Pyotr Kapitsa

Düşük Sıcaklıklar Fiziğinin Öncüsü: Pyotr Kapitsa ve Süperakışkanlığın Keşfi Modern fiziğin en nevi şahsına münhasır figürlerinden biri olan Pyotr Kapitsa, maddeyi uç noktalarda inceleyerek evrenin işleyişine dair temel anlayışımızı...

Düşük Sıcaklıklar Fiziğinin Öncüsü: Pyotr Kapitsa ve Süperakışkanlığın Keşfi

Modern fiziğin en nevi şahsına münhasır figürlerinden biri olan Pyotr Kapitsa, maddeyi uç noktalarda inceleyerek evrenin işleyişine dair temel anlayışımızı değiştirmiş bir bilim insanıdır. 8 Temmuz 1894’te Rusya’nın Kronstadt kentinde doğan Kapitsa, mühendislik eğitimiyle başlayan kariyerini Nobel Ödülü ile taçlandırılan bir fizik dehasına dönüştürmüştür.

Eğitim ve Cambridge Yılları

Petrograd Politeknik Enstitüsü’ndeki eğitiminin ardından Kapitsa, kariyerinin en verimli dönemlerinden birini geçireceği Cambridge Üniversitesi’ne gitti. Burada atom çekirdeğinin babası olarak bilinen Ernest Rutherford ile çalışma fırsatı buldu. Cambridge’deki çalışmaları başlangıçta ekstrem koşullar üzerine yoğunlaşmıştı; özellikle çok güçlü manyetik alanlar oluşturma ve bu alanların madde üzerindeki etkilerini inceleme konusunda uzmanlaştı.

Ancak Kapitsa’nın asıl devrimi, ilgisini “mutlak sıfıra” yakın sıcaklıklara, yani ultra düşük sıcaklıklar fiziğine (kriyojenik) çevirmesiyle başladı.

Zorunlu Dönüş ve Sovyetler Birliği Dönemi

1934 yılında bir ziyaret için gittiği Sovyetler Birliği’nde, Stalin yönetimi tarafından pasaportuna el konularak ülkeden ayrılması yasaklandı. Bu zorunlu ikamet, Kapitsa’yı bilimden koparmadı. Moskova’da kurulan Fizik Problemleri Enstitüsü’nün başına geçerek araştırmalarına burada devam etti. Kendi tasarladığı helyum sıvılaştırma cihazları sayesinde, düşük sıcaklık araştırmalarında dünya lideri konumuna geldi.

Süperakışkanlığın Keşfi: Helyum-4

1937 yılında Kapitsa, fizik dünyasını sarsan o meşhur keşfini gerçekleştirdi: Helyum-4’ün süperakışkanlık hali. Sıvı helyum, 2.17  K (Lambda noktası) sıcaklığının altına soğutulduğunda, klasik fizik kurallarıyla açıklanamayan bir davranış sergiler. Kapitsa, bu haldeki helyumun:

  • Viskozitesinin (iç sürtünme) sıfıra indiğini,

  • Entropisinin sıfıra yaklaştığını,

  • En küçük gözeneklerden bile hiçbir dirençle karşılaşmadan akabildiğini kanıtladı.

Bu keşif, sadece düşük sıcaklıklar fiziği için değil, aynı zamanda kuantum mekaniğinin makroskobik ölçekte gözlemlenebilmesi açısından da devrim niteliğindeydi.

Nobel Ödülü ve Mirası

Pyotr Kapitsa, bilime olan bu devasa katkısı için ancak yıllar sonra, 1978 yılında Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldü. Sadece bir teorisyen değil, aynı zamanda usta bir deneyci ve mühendis olan Kapitsa, zorlu politik iklimlere rağmen bilimsel dürüstlüğünden ve merakından asla ödün vermemiştir. Bugün modern MR cihazlarından parçacık hızlandırıcılara kadar pek çok teknoloji, onun düşük sıcaklıklar ve manyetik alanlar üzerine yaptığı öncü çalışmalara çok şey borçludur.

Kategori
Bilim İnsanlarıBÜLTEN

Dr. Atac lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesinde aldı. Doktora derecesini 2017 yılında Temple Üniversitesinde, Coulomb Sum Rule adı verilen Deney üzerinde çalışarak elde etti. Şu an Temple Üniversitesinde Research Assistant Professor olarak çalışmaktadır. Dr. Atac ayrıca Fizik Akademisi’nin kurucusudur.

Benzer Yazılar