Parçacık Hızlandırıcılar Neden Çok Büyüktür?

CERN fizikçilerinden Edda Gschwendtner küçücük parçacıkları araştırmak için neden çok büyük makinelere ihtiyaç duyduğumuzu , bizlere açıklıyor. 

 

CERN ‘de yer alan Büyük Hadron Hızlandırıcısı 27 km uzunluğa sahiptir. CERN AWAKE projesinin lideri fizikçi Edda Gschwendtner bu kadar büyük makinelere neden ihtiyaç duyulduğunu bizlere açıklıyor.

Çıplak gözle çok fazla şeyi görebiliriz. Küçük şeyleri görmek için mikroskop kullanırız, uzak olan nesneleri görmek için ise teleskop kullanırız. Kullandığımız araç ne kadar güçlü olursa o kadar fazla şey görebiliriz.

Parçacık hızlandırıcılar görünür evrende yer alan maddenin nereden geldiğini ve doğanın temel bileşenlerini araştırmamıza izin veren araçlardır. Hızlandırıcılar ne kadar güçlü olursa , daha küçük boyutlarda ve daha büyük boyutlardaki olayları anlama imkânımız artar.

Parçacık hızlandırıcıları , parçacıklar için bir yarış pisti gibi düşünebilirsiniz. Yarış arabaları bir anda saatte 320 km hıza ulaşamaz . Bu hıza ulaşmak için bir dairesel yada düz bir pistte yavaş yavaş hızlanmaları gerekir.

Fizikte bu tur pistler dairesel hızlandırıcılar ve lineer hızlandırıcılar olarak bilinir.

Dairesel hızlandırıcılarda yer alan parçacıklar , hızlandırıcıda ilerledikçe hızlanır ve enerji kazanmaya başlarlar. Örneğin , LHC’deki protonlar çarpışma enerjisine ulaşabilmeleri için, saniyede 11,000 defa tur atacak şekilde 20 dakika boyunca hızlandırıcı içerisinde dolanmaları gerekiyor. Parçacıklar yolculukları boyunca , mıknatıslar yardımıyla rotada kalırlar ve köşelerden rahat şekilde dönerler.

Fakat tıpkı dolambaçlı dağ yolundaki bir araba gibi , parçacıkların enerjileri de hızlandırıcılardaki eğriliklerle sınırlıdır. Eğer döndükleri noktalar çok dar ve mıknatıslar çok zayıfsa , parçacıklar rotadan çıkabilir.

Lineer hızlandırıcılarda böyle bir sorun yoktur, fakat istedikleri enerjiye ulaşabilmeleri hızlandırıcının uzunluğuyla sınırlıdır.

Eğer madde içerisinde daha derinlere bakmak istiyorsak ve evrenin tarihinde daha gerilere bakmak istiyorsak , daha güçlü araçlara ihtiyacımız var.

Yapabileceğimiz seçeneklerden birisi ; kilometrelerce uzunlukta lineer hızlandırıcılar veya çok büyük yarıçapına sahip dairesel hızlandırıcılar yapmak.

Başka bir seçenek ise teknolojiye yatırım yaparak , daha kısa mesafelerde parçacıkları istediğimiz hızlara ulaştırma yollarını bulmaktır.

Gerçekçi olmak gerekirse , çok küçük boyutları incelemek için gelecekte kullanacağımız araçlar, teknolojinin ilerlemesiyle mümkün olacaktır ve bu bizi bilinmeyeni ortaya çıkarmaya daha fazla yaklaştıracaktır.

 

Kaynak :SymmetryMagazine

Kategori
BÜLTENParçacık Fiziği

Dr. Atac lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesinde aldı. Doktora derecesini 2017 yılında Temple Üniversitesinde, Coulomb Sum Rule adı verilen Deney üzerinde çalışarak elde etti. Şu an Temple Üniversitesinde Research Assistant Professor olarak çalışmaktadır. Dr. Atac ayrıca Fizik Akademisi’nin kurucusudur.
Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Benzer Yazılar

  • Artemis II Dünya’ya Döndü

    İnsanlığın Ay’a dönüşünü simgeleyen Artemis II görevi, 10 Nisan 2026’da başarıyla tamamlandı ve astronotlar güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndü. Yarım yüzyıldan fazla bir sürenin ardından gerçekleştirilen bu tarihi...
  • Fizikçiler Uzun Yıllardır Anlaşılamayan Proton Yük Yarıçapı Problemini Çözdü

    Modern fiziğin en büyük başarılarından biri olan Standart Model, doğadaki temel parçacıkları ve etkileşimleri olağanüstü doğrulukla açıklamaktadır. Ancak bu modelin gerçekten kusursuz olup olmadığını anlamanın yolu, onu mümkün olan...
  • Temiz Enerji Gerçekten Temiz mi?

    İklim değişikliğiyle mücadelede en iddialı hedeflerden biri “net sıfır emisyon” kavramıdır. Küresel sıcaklık artışını 1.5 °C ile sınırlamak için enerji sistemlerinin hızla karbonsuzlaştırılması gerektiği artık bilimsel bir uzlaşıdır. Ancak...
  • Çernobil Felaketi’nden 40 Yıl Sonra: Doğa Ne Anlatıyor?

    1986 yılında Ukrayna’da meydana gelen Çernobil Felaketi, yalnızca nükleer mühendislik tarihinin değil, aynı zamanda çevre bilimlerinin de en çarpıcı olaylarından biri olarak kabul edilir. Patlama sonrası atmosfere yayılan radyoaktif...