Karışımlar ve Ayırma Yöntemleri
Homojen ve heterojen karışımlar, çözünme, kütlece ve hacimce yüzde, ppm, seyreltme ve karıştırma hesapları, çözünürlük, donma-kaynama noktası ve ayırma yöntemleri.
- Saf madde ile karışımı ayırmayı; homojen ve heterojen karışımları (çözelti, süspansiyon, emülsiyon, aerosol, kolloit) örnekleriyle tanımayı
- Çözünmenin tanecik düzeyinde nasıl gerçekleştiğini, iyonik ve moleküler çözünmeyi ve "benzer benzeri çözer" ilkesini
- Çözünme hızını etkileyen etkenleri, çözünme hızı ile çözünürlüğün farkını; doymuş, doymamış ve aşırı doymuş çözeltiyi
- Kütlece yüzde, hacimce yüzde ve ppm derişimlerini; su ekleme, buharlaştırma ve iki çözeltiyi karıştırma hesaplarını
- Çözeltilerin saf çözücüden daha düşük sıcaklıkta donmasını ve daha yüksek sıcaklıkta kaynamasını günlük örneklerle yorumlamayı
- Süzme, ayırma hunisi, damıtma, kristallendirme, buharlaştırma, mıknatıs, flotasyon, ekstraksiyon, santrifüj ve diyalizin hangi özellik farkına dayandığını
Saf madde ve karışım
Bir bardak saf suyun her damlası aynı \(\text{H}_2\text{O}\) moleküllerinden oluşur. Bu yüzden saf suyun bileşimi bellidir, sabit basınçta belirli bir sıcaklıkta kaynar ve donar. Tek tür tanecikten oluşan bu tür maddelere saf madde denir. Elementler (demir, oksijen gazı, helyum) ve bileşikler (su, sofra tuzu, karbon dioksit) saf maddedir. Bileşik ile karışım arasındaki fark önceki konulardan tanıdık: bileşikte elementler belirli bir kütle oranıyla kimyasal olarak bağlanır ve ancak kimyasal yolla ayrılır.
Birden fazla saf maddenin kendi özelliklerini kaybetmeden bir araya gelmesiyle karışım oluşur. Şekerli suda şeker tatlılığını, su akışkanlığını korur. Karışımın bileşimi değişkendir: bir bardak suya bir kaşık da, üç kaşık da şeker katılabilir. Karışımın bileşenleri fiziksel yollarla (süzme, buharlaştırma, damıtma, mıknatıs gibi) birbirinden ayrılabilir. Karışımların erime ve kaynama noktaları sabit değildir; tuzlu su kaynarken su azaldıkça çözelti derişikleşir ve kaynama sıcaklığı yavaş yavaş yükselir.
Homojen ve heterojen karışımlar
Karışımın her yerinde bileşim ve özellikler aynıysa karışım homojendir. Homojen karışımlara çözelti denir. Tuzlu su, şekerli su, kolonya (etil alkol ve su), gazoz (suda çözünmüş karbon dioksit), hava (azot, oksijen, argon ve diğer gazlar) ve pirinç (bakır-çinko alaşımı) birer çözeltidir. Çözeltide çoğunlukta olan ya da çözme işini yapan bileşene çözücü, içinde dağılan bileşene çözünen denir. Çözünen tanecikleri tek tek atom, molekül ya da iyon boyutundadır; çıplak gözle de mikroskopla da görülmez, beklemekle çökmez ve süzgeç kâğıdından geçer.
Karışımın farklı bölgelerinde bileşim farklıysa karışım heterojendir. Heterojen karışımlar, dağılan madde ile dağıtan ortamın hâline göre adlandırılır:
- Süspansiyon: Bir katının, içinde çözünmediği bir sıvıda dağılması. Çamurlu su, tebeşir tozu-su, Türk kahvesi. Beklendiğinde katı dibe çöker; bu yüzden süspansiyon hâlindeki ilaç şuruplarının üzerinde "kullanmadan önce çalkalayınız" yazar.
- Emülsiyon: Birbiri içinde çözünmeyen iki sıvının karışması. Zeytinyağı-su, süt, mayonez. Zeytinyağı ile su çalkalanınca bir süre karışık görünür, sonra iki katmana ayrılır. Mayonezde yumurta sarısındaki bazı maddeler yağ damlacıklarının birleşmesini önler ve karışım uzun süre ayrılmaz.
- Aerosol: Sıvı ya da katı taneciklerin bir gaz içinde dağılması. Sis ve bulut (havada su damlacıkları), duman (havada katı tanecikler), sprey deodorant.
- Kolloit: Dağılan taneciklerin boyutu yaklaşık 1 nm ile 1 μm arasında olan karışım. Tanecikler çözeltidekilerden büyük, süspansiyondakilerden küçüktür. Jöle, süt, sis ve boya birer kolloittir.
Kolloit sınıfının ölçütü tanecik boyutu, öbür üç sınıfın ölçütü ise maddelerin hâlidir. Bu yüzden bir karışım iki sınıfa birden girebilir: süt hem emülsiyon hem kolloit, sis hem aerosol hem kolloittir. Kolloitleri çözeltilerden ayırmanın kolay bir yolu, karanlık bir ortamda yandan ışık tutmaktır. Kolloit tanecikleri ışığı saçtığı için ışık demetinin yolu görünür (Tyndall etkisi). Sisli havada araba farlarının ışık konisi bu yüzden belirgin olur; şekerli sudan geçen ışığın yolu ise görünmez.
Çözünme tanecik düzeyinde nasıl olur?
Bir maddenin bir çözücüde çözünmesi için çözünen tanecikleri arasındaki çekimler zayıflamalı ve tanecikler çözücü molekülleriyle yeni etkileşimler kurmalıdır. Çözünen ile çözücü arasındaki yeni etkileşimler yeterince güçlüyse çözünme gerçekleşir.
İyonik çözünme: Sofra tuzu suya atıldığında kristalin yüzeyindeki iyonlar polar su molekülleri tarafından çekilir. Suyun kısmi negatif O ucu \(\text{Na}^+\) iyonlarına, kısmi pozitif H uçları \(\text{Cl}^-\) iyonlarına yönelir. İyonlar kristalden koparak su molekülleriyle sarılmış hâlde çözeltiye dağılır. Bir taneciğin su molekülleriyle sarılmasına hidratasyon denir; çözücü su değilse aynı olayın genel adı solvatasyondur.
Çözeltide serbestçe hareket eden iyonlar bulunduğu için tuzlu su elektrik akımını iletir. Suda iyonlarına ayrışarak çözünen ve çözeltisi elektriği ileten maddelere elektrolit denir.
