cdot 1 = 28\) g/mol.
- \(n = 42\,000 / 28 = 1\,500\) birim.
- Her birimde 2 karbon vardır: \(1\,500 \cdot 2 = 3\,000\) karbon atomu.
Cevap: 1 500 birim; 3 000 karbon atomu
Bir polimer zincirinin bir bölümü \(-\text{CH}_2-\text{CH}(\text{CH}_3)-\text{CH}_2-\text{CH}(\text{CH}_3)-\text{CH}_2-\text{CH}(\text{CH}_3)-\) biçimindedir. Polimerin tekrar eden birimini, monomerini, polimerleşme türünü ve geri dönüşüm kodunu bulunuz.
- Zincirde \(-\text{CH}_2-\text{CH}(\text{CH}_3)-\) birimi üç kez tekrar ediyor; tekrar eden birim budur (\(\text{C}_3\text{H}_6\)).
- Birimde iki karbon arasındaki bağ, monomerdeki çift bağın açılmasıyla oluşmuştur. Monomer \(\text{CH}_2{=}\text{CH}-\text{CH}_3\), yani propilendir; formülü de \(\text{C}_3\text{H}_6\)'dır.
- Birim ile monomer aynı formüle sahiptir, atom ayrılmamıştır: katılma polimerleşmesi.
- Polimer polipropilendir (PP); geri dönüşüm kodu 5'tir.
Cevap: Monomer propilen; katılma polimerleşmesi; polipropilen, kod 5
PET, etilen glikol (\(\text{C}_2\text{H}_6\text{O}_2\)) ile tereftalik asidin (\(\text{C}_8\text{H}_6\text{O}_4\)) kondenzasyon polimerleşmesiyle oluşur ve her tekrar eden birim için iki su molekülü ayrılır. Tekrar eden birimin formülünü ve mol kütlesini bulunuz. (H: 1, C: 12, O: 16)
- İki monomerin toplamı: \(\text{C}_{2+8}\text{H}_{6+6}\text{O}_{2+4} = \text{C}_{10}\text{H}_{12}\text{O}_6\).
- Birim zincirde iki yerden bağlanır (bir uçta alkolün, öbür uçta asidin bağlantısı); bu yüzden her birim başına 2 \(\text{H}_2\text{O}\) ayrılır: \(\text{H}_4\text{O}_2\).
- Tekrar eden birim: \(\text{C}_{10}\text{H}_{12}\text{O}_6 - \text{H}_4\text{O}_2 = \text{C}_{10}\text{H}_8\text{O}_4\).
- Mol kütlesi \(10 \cdot 12 + 8 \cdot 1 + 4 \cdot 16 = 192\) g/mol.
Cevap: \(\text{C}_{10}\text{H}_8\text{O}_4\); 192 g/mol
Bir paketli kekin etiketinde şu ifade yer alıyor: "İçindekiler: un, şeker, bitkisel yağ, yumurta, emülgatör (mono- ve digliseritler, E471), koruyucu (potasyum sorbat, E202), asitlik düzenleyici (sitrik asit, E330)." Üründe en çok bulunan bileşen hangisidir? Katkı maddelerinin hangisi kekin raf ömrünü mikroorganizmalara karşı uzatır, hangisi yağ ile suyun karışık kalmasını sağlar?
- İçindekiler listesi bileşenleri miktarı azalan sırayla verir; ilk sıradaki un en çok bulunan bileşendir.
- E202 kodu E200–E299 aralığındadır: koruyucu. Potasyum sorbat küf ve maya üremesini engelleyerek raf ömrünü uzatır.
- E471 kodu E400–E499 aralığındadır; mono- ve digliseritler emülgatördür ve yağ ile suyun ayrılmadan karışık kalmasını sağlar.
- E330 sitrik asit asitlik düzenleyicidir; limonda doğal olarak bulunur, E-kodu taşıması yapay olduğunu göstermez.
Cevap: En çok un; raf ömrünü E202 (koruyucu), karışımı E471 (emülgatör) sağlar
Sık yapılan hatalar
- Sabun molekülünün başının yağa, kuyruğunun suya yöneldiğini sanmak. Polar (iyonik) baş suya, apolar kuyruk yağa yönelir; miselin içi apolar, dışı yüklüdür.
- Sabunun kiri kimyasal tepkimeyle parçaladığını düşünmek. Kir değişmeden misellerin içinde taşınır.
