YKS Biyoloji Haberlere dön
YKS 2027'ye 229 günTYT 19 Haziran 2027Türkiye geneli deneme: 29 Kasım Pazar, 11.00Ücretsiz kaydol
AYT 12. sınıf · 12. konu

Canlılarda Enerji Dönüşümleri

ATP üretim yolları, fotosentez (pigmentler, ışığa bağımlı tepkimeler, Calvin döngüsü, sınırlayıcı faktörler), kemosentez, oksijenli solunum ve fermantasyon.

Bu konuda öğreneceklerin
  • ATP'nin üç üretim yolunu (substrat düzeyinde fosforilasyon, oksidatif fosforilasyon, fotofosforilasyon) ve hücrenin hangi bölümünde yürüdüklerini
  • Fotosentezin keşfine katkı veren deneyleri; klorofil a, klorofil b ve karotenoitlerin görevini, absorpsiyon ve etki spektrumunu yorumlamayı
  • Işığa bağımlı tepkimelerde suyun fotolizini, oksijenin sudan geldiğini, ATP ve NADPH üretimini; döngüsel ve döngüsel olmayan fotofosforilasyonu
  • Calvin döngüsünde karbon dioksitin tutulmasını, ATP ve NADPH'ın nerede harcandığını; fotosentez hızını sınırlayan etkenleri grafiklerden okumayı
  • Kemosentezi; oksijenli solunumun evrelerini (glikoliz, asetil-CoA oluşumu, Krebs döngüsü, elektron taşıma sistemi), yerlerini ve bir glikoz için ürün sayılarını
  • Etil alkol ve laktik asit fermantasyonunu, maya ve Elodea deneylerini; fotosentez ile solunumu karşılaştırmayı ve canlılar arasındaki enerji ilişkisini

Canlılar enerjiyi nereden alır?

Her canlı hücre büyümek, bölünmek, madde taşımak ve hareket etmek için enerji harcar. Bu enerjinin kaynağı hemen her ekosistemde Güneş'tir. Bitkiler, algler ve siyanobakteriler ışık enerjisini fotosentezle glikoz gibi organik moleküllerin kimyasal bağlarına aktarır. Bu canlılar besinini kendisi ürettiği için ototroftur. Hayvanlar, mantarlar ve birçok bakteri ise hazır organik maddeyi dışarıdan alır; bunlar heterotroftur. Ototrof da olsa heterotrof da olsa her hücre, besindeki kimyasal enerjiyi hücresel solunumla ATP'ye aktararak kullanır. Bitki hücresi de solunum yapar; fotosentez yapmak solunumu gereksiz kılmaz.

ATP'nin yapısını ve ATP-ADP döngüsünü TYT'deki temel bileşenler konusunda gördün. Bu konuda ATP'nin hangi yollarla ve nerede üretildiğine odaklanacağız. Bunun için önce bir kavrama ihtiyaç var: enerji dönüşümlerinin hemen hepsi elektron aktarımıdır. Bir molekülden elektron (çoğu zaman hidrojenle birlikte) koparılmasına yükseltgenme, bir molekülün elektron almasına indirgenme denir. Glikoz solunumda yükseltgenir ve sonunda \(\text{CO}_2\)'ye dönüşür; fotosentezde ise \(\text{CO}_2\) indirgenerek glikoza dönüşür.

Koparılan elektronları hücre içinde taşıyan özel moleküller vardır. Solunumda \(\text{NAD}^+\) ve FAD, elektron ve hidrojen alarak NADH ve \(\text{FADH}_2\) olur. Fotosentezde aynı işi \(\text{NADP}^+\) görür ve NADPH'a dönüşür. Bu taşıyıcıların hepsi B vitaminlerinden türeyen koenzimlerdir; elektronu bir yerde alır, başka bir yerde bırakır ve yeniden kullanılır. Taşıyıcı tükenirse onu kullanan tepkimeler de durur. Bu basit gerçek, fermantasyonun neden var olduğunu açıklayacak.

