Bakır Ve Manganez Elementlerinden Mıknatıs Elde Edildi

Bakır Ve Manganez Elementlerinden Mıknatıs Elde Edildi Nature dergisinde yayınlanan Edwin Cartlidge’in haberine göre : İki manyetik olmayan metal bakır ve manganez mıknatısa dönüştürülebilir. Bu sürpriz etki metallerin ince...

Bakır Ve Manganez Elementlerinden Mıknatıs Elde Edildi

Nature dergisinde yayınlanan Edwin Cartlidge’in haberine göre :

İki manyetik olmayan metal bakır ve manganez mıknatısa dönüştürülebilir. Bu sürpriz etki metallerin ince filmlerinin karbon bazlı organik moleküllerle birleştirilmesiyle elde edildi.

Mıknatısa dönüşen metallerin manyetik alanları henüz çok zayıf ve bir kaç gün sonra kaybolup gidiyor. Fakat , bu buluş tıp alanında görüntüleme için kullanılabilecek yeni bir çeşit hibrit metal-organik mıknatıslar üretmemize olanak sağlayabilir.

Demir gibi daimi mıknatıslar , çekme kuvvetini yapısında yer alan elektronlarının spininden elde ederler. Bu kuantum mekaniksel özellik her bir elektronun kendi manyetik alanını oluşturduğunu ima eder. Çoğu elektron çiftlendiğinden spinleri birbirini yok eder ve toplamda hiç bir etki yaratmaz, fakat bazı çiftlenmeyen elektronlar uygulanan dış manyetik alanlarla ayni doğrultuda dizilirler, daha sonra bu dış manyetik alan kalktığında ise ayni şekilde kalırlar. Bu ayni doğrultuda dizilen elektronların küçük etkilerinin toplamı demir ,kobalt ve nikel gibi metallerin oda sicakliginda mıknatıs olmasına olanak verir.

İngiltere’de University of Leeds ‘te çalışan bilim insanları bakır ve manganezinde bu şekilde davranabilmesini başardılar. Bu başarı, metal filmlerin buckyballs adi verilen , 60 karbon atomunun birleşmesiyle oluşan molekülün katmanları üzerine dizilmesiyle elde edildi. Bcukyballs molekülünün seçilmesinin nedeni , metallerden elektron koparma becerisinin yüksek olmasından kaynaklanıyor. Bu olay, ince filmlerin buckyballs molekülüne yakın , bir kaç nanometrelik bölgede kısmi olarak mıknatıs özelliği göstermesini sağladı. Bir dış manyetik alan uygulanıp kaldırıldığında , suni olarak elde edilen mıknatıs olma özelliğinin yüzde 10’u kadarı kaybolmadı ve bu şekilde zayıf bir mıknatıs elde edildi.

Araştırmacılar bu yenilikçi tekniğin gelecekte Manyetik rezonans görüntülemede kullanılan gadolinyuma alternatif olabilmesini umuyorlar. Rüzgar türbinlerinde de ayrıca kullanılabileceğini düşünüyorlar. Rüzgar türbinleri manyetik materyallerden oluşan elektrik jeneratörlerine sahiptir. Yüksek miktarda enerji elde ederken materyallerin kutuplaşmasını da koruması gerekiyor. Türbinler şu anda demir ,kobalt ve nikelin bazı nadir elde edilen metaller ile oluşan karışımı kullanıyorlar. Fakat bu elementleri elde etmek zor ve maliyetleri yüksektir

Bu projede yer alan araştırmacılar sonuçların oda sıcaklığında alınmasının önemli olduğunu düşünüyor .Bu özellik yüksek kapasiteli bilgisayar veri kayıtlarında kullanılabilir: manyetik “bitler” metal ve buckyballs molekülleri arasında kaydedilebilir. Fakat su aşamada mıknatıs olma özelliği materyal oksitlendiğinden , bir kaç gün sonunda ortadan kayboluyor. Araştırmacılar bu sürenin materyal kaplanırsa daha uzun olacağını düşünüyor.

Elbette daha iyi sonuçlar elde etmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Fakat ilerde bu yapay mıknatıslık daha uzun sure korunabilirse hayatin bir çok alanında yeniliklere sebep olabilir.

Kaynak : http://www.nature.com/news/non-magnetic-metals-turned-into-magnets-1.18129?WT.mc_id=FBK_NATURE_1507_BHSTONERCRITERION_PORTFOLIO

Kategori
BÜLTEN

Dr. Atac lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesinde aldı. Doktora derecesini 2017 yılında Temple Üniversitesinde, Coulomb Sum Rule adı verilen Deney üzerinde çalışarak elde etti. Şu an Temple Üniversitesinde Research Assistant Professor olarak çalışmaktadır. Dr. Atac ayrıca Fizik Akademisi’nin kurucusudur.

Benzer Yazılar

  • Artemis II Dünya’ya Döndü

    İnsanlığın Ay’a dönüşünü simgeleyen Artemis II görevi, 10 Nisan 2026’da başarıyla tamamlandı ve astronotlar güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndü. Yarım yüzyıldan fazla bir sürenin ardından gerçekleştirilen bu tarihi...
  • Fizikçiler Uzun Yıllardır Anlaşılamayan Proton Yük Yarıçapı Problemini Çözdü

    Modern fiziğin en büyük başarılarından biri olan Standart Model, doğadaki temel parçacıkları ve etkileşimleri olağanüstü doğrulukla açıklamaktadır. Ancak bu modelin gerçekten kusursuz olup olmadığını anlamanın yolu, onu mümkün olan...
  • Temiz Enerji Gerçekten Temiz mi?

    İklim değişikliğiyle mücadelede en iddialı hedeflerden biri “net sıfır emisyon” kavramıdır. Küresel sıcaklık artışını 1.5 °C ile sınırlamak için enerji sistemlerinin hızla karbonsuzlaştırılması gerektiği artık bilimsel bir uzlaşıdır. Ancak...
  • Çernobil Felaketi’nden 40 Yıl Sonra: Doğa Ne Anlatıyor?

    1986 yılında Ukrayna’da meydana gelen Çernobil Felaketi, yalnızca nükleer mühendislik tarihinin değil, aynı zamanda çevre bilimlerinin de en çarpıcı olaylarından biri olarak kabul edilir. Patlama sonrası atmosfere yayılan radyoaktif...