- Sert suda deterjanın da sabun gibi çöktüğünü sanmak. Deterjanın sülfonat başının kalsiyum ve magnezyum tuzları suda çözünür.
- Kireç çözücü ile çamaşır suyunun karışmasından \(\text{CO}_2\) çıktığını düşünmek. Hipoklorit asitle klor gazı oluşturur; \(\text{CO}_2\) asidin kireçle tepkimesinde çıkar.
- Kondenzasyon polimerinde tekrar eden birimi monomerlerin toplamı sanmak; ayrılan su moleküllerini çıkarmayı unutmak. Katılma polimerinde ise birim ile monomer aynı formüldedir.
- Geri dönüşüm kodlarını karıştırmak: 3 PVC'dir, 5 PP'dir; 2 ve 4'ün ikisi de polietilendir. Teflon ayrı bir kodla değil, 7 (diğer) ile gösterilir.
- E-kodu taşıyan her maddenin yapay ve zararlı olduğunu sanmak. E300 C vitamini, E330 sitrik asittir.
- Buzdolabının ve dondurucunun mikroorganizmaları öldürdüğünü, antibiyotiklerin grip gibi viral hastalıkları iyileştirdiğini düşünmek.
Bir PET su şişesini geri dönüşüm kutusuna attığında, şişe toplama tesisinde önce renk ve türüne göre ayrılır, etiketleri ve kapağı ayıklanır, yıkanıp küçük pullara kırılır. PET pulları eritilerek yeniden şişe ya da ince lifler haline getirilebilir. Bu lifler polyester kumaşlara, polar montlara, halılara ve yastık dolgularına dönüşür; yani giydiğin bir montun ham maddesi birkaç ay önce bir su şişesi olabilir. Şişenin kapağı ise genellikle polipropilenden ya da polietilenden yapılır ve ayrı bir hatta işlenir. Kapakların, etiketlerin ve özellikle PVC parçalarının PET ile karışması geri dönüştürülen malzemenin kalitesini düşürür. Bu yüzden atıkları türlerine göre ayırmak, geri dönüşümün en önemli adımıdır.
Konu testi
26 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.
Sabun molekülünün suyla etkileşen hidrofil kısmı aşağıdakilerden hangisidir?
Karboksilat grubu negatif yüklüdür; polar su molekülleriyle iyon-dipol etkileşimi kurar ve suyu sever. Hidrokarbon zinciri ve onun uçları yalnızca C ve H içerir; apolardır, yağla etkileşir.
Geri dönüşüm kodu 3 olan plastik aşağıdakilerden hangisidir?
Kodlar: 1 PET, 2 HDPE, 3 PVC, 4 LDPE, 5 PP, 6 PS, 7 diğer plastikler. Su borularında ve pencere profillerinde kullanılan PVC'nin kodu 3'tür.
Aşağıdakilerden hangisi doğal bir polimerdir?
Selüloz bitkilerin hücre çeperinde bulunan, glikoz birimlerinden oluşan doğal bir polimerdir. Polietilen, PVC, teflon ve polistiren petrol kaynaklı monomerlerden üretilen sentetik polimerlerdir.
Çamaşır suyuna ağartıcı ve mikrop öldürücü özelliğini veren madde aşağıdakilerden hangisidir?
Çamaşır suyu sodyum hipokloritin sulu çözeltisidir; hipoklorit iyonu kuvvetli bir yükseltgendir, renkli maddeleri ağartır ve mikroorganizmaları öldürür. NaCl yemek tuzu, NaOH sud kostik, HCl tuz ruhunun etken maddesi, \(\text{NaHCO}_3\) yemek sodasıdır.
Aşağıdaki davranışlardan hangisi antibiyotik direncinin yayılmasına katkıda bulunur?
Tedavi yarıda bırakılınca duyarlı bakteriler ölmüş ama ilaca dayanıklı olanlar hayatta kalmış olabilir; bunlar çoğalarak dirençli bir topluluk oluşturur. Doz ve süreye uymak, reçeteli kullanım, uygun saklama ve atık ilaçların doğru toplanması bilinçli ilaç kullanımının parçalarıdır.
Sütün yaklaşık 72 °C'ta 15 saniye ısıtılıp hızla soğutulmasıyla uygulanan koruma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?
Kısa süreli ısıtma ve hızlı soğutma pastörizasyondur; hastalık yapan mikroorganizmaların çoğu ölür, sütün tadı fazla değişmez. Tuzlama ve kurutma gıdadaki kullanılabilir suyu azaltır, dondurma sıcaklığı düşürür; hiçbiri ısıtmaya dayanmaz.