Moleküler çözünme: Şeker (sakaroz) suda çözündüğünde moleküller parçalanmaz; şeker molekülleri bütün hâlde su molekülleri arasına dağılır. Şeker molekülleri ile su molekülleri arasında hidrojen bağları kurulur. Çözeltide iyon olmadığı için şekerli su elektrik akımını iletmez.
Benzer benzeri çözer. Polar maddeler ve iyonik bileşikler genellikle polar çözücülerde, apolar maddeler apolar çözücülerde iyi çözünür. Su ile etil alkol her oranda karışır, çünkü ikisi de polardır ve aralarında hidrojen bağı kurulur. Apolar iyot (\(\text{I}_2\)) suda çok az çözünür, apolar hekzanda ise kolayca çözünür. Yağ lekesi suyla çıkmaz ama benzin gibi apolar bir çözücüyle çıkarılabilir. Su ile zeytinyağının karışmaması da aynı ilkenin sonucudur: su molekülleri kendi aralarındaki hidrojen bağlarını apolar yağ molekülleriyle kuracakları zayıf etkileşimlere değişmez.
Çözünme hızı, çözünürlük ve doygunluk
Günlük hayatta iki farklı soru sıkça birbirine karıştırılır: "Şeker ne kadar çabuk çözünür?" ve "Suda en fazla ne kadar şeker çözünebilir?". Birincisi çözünme hızıyla, ikincisi çözünürlükle ilgilidir.
Çözünme hızını artıran etkenler şunlardır:
- Temas yüzeyi: Katı ne kadar küçük parçalara ayrılırsa çözücüyle temas eden yüzey o kadar büyür. Toz şeker küp şekerden hızlı çözünür.
- Karıştırma: Katının çevresindeki derişik çözelti uzaklaştırılır, katıya taze çözücü gelir.
- Sıcaklık: Taneciklerin hareketi hızlanır; katıların çoğu sıcak suda daha çabuk çözünür.
Temas yüzeyi ve karıştırma yalnızca hızı değiştirir; belirli sıcaklıkta suyun çözebileceği en fazla madde miktarını değiştirmez. Belirli bir sıcaklıkta 100 g çözücüde çözünebilen en fazla madde kütlesine o maddenin çözünürlüğü denir. Çözünürlüğü değiştiren etkenler sıcaklık, çözücünün ve çözünenin cinsi, gazlar için de basınçtır. Katıların çoğunun sudaki çözünürlüğü sıcaklıkla artar (\(\text{Ca(OH)}_2\) gibi az sayıda istisna vardır). Gazların sudaki çözünürlüğü ise sıcaklık arttıkça azalır, basınç arttıkça artar. Gazoz şişesi açılınca basınç düştüğü için karbon dioksit kabarcıklar hâlinde çıkar; ılık gazozun daha çabuk "gazının kaçması" da sıcaklığın etkisidir.
Bir çözeltinin içinde, o sıcaklıkta çözünebilecek en fazla madde çözünmüşse çözelti doymuştur; doymuş çözeltiye eklenen katı dipte kalır. Daha az madde çözünmüşse çözelti doymamıştır. Doymuş bir çözelti hiç sarsılmadan dikkatle soğutulursa bazen fazla madde çökmeden çözeltide kalabilir; bu kararsız çözeltiye aşırı doymuş çözelti denir. Aşırı doymuş çözeltiye küçük bir kristal atılınca fazla madde hızla kristallenir.
Çözünürlük eğrisini okumak kolaydır: 20 °C'de 100 g su yaklaşık 32 g \(\text{KNO}_3\) çözer, 60 °C'de ise 110 g. 60 °C'de 100 g su ve 110 g \(\text{KNO}_3\) ile hazırlanmış doymuş çözelti 20 °C'ye soğutulursa \(110 - 32 = 78\) g \(\text{KNO}_3\) kristallenir. Su kütlesi farklıysa sonuç orantıyla bulunur: 50 g su varsa çöken kütle bunun yarısıdır. Sofra tuzunun çözünürlüğü sıcaklıkla çok az değiştiği için tuzlu suyu soğutarak tuz elde edilemez; tuz, suyun buharlaştırılmasıyla elde edilir.
Derişim: kütlece yüzde, hacimce yüzde ve ppm
Çözeltideki çözünen miktarının çözelti miktarına oranına derişim denir. Çok çözünen içeren çözeltiye derişik, az çözünen içeren çözeltiye seyreltik çözelti denir. Ancak bu sözcükler karşılaştırma içindir; sayısal bir ölçü gerekir. TYT'de üç derişim birimi kullanılır.
Kütlece yüzde derişim, 100 g çözeltide kaç gram çözünen bulunduğunu söyler:
25 g şeker 100 g suda çözünürse çözelti 125 g olur ve kütlece \(\frac{25}{125} \cdot 100 = 20\) şeker içerir, yani %20'liktir. Paydaya yalnızca suyun kütlesini (100 g) yazıp %25 bulmak, bu konudaki en yaygın hatadır.
Hacimce yüzde derişim, sıvı-sıvı çözeltilerinde kullanılır ve 100 mL çözeltide kaç mL çözünen bulunduğunu söyler:
Kolonya şişelerindeki "80 derece" ifadesi, kolonyanın hacimce yaklaşık %80 etil alkol içerdiğini belirtir. 250 mL'lik bir şişe 80 derece kolonyada \(250 \cdot \frac{80}{100} = 200\) mL etil alkol vardır.
ppm (milyonda bir) çok seyreltik çözeltiler için kullanılır. Yüzde, çözünenin çözeltinin yüzde kaçı olduğunu söylerken ppm milyonda kaçı olduğunu söyler:
1 ppm, 1 kg (\(10^6\) mg) çözeltide 1 mg çözünen demektir. Seyreltik sulu çözeltilerin 1 litresi yaklaşık 1 kg geldiği için içme suyu analizlerinde ppm ile mg/L çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Suyun içindeki florür, nitrat ya da ağır metal iyonları gibi çok küçük miktarlar ppm ile verilir. Yüzde ile ppm arasındaki geçiş de kolaydır: %1, milyonda 10 000'dir; yani yüzde değeri \(10^4\) ile çarpılınca ppm bulunur.
