Maddenin Fiziksel Halleri
Katı, sıvı, gaz ve plazma; kristal türleri, buhar basıncı, kaynama ve dış basınç, viskozite, yüzey gerilimi, hal değişimleri ve ısınma eğrileri.
- Katı, sıvı, gaz ve plazma hallerinde taneciklerin düzenini, hareketini ve aralarındaki uzaklığı karşılaştırmayı
- Kristal ve amorf katıları ayırt etmeyi; iyonik, moleküler, kovalent ve metalik kristalleri özellikleriyle tanımayı
- Buharlaşma, buhar basıncı ve kaynama arasındaki ilişkiyi; kaynama noktasının dış basınçla nasıl değiştiğini
- Viskozite ve yüzey gerilimini, bunları etkileyen etkenleri ve günlük hayattaki örneklerini
- Gazların genel özelliklerini ve kinetik teorinin temel fikirlerini; plazmanın ne olduğunu
- Hal değişimlerini, ısınma ve soğuma eğrilerini okumayı; saf madde ile karışımı bu eğrilerden ayırmayı
Maddenin halleri ve tanecik modeli
Bir bardak su, içindeki buz küpleri ve bardağın üstündeki su buharı aynı maddedir: hepsi \(\text{H}_2\text{O}\) moleküllerinden oluşur. Onları birbirinden ayıran şey moleküllerin kendisi değil, nasıl dizildikleri ve nasıl hareket ettikleridir. Maddenin fiziksel hali, taneciklerin (atom, molekül ya da iyon) birbirine ne kadar yakın olduğuna, ne kadar düzenli dizildiğine ve ne tür bir hareket yaptığına göre belirlenir. Hal değiştiren bir maddenin kimliği değişmez; erime, kaynama ya da süblimleşme fiziksel değişimdir.
Bu farkın arkasında iki zıt eğilim vardır. Tanecikler arasındaki çekim kuvvetleri onları bir arada tutmaya çalışır; taneciklerin hareket enerjisi (kinetik enerji) ise onları birbirinden uzaklaştırmaya çalışır. Sıcaklık düşükken çekim baskındır ve madde katıdır. Isıtıldıkça tanecikler hızlanır, önce yerlerinden kayabilecek kadar serbestleşir (sıvı), sonra çekimden tamamen kurtulup birbirinden uzaklaşır (gaz).
| Özellik | Katı | Sıvı | Gaz |
|---|---|---|---|
| Taneciklerin düzeni | düzenli (kristalde) | düzensiz | tamamen düzensiz |
| Tanecikler arası uzaklık | çok küçük | küçük | çok büyük |
| Hareket | yalnız titreşim | titreşim, dönme, öteleme (kayma) | hızlı öteleme, dönme, titreşim |
| Şekil ve hacim | belirli şekil, belirli hacim | kabın şeklini alır, belirli hacim | kabın şeklini ve hacmini alır |
| Sıkıştırılabilirlik | çok az | çok az | kolay |
Katı ve sıvılarda tanecikler zaten birbirine dokunacak kadar yakındır; bu yüzden ikisi de neredeyse sıkıştırılamaz. Gazda ise taneciklerin kapladığı hacim, gazın toplam hacminin yanında çok küçüktür; aradaki boşluklar sayesinde gaz kolayca sıkıştırılır. Bir maddenin genellikle katısı sıvısından yoğundur. Su önemli bir istisnadır: buzda su molekülleri arasında boşluklu bir düzen oluşur ve buz sudan daha az yoğundur. Göllerin yüzeyden donması ve buzun suda yüzmesi bundandır.
Oda koşullarında sıvı ya da katı olan bir maddenin gaz haline buhar denir: su buharı, iyot buharı, alkol buharı. Oda koşullarında zaten gaz olan maddeler için (oksijen, azot) "gaz" sözcüğü kullanılır.
Katılar: kristal ve amorf katılar
Katılarda tanecikler yerlerinde titreşir ama yer değiştirmez; bu yüzden katıların belirli bir şekli ve hacmi vardır. Katılar, taneciklerinin dizilişine göre ikiye ayrılır. Kristal katılarda tanecikler üç boyutta, uzun mesafe boyunca kendini tekrar eden düzenli bir örgü oluşturur. Sofra tuzu, buz, kuvars, şeker ve metaller kristal katılardır. Amorf katılarda ise düzen yalnızca birkaç tanecik çevresinde vardır; uzun mesafede tanecikler gelişigüzel dizilir. Pencere camı, kauçuk ve birçok plastik amorf katıdır.
Bu yapı farkı ısıtıldıklarında açıkça görülür. Kristal bir katının bütün tanecikleri aynı ortamda bulunduğu için hepsi aynı sıcaklıkta serbestleşir: kristal katıların belirli bir erime noktası vardır. Amorf katılarda ise bazı tanecikler daha zayıf tutulduğu için önce onlar serbestleşir; amorf katı ısıtıldıkça belirli bir sıcaklık aralığında yavaş yavaş yumuşar. Cam ustasının camı kızdırıp şekil verebilmesi bu yumuşama aralığı sayesindedir. Kristaller kırıldığında düzgün yüzeyler verir; cam ise kavisli, keskin kenarlı parçalara ayrılır.
Kristal katıların türleri
Kristal katılar, örgüyü oluşturan taneciklerin türüne ve onları bir arada tutan etkileşime göre dört gruba ayrılır. Hangi grupta olduğunu bilmek, bir katının erime noktasını, sertliğini ve elektrik iletkenliğini tahmin etmeyi sağlar.
- İyonik kristaller: Örgü noktalarında pozitif ve negatif iyonlar sırayla dizilir ve güçlü iyonik bağlarla tutulur. NaCl (erime noktası 801 °C), MgO, KBr örnektir. Erime noktaları yüksektir, serttirler ama kırılgandırlar. Katı haldeyken iyonlar yerinden oynayamadığı için elektriği iletmezler; eridiklerinde ya da suda çözündüklerinde iyonlar serbestçe hareket eder ve elektriği iletirler.
- Moleküler kristaller: Örgü noktalarında moleküller bulunur. Molekül içindeki atomlar kovalent bağla bağlıdır, ama moleküller birbirine zayıf etkileşimlerle tutunur. Buz, iyot (\(\text{I}_2\), erime noktası 114 °C), kuru buz (katı \(\text{CO}_2\)) ve şeker örnektir. Erime noktaları genellikle düşüktür, yumuşaktırlar, katı ya da sıvı hallerinde elektriği iletmezler. İyot ve kuru buz gibi bazıları kolayca süblimleşir.
- Kovalent (ağ örgülü) kristaller: Bütün kristal, atomların birbirine kovalent bağlarla bağlandığı dev bir ağdır; ayrı moleküller yoktur. Elmas, grafit ve kuvars (\(\text{SiO}_2\), erime noktası yaklaşık 1 700 °C) örnektir. Erime noktaları çok yüksektir ve çoğu çok serttir; elmas bilinen en sert doğal maddedir. Genellikle elektriği iletmezler. Grafit önemli bir istisnadır: katmanlı yapısındaki serbest elektronlar sayesinde elektriği iletir ve kurşun kalem ucu olarak kullanılır.
