Kara Madde Ne Olabilir?

Bilim insanları henüz bunun cevabını bilmiyor, fakat bununla ilgili ortaya koydukları bir çok teori var.

Bilim insanları henüz bunun cevabını bilmiyor, fakat bununla ilgili ortaya koydukları bir çok teori var.

1903’lu yıllarda “kara madde” terimi astronomi uzmanları tarafından kullanılmaya başladığından beri neredeyse 100 yıl geçmesine rağmen, bu göz ile görünmeyen maddeye bir açıklama getirilememiştir. Fizikçiler , kara maddenin etkilerini galaksilerin ve diğer gök cisimlerinin hareketlerinde ölçmelerine rağmen , kara maddenin nasıl oluştuğu hala bir gizem olarak duruyor.

Bu problemin çözümü için , fizikçiler pek çok olasılıklar düşündüler   ve her bir olasılığın bulunması içinde ayrı birer metot ortaya koydular. Kara madde ile ilgili bazı düşünceler , fizikçiler başka problemleri çözmeye çalışırken ortaya çıktı. Bazı bilim insanları ise kara maddeden ne anladığımız ile ilgili sınırları zorlamaya çalışıyorlar.

New York Üniversitesi profesörü Neal Weiner, “ Hangi deneyin kara maddeyi ölçeceğini bilemiyoruz, ve doğru deneyi yapamazsak , onu bulamayacağız .” dedi.

WIMP(weakly interacting massive particles- zayıf etkileşen ağır parçacıklar)

Bu zayıf etkileşen ağır parçacıkların (WIMPler) kütlesinin protonun kütlesinin 1 ile 1000 katı arısında olması ve radyoaktif ışımadan sorumlu zayıf kuvvet sayesinde birbirleriyle etkileştikleri düşünülüyor.

Elde edilen son veriler, bu parçacıkların varlıklarına dair yeni bir şüphe ekledi. Bilim insanları onları LHC de dahil uzayda ve yeryüzünde aramaya devam ediyorlar. Fakat ,bu parçacıkların kütlelerinin ne olduğunu ortaya koymak ve etkileşimlerinin büyüklüğünü bulmak için kendilerini göstermesi gerekiyor.

Eğer WIMPleri gözlemleyemezsek , kara madde problemine yeni çözümler bulmamız gerekecek.

Eğer onları bulamazsak , en azından çok uzun yıllardır bu alanda ağırlıklı olarak bir çözüm olarak düşünülen bir bölümü kapatıp ,yeni bir bölüm açmamız gerekecek.

Steril Nötrinolar

Nötrinolar çok küçük kütleli, bir çeşidinden diğerine dönüşsen ve bütün bir gezegenin içinden hiç bir şeye çarpmadan geçebilen parçacıklardır. Çok tuhaf parçacıklar olmasına rağmen, steril nötrino adında kendilerinden çok daha tuhaf parçacıklar var olabilir.

Bu yakalanması çok zor parçacıklar neredeyse çevresindekilerle hiç etkileşime girmeyebilir, öyle ki normal madde ile çok az etkileşmesi bütün bir evrenin yaşını alabilir.

Eğer steril nötrinolar kara maddenin yapı taşları ise , fizikçiler onları yakalamayı isteyeceklerdir. Fakat, bunların bizim çok rahat gözlemleyebildiğimiz fotonlara ışıması da mümkün olabilir.

Geçen yıl fizikçiler uzay teleskoplarını kullanarak ,steril nötrinolar için öngörülmüş enerji ile aynı enerjiye sahip, galaksi kümelerinden gelen devamlı bir sinyal keşfettiler. Fakat bu potasyum iyonları gibi başka bir kaynaktan da gelmiş olabilir.

Yeni Japon teleskobu ASTRO-H çok daha iyi bir enerji çözünürlüğüne sahiptir ve belki de bu tartışmaya bir son verecek veriler elde edebilir.

Kaynak : http://www.symmetrymagazine.org/article/what-could-dark-matter-be

Kategori
BÜLTENFizikParçacık Fiziği

Dr. Atac lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesinde aldı. Doktora derecesini 2017 yılında Temple Üniversitesinde, Coulomb Sum Rule adı verilen Deney üzerinde çalışarak elde etti. Şu an Temple Üniversitesinde Research Assistant Professor olarak çalışmaktadır. Dr. Atac ayrıca Fizik Akademisi’nin kurucusudur.
Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Benzer Yazılar

  • Artemis II Dünya’ya Döndü

    İnsanlığın Ay’a dönüşünü simgeleyen Artemis II görevi, 10 Nisan 2026’da başarıyla tamamlandı ve astronotlar güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndü. Yarım yüzyıldan fazla bir sürenin ardından gerçekleştirilen bu tarihi...
  • Fizikçiler Uzun Yıllardır Anlaşılamayan Proton Yük Yarıçapı Problemini Çözdü

    Modern fiziğin en büyük başarılarından biri olan Standart Model, doğadaki temel parçacıkları ve etkileşimleri olağanüstü doğrulukla açıklamaktadır. Ancak bu modelin gerçekten kusursuz olup olmadığını anlamanın yolu, onu mümkün olan...
  • Temiz Enerji Gerçekten Temiz mi?

    İklim değişikliğiyle mücadelede en iddialı hedeflerden biri “net sıfır emisyon” kavramıdır. Küresel sıcaklık artışını 1.5 °C ile sınırlamak için enerji sistemlerinin hızla karbonsuzlaştırılması gerektiği artık bilimsel bir uzlaşıdır. Ancak...
  • Çernobil Felaketi’nden 40 Yıl Sonra: Doğa Ne Anlatıyor?

    1986 yılında Ukrayna’da meydana gelen Çernobil Felaketi, yalnızca nükleer mühendislik tarihinin değil, aynı zamanda çevre bilimlerinin de en çarpıcı olaylarından biri olarak kabul edilir. Patlama sonrası atmosfere yayılan radyoaktif...