Su ekleme, buharlaştırma ve iki çözeltiyi karıştırma
Su ekleme (seyreltme): 400 g %15'lik tuzlu suda \(400 \cdot 0{,}15 = 60\) g tuz vardır. Çözeltiye 200 g su eklenirse tuz yine 60 g'dır, çözelti 600 g olur ve derişim \(\frac{60}{600} \cdot 100 = 10\)'a düşer. Bu durum tek bir eşitlikle yazılır: \(m_1 \cdot \%_1 = m_2 \cdot \%_2\). Seyreltmede çözelti kütlesi kaç katına çıkarsa yüzde o kadar küçülür.
Buharlaştırma (derişikleştirme): Aynı eşitlik buharlaştırmada da geçerlidir; bu kez çözelti kütlesi azalır, yüzde artar. 60 g tuz içeren çözeltiyi %20'lik yapmak için çözelti kütlesi \(\frac{60}{0{,}20} = 300\) g olmalıdır; 400 g'dan 100 g su buharlaştırılır. Buharlaştırma sorularında dikkat edilecek nokta, çözünenin çözünürlük sınırını aşıp aşmadığıdır. Sınır aşılırsa fazla madde çöker ve çözelti doymuş kalır; derişim, doymuş çözeltinin derişiminden büyük olamaz.
İki çözeltiyi karıştırma: Aynı maddenin iki çözeltisi karıştırılınca çözünen kütleleri toplanır, çözelti kütleleri toplanır:
Son yüzde her zaman iki yüzdenin arasında kalır ve kütlesi büyük olan çözeltinin yüzdesine daha yakındır. Şekildeki örnekte %10 ile %26'nın basit ortalaması 18'dir; ama 250 g'lık çözelti daha ağır bastığı için sonuç 20 çıkar. Bu, mol konusundaki ortalama mol kütlesi hesabıyla aynı düşüncedir: kütlelerle ağırlıklı ortalama.
Çözeltilerin donma ve kaynama noktası
Bir sıvıda uçucu olmayan bir madde (tuz, şeker) çözündüğünde sıvının bazı özellikleri değişir. Çözünen tanecikler suyun buharlaşma eğilimini azaltır; bu yüzden aynı sıcaklıkta çözeltinin buhar basıncı saf suyunkinden düşüktür. Kaynama, buhar basıncının dış basınca eşitlendiği sıcaklıkta olduğu için çözeltinin kaynaması için daha yüksek sıcaklık gerekir: tuzlu su, aynı basınçta saf sudan daha yüksek sıcaklıkta kaynar (kaynama noktası yükselmesi). Çözünen tanecikler su moleküllerinin buz kristaline dizilmesini de zorlaştırır: tuzlu su, saf sudan daha düşük sıcaklıkta donar (donma noktası alçalması).
Bu değişimlerin büyüklüğü çözünenin türüne değil, çözünmüş tanecik sayısına bağlıdır; çözelti ne kadar derişikse donma noktası o kadar düşer, kaynama noktası o kadar yükselir. Deniz suyu yaklaşık −2 °C'de donar. Kışın buzlu yollara tuz serpilir: tuz, buzun yüzeyindeki ince su tabakasında çözünür, oluşan tuzlu su 0 °C'de donmaz ve buz erir. Araçların soğutma suyuna antifriz (etilen glikol) katılması da soğutma suyunun soğuk havada donmasını önler. Bu bölümde yalnızca değişimin yönünü bilmen yeterlidir; sayısal hesaplar AYT'de yapılır.
Ayırma yöntemleri: hangi özellik farkı?
Karışımın bileşenleri kimyasal olarak bağlı olmadığı için bileşenlerin farklı fiziksel özelliklerinden yararlanılarak ayrılır. Bir ayırma yöntemi seçerken sorulacak soru şudur: "Bu iki madde hangi özellikte belirgin biçimde farklı?" Her yöntem bir özellik farkına dayanır.
| Özellik farkı | Yöntem | Örnek |
|---|---|---|
| Tanecik boyutu | Süzme, diyaliz | Kum-su; kandaki üre |
| Yoğunluk | Ayırma hunisi, dekantasyon, flotasyon, santrifüj | Zeytinyağı-su; talaş-kum; kan |
| Kaynama noktası | Basit damıtma, ayrımsal damıtma | Tuzlu sudan saf su; ham petrol |
| Çözünürlük | Kristallendirme, ekstraksiyon, suda çözüp süzme | \(\text{KNO}_3\)-NaCl; çay demleme |
| Uçuculuk | Buharlaştırma | Deniz suyundan tuz |
| Manyetiklik | Mıknatısla ayırma | Demir tozu-kükürt |
Süzme: Bir sıvıda çözünmeyen katı, süzgeç kâğıdı ile ayrılır. Kâğıdın gözeneklerinden su molekülleri ve çözünmüş iyonlar geçer, kum taneleri geçemez. Kâğıtta kalan katıya kalıntı, geçen sıvıya süzüntü denir. Tuzlu su süzülerek tuzundan ayrılamaz, çünkü çözünmüş iyonlar da gözeneklerden geçer.
Diyaliz: Yarı geçirgen bir zar, küçük tanecikleri geçirir, büyükleri tutar. Böbrekleri çalışmayan hastalara uygulanan hemodiyalizde kan, yarı geçirgen zarın bir yüzünden geçer; üre gibi küçük moleküller ve fazla iyonlar zardan geçerek temizleme sıvısına karışır, kan hücreleri ve büyük protein molekülleri kanda kalır.
Ayırma hunisi ve dekantasyon: Birbiri içinde çözünmeyen ve yoğunlukları farklı iki sıvı ayırma hunisine konur. Yoğunluğu büyük olan altta, küçük olan üstte toplanır. Musluk açılıp alttaki sıvı akıtılır, sınır muslukta görülünce musluk kapatılır. Zeytinyağı (yaklaşık 0,92 g/mL) suyun (yaklaşık 1,00 g/mL) üstünde kalır. Dekantasyon ise katı-sıvı karışımında katının dibe çökmesini bekleyip üstteki sıvıyı yavaşça başka bir kaba aktarmaktır.
Flotasyon (yüzdürme): İki katının karışımı, ikisini de çözmeyen ve yoğunluğu ikisinin arasında olan bir sıvıya konur. Yoğunluğu sıvıdan küçük olan katı yüzer, büyük olan batar. Talaş-kum karışımı suya konunca talaş yüzer. Madencilikte kullanılan köpüklü flotasyonda ayırma, tanelerin suyla ıslanma eğilimindeki farka dayanır.
Santrifüj: Karışım çok hızlı döndürülür; yoğunluğu büyük olan tanecikler dibe, küçük olanlar üste toplanır. Tahlil laboratuvarlarında kan, santrifüjle plazma ve kan hücreleri olarak ayrılır; süt endüstrisinde kaymağın ayrılmasında da santrifüj ilkesi kullanılır.