- Metalik kristaller: Örgü noktalarında metal katyonları bulunur ve bu katyonların arasında serbestçe dolaşan değerlik elektronları (elektron denizi) vardır. Demir, bakır (erime noktası 1 085 °C), alüminyum ve sodyum örnektir. Katı halde de elektriği ve ısıyı iyi iletirler, parlaktırlar, tel ve levha haline getirilebilirler. Erime noktaları çok geniş bir aralıktadır: cıva oda sıcaklığında sıvıdır (erime noktası −39 °C), sodyum 98 °C'de erir, tungsten 3 400 °C'nin üstünde.
Sıvılar: buharlaşma ve buhar basıncı
Sıvıda tanecikler birbirine yakındır ama yerleri sabit değildir; birbirlerinin üzerinden kayarak hareket eder. Bu yüzden sıvılar akar, bulundukları kabın şeklini alır ama hacimleri belirlidir. Bir sıvıdaki taneciklerin hepsi aynı hızda hareket etmez; bazıları ortalamadan çok daha hızlıdır. Yüzeye yakın ve yeterince hızlı olan tanecikler, çevresindeki taneciklerin çekiminden kurtulup gaz haline geçer. Buna buharlaşma denir. Buharlaşma sıvının yalnızca yüzeyinde olur ve her sıcaklıkta gerçekleşir; açıkta bırakılan su, kaynamadığı halde zamanla azalır.
Buharlaşan tanecikler en enerjili olanlardır. Onlar ayrıldığında geride kalan taneciklerin ortalama enerjisi azalır, sıvı ve temas ettiği yüzey soğur. Terlemenin vücudu serinletmesi, ele sürülen kolonyanın serinlik hissi vermesi, toprak testideki suyun serin kalması hep buharlaşmanın soğutucu etkisindendir. Buharlaşma hızı sıcaklık arttıkça, sıvının yüzey alanı büyüdükçe, ortamdaki buhar (nem) azaldıkça ve hava hareketi (rüzgâr) arttıkça artar. Tanecikler arası çekimi zayıf olan sıvılar (eter, aseton, alkol) daha hızlı buharlaşır; bunlara uçucu sıvılar denir.
Şimdi sıvıyı kapalı ve havası boşaltılmış bir kaba koyalım. Başta yalnızca buharlaşma olur. Buhardaki tanecik sayısı arttıkça bazıları sıvı yüzeyine çarpıp yeniden sıvıya katılır (yoğuşma). Bir süre sonra birim zamanda buharlaşan ve yoğuşan tanecik sayıları eşitlenir; buhardaki tanecik sayısı artık değişmez. Bu durumda buharın yaptığı basınca sıvının o sıcaklıktaki buhar basıncı (denge buhar basıncı) denir.
Buhar basıncı yalnızca iki şeye bağlıdır:
- Sıcaklık: Sıcaklık arttıkça yüzeyden kopabilecek kadar hızlı tanecik sayısı artar ve buhar basıncı hızla yükselir.
- Sıvının cinsi (tanecikler arası çekim): Aynı sıcaklıkta tanecikler arası çekimi zayıf olan sıvının buhar basıncı büyüktür. 20 °C'de suyun buhar basıncı yaklaşık 18 mmHg, etanolünkü 44 mmHg, dietil eterinki 440 mmHg'dir. Su molekülleri arasındaki etkileşim üçünün içinde en güçlü olanıdır.
Kaynama ve dış basınç
Bir sıvı ısıtıldıkça buhar basıncı artar. Buhar basıncı sıvının üzerindeki dış basınca eşit olduğunda buhar kabarcıkları yalnızca yüzeyde değil, sıvının her yerinde oluşup büyüyebilir; sıvı kaynar. Kabarcık içindeki buharın basıncı dış basınçtan küçük olsaydı kabarcık ezilip kaybolurdu. Bu yüzden kaynama koşulu
biçiminde yazılır. Dış basınç 1 atm (760 mmHg) iken ölçülen kaynama noktasına normal kaynama noktası denir: suyunki 100 °C, etanolünki 78,4 °C, dietil eterinki 34,6 °C'dir. Saf bir sıvı kaynarken verilen ısı sıvıyı buhara dönüştürmek için kullanılır ve sıvının sıcaklığı sabit kalır. Isıtıcıyı güçlendirmek kaynamayı hızlandırır ama sıcaklığı yükseltmez.
Kaynama noktası sıvının miktarına bağlı değildir; bir bardak su da bir tencere su da deniz kıyısında 100 °C'de kaynar. Değişen, kaynamaya kadar geçen süre ve suyun tamamının buharlaşması için gereken ısıdır. Kaynama noktası ise dış basınca bağlıdır:
- Dış basınç azalırsa kaynama noktası düşer. Yükseklere çıktıkça atmosfer basıncı azalır. Yaklaşık 3 000 m yükseklikte hava basıncı 526 mmHg civarındadır ve su yaklaşık 90 °C'de kaynar. Everest zirvesinde (yaklaşık 250 mmHg) su 72 °C civarında kaynar; bu sıcaklıkta makarna ve yumurta zor pişer.
- Dış basınç artarsa kaynama noktası yükselir. Düdüklü tencerede buhar dışarı kaçamaz ve içerideki basınç yaklaşık 2 atm'ye çıkar. Su ancak buhar basıncı bu değere ulaştığında, yani yaklaşık 120 °C'de kaynar. Daha sıcak suda yemek daha kısa sürede pişer.
Buharlaşma ile kaynamanın farkını bir arada görmek işe yarar: buharlaşma her sıcaklıkta ve yalnız yüzeyde olur; kaynama belirli bir sıcaklıkta (buhar basıncı dış basınca eşitken) ve sıvının her yerinde olur. İkisi de ısı alan (endotermik) olaylardır.
Viskozite ve yüzey gerilimi
Viskozite, bir sıvının akmaya karşı gösterdiği dirençtir. Bal, gliserin ve motor yağı viskozitesi yüksek, su ve aseton viskozitesi düşük sıvılardır. Viskoziteyi belirleyen etkenler şunlardır:
- Tanecikler arası çekim: Çekim kuvvetleri güçlü olan sıvının tanecikleri birbirinin üzerinden zor kayar, viskozitesi büyüktür. Gliserin moleküllerinin her biri üç –OH grubuyla komşularına güçlü biçimde tutunur; gliserinin viskozitesi oda sıcaklığında suyunkinin bin katından fazladır.
- Taneciklerin büyüklüğü ve şekli: Uzun zincirli, birbirine dolanabilen moleküllerden oluşan sıvılar (yağlar) daha viskozdur.