Sabun ve deterjanlarla ilgili
- I.Sabun, sert sudaki \(\text{Ca}^{2+}\) ve \(\text{Mg}^{2+}\) iyonlarıyla suda çözünmeyen tuzlar oluşturur.
- II.Deterjanlar sert suda da köpürür.
- III.Sabun molekülünün apolar kuyruğu suya, polar başı yağa yönelir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Karboksilat iyonları kalsiyum ve magnezyumla çöker; sert suda sabun az köpürür ve tortu kalır. Doğru. II: Deterjanın sülfonat başının kalsiyum ve magnezyum tuzları suda çözünür; deterjan sert suda da çalışır. Doğru. III: Tersidir: polar baş suya, apolar kuyruk yağa yönelir. Yanlış.
Plastik atıklarla ilgili
- I.Plastik atıklar açıkta yakılarak yok edildiğinde çevreye zararlı madde yayılmaz.
- II.Boyu 5 mm'den küçük plastik parçacıklara mikroplastik denir.
- III.PVC yakıldığında açığa çıkan gazlar arasında hidrojen klorür bulunur.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Plastikler yanarken zehirli gazlar ve dumanlar çıkarır; yakmak çevre sorununu havaya taşır. Yanlış. II: Mikroplastik, 5 mm'den küçük plastik parçacıklara verilen addır. Doğru. III: PVC'nin yapısında klor vardır; yandığında hidrojen klorür ve dioksin gibi zararlı bileşikler oluşur. Doğru.
Aşağıdaki polimer-monomer eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Polipropilenin monomeri propilendir (\(\text{CH}_2{=}\text{CH}-\text{CH}_3\)). Etilen glikol, tereftalik asitle birlikte PET'in monomeridir. Diğer dört polimer, adını aldıkları çift bağlı monomerlerin katılma polimerleşmesiyle oluşur.
Bir su ısıtıcısında biriken 20 g kireç (\(\text{CaCO}_3\)), hidroklorik asit içeren bir kireç çözücüyle \(\text{CaCO}_3(k) + 2\text{HCl}(suda) \rightarrow \text{CaCl}_2(suda) + \text{H}_2\text{O}(s) + \text{CO}_2(g)\) tepkimesine göre tamamen çözülüyor. Harcanan HCl kaç gramdır? (H: 1, C: 12, O: 16, Cl: 35,5, Ca: 40)
\(\text{CaCO}_3\): \(40 + 12 + 48 = 100\) g/mol; \(20 / 100 = 0{,}2\) mol. Denkleme göre 1 mol \(\text{CaCO}_3\) 2 mol HCl harcar: 0,4 mol HCl. Kütlesi \(0{,}4 \cdot 36{,}5 = 14{,}6\) g. Katsayıyı unutup 1 : 1 almak 7,3 g verir.
Polimerleşme tepkimeleriyle ilgili
- I.Polietilen, etilenin katılma polimerleşmesiyle oluşur.
- II.Polietilen, PVC ve polistirenin monomerlerinde karbon atomları arasında çift bağ bulunur.
- III.PET oluşurken monomerlerden su ayrılır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Etilenin C=C çift bağı açılır ve monomerler yan ürün olmadan birleşir; katılma polimerleşmesi. Doğru. II: Monomerler etilen (\(\text{CH}_2{=}\text{CH}_2\)), vinil klorür (\(\text{CH}_2{=}\text{CHCl}\)) ve stirendir (\(\text{CH}_2{=}\text{CH}-\text{C}_6\text{H}_5\)); hepsinde C=C vardır. Doğru. III: PET, etilen glikol ile tereftalik asidin kondenzasyonuyla oluşur; her bağda bir su molekülü ayrılır. Doğru.
Ortalama mol kütlesi 56 000 g/mol olan bir polietilen zincirinde kaç tane etilen birimi bulunur? Zincir uçlarını ihmal ediniz. (H: 1, C: 12)
Tekrar eden birim \(-\text{CH}_2-\text{CH}_2-\), yani \(\text{C}_2\text{H}_4\); mol kütlesi \(2 \cdot 12 + 4 = 28\) g/mol. \(n = 56\,000 / 28 = 2\,000\). Birimi \(\text{CH}_2\) (14 g/mol) almak 4 000 sonucunu verir.