Damıtma: Kaynama noktası farkına dayanır. Basit damıtma ile tuzlu sudan saf su ya da kaynama noktaları arasında büyük fark olan iki sıvıdan, düşük kaynama noktalı olan elde edilir. Kaynama noktaları birbirine yakın sıvıların ayrılmasında ise buharın yükselirken defalarca yoğuşup yeniden buharlaştığı ayrımsal damıtma kullanılır. Rafinerilerde ham petrol ayrımsal damıtmayla benzin, mazot gibi kısımlara ayrılır. Hava önce sıvılaştırılır, sonra ayrımsal damıtılarak azot (kaynama noktası −196 °C) ve oksijen (−183 °C) elde edilir.
Kristallendirme: Çözünürlüğün sıcaklıkla değişmesine dayanır. Sıcakta doymuş bir çözelti soğutulunca fazla madde kristallenir. Çözünürlükleri sıcaklıkla farklı değişen iki tuz bu yolla ayrılabilir (ayrımsal kristallendirme): \(\text{KNO}_3\) ile az miktarda NaCl içeren sıcak bir çözelti soğutulduğunda çözünürlüğü hızla azalan \(\text{KNO}_3\) kristallenir, NaCl çözeltide kalır. Şeker fabrikalarında şeker pancarı şerbetinden şeker de kristallendirme ile elde edilir.
Buharlaştırma: Çözeltideki uçucu çözücü buharlaştırılır, uçucu olmayan katı geride kalır. Tuzlalarda deniz suyu güneş ve rüzgârla buharlaştırılarak tuz elde edilir. Buharlaştırmada çözücü havaya karışıp kaybolur; çözücü de istenirse damıtma yapılır.
Ekstraksiyon (özütleme): Bir karışımdaki maddelerden birinin, onu iyi çözen bir çözücüyle karışımdan alınmasıdır; çözünürlük farkına dayanır. Çay ve kahve demlemek, bitkilerden kokulu maddeler elde etmek birer ekstraksiyondur. Laboratuvarda iyotlu sudan iyot, suyla karışmayan hekzan eklenip çalkalanarak hekzan katmanına alınır, sonra iki katman ayırma hunisiyle ayrılır.
Mıknatısla ayırma: Demir, nikel ve kobalt gibi mıknatısın çektiği maddeler, çekilmeyen maddelerden mıknatısla ayrılır. Demir tozu-kükürt tozu karışımı ya da hurda metallerin ayıklanması buna örnektir.
Damıtma düzeneği
Damıtma, sınavlarda en çok şekilli sorulan ayırma yöntemidir. Düzenekte karışım bir damıtma balonunda ısıtılır. Kaynama noktası düşük olan bileşen önce buharlaşır, buhar yan borudan soğutucuya geçer. Soğutucu iç içe iki borudan oluşur: buhar içteki borudan geçer, dıştaki ceketten soğuk su akar. Buhar soğuyarak yoğuşur ve sıvı hâlinde toplama kabına damlar. Toplanan sıvıya destilat (damıtık) denir.
Düzenekte iki ayrıntı bilimsel olarak önemlidir. Birincisi, termometrenin haznesi sıvının içinde değil, yan borunun hizasındadır; çünkü ölçülmek istenen, soğutucuya giden buharın sıcaklığıdır. Bu sıcaklık sabit kaldığı sürece toplama kabına tek bir bileşen gelir; sıcaklık yükselmeye başlarsa kaynama noktası daha yüksek olan bileşen gelmeye başlamıştır. İkincisi, soğutma suyu soğutucuya alttaki uçtan girer, üstteki uçtan çıkar. Su alttan girince ceket tamamen dolar, içinde hava kabarcığı kalmaz ve en soğuk su, buharın soğutucudan çıkmak üzere olduğu uca gelir. Su üstten verilseydi yerçekimiyle hızla aşağı akıp ceketin üst kısmını boş bırakırdı. Ayrıca damıtma balonu ağzına kadar doldurulmaz ve ani, taşkın kaynamayı önlemek için içine kaynama taşı konur.
Su-etil alkol karışımı damıtıldığında toplama kabına önce kaynama noktası düşük olan alkolce zengin sıvı gelir. Tuzlu su damıtıldığında ise toplama kabına saf su gelir, tuz balonda kalır; bu yöntemle deniz suyundan içme suyu elde edilebilir.
Formüller
Çözümlü örnekler
Tuzlu su, mayonez, sis, çamurlu su, pirinç (bakır-çinko alaşımı) ve duman karışımlarını homojen ya da heterojen olarak ayırınız; heterojen olanların türünü yazınız.
- Her yerinde bileşimi aynı olanlar çözeltidir: tuzlu su (katı-sıvı) ve pirinç (katı-katı) homojendir.
- Mayonezde birbiri içinde çözünmeyen yağ ve su damlacıkları vardır; iki sıvı olduğu için emülsiyondur.
- Sis havada dağılmış su damlacıkları, duman havada dağılmış katı taneciklerdir; ikisi de aerosoldür.
- Çamurlu suda toprak taneleri suda çözünmeden dağılmıştır ve bekleyince çöker; süspansiyondur.
Cevap: Homojen: tuzlu su, pirinç; emülsiyon: mayonez; aerosol: sis, duman; süspansiyon: çamurlu su
25 g şeker 175 g suda tamamen çözünüyor. Oluşan çözelti kütlece yüzde kaç şekerlidir? Ayrıca 40 mL etil alkol suyla karıştırılarak 250 mL çözelti hazırlanıyor. Bu çözelti hacimce yüzde kaç alkollüdür?
- Çözelti kütlesi \(25 + 175 = 200\) g'dır; paydaya suyun değil çözeltinin kütlesi yazılır.
- Kütlece yüzde \(\frac{25}{200} \cdot 100 = 12{,}5\)'tir.
- Hacimce yüzde \(\frac{40}{250} \cdot 100 = 16\)'dır.
Cevap: %12,5; %16
Bir kuyu suyunun 500 g'lık örneğinde 20 mg nitrat iyonu bulunuyor. Nitrat derişimi kaç ppm'dir? Bu derişim kütlece yüzde kaçtır?
- Çözelti kütlesi 500 g = 0,5 kg'dır. 1 ppm, 1 kg çözeltide 1 mg çözünendir.
- Derişim \(\frac{20\ \text{mg}}{0{,}5\ \text{kg}} = 40\) mg/kg, yani 40 ppm'dir.