- Sıcaklık: Sıcaklık arttıkça tanecikler çekimi daha kolay yener ve viskozite azalır. Bal ısıtılınca akışkanlaşır; soğuk havada motor yağı koyulaşır.
Viskozite sıvının miktarına bağlı değildir: bir kaşık bal ile bir kavanoz bal aynı sıcaklıkta aynı viskozitededir.
Yüzey gerilimi, bir sıvının yüzeyinin gerilmiş ince bir zar gibi davranmasıdır. Sıvının içindeki bir tanecik her yönden komşuları tarafından eşit çekilir. Yüzeydeki taneciğin ise üstünde komşusu yoktur; yanlardan ve içeriden çekilir. Bu net içe doğru çekim yüzeyi olabildiğince küçültmeye çalışır. Yüzey gerilimi sayesinde serbest düşen damlalar küreye yakın şekil alır (aynı hacim için en küçük yüzey küredir), kuru bir toplu iğne ya da jilet suyun yüzeyinde dikkatle bırakılırsa batmadan kalabilir, bazı böcekler su yüzeyinde yürüyebilir.
Yüzey gerilimi de tanecikler arası çekim güçlendikçe artar ve sıcaklık arttıkça azalır. Su, güçlü etkileşimleri nedeniyle yüzey gerilimi yüksek bir sıvıdır; cıvanınki ise metalik bağ nedeniyle çok daha yüksektir ve cıva damlaları neredeyse tam küre şeklindedir. Sabun ve deterjanlar suyun yüzey gerilimini azaltır; su böylece kumaşın liflerinin arasına daha kolay girer ve temizlik kolaylaşır. Sıcak suyla yıkamanın daha etkili olmasının nedenlerinden biri de sıcaklıkla yüzey geriliminin azalmasıdır.
Gazlar ve kinetik teori
Gaz tanecikleri birbirinden çok uzaktır ve aralarındaki çekim neredeyse yok sayılabilir. Bu yüzden gazlar bulundukları kabın tamamını doldurur, belirli bir şekilleri ve hacimleri yoktur, kolayca sıkıştırılır ve birbirleriyle her oranda karışarak homojen karışım oluşturur. Bir gazın başka bir gaz içinde kendiliğinden yayılmasına difüzyon denir; odanın bir köşesinde açılan parfümün kokusunun kısa sürede her yere ulaşması bir difüzyon örneğidir.
Gazların davranışını açıklayan kinetik teorinin temel fikirleri şunlardır:
- Gaz tanecikleri sürekli, gelişigüzel ve doğrusal hareket eder; yönleri yalnızca çarpışmalarla değişir.
- Taneciklerin kendi hacimleri, aralarındaki boşluğun yanında çok küçüktür.
- Tanecikler arasındaki çekim ve itme kuvvetleri ihmal edilecek kadar küçüktür.
- Tanecikler birbirleriyle ve kabın çeperiyle çarpışır; çarpışmalarda toplam kinetik enerji korunur. Gazın basıncı, taneciklerin kabın çeperine çarpmasından doğar.
- Taneciklerin ortalama kinetik enerjisi yalnızca mutlak sıcaklığa bağlıdır ve sıcaklıkla artar. Aynı sıcaklıktaki bütün gazların ortalama kinetik enerjisi eşittir.
Son madde önemli bir sonuç verir. Aynı sıcaklıkta He atomları ile \(\text{SO}_2\) moleküllerinin ortalama kinetik enerjisi aynıdır. Kinetik enerji \(\frac{1}{2}mv^2\) olduğundan, kütlesi küçük olan He atomları ortalama olarak çok daha hızlı hareket eder ve daha hızlı yayılır. Gazların basınç, hacim, sıcaklık ve miktar ilişkileri sayısal olarak AYT'deki Gazlar konusunda işlenir.
Plazma: maddenin dördüncü hali
Bir gaz çok yüksek sıcaklığa ısıtılırsa ya da güçlü bir elektrik alanına konursa atomlarından elektronlar kopar. Ortaya pozitif iyonlar, serbest elektronlar ve bir miktar nötr tanecikten oluşan bir karışım çıkar. Bu hale plazma denir. Plazma bütün olarak elektrikçe nötrdür ama içinde serbest yüklü tanecikler bulunduğu için elektriği iletir ve elektrik ile manyetik alanlardan etkilenir; bu özellikleriyle gazdan ayrılır.
Güneş ve diğer yıldızlar büyük ölçüde plazma halindedir; evrendeki görünür maddenin büyük bölümü bu haldedir. Dünya'da şimşek ve yıldırım, kutup ışıkları, neon reklam lambaları ve floresan lambaların içi plazma örnekleridir. Plazmayı oluşturmak için yüksek enerji gerektiği için Dünya yüzeyinde doğal olarak kalıcı plazma pek bulunmaz.
Hal değişimleri ve ısınma eğrisi
Hal değişimleri, maddenin ısı alarak ya da vererek bir halden diğerine geçmesidir. Isı alan (endotermik) değişimler tanecikleri birbirinden uzaklaştırır, ısı veren (ekzotermik) değişimler yaklaştırır:
| Isı alan | Isı veren |
|---|---|
| erime: katı → sıvı | donma: sıvı → katı |
| buharlaşma (kaynama): sıvı → gaz | yoğuşma: gaz → sıvı |
| süblimleşme: katı → gaz | kırağılaşma: gaz → katı |
Naftalinin ve kuru buzun zamanla küçülmesi süblimleşmedir. Kışın soğuk gecelerde havadaki su buharının sıvıya dönüşmeden doğrudan buz kristallerine dönüşmesiyle oluşan kırağı ise kırağılaşmadır. Saf bir madde için aynı basınçta erime noktası donma noktasına, kaynama noktası yoğuşma noktasına eşittir. Su 0 °C'de hem erir hem donar; hangi yönde ilerleyeceğini ısının alınması ya da verilmesi belirler.
Saf bir katıyı sabit hızla ısı veren bir ısıtıcıyla ısıtıp sıcaklığını zamana karşı çizersek ısınma eğrisi elde ederiz:
Eğri beş parçadan oluşur. Eğimli parçalarda madde tek haldedir (katı, sıvı ya da gaz) ve aldığı ısı sıcaklığını yükseltir; taneciklerin ortalama kinetik enerjisi artar. Yatay parçalarda ise iki hal bir aradadır ve sıcaklık, madde ısı almaya devam ettiği halde sabit kalır. Bu sırada alınan ısı, tanecikler arasındaki çekimi yenmek için harcanır: taneciklerin ortalama kinetik enerjisi değişmez, potansiyel enerjisi artar. İlk düzlük erime noktasında, ikincisi kaynama noktasındadır. Isıtıcı sabit hızla ısı verdiğine göre bir düzlüğün uzunluğu, o hal değişimi için gereken ısıyla orantılıdır. Kaynama düzlüğünün erime düzlüğünden genellikle çok daha uzun olmasının nedeni, taneciklerin birbirinden tamamen ayrılması için daha çok enerji gerekmesidir.