Et ürünlerinde ve meşrubatlarda kullanılan sodyum nitrit (E250) ve sodyum benzoat (E211) katkı maddeleri gıdaya hangi amaçla eklenir?
E200–E299 aralığındaki kodlar koruyuculara verilir; sodyum nitrit ve sodyum benzoat mikroorganizmaların üremesini engelleyerek raf ömrünü uzatır. Renklendiriciler E100'lü, emülgatörler E400'lü, lezzet artırıcılar E600'lü kodlar taşır.
Gıdaların korunmasıyla ilgili
- I.Buzdolabında soğutma, gıdadaki mikroorganizmaların çoğunu öldürür.
- II.Reçeldeki yüksek şeker derişimi, mikroorganizma hücrelerinden osmozla su çeker.
- III.Cips paketlerine hava yerine azot gazı doldurulması, yağların oksijenle bozunmasını geciktirir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Soğutma mikroorganizmaların çoğalmasını yavaşlatır ama onları öldürmez; gıda çıkarılınca çoğalma hızlanır. Yanlış. II: Yüksek şeker derişimi hücrelerden su çekerek mikroorganizmaların çoğalmasını engeller. Doğru. III: Azot tepkimeye girmeyen bir gazdır; paketteki oksijeni uzaklaştırdığı için yağların oksidasyonla acılaşmasını geciktirir. Doğru.
Aşağıdaki ilaç formu-gerekçe eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Mide asidine dayanıklı kaplama, tabletin midede çözünmeden bağırsağa geçmesini sağlar; amaç etken maddeyi mide asidinden (ya da mideyi etken maddeden) korumaktır. Diğer eşleştirmelerde formun seçilme nedeni doğru verilmiştir.
Kozmetik ürünlerle ilgili
- I.Denetimsiz üretilen bazı cilt beyazlatıcı kremlerde sağlığa zararlı cıva bileşikleri bulunabilir.
- II.Bir kozmetik ürünün "doğal" bileşenlerden yapılmış olması, hiç kimsede alerjiye yol açmayacağını gösterir.
- III.Çinko oksit ve titanyum dioksit, bazı güneş kremlerinde UV ışınlarına karşı koruma sağlayan bileşenlerdir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Kaçak beyazlatıcı kremlerde cıva bileşikleri bulunabildiği bilinmektedir; cıva vücutta birikerek zehirlenmeye yol açar. Doğru. II: Doğal kaynaklı bileşenler de bazı kişilerde alerji yapabilir; "doğal" ifadesi güvenlik garantisi değildir. Yanlış. III: Bu iki mineral, ışığı yansıtıp saçarak cildi UV ışınlarından koruyan filtrelerdir. Doğru.
Hayvansal bir yağ olan gliseril tristearat, sodyum hidroksitle \((\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO})_3\text{C}_3\text{H}_5 + 3\text{NaOH} \rightarrow 3\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COONa} + \text{C}_3\text{H}_5(\text{OH})_3\) denklemine göre sabunlaştırılıyor. 890 g gliseril tristearatı tamamen sabunlaştırmak için kaç gram NaOH gerekir? (H: 1, C: 12, O: 16, Na: 23)
Gliseril tristearatın formülü \(\text{C}_{57}\text{H}_{110}\text{O}_6\); mol kütlesi \(57 \cdot 12 + 110 + 6 \cdot 16 = 890\) g/mol. 890 g, 1 moldür. 1 mol yağ 3 mol NaOH harcar: \(3 \cdot 40 = 120\) g. Katsayıyı gözden kaçırmak 40 g sonucunu verir.
Temizlik maddeleriyle ilgili
- I.Çamaşır suyu ile tuz ruhu karıştırıldığında zehirli klor gazı açığa çıkar.
- II.Çamaşır suyu ile amonyak içeren bir temizleyici karıştırıldığında zehirli gazlar oluşur.
- III.Tuz ruhu, mermer ya da kireç gibi kalsiyum karbonat içeren maddelerle tepkimeye girerek karbon dioksit gazı açığa çıkarır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: \(\text{NaOCl} + 2\text{HCl} \rightarrow \text{NaCl} + \text{Cl}_2 + \text{H}_2\text{O}\). Doğru. II: Hipoklorit amonyakla kloraminleri oluşturur: \(\text{NaOCl} + \text{NH}_3 \rightarrow \text{NH}_2\text{Cl} + \text{NaOH}\). Doğru. III: \(\text{CaCO}_3 + 2\text{HCl} \rightarrow \text{CaCl}_2 + \text{H}_2\text{O} + \text{CO}_2\); asit mermeri aşındırır. Doğru.