ATP üretiminin üç yolu

ADP'ye bir fosfat bağlanarak ATP oluşmasına fosforilasyon denir. Canlılarda bu üç farklı yolla olur:

  • Substrat düzeyinde fosforilasyon: Yüksek enerjili fosfat taşıyan bir ara ürün (substrat), fosfatını bir enzim yardımıyla doğrudan ADP'ye verir. Zar, elektron taşıma sistemi ya da oksijen gerekmez. Glikolizde, Krebs döngüsünde ve dolayısıyla fermantasyonda ATP bu yolla oluşur.
  • Oksidatif fosforilasyon: Besinlerden koparılan elektronlar NADH ve \(\text{FADH}_2\) ile elektron taşıma sistemine (ETS) getirilir. Elektronlar zardaki taşıyıcılar boyunca ilerlerken açığa çıkan enerjiyle zarın bir yüzünde \(\text{H}^+\) biriktirilir. \(\text{H}^+\) iyonları ATP sentaz enziminden geçerek geri dönerken ATP üretilir. Ökaryotlarda mitokondrinin iç zarında (kristalarda), oksijenli solunum yapan bakterilerde hücre zarında gerçekleşir.
  • Fotofosforilasyon: Işıkla uyarılan klorofilden kopan elektronlar tilakoit zardaki ETS'de ilerler; yine bir \(\text{H}^+\) birikimi oluşur ve ATP sentaz ATP üretir. Kloroplastın tilakoit zarlarında (siyanobakterilerde klorofil taşıyan iç zarlarda) gerçekleşir.
ATP üretiminin üç yolu
Substrat düzeyinde fosforilasyonda fosfat doğrudan aktarılır. Oksidatif fosforilasyon ve fotofosforilasyonda ise ETS ile oluşturulan \(\text{H}^+\) birikiminden ATP sentaz yararlanır.

Oksidatif fosforilasyon ile fotofosforilasyon arasındaki fark, elektronların nereden geldiğidir: birincisinde besinden, ikincisinde ışıkla uyarılan klorofilden. İkisinde de ETS ve ATP sentaz kullanılır. Bu benzerlik, ÖSYM'nin fotosentez ile solunumu karşılaştırdığı sorularda sık sık karşına çıkar.

Fotosentezin keşfi

Bitkilerin kütlesinin nereden geldiği uzun süre merak konusu oldu. 17. yüzyılda Jan Baptist van Helmont, tartılmış bir saksı toprağa küçük bir söğüt fidanı dikti ve yıllarca yalnızca su verdi. Sonunda söğüdün kütlesi çok artmış, toprağın kütlesi ise çok az azalmıştı. Van Helmont bitkinin kütlesinin topraktan değil sudan geldiği sonucuna vardı. Deneyi toprağın bitkiyi beslediği fikrini çürüttü; ama vardığı sonuç eksikti, çünkü havadaki gazların rolünü hesaba katmamıştı. Bugün bitkinin kuru kütlesinin büyük kısmının havadaki \(\text{CO}_2\)'den geldiğini biliyoruz.

  1. yüzyılda Joseph Priestley, kapalı bir fanusta yanan mumun bir süre sonra söndüğünü ve bu havada bir farenin yaşayamadığını gözledi. Fanusa bir nane dalı koyup birkaç gün beklediğinde, havanın yeniden mumun yanabileceği hâle geldiğini buldu. Bitki, mumun ve hayvanın "bozduğu" havayı düzeltiyordu. Kısa süre sonra Jan Ingenhousz, bu düzeltmenin yalnızca ışıkta olduğunu ve bunu bitkinin yeşil kısımlarının yaptığını gösterdi. Karanlıkta bitkiler de havayı hayvanlar gibi bozuyordu. Bu iki deney, bugün bildiğimiz iki gerçeğin ilk işaretleridir: fotosentez ışık ister ve oksijen verir; solunum ise gece gündüz sürer.

Kloroplast ve fotosentez pigmentleri

Kloroplastın çift zarını, tilakoitlerini, granumlarını ve stromasını TYT'de gördün. Fotosentezin iki evresi bu yapıya göre paylaşılır: ışığı yakalayan pigmentler ve ATP sentaz tilakoit zarlarındadır; karbon dioksiti tutan enzimler ise stromadadır.

