MIT Uçak ve Denizaltıların Birbiri İle Nasıl Haberleşeceğini Sonunda Buldu

İlginç olarak,  bir uçak ve  su altında bulunan bir denizaltı ile daha önce hiç iletişim kurulamadı. Ancak, MIT bilim insanları bilim dünyasında çözülemeyen bir problemi daha çözüme kavuşturdu. MIT...

İlginç olarak,  bir uçak ve  su altında bulunan bir denizaltı ile daha önce hiç iletişim kurulamadı. Ancak, MIT bilim insanları bilim dünyasında çözülemeyen bir problemi daha çözüme kavuşturdu.

MIT Media Lab dünyada ilk kez yapılan, su altından havaya iletişimi sağlayan yeni bir teknoloji geliştirdiğini salı günü  açıkladı.

Bunun daha önce yapılamamış olmasının nedeni, uçakların su altında bulunan denizaltılar ile kablosuz bağlantı kuramamasıdır. Her iki aracın kullandığı iletişim ortamlarının birbiri ile uyuşmaması buna neden olur: denizaltılar sonar kullanırken, uçaklar radyo dalgaları  kullanır.  Sonar sinyalleri su yüzeyinden yansıyarak su dışına çıkamaz. Radyo sinyalleri  ise su içerisinde iyi bir şekilde ilerleyemez.

Fakat MIT bu sorunu çözdü. Araştırmacılar, su altına yerleştirilen bir verici sayesinde sonar sinyalleri bir yüzme havuzunun yüzeyine gönderdi ve burada küçük titreşimler oluşturdular.  Daha sonra, bu titreşimler hassas bir radar tarafından algılanarak, su altından havaya iletişim kurulabildi.

Yayınlanan makaledeki yazarlardan birisi olan Fadel Adib, bu sistemin önemli bir dönüm noktası olduğunu dile getirdi.

Bu sisteme “ translational acoustic-RF communication (çevirici akustik – radyo frekans iletişimi )”  veya TARF adı verildi. MIT ‘e göre bu teknoloji, su altında kaybolan uçakların bulunmasına, askeri denizaltıların su yüzeyine çıkmadan uçaklarla iletişim kurmasına ve su altı dronelerinin su yüzeyine veri gönderimi için çıkmasına gerek kalmadan devamlı olarak su altı hayatını izlemesine imkan verebilecek.

Kaynaklar:

 

 

Kategori
Bilimde Bu HaftaBÜLTENTeknoloji

Dr. Atac lisans eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesinde aldı. Doktora derecesini 2017 yılında Temple Üniversitesinde, Coulomb Sum Rule adı verilen Deney üzerinde çalışarak elde etti. Şu an Temple Üniversitesinde Research Assistant Professor olarak çalışmaktadır. Dr. Atac ayrıca Fizik Akademisi’nin kurucusudur.
Henüz Yorum Yok

Cevap Yaz

Benzer Yazılar

  • Artemis II Dünya’ya Döndü

    İnsanlığın Ay’a dönüşünü simgeleyen Artemis II görevi, 10 Nisan 2026’da başarıyla tamamlandı ve astronotlar güvenli bir şekilde Dünya’ya geri döndü. Yarım yüzyıldan fazla bir sürenin ardından gerçekleştirilen bu tarihi...
  • Fizikçiler Uzun Yıllardır Anlaşılamayan Proton Yük Yarıçapı Problemini Çözdü

    Modern fiziğin en büyük başarılarından biri olan Standart Model, doğadaki temel parçacıkları ve etkileşimleri olağanüstü doğrulukla açıklamaktadır. Ancak bu modelin gerçekten kusursuz olup olmadığını anlamanın yolu, onu mümkün olan...
  • Temiz Enerji Gerçekten Temiz mi?

    İklim değişikliğiyle mücadelede en iddialı hedeflerden biri “net sıfır emisyon” kavramıdır. Küresel sıcaklık artışını 1.5 °C ile sınırlamak için enerji sistemlerinin hızla karbonsuzlaştırılması gerektiği artık bilimsel bir uzlaşıdır. Ancak...
  • Çernobil Felaketi’nden 40 Yıl Sonra: Doğa Ne Anlatıyor?

    1986 yılında Ukrayna’da meydana gelen Çernobil Felaketi, yalnızca nükleer mühendislik tarihinin değil, aynı zamanda çevre bilimlerinin de en çarpıcı olaylarından biri olarak kabul edilir. Patlama sonrası atmosfere yayılan radyoaktif...