Aşağıda bir polimer zincirinin bir bölümünün yapı formülü verilmiştir.
Buna göre
- I.Polimerin monomeri \(\text{CH}_2{=}\text{CHCl}\)'dir.
- II.Polimer, katılma polimerleşmesiyle oluşmuştur.
- III.Polimer yakıldığında oluşan ürünler yalnızca \(\text{CO}_2\) ve \(\text{H}_2\text{O}\)'dur.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Zincirde \(-\text{CH}_2-\text{CHCl}-\) birimi tekrar ediyor; bu birim, vinil klorürün çift bağı açılarak bağlanmış halidir. Polimer PVC'dir. I doğru. Birimin formülü (\(\text{C}_2\text{H}_3\text{Cl}\)) monomerinkiyle aynıdır, atom ayrılmamıştır: katılma polimerleşmesi. II doğru. Polimer klor içerdiği için yandığında hidrojen klorür de oluşur. III yanlış.
Aşağıdaki şekilde sabunlu suda oluşan bir misel gösterilmiştir. Şekildeki a, sabun anyonunun hidrokarbon zincirini; b, zincirin ucundaki yüklü grubu; c ise miselin içindeki yağ damlasını göstermektedir.
Buna göre
- I.a ile gösterilen kısım apolardır ve c ile London kuvvetleri üzerinden etkileşir.
- II.b ile gösterilen gruplar yağ molekülleriyle etkileşerek yağı çözer.
- III.Misellerin dış yüzeyi negatif yüklü olduğundan miseller birbirini iter.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Hidrokarbon zinciri yalnızca C ve H içerir, apolardır; apolar yağ ile London kuvvetleriyle etkileşir. Doğru. II: Yüklü karboksilat grupları yağla değil, su molekülleriyle iyon-dipol etkileşimi kurar; miselin dışında, suya dönük dururlar. Yanlış. III: Bütün misellerin yüzeyini negatif yüklü baş grupları kaplar; birbirini iten miseller birleşmez. Doğru.
Bir temizlik sırasında 14,9 g NaOCl içeren çamaşır suyu, 7,3 g HCl içeren tuz ruhuyla yanlışlıkla karıştırılıyor. Tepkime \(\text{NaOCl}(suda) + 2\text{HCl}(suda) \rightarrow \text{NaCl}(suda) + \text{Cl}_2(g) + \text{H}_2\text{O}(s)\) denklemine göre tam verimle gerçekleştiğine göre, açığa çıkan klor gazı normal koşullarda kaç litre hacim kaplar? (H: 1, O: 16, Na: 23, Cl: 35,5)
NaOCl: \(14{,}9 / 74{,}5 = 0{,}2\) mol; HCl: \(7{,}3 / 36{,}5 = 0{,}2\) mol. 0,2 mol NaOCl için 0,4 mol HCl gerekir; HCl yetmez, sınırlayıcı bileşendir. 0,2 mol HCl ile 0,1 mol \(\text{Cl}_2\) oluşur. Hacim \(0{,}1 \cdot 22{,}4 = 2{,}24\) L. Hesabı NaOCl üzerinden yapmak 4,48 L verir.
PET, etilen glikol (\(\text{C}_2\text{H}_6\text{O}_2\)) ile tereftalik asidin (\(\text{C}_8\text{H}_6\text{O}_4\)) kondenzasyon polimerleşmesiyle oluşur; polimerin tekrar eden birimi \(\text{C}_{10}\text{H}_8\text{O}_4\)'tür. Zincir uçları ihmal edildiğinde 1 920 g PET oluşurken kaç gram su açığa çıkar? (H: 1, C: 12, O: 16)
Birimin mol kütlesi \(120 + 8 + 64 = 192\) g/mol; \(1\,920 / 192 = 10\) mol birim oluşur. Bir glikol ve bir asit \(\text{C}_{10}\text{H}_{12}\text{O}_6\) eder; birimle farkı \(\text{H}_4\text{O}_2\), yani her birim için 2 \(\text{H}_2\text{O}\) ayrılır. 20 mol su: \(20 \cdot 18 = 360\) g. Birim başına bir su almak 180 g verir.
