LIGO ‘nun Mimarları ve 2017 Nobel Fizik Ödülü

Amerikalı fizikçiler Rainer Weiss, Kip Thorne ve Barry Barish 2017 Nobel fizik ödülünü kütle-çekimi dalgalarının ilk kez ölçülmesinde öncülük ettikleri için kazandılar.  Kütle-çekimi dalgalarının var olduğu yaklaşık  yüz yıl...

Amerikalı fizikçiler Rainer Weiss, Kip Thorne ve Barry Barish 2017 Nobel fizik ödülünü kütle-çekimi dalgalarının ilk kez ölçülmesinde öncülük ettikleri için kazandılar.  Kütle-çekimi dalgalarının var olduğu yaklaşık  yüz yıl önce Albert Einstein tarafından ön görülmüştü.  Ancak, Einstein Kütle-çekimi dalgalarının ölçülmesinin  imkansiz olduğunu savunmuştu. Fakat, Weiss, Thorne ve Barishve Iskoc fizikçi Ronald Drever onlarca yıl çalışarak bu küçük sinyalleri ölçebilen çok hassas bir deney düzeneği kurmayı başardılar.

Weiss ödülü kazandığını öğrendikten sonra bunun mükemmel bir duygu olduğunu söyledi. Weiss, “Fakat bunu yaklaşık olarak 40 yıldır devam eden ve binlerce kişinin emeğinin olduğu bir çalışmanın sonucu olarak görüyorum ”, dedi.

Bir kara delik uzmanı olan 77 yaşındaki Thorne 1960’lı yıllarda kütle-çekimi dalgalarının ölçülebileceğini düşündü.  Bu arada şimdi 85 yaşında olan Weiss kütle-çekimi dalgalarını ölçebilecek konsepti ortaya koydu. Daha sonra Drever ile birlikte (Laser Interferometer Gravitational-Wave Observatory) Lazer İnterferometresi  kütle-çekimi dalgaları gözlemevi adını verdikleri  LIGO laboratuvarını kurdular.  Kurulduğundan yaklaşık 30 yıl sonra Ekim 2015’te LIGO’nun iki dev detektörü kütle-çekimi dalgalarını ilk kez ölçmeyi başardı.

LIGO’nun bu büyük başarısından sonra Thorne ve Weiss Nobel fizik ödülünü kazanmak için aday gösterildiler. Nobel komitesi ödülün yarısını Weiss’e ve diğer yarısını da Thorne ve Barish’e vermeye kadar verdi.  Drever ise Mart ayında hayatını kaybettiğinden  bu ödülü kazanamadı.

Nobel komitesinin bu projenin başarılı olmasında büyük emeği geçen Barish’i   ödüle layık görmesi hiç kolay olmadı. Bir Caltech parçacık fiziği profesörü ve 81 yaşında olan Barish 1994 yılında Drever, Thorne ve Weiss’in yerine LIGO’nun başına geçti. Barish şu anda binden  daha fazla üyesi bulunan LIGO Bilimsel İşbirliği grubunu kurarak Louisiana ve Washington eyaletlerinde bulunan LIGO laboratuvarlarının birbiri ile uyumlu bir  şekilde çalışmasını sağladı.

Weiss ,Thorne ve Barish ve LIGO’da çalışan arkadaşları  LIGO detektörlerini kütle-çekimi dalgalarını ölçmeye ayarlayarak astrofizikte yeni bir dönemi başlattılar.  Kütle-çekimi dalgaları Dünya yakınından geçerken 4 km uzunluğundaki LIGO detektörünün kollarının uzunluğunun bir atomun büyüklüğünden daha küçük bir miktarda çekilmesi yada gerilmesine neden olur.  L şeklindeki detektörün kolları arasında yansıtılan çok hassas lazerler iki kol arasındaki  uzunluk farkını ölçebilir. Bilim insanları kütle–çekimi dalgalarının şeklini inceleyerek onu oluşturan olayın nedenini bulabilir.

LIGO en son kütle–çekimi dalgaları ölçümünü bir kaç ay önce yaptı. Avrupa’da yeni kurulan Virgo detektörü ile birlikte 1.8 milyar yıl öncesinde oluşan iki dev kara delik çarpışmasına ait kütle– çekimi dalgalarını ölçtüler.

Bu ölçümler evren hakkındaki bilgimize yeni bir pencere açmaktadır. Gelecekte yapılacak daha hassas ölçümler kuantum yerçekimi ve Big Bang hakkında bizlere bilgiler verebilir.

 

Kaynak : https://www.quantamagazine.org/ligos-rainer-weiss-kip-thorne-and-barry-barish-win-physics-nobel-20171003/

 

Kategori
BÜLTENDeneyFizik

Dr. Atac lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesinde aldı. Doktora derecesini 2017 yılında Temple Üniversitesinde, Coulomb Sum Rule adı verilen Deney üzerinde çalışarak elde etti. Şu an Temple Üniversitesinde Research Assistant Professor olarak çalışmaktadır. Dr. Atac ayrıca Fizik Akademisi’nin kurucusudur.
Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Benzer Yazılar

  • Artemis II Dünya’ya Döndü

    İnsanlığın Ay’a dönüşünü simgeleyen Artemis II görevi, 10 Nisan 2026’da başarıyla tamamlandı ve astronotlar güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndü. Yarım yüzyıldan fazla bir sürenin ardından gerçekleştirilen bu tarihi...
  • Fizikçiler Uzun Yıllardır Anlaşılamayan Proton Yük Yarıçapı Problemini Çözdü

    Modern fiziğin en büyük başarılarından biri olan Standart Model, doğadaki temel parçacıkları ve etkileşimleri olağanüstü doğrulukla açıklamaktadır. Ancak bu modelin gerçekten kusursuz olup olmadığını anlamanın yolu, onu mümkün olan...
  • Temiz Enerji Gerçekten Temiz mi?

    İklim değişikliğiyle mücadelede en iddialı hedeflerden biri “net sıfır emisyon” kavramıdır. Küresel sıcaklık artışını 1.5 °C ile sınırlamak için enerji sistemlerinin hızla karbonsuzlaştırılması gerektiği artık bilimsel bir uzlaşıdır. Ancak...
  • Çernobil Felaketi’nden 40 Yıl Sonra: Doğa Ne Anlatıyor?

    1986 yılında Ukrayna’da meydana gelen Çernobil Felaketi, yalnızca nükleer mühendislik tarihinin değil, aynı zamanda çevre bilimlerinin de en çarpıcı olaylarından biri olarak kabul edilir. Patlama sonrası atmosfere yayılan radyoaktif...