- Aynı oran gramla: \(\frac{0{,}02}{500} \cdot 10^6 = 40\) ppm. Yüzdeye geçmek için \(10^4\)'e bölünür: \(\frac{40}{10^4} = 0{,}004\).
- Denetim: \(\frac{0{,}02}{500} \cdot 100 = 0{,}004\).
Cevap: 40 ppm; %0,004
400 g %15'lik tuzlu suya 200 g su ekleniyor. Yeni çözelti kütlece yüzde kaçtır? İlk çözeltiyi %20'lik yapmak için ise kaç gram su buharlaştırılmalıdır? (Buharlaştırmada tuz çökmüyor.)
- Tuzun kütlesi \(400 \cdot \frac{15}{100} = 60\) g'dır; su eklemek bu kütleyi değiştirmez.
- Su eklenince çözelti 600 g olur; yüzde \(\frac{60}{600} \cdot 100 = 10\).
- %20'lik çözeltide 60 g tuz için çözelti kütlesi \(\frac{60 \cdot 100}{20} = 300\) g olmalıdır.
- Buharlaşan su \(400 - 300 = 100\) g'dır.
Cevap: %10; 100 g
Aynı tuzun 150 g %10'luk çözeltisi ile 250 g %26'lık çözeltisi karıştırılıyor. Karışımın kütlece yüzde derişimi kaçtır?
- Birinci çözeltide \(150 \cdot 0{,}10 = 15\) g, ikincide \(250 \cdot 0{,}26 = 65\) g tuz vardır.
- Karışımda \(15 + 65 = 80\) g tuz ve \(150 + 250 = 400\) g çözelti bulunur.
- Yüzde \(\frac{80}{400} \cdot 100 = 20\). Sonuç 10 ile 26 arasındadır ve kütlesi büyük olan çözeltinin yüzdesine daha yakındır.
Cevap: %20
%10'luk ve %40'lık şeker çözeltileri karıştırılarak 300 g %20'lik şeker çözeltisi hazırlanacaktır. Her çözeltiden kaç gram alınmalıdır?
- %40'lık çözeltiden \(x\) gram alınırsa %10'luktan \(300 - x\) gram alınır.
- Şeker kütlesi korunur: \(0{,}40x + 0{,}10(300 - x) = 300 \cdot 0{,}20 = 60\).
- \(0{,}30x + 30 = 60\), yani \(x = 100\). %10'luktan \(300 - 100 = 200\) g alınır.
- Denetim: \(20 + 40 = 60\) g şeker, \(\frac{60}{300} \cdot 100 = 20\).
Cevap: %10'luktan 200 g; %40'lıktan 100 g
Potasyum nitratın sudaki çözünürlüğü 60 °C'de 110 g / 100 g su, 20 °C'de 32 g / 100 g sudur. 60 °C'de 210 g doymuş \(\text{KNO}_3\) çözeltisi 20 °C'ye soğutuluyor. Kaç gram \(\text{KNO}_3\) kristallenir? Aynı sıcaklıkta 50 g su ile kaç gram doymuş çözelti hazırlanabilir? (Buharlaşma yok.)
- 60 °C'de doymuş çözeltide 100 g suya 110 g tuz düşer; 210 g çözelti tam olarak 100 g su ve 110 g \(\text{KNO}_3\) içerir.
- 20 °C'de 100 g su yalnızca 32 g çözebilir; su miktarı değişmediği için \(110 - 32 = 78\) g kristallenir.
- 60 °C'de 50 g su \(\frac{50 \cdot 110}{100} = 55\) g \(\text{KNO}_3\) çözer; doymuş çözelti \(50 + 55 = 105\) g olur.
Cevap: 78 g; 105 g
Zeytinyağı, su ve sofra tuzundan oluşan bir karışım veriliyor (tuz suda tamamen çözünmüştür; zeytinyağının yoğunluğu 0,92 g/mL'dir). Üç bileşeni ayrı ayrı elde etmek için hangi yöntemler hangi sırayla uygulanmalıdır?
- Karışımda iki sıvı katman vardır: zeytinyağı ve tuzlu su. Bu ikisi birbirinde çözünmez ve yoğunlukları farklıdır.
- Ayırma hunisinde tuzlu su (yoğunluğu büyük) altta, zeytinyağı üstte toplanır; musluktan tuzlu su akıtılır.
- Tuzlu su homojendir; süzme işe yaramaz. Suyun kaynama noktası tuzunkinden çok düşük olduğundan basit damıtma ile su toplanır, tuz balonda kalır.
- Yalnızca tuz istenseydi buharlaştırma yeterdi; ama su da istendiği için damıtma gerekir.
Cevap: Önce ayırma hunisi, sonra basit damıtma
Bir X tuzunun 40 °C'deki çözünürlüğü 25 g / 100 g sudur. 40 °C'de 300 g %10'luk X çözeltisinden, sıcaklık sabit tutularak kaç gram su buharlaştırılırsa çözelti tam doymuş olur? Doymuş çözeltinin kütlece yüzdesi kaçtır?
- Çözeltide \(300 \cdot 0{,}10 = 30\) g X ve \(300 - 30 = 270\) g su vardır.
- 30 g X'i doymuş hâlde tutabilen su \(\frac{30 \cdot 100}{25} = 120\) g'dır.
- Buharlaşması gereken su \(270 - 120 = 150\) g'dır.
- Doymuş çözelti \(30 + 120 = 150\) g; yüzde \(\frac{30}{150} \cdot 100 = 20\). Aynı sonuç \(\frac{25}{125} \cdot 100 = 20\) ile de bulunur. Daha fazla su buharlaşırsa X çöker ve derişim %20'de kalır.
Cevap: 150 g; %20
Sık yapılan hatalar
- Kütlece yüzdede paydaya çözelti yerine çözücünün kütlesini yazmak: 25 g şeker + 100 g su %25'lik değil %20'liktir.
- Çözünme hızı ile çözünürlüğü karıştırmak: karıştırmak ve toz hâle getirmek yalnızca hızı artırır, çözünebilecek en fazla miktarı değiştirmez.
- Su eklenince çözünen kütlesinin de değiştiğini sanmak; seyreltmede ve buharlaştırmada çözünen kütlesi sabittir (çökme yoksa).
- İki çözeltinin karışımında yüzdelerin basit ortalamasını almak; doğrusu çözünen kütlelerini toplayıp toplam kütleye bölmektir.
- ppm hesabında mg ile g'ı karıştırmak: 1 ppm, 1 kg çözeltide 1 mg'dır, 1 g değil.