Bir markette satılan iki süt türünün etiketinde şu bilgiler yer alıyor: Pastörize süt: "Yaklaşık 72 °C'ta 15 saniye ısıl işlem görmüştür. +4 °C'ta saklayınız." UHT süt: "135 °C'un üzerinde birkaç saniye ısıl işlem görmüş ve steril ambalaja doldurulmuştur. Açıldıktan sonra buzdolabında saklayınız."
Buna göre
- I.Pastörize süt, bütün mikroorganizmaları öldürüldüğü için açılmadan oda sıcaklığında aylarca saklanabilir.
- II.UHT süt açılmadan oda sıcaklığında uzun süre saklanabilir.
- III.Ambalajı açılan UHT sütün buzdolabında saklanması, havadan bulaşan mikroorganizmaların çoğalmasını yavaşlatır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Pastörizasyon hastalık yapan mikroorganizmaların çoğunu öldürür ama gıdayı steril yapmaz; etiketteki +4 °C uyarısı da bunu gösterir. Yanlış. II: UHT işlemi ve steril ambalaj mikroorganizma bırakmaz; açılmamış süt oda sıcaklığında aylarca dayanır. Doğru. III: Açılan kaba havadan mikroorganizma bulaşır; soğutma bunların çoğalmasını yavaşlatır. Doğru.
Bir öğrenci üç deney tüpüne eşit hacimde su koyuyor. 1. tüpe saf su, 2. ve 3. tüplere \(\text{CaCl}_2\) çözülmüş su kullanıyor. 1. ve 2. tüplere eşit miktarda sabun, 3. tüpe aynı miktarda deterjan ekleyip tüpleri çalkalıyor. 1. ve 3. tüplerde bol köpük oluşurken 2. tüpte az köpük ve beyaz bir bulanıklık gözleniyor.
Buna göre
- I.2. tüpteki bulanıklık, sabun anyonlarının \(\text{Ca}^{2+}\) iyonlarıyla oluşturduğu çözünmeyen tuzdan kaynaklanır.
- II.2. tüpe sabun eklemeye devam edilirse hiçbir koşulda köpük oluşmaz.
- III.3. tüpte köpük oluşması, deterjanın kalsiyum tuzunun suda çözünmesiyle açıklanabilir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Sabun anyonları \(\text{Ca}^{2+}\) ile \((\text{C}_{17}\text{H}_{35}\text{COO})_2\text{Ca}\) gibi çözünmeyen bir tuz oluşturur; bulanıklık bu çökelektir. Doğru. II: Eklenen sabun önce \(\text{Ca}^{2+}\) iyonlarını çöktürür; bu iyonlar tükenince fazla sabun köpürür. Yanlış. III: Deterjanın sülfonat başının kalsiyum tuzu suda çözünür; deterjan çökmez ve köpürür. Doğru.
Bir geri dönüşüm tesisine üzerinde 1, 3, 5 ve 6 geri dönüşüm kodları bulunan dört tür plastik atık geliyor. Bu atıklardan hangilerinin polimeri, yalnızca karbon ve hidrojen atomlarından oluşan bir monomerin katılma polimerleşmesiyle elde edilmiştir?
1 PET'tir; kondenzasyon polimeridir ve monomerlerinde oksijen vardır. 3 PVC'dir; katılma polimeridir ama monomeri vinil klorür klor içerir. 5 PP (monomeri propilen, \(\text{C}_3\text{H}_6\)) ve 6 PS (monomeri stiren, \(\text{C}_8\text{H}_8\)) çift bağlı hidrokarbonların katılma polimerleridir.
Bir meyveli içeceğin etiketinde "İçindekiler: su, şeker, elma suyu konsantresi, asitlik düzenleyici (sitrik asit, E330), antioksidan (askorbik asit, E300), koruyucu (potasyum sorbat, E202)" yazıyor.
Buna göre
- I.İçecekte en çok bulunan bileşen sudur.
- II.E300 kodlu katkı maddesi C vitamini olarak da bilinir.
- III.E-kodu taşıdıkları için bu üç katkı maddesinin hepsi doğada bulunmayan yapay maddelerdir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: İçindekiler listesi bileşenleri miktarı azalan sırayla verir; ilk sıradaki su en çok bulunandır. Doğru. II: Askorbik asit C vitaminidir. Doğru. III: Sitrik asit limonda, askorbik asit meyve ve sebzelerde doğal olarak bulunur; E-kodu yalnızca kullanım izni verilmiş katkı maddesini tanımlar. Yanlış.
İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.