Aynı maddeden daha büyük kütleli bir örnek aynı ısıtıcıyla ısıtılırsa erime ve kaynama noktaları değişmez; yalnızca her parça daha uzun sürer. Erime ve kaynama noktası ayırt edici özelliktir; kütle ve hal değişimi süresi ise ayırt edici değildir. Soğuma eğrisi aynı şeyin tersidir: gaz soğur, yoğuşma düzlüğü (kaynama noktasında), sıvı soğur, donma düzlüğü (erime noktasında), katı soğur. Soğuma sırasında madde çevresine ısı verir.
Saf madde ile karışımın farkı
Saf bir madde sabit basınçta belirli bir sıcaklıkta erir ve belirli bir sıcaklıkta kaynar; hal değişimi süresince sıcaklık sabit kalır. Karışımlarda durum farklıdır. Tuzlu su ısıtıldığında 100 °C'nin biraz üstünde kaynamaya başlar. Kaynadıkça yalnızca su buharlaşır, tuz geride kalır; çözelti derişikleşir ve kaynama sıcaklığı giderek yükselir. Benzer biçimde tuzlu su 0 °C'nin altında donmaya başlar ve donarken sıcaklığı düşmeye devam eder. Karışımlarda hal değişimi tek bir sıcaklıkta değil, bir sıcaklık aralığında gerçekleşir.
Bu fark, bir sıvının saf olup olmadığını anlamak için kullanılır: kaynama ya da erime süresince sıcaklık değişiyorsa örnek karışımdır. Kışın buzlu yollara tuz serpilmesi de aynı ilkeye dayanır. Tuz, buzun yüzeyindeki ince su tabakasında çözünür; oluşan tuzlu su 0 °C'de donmaz, buz erir ve yol daha düşük sıcaklıklara kadar buzlanmaz. Hava çok soğuksa tuzun etkisi azalır.
Formüller
Çözümlü örnekler
1 atm basınçta erime ve kaynama noktaları aşağıda verilen maddelerin 25 °C'deki ve 50 °C'deki fiziksel halleri nedir?
| Madde | Erime noktası (°C) | Kaynama noktası (°C) |
|---|---|---|
| Etanol | −114 | 78 |
| İyot | 114 | 184 |
| Dietil eter | −116 | 35 |
| Cıva | −39 | 357 |
- Bir madde erime noktasının altında katı, erime ile kaynama noktası arasında sıvı, kaynama noktasının üstünde gazdır.
- 25 °C: etanol (−114 < 25 < 78), dietil eter (−116 < 25 < 35) ve cıva (−39 < 25 < 357) sıvıdır; iyot (25 < 114) katıdır.
- 50 °C: dietil eterin kaynama noktası 35 °C olduğundan 50 °C'de gazdır. Etanol ve cıva sıvı, iyot katı kalır.
Cevap: 25 °C'de etanol, dietil eter ve cıva sıvı, iyot katı; 50 °C'de dietil eter gaz, etanol ve cıva sıvı, iyot katı
Dört katının özellikleri şöyledir. A: erime noktası 801 °C, katıyken elektriği iletmez, eriyiği iletir, kırılgandır. B: erime noktası 1 085 °C, katıyken elektriği iletir, tel haline getirilebilir. C: erime noktası 114 °C, katı ve sıvı halde elektriği iletmez, kolayca süblimleşir. D: erime noktası yaklaşık 1 700 °C, katı ve sıvı halde elektriği iletmez, çok serttir. Bu katıların kristal türleri nedir?
- Katıyken elektriği ileten ve tel haline gelebilen B metaliktir.
- Katıyken iletmeyip eriyiği ileten A'da eriyince serbest kalan iyonlar vardır; A iyoniktir.
- C ve D hiç iletmez. Erime noktası düşük ve kolay süblimleşen C moleküler, erime noktası çok yüksek ve çok sert olan D kovalent ağ yapılıdır.
Cevap: A iyonik, B metalik, C moleküler, D kovalent (ağ örgülü)
Anlatımdaki ısınma eğrisi, saf bir X katısının 1 atm'de sabit hızla ısı veren bir ısıtıcıyla ısıtılmasına aittir. X'in erime ve kaynama noktaları kaçtır? 12. dakikada ve 25 °C'de X hangi haldedir? Taneciklerin ortalama kinetik enerjisi hangi zaman aralıklarında sabittir?
- Yatay parçalar −20 °C'de (4–9. dakikalar) ve 50 °C'de (19–31. dakikalar) bulunur. Isınmada ilk düzlük erime, ikincisi kaynamadır: erime noktası −20 °C, kaynama noktası 50 °C.
- 12. dakika 9 ile 19 arasındaki eğimli parçadadır; madde erimeyi bitirmiş, kaynamaya başlamamıştır, yani sıvıdır.
- 25 °C erime ve kaynama noktası arasında olduğu için X 25 °C'de sıvıdır.
- Ortalama kinetik enerji sıcaklıkla belirlenir; sıcaklığın sabit olduğu 4–9. ve 19–31. dakikalarda sabittir.
Cevap: Erime noktası −20 °C, kaynama noktası 50 °C; 12. dakikada sıvı; 25 °C'de sıvı; 4–9. ve 19–31. dakikalar
Anlatımdaki buhar basıncı-sıcaklık grafiğine göre 1 atm basınçta 50 °C'de dietil eter, etanol ve su hangi haldedir? Bu üç sıvıyı tanecikler arası etkileşimin büyüklüğüne ve 20 °C'deki buhar basıncına göre sıralayınız.
- 760 mmHg çizgisinin eğrileri kestiği yerler normal kaynama noktalarıdır: dietil eter 34,6 °C, etanol 78,4 °C, su 100 °C.
- 50 °C dietil eterin kaynama noktasının üstündedir; dietil eter gazdır. Etanol ve su kaynama noktalarının altında oldukları için sıvıdır.
- Aynı sıcaklıkta buhar basıncı büyük olan sıvının tanecikleri birbirini zayıf çeker. 20 °C'de buhar basınçları yaklaşık 440, 44 ve 18 mmHg'dir: dietil eter > etanol > su.
- Etkileşim sıralaması bunun tersidir: su > etanol > dietil eter. Kaynama noktası sıralaması da bununla uyumludur.
Cevap: Dietil eter gaz, etanol ve su sıvı; etkileşim su > etanol > dietil eter; buhar basıncı dietil eter > etanol > su
Everest zirvesinde hava basıncı yaklaşık 250 mmHg, düdüklü tencerenin içinde ise yaklaşık 2 atm'dir. Anlatımdaki suyun buhar basıncı eğrisine göre bu iki ortamda su yaklaşık kaç °C'de kaynar?
- Su, buhar basıncı dış basınca eşit olduğunda kaynar. Bu yüzden eğri üzerinde buhar basıncının dış basınca eşit olduğu sıcaklık aranır.