- Tuzlu suyun saf sudan daha düşük sıcaklıkta kaynadığını sanmak; çözelti saf sudan daha yüksek sıcaklıkta kaynar, daha düşük sıcaklıkta donar.
- Homojen bir karışımı (tuzlu su, alkol-su) süzme ya da ayırma hunisiyle ayırmaya çalışmak; bunlar için damıtma ya da buharlaştırma gerekir.
- Damıtma düzeneğinde termometreyi sıvının içine koymak ya da soğutma suyunu üstten vermek.
Evlerdeki çeşme suyunun arıtılmasında bu konudaki yöntemlerin çoğu art arda kullanılır. İçme suyu arıtma tesislerinde ham su önce ızgaralardan geçirilerek büyük parçalardan arındırılır, sonra eklenen kimyasallar ince tanecikleri topaklaştırır ve bu topaklar havuzlarda dibe çöktürülür. Kalan bulanıklık kum filtrelerinden süzülerek giderilir, en sonda mikroplara karşı dezenfeksiyon yapılır. Laboratuvar raporlarında suyun içindeki nitrat, florür ya da arsenik gibi maddelerin miktarı mg/L, yani seyreltik sularda ppm cinsinden verilir; Dünya Sağlık Örgütü içme suyunda nitrat için 50 mg/L, florür için 1,5 mg/L değerini üst sınır olarak önerir. Evdeki su arıtma cihazlarının çoğu ise ters osmoz denen, basınç altında çalışan bir zar ayırma yöntemiyle suyun içindeki iyonların büyük kısmını tutar.
Konu testi
27 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.
Aşağıdakilerden hangisi homojen bir karışımdır?
Tuzlu suda tuz, iyonlarına ayrışarak suyun her yerine eşit dağılır; karışım bir çözeltidir. Zeytinyağı-su ve mayonez emülsiyon, tebeşir tozu-su süspansiyon, sis aerosoldür; bunların hepsi heterojendir.
30 g sofra tuzu 120 g suda tamamen çözünüyor. Oluşan çözelti kütlece yüzde kaç tuz içerir?
Çözelti kütlesi \(30 + 120 = 150\) g'dır. Kütlece yüzde \(\frac{30}{150} \cdot 100 = 20\). Paydaya suyun kütlesini yazmak 25 verir; 80 ise suyun yüzdesidir.
Aşağıda bazı karışımlar ve türleri eşleştirilmiştir.
- I.Süt: süspansiyon
- II.Sis: emülsiyon
- III.Pirinç (bakır-çinko alaşımı): çözelti
Bu eşleştirmelerden hangileri doğrudur?
I: Süt, suda dağılmış yağ damlacıkları içerir; sıvı-sıvı heterojen karışım olduğu için emülsiyondur (aynı zamanda kolloittir). Yanlış. II: Sis, havada dağılmış su damlacıklarıdır; dağıtan ortam gaz olduğu için aerosoldür. Yanlış. III: Alaşımlar homojen karışımdır; pirinç katı-katı bir çözeltidir. Doğru.
Aşağıdaki ayırma yöntemlerinden hangisi bileşenlerin tanecik boyutu farkına dayanır?
Diyalizde yarı geçirgen zar küçük tanecikleri geçirir, büyükleri tutar; ayırma tanecik boyutuna dayanır. Damıtma kaynama noktası, kristallendirme çözünürlük, ayırma hunisi yoğunluk, mıknatıs manyetiklik farkına dayanır.
Hacimce %80 etil alkol içeren 250 mL kolonyada kaç mL etil alkol bulunur?
Alkol hacmi \(250 \cdot \frac{80}{100} = 200\) mL'dir. 50 mL suyun hacmidir; 250'yi 0,8'e bölmek 312,5 verir ve çözeltiden büyük bir değer olamaz.
2 kg kütleli bir içme suyu örneğinde 3 mg florür iyonu bulunmaktadır. Bu sudaki florür derişimi kaç ppm'dir?
1 ppm, 1 kg çözeltide 1 mg çözünen demektir. Derişim \(\frac{3\ \text{mg}}{2\ \text{kg}} = 1{,}5\) ppm. Kütleyi gram yerine kilogram almamak 1 500 gibi çok büyük bir değer verir.
200 g %30'luk şeker çözeltisine 100 g su ekleniyor. Oluşan çözelti kütlece yüzde kaç şeker içerir?
Şeker kütlesi \(200 \cdot 0{,}30 = 60\) g'dır ve su eklenince değişmez. Yeni çözelti 300 g; yüzde \(\frac{60}{300} \cdot 100 = 20\). Derişimin 30'da kalması, şekerin de seyreldiğini unutmaktır.
300 g %10'luk tuzlu sudan, tuz çökmeden kaç gram su buharlaştırılırsa çözelti kütlece %25'lik olur?
Tuz kütlesi \(300 \cdot 0{,}10 = 30\) g'dır. %25'lik çözeltide bu tuz için çözelti \(\frac{30 \cdot 100}{25} = 120\) g olmalıdır. Buharlaşan su \(300 - 120 = 180\) g. 120 g son çözeltinin kütlesidir, buharlaşan su değildir.
Aynı sıcaklıkta 100 g %20'lik ve 300 g %40'lık şeker çözeltileri karıştırılıyor. Oluşan çözelti kütlece yüzde kaç şeker içerir?
Şeker kütleleri \(100 \cdot 0{,}20 = 20\) g ve \(300 \cdot 0{,}40 = 120\) g; toplam 140 g. Karışım 400 g; yüzde \(\frac{140}{400} \cdot 100 = 35\). Yüzdelerin basit ortalaması 30'dur ve kütle farkını hesaba katmaz.
Çözünme ile ilgili
- I.Sofra tuzu (NaCl) suda iyonlarına ayrışarak çözünür ve çözeltisi elektrik akımını iletir.
- II.Şeker suda molekülleri hâlinde çözünür ve şekerli su elektrik akımını iletmez.
- III.Apolar iyot (\(\text{I}_2\)) molekülleri suda, apolar bir çözücü olan hekzandakinden daha çok çözünür.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: NaCl iyonik bir katıdır; suda \(\text{Na}^+\) ve \(\text{Cl}^-\) iyonlarına ayrışır ve serbest iyonlar akımı iletir. Doğru. II: Şeker molekülleri bozulmadan su molekülleri arasına dağılır; iyon oluşmadığı için akım iletilmez. Doğru. III: Benzer benzeri çözer; apolar \(\text{I}_2\) apolar hekzanda iyi, polar suda çok az çözünür. Yanlış.
