Ozon Tabakasındaki Delik Kapanıyor

Ozon  tabakası Dünya’nın atmosferinde yer alan ve Güneş’ten gelen ultraviyole ışınları soğuran bir katmandır. Bilim insanlarının kaygılanmasına neden olan ozon  tabakasında oluşan delik, ilk kez 1980’lerde ortaya konulmuştu. 1990...

Ozon  tabakası Dünya’nın atmosferinde yer alan ve Güneş’ten gelen ultraviyole ışınları soğuran bir katmandır. Bilim insanlarının kaygılanmasına neden olan ozon  tabakasında oluşan delik, ilk kez 1980’lerde ortaya konulmuştu.

1990 ‘larda okullarda yapılan bilim eğitiminde , ozon tabakasının yok olması durumunda , bir gün nasıl hepimizin ölebileceği veya deri kanseri olabileceğimiz öğretiliyordu.

Bilim  insanları 1987’den beri, ozon tabakasını yok eden kloroflorokarbon gibi maddelerin kullanılmasını önlemeye çalışarak , bir çok yerde yasaklanmasına neden oldular. Akıllardaki   soru ; acaba bu şekilde önlemler alarak ozon tabakasının kendi kendini tamir edip edemeyeceğiydi ?

Perşembe günü yapılan açıklamada ; bilim insanları ozon tabakasındaki deliğin 2000 yılından beri  3.91 milyon kilometre kare küçüldüğünü duyurdu. Bu Hindistan büyüklüğündeki bir alana denk geliyor.

Bilim insanları hava balonu ve uydu gibi farklı araçlar kullanarak Eylül 2015 ‘te bu ölçümleri yaptılar.

Bilim insanları ayrıca, bu deliğin oluşmasında baş rol oynadıklarını düşündükleri klorinin, Dünya üzerindeki  oranın azaldığını  , fakat bu azalmanın  deliğin kapanmasına yetecek kadar hızlı olmadığını duyurdular.

Son olarak , ozon tabakasındaki deliğin 2050 veya 2060 ‘dan önce kapanamayacağı , ancak Eylülde yapılan ölçümün beklendiği gibi kötü olmadığı bildirildi.

Kaynak : http://www.atlasobscura.com/articles/the-hole-in-the-ozone-layer-above-antarctica-might-be-healing-itself

Kategori
BÜLTENÇevre

Dr. Atac lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesinde aldı. Doktora derecesini 2017 yılında Temple Üniversitesinde, Coulomb Sum Rule adı verilen Deney üzerinde çalışarak elde etti. Şu an Temple Üniversitesinde Research Assistant Professor olarak çalışmaktadır. Dr. Atac ayrıca Fizik Akademisi’nin kurucusudur.
Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Benzer Yazılar

  • Artemis II Dünya’ya Döndü

    İnsanlığın Ay’a dönüşünü simgeleyen Artemis II görevi, 10 Nisan 2026’da başarıyla tamamlandı ve astronotlar güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndü. Yarım yüzyıldan fazla bir sürenin ardından gerçekleştirilen bu tarihi...
  • Fizikçiler Uzun Yıllardır Anlaşılamayan Proton Yük Yarıçapı Problemini Çözdü

    Modern fiziğin en büyük başarılarından biri olan Standart Model, doğadaki temel parçacıkları ve etkileşimleri olağanüstü doğrulukla açıklamaktadır. Ancak bu modelin gerçekten kusursuz olup olmadığını anlamanın yolu, onu mümkün olan...
  • Temiz Enerji Gerçekten Temiz mi?

    İklim değişikliğiyle mücadelede en iddialı hedeflerden biri “net sıfır emisyon” kavramıdır. Küresel sıcaklık artışını 1.5 °C ile sınırlamak için enerji sistemlerinin hızla karbonsuzlaştırılması gerektiği artık bilimsel bir uzlaşıdır. Ancak...
  • Çernobil Felaketi’nden 40 Yıl Sonra: Doğa Ne Anlatıyor?

    1986 yılında Ukrayna’da meydana gelen Çernobil Felaketi, yalnızca nükleer mühendislik tarihinin değil, aynı zamanda çevre bilimlerinin de en çarpıcı olaylarından biri olarak kabul edilir. Patlama sonrası atmosfere yayılan radyoaktif...