- 250 mmHg çizgisi eğriyi yaklaşık 72 °C'de keser. Zirvede su 100 °C'nin çok altında kaynar.
- 2 atm = 1 520 mmHg çizgisi eğriyi yaklaşık 121 °C'de keser. Düdüklü tencerede su 100 °C'nin üstünde kaynar ve yemek daha hızlı pişer.
Cevap: Everest zirvesinde yaklaşık 72 °C, düdüklü tencerede yaklaşık 121 °C
25 °C'de havası boşaltılmış 1 L ve 2 L hacimli iki kapalı kaba, tamamı buharlaşmayacak kadar su konuyor. Denge kurulduğunda iki kaptaki basınçları ve buhar halindeki su moleküllerinin sayılarını karşılaştırınız. (25 °C'de suyun buhar basıncı 23,8 mmHg'dir.)
- Buhar basıncı yalnızca sıcaklığa ve sıvının cinsine bağlıdır. İki kapta da aynı sıvı aynı sıcaklıktadır; ikisinde de basınç 23,8 mmHg'dir.
- Aynı basınç ve sıcaklıkta gaz tanecik sayısı hacimle orantılıdır. 2 L'lik kapta buhar halindeki molekül sayısı, 1 L'lik kaptakinin 2 katıdır.
- Bu fazla molekül, 2 L'lik kapta daha fazla suyun buharlaşmasıyla sağlanır; basınç yine değişmez.
Cevap: Basınçlar eşit (23,8 mmHg); 2 L'lik kapta buhar molekülü sayısı 2 katı
K ve L sıvıları 1 atm basınçta ısıtılıyor. Kaynama başladıktan sonra 2 dakika arayla ölçülen sıcaklıklar K için 100,0; 100,0; 100,0 °C, L için 100,8; 101,1; 101,5 °C'dir. Hangi sıvının karışım olduğu kesindir? K'nin saf su olduğu kesin midir?
- Saf bir sıvı sabit basınçta sabit sıcaklıkta kaynar. L'nin sıcaklığı kaynarken yükseliyor; L kesinlikle bir karışımdır (tuzlu su gibi).
- K sabit sıcaklıkta kaynıyor; bu, K'nin saf olmasıyla uyumludur.
- Ancak tek bir özellik maddeyi tanımaya yetmez. 1 atm'de 100 °C civarında kaynayan başka sıvılar da olabilir; K'nin su olduğunu söylemek için başka ayırt edici özellikler (erime noktası, yoğunluk) de bilinmelidir.
Cevap: L karışımdır; K saf olabilir ama su olduğu kesin değildir
50 g ve 100 g kütleli iki buz örneği −10 °C'den başlayarak 1 atm'de özdeş ısıtıcılarla ısıtılıyor. İki örneğin erime noktaları, kaynama noktaları ve erime süreleri nasıl karşılaştırılır?
- Erime ve kaynama noktası maddenin ayırt edici özelliğidir, kütleye bağlı değildir. İkisi de 0 °C'de erir, 100 °C'de kaynar.
- Eritmek için gereken ısı kütleyle orantılıdır; 100 g buz 50 g buzun 2 katı ısı ister.
- Isıtıcılar özdeş olduğundan (birim zamanda aynı ısıyı verdiğinden) 100 g'lık örneğin erime süresi 2 katıdır. Grafikte düzlükler aynı yükseklikte, ama büyük kütlenin düzlükleri 2 kat uzundur.
Cevap: Erime noktaları (0 °C) ve kaynama noktaları (100 °C) aynı; 100 g'lık örneğin erime süresi 2 katı
Gaz halindeki saf bir X maddesi 1 atm'de sabit hızla ısı veren bir ortamda soğutuluyor ve sıcaklığı ölçülüyor:
| Zaman (dk) | 0 | 2 | 4 | 6 | 8 | 10 | 12 | 14 | 16 | 18 | 20 | 22 | 24 |
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Sıcaklık (°C) | 90 | 60 | 60 | 60 | 55 | 45 | 35 | 25 | 15 | 5 | 5 | 5 | −5 |
X'in kaynama ve erime noktaları kaçtır? 10. ve 20. dakikalarda X hangi haldedir? 1 atm ve 25 °C'de X hangi haldedir?
- Soğumada sıcaklığın sabit kaldığı ilk aralık (60 °C) yoğuşmadır; yoğuşma noktası kaynama noktasına eşittir: 60 °C.
- İkinci sabit aralık (5 °C) donmadır; saf maddede donma noktası erime noktasına eşittir: 5 °C.
- 10. dakikada sıcaklık 45 °C'dir; yoğuşma bitmiş, donma başlamamıştır: X sıvıdır. 20. dakikada sıcaklık 5 °C'de sabittir: X donmaktadır, katı ve sıvı bir aradadır.
- 25 °C, 5 °C ile 60 °C arasındadır; X oda sıcaklığında sıvıdır. Bütün süreç boyunca X çevresine ısı verir.
Cevap: Kaynama noktası 60 °C, erime noktası 5 °C; 10. dakikada sıvı; 20. dakikada katı + sıvı; 25 °C'de sıvı
Sık yapılan hatalar
- Buhar basıncının sıvı miktarı, kap hacmi ya da yüzey alanıyla değiştiğini sanmak. Bunlar buharlaşma hızını ya da buhardaki tanecik sayısını değiştirir; dengedeki buhar basıncını yalnızca sıcaklık ve sıvının cinsi belirler.
- Kaynama noktasının sıvı miktarı arttıkça yükseldiğini düşünmek. Miktar kaynamaya kadar geçen süreyi değiştirir, kaynama noktasını değiştirmez; kaynama noktasını dış basınç değiştirir.
- Düdüklü tencerede suyun buhar basıncının arttığını söylemek. Aynı sıcaklıkta buhar basıncı aynıdır; artan, dış basınç ve dolayısıyla kaynama noktasıdır.
- Isınma eğrisinin yatay parçasında maddenin ısı almadığını ya da kinetik enerjisinin arttığını sanmak. Madde ısı alır, ama bu ısı potansiyel enerjiyi artırır; ortalama kinetik enerji sabit kalır.
- Süblimleşme ile kırağılaşmanın yönünü karıştırmak: katıdan gaza süblimleşme (ısı alır), gazdan katıya kırağılaşma (ısı verir).
- Düşük erime noktalı her katıyı moleküler sanmak. Sodyum 98 °C'de erir ama metalik kristaldir ve katı halde elektriği iletir.
- Hal değişimi sürelerinin eşit olmasından kütlelerin ya da maddelerin aynı olduğu sonucunu çıkarmak. Süre hem kütleye hem maddenin cinsine bağlıdır.
- Sabit sıcaklıkta kaynayan bir sıvının kesinlikle belirli bir madde (ör. su) olduğunu söylemek. Tek bir özellik maddeyi tanımlamaya yetmez.