Aşağıdaki karışımlardan hangisinin bileşenleri ayırma hunisi ile birbirinden ayrılabilir?
Ayırma hunisi, birbiri içinde çözünmeyen ve yoğunlukları farklı iki sıvıyı ayırır. Zeytinyağı suda çözünmez ve suyun üstünde katman oluşturur. Su-etil alkol ve su-tuz homojendir (damıtma gerekir); demir-kükürt mıknatısla, azot-oksijen sıvılaştırılıp ayrımsal damıtmayla ayrılır.
Aşağıdaki tabloda potasyum nitratın (\(\text{KNO}_3\)) bazı sıcaklıklardaki sudaki çözünürlüğü verilmiştir.
| Sıcaklık (°C) | 20 | 40 | 60 |
|---|---|---|---|
| Çözünürlük (g / 100 g su) | 32 | 64 | 110 |
40 °C'de 50 g suya 40 g \(\text{KNO}_3\) eklenip iyice karıştırılıyor. Kabın dibinde kaç gram \(\text{KNO}_3\) çözünmeden kalır?
40 °C'de 100 g su 64 g çözerse 50 g su \(\frac{64 \cdot 50}{100} = 32\) g çözer. Çözünmeden kalan \(40 - 32 = 8\) g'dır. 32 g çözünen kısımdır; 20 °C değeriyle hesap yapmak 24 verir.
Saf su ve tuzlu su ile ilgili
- I.Aynı dış basınçta tuzlu su, saf sudan daha düşük sıcaklıkta donmaya başlar.
- II.Aynı dış basınçta tuzlu su, saf sudan daha düşük sıcaklıkta kaynamaya başlar.
- III.Kışın buzlu yollara tuz serpilmesi, tuzlu suyun donma noktasının saf sudan düşük olmasından yararlanır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Çözünen tanecikler suyun donmasını zorlaştırır; çözeltinin donma noktası saf sudan düşüktür. Doğru. II: Çözeltinin buhar basıncı saf sudan düşük olduğundan kaynaması için daha yüksek sıcaklık gerekir. Yanlış. III: Tuz, buz yüzeyindeki suda çözünür ve oluşan tuzlu su 0 °C'de donmaz; buz erir. Doğru.
Aseton (kaynama noktası 56 °C) ile su (kaynama noktası 100 °C) birbiri içinde her oranda çözünür. Bu iki sıvıdan oluşan karışımın bileşenlerini ayırmak için kullanılan yöntem ve bu yöntemin dayandığı özellik aşağıdakilerden hangisinde birlikte doğru verilmiştir?
İki sıvı birbirinde çözündüğü için karışım homojendir; katman oluşmaz, süzgeç ya da zar bileşenleri tutamaz. Kaynama noktaları farklı olduğundan damıtmada önce aseton buharlaşıp toplanır; yöntem kaynama noktası farkına dayanır.
Şekildeki damıtma düzeneğinde soğutucunun iki ucundaki su bağlantıları K ve L ile gösterilmiştir.
Bu düzenekle ilgili
- I.Soğutma suyu soğutucuya K ucundan girmeli, L ucundan çıkmalıdır.
- II.Termometrenin haznesinin yan borunun hizasında olması, soğutucuya giden buharın sıcaklığının ölçülmesini sağlar.
- III.Su-etil alkol karışımı damıtılırken toplama kabında ilk biriken sıvı, kaynama noktası yüksek olan sudur.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Su alçaktaki uçtan girerse ceket tamamen dolar ve en soğuk su buharın çıkacağı uca gelir. Doğru. II: Damıtmada ölçülen, yan borudan geçen buharın sıcaklığıdır; hazne bu yüzden yan boru hizasındadır. Doğru. III: Önce kaynama noktası düşük olan etil alkol buharlaşır; ilk toplanan sıvı alkolce zengindir. Yanlış.
Demir tozu, kum ve sofra tuzundan oluşan bir karışımın üç bileşenini ayrı ayrı elde etmek için aşağıdaki işlem sıralarından hangisi uygulanmalıdır?
Demir mıknatısla çekilir. Kum suda çözünmez, tuz çözünür; suya konup süzülünce kum kalıntıda, tuz süzüntüde kalır. Süzüntü buharlaştırılınca tuz elde edilir. Süzüntüde demir yoktur; kalıntıyı buharlaştırmak demiri kumdan ayırmaz; su olmadan buharlaştırma kumla tuzu ayırmaz; ayırma hunisi katılar için kullanılmaz.
Bir maden suyu örneği kütlece %0,004 oranında magnezyum iyonu içermektedir. Bu sudaki magnezyum iyonu derişimi kaç ppm'dir?
%1, milyonda 10 000 demektir; yüzde \(10^4\) ile çarpılarak ppm'e çevrilir. \(0{,}004 \cdot 10^4 = 40\) ppm. Aynı sonuç: 1 kg suda 0,04 g = 40 mg magnezyum iyonu.
Belirli bir sıcaklıkta katı şekerin suda çözünmesiyle ilgili
- I.Karıştırmak, şekerin çözünme hızını artırır.
- II.Karıştırmak, şekerin o sıcaklıktaki çözünürlüğünü artırır.
- III.Aynı kütlede küp şeker, toz şekerden daha hızlı çözünür.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: Karıştırmak katının çevresine sürekli taze çözücü getirir; çözünme hızlanır. Doğru. II: Çözünürlük, belirli sıcaklıkta çözünebilecek en fazla miktardır; karıştırma bu sınırı değiştirmez. Yanlış. III: Toz şekerin temas yüzeyi daha büyüktür; toz şeker daha hızlı çözünür. Yanlış.
200 g %15'lik şeker çözeltisine 40 g şeker ekleniyor ve tamamı çözünüyor. Ardından çözeltiden 40 g su buharlaştırılıyor (şeker çökmüyor). Son çözelti kütlece yüzde kaç şeker içerir?
İlk çözeltide \(200 \cdot 0{,}15 = 30\) g şeker vardır; 40 g eklenince şeker 70 g olur. Çözelti kütlesi \(200 + 40 - 40 = 200\) g; yüzde \(\frac{70}{200} \cdot 100 = 35\). Buharlaşan suyu çıkarmak yerine eklemek 25 verir.
%40'lık bir şeker çözeltisine su eklenerek 300 g %16'lık şeker çözeltisi hazırlanacaktır. Kaç gram su eklenmelidir?
Son çözeltideki şeker \(300 \cdot 0{,}16 = 48\) g'dır; su eklemek şekeri değiştirmediği için başlangıçta da 48 g şeker vardır. %40'lık çözeltinin kütlesi \(\frac{48 \cdot 100}{40} = 120\) g; eklenen su \(300 - 120 = 180\) g. 120 g alınan çözeltinin kütlesidir.