Işığı soğuran moleküllere pigment denir. Bitkilerde üç önemli pigment grubu vardır:

  • Klorofil a: Fotosentezin asıl pigmentidir. Fotosistemlerin tepkime merkezinde bulunur ve uyarılınca elektron veren moleküldür. Yapısında magnezyum vardır.
  • Klorofil b: Yardımcı pigmenttir. Klorofil a'nın iyi soğuramadığı bazı dalga boylarını soğurur ve enerjisini klorofil a'ya aktarır.
  • Karotenoitler (turuncu karotenler ve sarı ksantofiller): Yardımcı pigmentlerdir. Mavi ve mavi-yeşil ışığı soğurur, enerjiyi klorofile aktarır; ayrıca aşırı ışığın klorofile verdiği zararı azaltır. Sonbaharda klorofil yıkılınca yapraklarda sarı ve turuncu renkler bu pigmentler sayesinde görünür hâle gelir.

Bir pigmentin hangi dalga boylarını ne kadar soğurduğunu gösteren grafiğe absorpsiyon spektrumu denir. Klorofiller en çok mavi-mor ve kırmızı ışığı soğurur; yeşil ışığı ise çok az soğurur. Soğurulmayan yeşil ışık yansır ve geçer; yaprağın yeşil görünmesinin nedeni budur. Karotenoitler ise mavi ve mavi-yeşil bölgede soğurur, kırmızı ışığı soğurmaz.

Pigmentlerin absorpsiyon spektrumu
Klorofil a ve b mavi-mor ve kırmızı ışıkta iki tepe yapar; yeşil bölgede (yaklaşık 500 ile 600 nm) soğurma çok azdır. Karotenoitler yalnızca mavi ve mavi-yeşil bölgede soğurur. Şematik çizim.

Pigmentin ışığı soğurması, o ışığın fotosentezde kullanıldığını tek başına kanıtlamaz. Bunu gösteren grafik etki spektrumudur: farklı dalga boylarında eşit şiddette ışık verilip fotosentez hızı (örneğin çıkan oksijen miktarı) ölçülür. 19. yüzyılın sonlarında Theodor Engelmann ipliksi bir yeşil algi prizmadan geçen ışıkla aydınlattı ve suya oksijen arayan bakteriler ekledi. Bakteriler en çok mavi-mor ve kırmızı ışık düşen bölgelerde toplandı; çünkü alg en çok oksijeni orada üretiyordu.

Etki spektrumu ve Engelmann deneyi
Oksijen arayan bakteriler algin mavi-mor ve kırmızı ışık alan bölgelerinde toplanır. Etki spektrumu klorofillerin absorpsiyon spektrumuna benzer; yeşil ışıkta hız en düşüktür ama sıfır değildir.

Etki spektrumu klorofil a'nın absorpsiyon spektrumuna çok benzer, ama ondan daha geniştir: klorofil a'nın az soğurduğu bazı bölgelerde de fotosentez olur. Bu, klorofil b ve karotenoitlerin soğurduğu enerjinin de fotosentezde kullanıldığını gösterir.

Işığa bağımlı tepkimeler

Fotosentezin ilk evresi tilakoit zarlarında gerçekleşir ve ışık olmadan yürümez. Tilakoit zarda pigmentler ve proteinler fotosistem adı verilen gruplar oluşturur: fotosistem II ve fotosistem I. Her fotosistemde yüzlerce pigment molekülü ışığı bir anten gibi toplar ve enerjiyi tepkime merkezindeki klorofil a'ya iletir. Uyarılan klorofil a bir elektron kaybeder ve bu elektron bir elektron taşıma sistemine geçer.

Kloroplastta fotosentezin iki evresi
Tilakoit zardaki ışığa bağımlı tepkimeler su harcar, oksijen verir ve ATP ile NADPH üretir. Stromadaki Calvin döngüsü bu ATP ve NADPH'ı kullanarak \(\text{CO}_2\)'den besin üretir; ADP, \(\text{P}_i\) ve \(\text{NADP}^+\) tilakoitlere geri döner.