Islak çamaşırlar güneşli ve rüzgârlı bir günde, açılarak serildiklerinde en hızlı kurur: sıcaklık suyun buharlaşma hızını artırır, rüzgâr çamaşırın çevresindeki nemli havayı uzaklaştırır, geniş yüzey daha çok molekülün aynı anda kaçmasına izin verir. Havadaki nem yüksekse buhar havaya daha zor karışır ve kuruma yavaşlar. Yaz günü terin, kolonyanın ya da ıslak bir bezin serinlik hissi vermesi buharlaşmanın ısı almasından kaynaklanır. Kışın buzlanan yollara serpilen tuz, buzun yüzeyindeki suyla tuzlu su oluşturur; tuzlu su saf sudan daha düşük sıcaklıkta donduğu için buz erir. Mutfakta düdüklü tencere içerideki basıncı yaklaşık 2 atm'ye çıkararak suyu 120 °C civarında kaynatır ve kuru fasulye gibi uzun pişen yemeklerin süresini kısaltır. Yüksek yaylalarda ise su 100 °C'nin altında kaynadığı için yemekler daha geç pişer.
Konu testi
27 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.
Aşağıdaki katılardan hangisi kovalent (ağ örgülü) kristal yapıdadır?
Kuvars (\(\text{SiO}_2\)) atomların birbirine kovalent bağlarla bağlandığı dev bir ağdır, ayrı molekül içermez. Kuru buz ve iyot moleküler, sodyum klorür iyonik, bakır metalik kristaldir.
Aşağıdaki katılardan hangisi amorf bir katıdır?
Camda tanecikler uzun mesafede düzenli dizilmez; cam belirli bir erime noktası göstermez, bir sıcaklık aralığında yumuşar. Buz moleküler, sofra tuzu iyonik, elmas kovalent, demir metalik kristaldir.
Aşağıdaki hal değişimlerinden hangisi gerçekleşirken madde çevresine ısı verir?
Kırağılaşma gazın doğrudan katıya dönüşmesidir; tanecikler birbirine yaklaşır ve ısı açığa çıkar. Erime, buharlaşma, kaynama ve süblimleşmede tanecikler birbirinden uzaklaşır; bunlar ısı alan değişimlerdir.
Saf X katısının 1 atm basınçta sabit hızla ısıtılmasına ait sıcaklık-zaman grafiği aşağıda verilmiştir.
Buna göre X'in normal kaynama noktası kaç °C'dir?
Isınmada ilk yatay parça (−10 °C) erime, ikinci yatay parça kaynamadır. İkinci düzlük 40 °C'dedir; 1 atm'de ölçüldüğü için bu normal kaynama noktasıdır. 60 °C yalnızca gazın ulaştığı son sıcaklıktır.
Gazlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Gaz tanecikleri sürekli, gelişigüzel ve doğrusal hareket eder (öteleme); yalnızca titreşim, katıların özelliğidir. Diğer ifadeler kinetik teoriye uygundur.
Plazma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Plazmada pozitif iyonlar ve serbest elektronlar bulunur; elektriği iletmesi ve alanlardan etkilenmesi bu yüklü taneciklerdendir. Plazma bütün olarak nötrdür ama yüklü tanecik içermeyen bir hal değildir.
Saf X katısının 1 atm basınçta sabit hızla ısı veren bir ısıtıcıyla ısıtılmasına ait sıcaklık-zaman grafiği aşağıda verilmiştir.
Buna göre
- I.8. dakikada X'in katı ve sıvı halleri bir arada bulunur.
- II.24. ve 32. dakikalarda X'in taneciklerinin ortalama kinetik enerjileri eşittir.
- III.X'in erimesi için harcanan ısı, kaynaması için harcanan ısıdan fazladır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: 4–10. dakikalarda sıcaklık −10 °C'de sabittir; X erimektedir, katı ve sıvı bir aradadır. Doğru. II: 24. ve 32. dakikalar 40 °C'deki kaynama düzlüğündedir; sıcaklık aynı olduğu için ortalama kinetik enerji de aynıdır. Doğru. III: Isıtıcı sabit hızla ısı verdiğinden ısı süreyle orantılıdır. Erime 6 dakika, kaynama 16 dakika sürer; erime için daha az ısı harcanır. Yanlış.
Düdüklü tencerede pişirilen yemeklerle ilgili
- I.Tencerenin içindeki suyun aynı sıcaklıktaki buhar basıncı, açık bir kaptaki suyunkinden büyüktür.
- II.Tencerenin içindeki basınç 1 atm'den büyüktür.
- III.Tencerenin içindeki su 100 °C'den yüksek bir sıcaklıkta kaynar.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Buhar basıncı yalnızca sıcaklığa ve sıvının cinsine bağlıdır; aynı sıcaklıkta aynıdır. Yanlış. II: Buhar dışarı kaçamadığı için içerideki basınç yaklaşık 2 atm'ye çıkar. Doğru. III: Kaynama için buhar basıncının bu yüksek dış basınca ulaşması gerekir; su yaklaşık 120 °C'de kaynar. Doğru.
Viskozite ve yüzey gerilimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Viskozite tanecikler arası çekime, tanecik büyüklüğüne ve sıcaklığa bağlıdır; sıvının miktarına bağlı değildir. Sıcaklık arttıkça hem viskozite hem yüzey gerilimi azalır; deterjan suyun yüzey gerilimini düşürür.
Aşağıdaki olaylardan hangileri sıvıların yüzey gerilimiyle açıklanır?
- I.Musluktan damlayan su damlalarının küreye yakın bir şekil alması
- II.Balın kaşıktan yavaş akması
- III.Kuru bir toplu iğnenin su yüzeyine yavaşça bırakıldığında batmadan kalabilmesi
I: Yüzey gerilimi yüzeyi en küçük yapmaya çalışır; aynı hacim için en küçük yüzey küredir. III: Gerilmiş zar gibi davranan yüzey, iğnenin ağırlığını taşıyabilir. II: Balın yavaş akması akmaya karşı dirençtir, yani viskozitedir; yüzey gerilimiyle açıklanmaz.
20 °C'de havası boşaltılmış üç kapalı kaptan birincisine 50 mL saf su, ikincisine 100 mL saf su, üçüncüsüne 50 mL etil alkol konuyor. Sıcaklık 20 °C'de sabit tutulurken her kapta sıvı-buhar dengesi kuruluyor ve kaplarda sıvı kalıyor. Kaplardaki basınçlar sırasıyla \(P_1\), \(P_2\) ve \(P_3\) olduğuna göre bunlar arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisidir? (20 °C'de etil alkolün buhar basıncı suyunkinden büyüktür.)
Kaplarda yalnız buhar bulunduğu için basınç, sıvının o sıcaklıktaki buhar basıncıdır. Buhar basıncı sıvı miktarına bağlı değildir: \(P_1 = P_2\). Aynı sıcaklıkta etil alkolün buhar basıncı (yaklaşık 44 mmHg) suyunkinden (yaklaşık 18 mmHg) büyüktür: \(P_3\) en büyüktür.