Şekilde X ve Y katılarının sudaki çözünürlüklerinin sıcaklıkla değişimi verilmiştir.
60 °C'de 50 g su ile hazırlanmış doymuş X çözeltisi 20 °C'ye soğutuluyor. Buharlaşma olmadığına göre kaç gram X katısı kristallenir?
Grafikte X'in çözünürlüğü 60 °C'de 100, 20 °C'de 40 g / 100 g sudur. 50 g su 60 °C'de 50 g, 20 °C'de 20 g X çözer; kristallenen \(50 - 20 = 30\) g. 60, 100 g su için bulunan farktır.
Şekilde X ve Y katılarının sudaki çözünürlüklerinin sıcaklıkla değişimi verilmiştir.
Buna göre
- I.20 °C'de X ve Y'nin çözünürlükleri eşittir.
- II.40 °C'de hazırlanmış doymuş Y çözeltisi 60 °C'ye ısıtılırsa kabın dibinde katı Y toplanır.
- III.40 °C'de 50 g suda 30 g X çözünmüş olan çözelti doymuştur.
ifadelerinden hangileri doğrudur? (Buharlaşma ihmal ediliyor.)
I: İki doğru 20 °C'de 40 g / 100 g su değerinde kesişir. Doğru. II: Y'nin çözünürlüğü sıcaklıkla azalır (40 °C'de 30, 60 °C'de 20); ısıtılan doymuş çözeltide fazla Y çöker. Doğru. III: 40 °C'de X'in çözünürlüğü 70'tir; 50 g su 35 g X çözebilir. 30 g çözünmüş çözelti doymamıştır. Yanlış.
Aşağıdaki tabloda K, L, M ve N maddelerinin bazı özellikleri verilmiştir.
| Madde | Oda koşullarında hâli | Yoğunluk (g/mL) | Sudaki çözünürlüğü | Mıknatısla çekilme |
|---|---|---|---|---|
| K | katı | 7,9 | çözünmez | çekilir |
| L | katı | 2,6 | çözünmez | çekilmez |
| M | sıvı | 0,66 | çözünmez | çekilmez |
| N | katı | 2,2 | iyi çözünür | çekilmez |
Buna göre
- I.K ile L'nin karışımı mıknatısla ayrılabilir.
- II.N ile suyun karışımı süzme ile ayrılabilir.
- III.M ile suyun karışımı ayırma hunisiyle ayrılır ve M üst katmanda toplanır.
ifadelerinden hangileri doğrudur? (Suyun yoğunluğu 1,0 g/mL'dir.)
I: K mıknatısla çekilir, L çekilmez; karışım mıknatısla ayrılır. Doğru. II: N suda iyi çözünür; oluşan çözelti homojendir ve süzgeç kâğıdından geçer. Süzme ile ayrılmaz. Yanlış. III: M suda çözünmeyen bir sıvıdır ve yoğunluğu sudan küçüktür; ayırma hunisinde üstte toplanır. Doğru.
Kütlesi 1,2 kg olan bir sulu çözelti 30 ppm kurşun iyonu içermektedir. Bu çözeltiye 300 g saf su ekleniyor. Yeni çözeltideki kurşun iyonu derişimi kaç ppm'dir?
Kurşun iyonu kütlesi \(1{,}2\ \text{kg} \cdot 30\ \text{mg/kg} = 36\) mg'dır ve su eklenince değişmez. Yeni kütle \(1{,}2 + 0{,}3 = 1{,}5\) kg; derişim \(\frac{36}{1{,}5} = 24\) ppm. 36 kurşunun miligram cinsinden kütlesidir.
Hacimce %20'lik ve hacimce %50'lik etil alkol-su çözeltileri karıştırılarak hacimce %30'luk 600 mL çözelti hazırlanacaktır. %50'lik çözeltiden kaç mL kullanılmalıdır? (Hacimlerin toplanabildiği varsayılmaktadır.)
%50'lik çözeltiden \(x\) mL alınırsa %20'likten \(600 - x\) mL alınır. Alkol hacmi: \(0{,}50x + 0{,}20(600 - x) = 600 \cdot 0{,}30 = 180\). \(0{,}30x = 60\), \(x = 200\) mL. 400 mL %20'lik çözeltiden alınması gereken hacimdir.
100 g %20'lik ve 200 g %35'lik şeker çözeltileri karıştırılıyor. Elde edilen karışımdan kaç gram su buharlaştırılırsa şeker çökmeden kütlece %45'lik bir çözelti elde edilir?
Şeker kütlesi \(100 \cdot 0{,}20 + 200 \cdot 0{,}35 = 20 + 70 = 90\) g; karışım 300 g'dır. %45'lik çözeltide 90 g şeker için çözelti \(\frac{90 \cdot 100}{45} = 200\) g olmalıdır; buharlaşan su \(300 - 200 = 100\) g. 200 g son çözeltinin kütlesidir.
Aşağıdaki tabloda \(\text{KNO}_3\) ve NaCl'nin iki sıcaklıktaki sudaki çözünürlükleri verilmiştir.
| Sıcaklık (°C) | \(\text{KNO}_3\) (g / 100 g su) | NaCl (g / 100 g su) |
|---|---|---|
| 80 | 169 | 38 |
| 20 | 32 | 36 |
80 °C'de 100 g su içinde 100 g \(\text{KNO}_3\) ve 30 g NaCl bulunan bir karışım hazırlanıyor ve 20 °C'ye soğutuluyor. Tuzların çözünürlüklerinin birbirini etkilemediği ve buharlaşma olmadığı kabul edildiğine göre
- I.80 °C'deki çözelti her iki tuz bakımından da doymamıştır.
- II.20 °C'de 68 g \(\text{KNO}_3\) kristallenir.
- III.20 °C'de kabın dibinde toplanan katı yalnızca \(\text{KNO}_3\)'tür.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
I: 80 °C'de 100 g su 169 g \(\text{KNO}_3\) ve 38 g NaCl çözebilir; 100 g ve 30 g bu sınırların altındadır. Doğru. II: 20 °C'de su yalnızca 32 g \(\text{KNO}_3\) çözer; \(100 - 32 = 68\) g kristallenir. Doğru. III: 20 °C'de NaCl'nin çözünürlüğü 36'dır; 30 g NaCl çözeltide kalır. Çöken katı yalnızca \(\text{KNO}_3\)'tür. Doğru.
İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.