Uzak Gezegen Plüton Hayata Döndü

The Journal Science dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre ,“Plüton ölü değildir” . Cüce gezegen, yüzeyinden 100 mil yukarıya kadar uzanan puslu bir atmosfer, dağlar ve buzullara ev sahipliği...

The Journal Science dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmaya göre ,“Plüton ölü değildir” . Cüce gezegen, yüzeyinden 100 mil yukarıya kadar uzanan puslu bir atmosfer, dağlar ve buzullara ev sahipliği yapar.
14 temmuz da Plüton’un çok yakınından geçen Nasa’ nın New Horizons (Yeni Ufuklar) uzay aracı projesindeki yardımcı bilim insanı Cathy Olkin “Plüton gerçekten aktif dinamik bir dünyadır” dedi.

nh-pluto_crop_wide-7ce37bef22ab440a4dfb1bf31a99940391ffa95d-s1400-c85

Uzay aracı Plüton’ a aylar önce teğet geçmesine rağmen, sonuçlar yeni gelmeye başladı . Bunun nedeni, New Horizons ve Dünya arasındaki verilerin akışının 3 milyar mil’ den daha fazla mesafe kat etmesinden kaynaklanır . Olkin “Bu eski çevirmeli telefon sisteminden çok daha yavaş bir yoldur” dedi.

Yeni yayınlanan sonuçlar, Plüton’ un yarıçapının 1.187 kilometre (Dünya’ nın uydusu ay’ dan daha küçük) olduğunu öngörüyor . Olkin araştırmanın ayrıca ,Plüton’ un güney yarım küresinde gördüğümüz büyük kalp şeklinin, karbon monoksit buzundan yapılmış bir buz dağı olduğunu gösteriyor, dedi.
Ayrıca ,Plüton farklı hidrokarbon molekülleriyle karışmış azotlu bir atmosfere sahiptir. Olkin “Yüzeyden 100 mil yukarıda, gerçekten yüksek bir rakımda geniş bir pus tabakası vardır” dedi.

pluto-mountains-plains-9-17-15_wide-feec113594b068ac2ab517565b71fa0a5d8ffc52-s1400-c85

Araştırmacılar hala Plüton’ un bu kadar çok aktif olmasının nedenini öğrenmek istiyor. Bu aktifliğin bir nedeni, buz oluşumuna yol açan ve dağların patlamasına neden olan, cüce gezegenin çekirdeğinin derinlerinde yer alan bazı ısı kaynaklarına sahip olması olabilir.
Ancak, bu çalışmayla bir ilişkisi bulunmayan ve Caltect’ de bir astronom olan Michael Brown diğer olasılıklarında düşünülmesi gerektiğini söylüyor. Michael Brown “Plüton’ da görülen her bir özellik için belli bir iç sıcaklığı gerektiğini göstermek zorundalar” dedi. Örneğin, yüzey üzerinde hareket eden ve yüzeydeki görüntüyü değiştiren buzlar olabilir.
Michael Brown, her halükarda Plüton’u incelemenin , inanılmaz derecede değerli olduğunu söylüyor. Astronomlar şu an güneş sisteminin kenarında gizlenen bütün bir cüce gezegen sınıfı var olduğunu olduğunu biliyor.
Michael Brown “Plüton’ dan yola çıkarak güneş sisteminin dışındaki diğer nesnelerin çoğu hakkında bir şeyler öğreniyoruz ve işte bu durum beni aşırı heyecanlandırıyor” diyor.

Kaynak:

http://www.npr.org/sections/thetwo-way/2015/10/15/448935430/distant-pluto-comes-to-life

Kategori
BÜLTEN

Fizik Akademisi’nin kurucularindan biri olan yazarımız, Çukurova Üniversitesi Fizik bölümü Katıhal Fiziği Anabilim dalında yüksek lisans derecesini 2017 yılında aldı . 2017 yılında Çukurova Üniversitesi Fizik bölümü Katıhal Fiziği Anabilim dalında doktora eğitimine başladı. 2014 yılından beri Malzeme Araştırma Grubu’nda araştırmacı olarak çalışmaktadır.
Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Benzer Yazılar

  • Artemis II Dünya’ya Döndü

    İnsanlığın Ay’a dönüşünü simgeleyen Artemis II görevi, 10 Nisan 2026’da başarıyla tamamlandı ve astronotlar güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndü. Yarım yüzyıldan fazla bir sürenin ardından gerçekleştirilen bu tarihi...
  • Fizikçiler Uzun Yıllardır Anlaşılamayan Proton Yük Yarıçapı Problemini Çözdü

    Modern fiziğin en büyük başarılarından biri olan Standart Model, doğadaki temel parçacıkları ve etkileşimleri olağanüstü doğrulukla açıklamaktadır. Ancak bu modelin gerçekten kusursuz olup olmadığını anlamanın yolu, onu mümkün olan...
  • Temiz Enerji Gerçekten Temiz mi?

    İklim değişikliğiyle mücadelede en iddialı hedeflerden biri “net sıfır emisyon” kavramıdır. Küresel sıcaklık artışını 1.5 °C ile sınırlamak için enerji sistemlerinin hızla karbonsuzlaştırılması gerektiği artık bilimsel bir uzlaşıdır. Ancak...
  • Çernobil Felaketi’nden 40 Yıl Sonra: Doğa Ne Anlatıyor?

    1986 yılında Ukrayna’da meydana gelen Çernobil Felaketi, yalnızca nükleer mühendislik tarihinin değil, aynı zamanda çevre bilimlerinin de en çarpıcı olaylarından biri olarak kabul edilir. Patlama sonrası atmosfere yayılan radyoaktif...