Islak çamaşırların daha kısa sürede kuruması için
- I.çamaşırları güneşli ve sıcak bir günde asmak,
- II.çamaşırları rüzgâr alan bir yere asmak,
- III.çamaşırları katlamadan, açarak sermek
işlemlerinden hangileri uygulanabilir?
I: Sıcaklık arttıkça yüzeyden kopabilecek kadar hızlı su molekülü sayısı artar, buharlaşma hızlanır. II: Rüzgâr çamaşırın çevresinde biriken nemli havayı uzaklaştırır; buhar daha kolay ayrılır. III: Açarak sermek buharlaşma yüzeyini büyütür. Üçü de kuruma süresini kısaltır.
Özdeş ısıtıcılarla 1 atm basınçta ısıtılan saf X ve Y katılarının sıcaklık-zaman grafiği aşağıda verilmiştir.
Buna göre
- I.X'in erime noktası Y'ninkinden düşüktür.
- II.8. dakikada Y'nin tamamı sıvı haldedir.
- III.X'in normal kaynama noktası 70 °C'dir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: X 10 °C'de, Y 30 °C'de erir. Doğru. II: Y 4–10. dakikalarda 30 °C'de erimektedir; 8. dakikada katı ve sıvı Y bir aradadır. Yanlış. III: X erimeyi 6. dakikada bitirmiştir; 12. dakikadan sonraki 70 °C düzlüğü kaynamadır ve 1 atm'de ölçülmüştür. Doğru.
Gaz halindeki saf X maddesinin 1 atm basınçta soğutulmasına ait sıcaklık-zaman grafiği aşağıda verilmiştir.
Buna göre
- I.X'in normal kaynama noktası 80 °C'dir.
- II.15. dakikada X sıvı haldedir.
- III.20 °C'de X'in katı ve sıvı halleri bir arada bulunabilir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Soğumada ilk düzlük (80 °C) yoğuşmadır; saf maddede yoğuşma noktası kaynama noktasına eşittir. Doğru. II: 12–18. dakikalarda sıcaklık düşmektedir ve yoğuşma bitmiştir; X sıvıdır. Doğru. III: 20 °C'deki düzlük donmadır; donma sırasında katı ve sıvı bir aradadır. Doğru.
NaCl, iyot, elmas ve bakır katılarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
İyot moleküllerini bir arada tutan etkileşimler zayıftır; iyot 114 °C'de erir. Erime noktası en düşük olan iyottur. NaCl 801 °C'de, bakır 1 085 °C'de erir; elmasın erime noktası ise çok daha yüksektir.
Aşağıdaki olayların hangisinde gerçekleşen hal değişimi sırasında madde çevresine ısı verir?
Şişenin soğuk yüzeyine değen havadaki su buharı yoğuşur; yoğuşma ısı veren bir hal değişimidir. Kolonyanın buharlaşması, naftalinin süblimleşmesi, buzun erimesi ve çamaşırdaki suyun buharlaşması ısı alan değişimlerdir.
Kışın buzlanan yollara tuz serpilmesiyle ilgili
- I.Tuz, buzun erime noktasını yükselterek buzu eritir.
- II.Tuzlu su, saf sudan daha düşük bir sıcaklıkta donmaya başlar.
- III.Yolda oluşan tuzlu su tek bir sıcaklıkta değil, bir sıcaklık aralığında donar.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Tuz donma (erime) noktasını yükseltmez, düşürür. Yanlış. II: Tuzlu su 0 °C'nin altında donmaya başlar; bu yüzden buz 0 °C'nin altında da eriyebilir. Doğru. III: Tuzlu su bir karışımdır; buz oluştukça kalan çözelti derişikleşir ve donma sıcaklığı düşmeye devam eder. Doğru.
1 atm basınçta erimekte olan saf buz-su karışımına, buzun tamamı eriyinceye kadar ısı veriliyor. Bu sürede
- I.karışımın sıcaklığı artar,
- II.taneciklerin ortalama kinetik enerjisi değişmez,
- III.taneciklerin potansiyel enerjisi azalır
yargılarından hangileri doğrudur?
Saf maddenin erimesi sırasında sıcaklık 0 °C'de sabit kalır (I yanlış); sıcaklık değişmediği için ortalama kinetik enerji de değişmez (II doğru). Alınan ısı tanecikler arasındaki çekimi yenmek için harcanır; potansiyel enerji azalmaz, artar (III yanlış).
Saf K, L ve M sıvılarının buhar basıncı-sıcaklık grafiği aşağıda verilmiştir.
Buna göre
- I.Normal kaynama noktası en yüksek olan M'dir.
- II.Tanecikleri arasındaki çekim kuvvetleri en büyük olan K'dir.
- III.Aynı sıcaklıkta en hızlı buharlaşan K'dir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: 760 mmHg çizgisini K 40 °C'de, L 80 °C'de, M 100 °C'de keser; normal kaynama noktası en yüksek olan M'dir. Doğru. II: Aynı sıcaklıkta buhar basıncı en büyük olan K'dir; tanecikler arası çekimi en zayıf olan da K'dir. Yanlış. III: Buhar basıncı en büyük olan sıvı en uçucu olandır ve en hızlı buharlaşır. Doğru.
Saf K, L ve M sıvılarının buhar basıncı-sıcaklık grafiği aşağıda verilmiştir.
Buna göre
- I.Dış basıncın 380 mmHg olduğu bir ortamda L, 60 °C'de kaynar.
- II.1 atm basınçta ve 50 °C'de K gaz, L ve M sıvı haldedir.
- III.80 °C'de M'nin buhar basıncı 760 mmHg'dir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: L'nin eğrisi 380 mmHg'ye 60 °C'de ulaşır; buhar basıncı dış basınca eşit olduğunda sıvı kaynar. Doğru. II: 1 atm'de kaynama noktaları K için 40 °C, L için 80 °C, M için 100 °C'dir. 50 °C, K'nin kaynama noktasının üstünde, diğerlerininkinin altındadır. Doğru. III: M'nin buhar basıncı 80 °C'de 380 mmHg'dir; 760 mmHg'ye 100 °C'de ulaşır. Yanlış.
Üç sıvı örneği 1 atm basınçta ısıtılıyor. Kaynamaya başladıkları sıcaklıklar ve kaynama süresince sıcaklıklarının nasıl değiştiği aşağıdaki tabloda verilmiştir.
| Örnek | Kaynamaya başladığı sıcaklık (°C) | Kaynama süresince sıcaklık |
|---|---|---|
| K | 78 | sabit kalıyor |
| L | 101 | yükseliyor |
| M | 100 | sabit kalıyor |
Buna göre
- I.M kesinlikle saf sudur.
- II.L saf bir madde değildir.
- III.K ile M farklı maddelerdir.
yargılarından hangileri kesinlikle doğrudur?
I: Sabit sıcaklıkta kaynamak saflıkla uyumludur ama tek bir özellik maddeyi tanımlamaya yetmez; M'nin su olduğu kesin değildir. II: Saf madde sabit basınçta sabit sıcaklıkta kaynar; kaynarken sıcaklığı yükselen L karışımdır. Doğru. III: Aynı basınçta aynı madde aynı sıcaklıkta kaynar; kaynamaya başlama sıcaklıkları farklı olan K ve M aynı madde olamaz. Doğru.
Sabit sıcaklıkta tutulan pistonlu bir kapta yalnızca su ve su buharı dengededir. Piston yukarı çekilerek kabın hacmi artırılıyor ve sıcaklık değiştirilmeden, kapta bir miktar sıvı su kalacak biçimde denge yeniden kuruluyor. İlk duruma göre
- I.su buharının basıncı değişmez,
- II.sıvı suyun kütlesi azalır,
- III.buhar halindeki su moleküllerinin sayısı artar
yargılarından hangileri doğrudur?
I: Kapta sıvı kaldığı sürece buhar basıncı yalnızca sıcaklığa bağlıdır; sıcaklık sabit olduğundan değişmez. Doğru. III: Aynı basınç ve sıcaklıkta daha büyük hacmi doldurmak için daha çok buhar molekülü gerekir; molekül sayısı hacimle orantılı artar. Doğru. II: Bu fazladan moleküller sıvının buharlaşmasıyla gelir; sıvının kütlesi azalır. Doğru.
1 atm basınçta normal kaynama noktaları aseton için 56 °C, etil alkol için 78 °C, su için 100 °C'dir. Buna göre
- I.20 °C'de buhar basıncı en büyük olan sudur.
- II.Tanecikleri arasındaki etkileşim en güçlü olan sudur.
- III.Dış basıncın 1 atm'den küçük olduğu bir yerde üç sıvının da kaynama noktası tablodaki değerlerden yüksek olur.
yargılarından hangileri doğrudur?
I: Aynı dış basınçta kaynama noktası düşük olan sıvının aynı sıcaklıktaki buhar basıncı büyüktür; 20 °C'de buhar basıncı en büyük olan asetondur, en küçük olan sudur. Yanlış. II: Buhar basıncı en küçük, kaynama noktası en yüksek olan sudur; tanecikler arası etkileşimi en güçlü olan da sudur. Doğru. III: Dış basınç azalırsa buhar basıncı bu basınca daha düşük sıcaklıkta ulaşır; kaynama noktaları düşer. Yanlış.
Bazı katıların özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir.
| Katı | Erime noktası (°C) | Katı halde elektrik iletkenliği | Sıvı halde elektrik iletkenliği | Diğer |
|---|---|---|---|---|
| X | 801 | iletmez | iletir | kırılgan |
| Y | 114 | iletmez | iletmez | kolayca süblimleşir |
| Z | yaklaşık 1 700 | iletmez | iletmez | çok sert |
| T | 98 | iletir | iletir | bıçakla kesilebilir |
Buna göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
T katı halde elektriği iletir; bu, serbest elektronları olan metalik kristallerin özelliğidir. Düşük erime noktası tek başına moleküler kristal göstergesi değildir (sodyum 98 °C'de erir). X'in eriyiği iletir ama katısı iletmez: iyonik. Y hiç iletmez, erime noktası düşük ve kolay süblimleşir: moleküler. Z hiç iletmez, çok sert ve erime noktası çok yüksek: kovalent. Y'nin erime noktası Z'ninkinden çok düşüktür; etkileşimleri daha zayıftır.
Suyun bazı sıcaklıklardaki buhar basınçları aşağıdaki tabloda verilmiştir.
| Sıcaklık (°C) | 60 | 70 | 80 | 90 | 100 |
|---|---|---|---|---|---|
| Buhar basıncı (mmHg) | 149 | 234 | 355 | 526 | 760 |
Hava basıncının 526 mmHg olduğu bir dağ köyünde açık bir kapta su ısıtılıyor. Buna göre
- I.Su yaklaşık 90 °C'de kaynar.
- II.Köyde 80 °C'deki suyun buhar basıncı, deniz kıyısındaki 80 °C'lik suyunkinden küçüktür.
- III.Köyde suyun 100 °C'de kaynaması için kabın içindeki basıncın 760 mmHg'ye çıkarılması gerekir.
yargılarından hangileri doğrudur?
I: Su, buhar basıncı dış basınca (526 mmHg) eşit olduğunda kaynar; tabloya göre bu 90 °C'dedir. Doğru. II: Buhar basıncı yalnızca sıcaklığa bağlıdır; 80 °C'de her yerde 355 mmHg'dir. Yanlış. III: 100 °C'deki buhar basıncı 760 mmHg'dir; suyun 100 °C'de kaynaması için üzerindeki basıncın 760 mmHg olması gerekir (kapalı, basınçlı bir kap). Doğru.
Aynı sıcaklıktaki He ve \(\text{SO}_2\) gazlarıyla ilgili
- I.He atomlarının ve \(\text{SO}_2\) moleküllerinin ortalama kinetik enerjileri eşittir.
- II.\(\text{SO}_2\) molekülleri He atomlarından ortalama olarak daha hızlı hareket eder.
- III.Aynı koşullarda bir odanın iki ucunda aynı anda açılan kaplardan \(\text{SO}_2\) gazı He gazından daha hızlı yayılır.
yargılarından hangileri doğrudur? (He: 4, O: 16, S: 32)
I: Ortalama kinetik enerji yalnız mutlak sıcaklığa bağlıdır; aynı sıcaklıkta bütün gazlarda eşittir. Doğru. II: Kinetik enerjiler eşitken kütlesi küçük olan tanecik daha hızlıdır; He (4) \(\text{SO}_2\)'den (64) hafiftir, He daha hızlıdır. Yanlış. III: Daha hızlı hareket eden He tanecikleri daha hızlı yayılır. Yanlış.
Özdeş ısıtıcılarla 1 atm basınçta ısıtılan saf X ve Y katılarının sıcaklık-zaman grafiği aşağıda verilmiştir. X ve Y'nin kütleleri eşittir.
Buna göre
- I.Kütlece eşit miktarlarını eritmek için Y'ye X'ten daha fazla ısı verilmesi gerekir.
- II.Katı haldeyken X'in sıcaklığı Y'ninkinden daha hızlı artar.
- III.X ve Y aynı maddedir.
yargılarından hangileri doğrudur?
I: Isıtıcılar özdeş olduğu için verilen ısı süreyle orantılıdır. X 2–6. dakikalarda (4 dakika), Y 4–10. dakikalarda (6 dakika) erir; Y daha çok ısı ister. Doğru. II: Katı X 2 dakikada 30 °C, katı Y 4 dakikada 50 °C ısınır; dakikada X 15 °C, Y 12,5 °C ısınır. Doğru. III: Erime noktaları (10 °C ve 30 °C) farklıdır; erime noktası ayırt edici özellik olduğundan aynı madde olamazlar. Yanlış.
İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.