Döngüsel olmayan fotofosforilasyonda elektronlar tek yönlü bir yol izler:

  1. Fotosistem II'deki klorofil a ışıkla uyarılır ve elektron kaybeder. Eksilen elektronlar sudan karşılanır: su molekülleri ışık enerjisiyle parçalanır. Buna suyun fotolizi denir. İki su molekülünden bir \(\text{O}_2\) molekülü, dört \(\text{H}^+\) ve dört elektron çıkar.
  2. Elektronlar ETS boyunca fotosistem I'e taşınır. Bu sırada açığa çıkan enerjiyle \(\text{H}^+\) iyonları stromadan tilakoit boşluğuna pompalanır.
  3. Fotosistem I'deki klorofil a da ışıkla uyarılır; elektronları sonunda \(\text{NADP}^+\)'ya aktarılır ve NADPH oluşur.
  4. Tilakoit boşluğunda biriken \(\text{H}^+\) iyonları ATP sentazdan geçerek stromaya dönerken ATP üretilir.

Bu yolun ürünleri ATP, NADPH ve \(\text{O}_2\)'dir. \(\text{O}_2\) aslında bir yan üründür: elektron kaynağı olarak parçalanan suyun oksijen atomlarından gelir. Bu, 1940'larda ağır oksijen izotopu \(^{18}\text{O}\) ile yapılan deneylerle kanıtlandı: işaretli su verilen alglerin çıkardığı oksijen işaretli, işaretli \(\text{CO}_2\) verilenlerinki ise işaretsizdi.

Tilakoit zarda elektron ve proton akışı
Suyun fotolizinden gelen elektronlar fotosistem II, ETS ve fotosistem I üzerinden \(\text{NADP}^+\)'ya gider. Döngüsel akışta fotosistem I'in elektronları ETS'ye geri döner; yalnızca ATP üretilir.

Döngüsel fotofosforilasyonda yalnızca fotosistem I çalışır. Uyarılan elektronlar \(\text{NADP}^+\)'ya gitmek yerine ETS'ye geri döner ve yeniden fotosistem I'e ulaşır. Bu yolda su parçalanmaz, \(\text{O}_2\) çıkmaz ve NADPH oluşmaz; elektronlar ETS'den geçerken \(\text{H}^+\) birikimi sağlandığı için yalnızca ATP üretilir. Calvin döngüsü NADPH'tan daha fazla ATP harcadığı için döngüsel yol eksik ATP'yi tamamlar.

ÖzellikDöngüsel olmayanDöngüsel
Çalışan fotosistemFotosistem II ve IYalnız fotosistem I
Suyun fotoliziVarYok
ÜrünlerATP, NADPH, \(\text{O}_2\)Yalnız ATP
Elektronun son alıcısı\(\text{NADP}^+\)Elektron klorofile geri döner

Işıktan bağımsız tepkimeler: Calvin döngüsü

Fotosentezin ikinci evresi stromada gerçekleşir ve Calvin döngüsü adını alır. Işık doğrudan kullanılmadığı için ışıktan bağımsız tepkimeler denir. Ancak döngü, ışığa bağımlı tepkimelerin ürettiği ATP ve NADPH ile çalışır; ışık kesilince bu maddeler kısa sürede tükenir ve Calvin döngüsü de durur. Yani "ışıktan bağımsız" demek "karanlıkta da sürekli çalışır" demek değildir.

Döngü üç adımda özetlenebilir:

  1. Karbon dioksitin tutulması: Havadan gelen \(\text{CO}_2\), beş karbonlu ribuloz bifosfata (RuBP) bağlanır. Bu tepkimeyi RuBisCO enzimi yapar. Oluşan altı karbonlu ara ürün hemen iki tane üç karbonlu fosfogliserik aside (PGA) ayrılır.
  2. İndirgenme: PGA, ATP ve NADPH harcanarak fosfogliseraldehite (PGAL) dönüşür. NADPH elektronlarını verir ve \(\text{NADP}^+\) olur.
  3. RuBP'nin yeniden oluşması: PGAL'lerin bir kısmı döngüden çıkarak glikoz ve diğer organik maddelerin yapımında kullanılır. Kalanlar yine ATP harcanarak RuBP'ye dönüştürülür; böylece döngü yeniden \(\text{CO}_2\) tutabilir.

Bir glikozun altı karbonu altı \(\text{CO}_2\)'den gelir; bu yüzden döngünün bir glikoz için altı kez \(\text{CO}_2\) tutması gerekir. Ders kitaplarında her \(\text{CO}_2\) için 3 ATP ve 2 NADPH harcandığı kabul edilir; bir glikoz için bu 18 ATP ve 12 NADPH eder. Calvin döngüsünde oluşan ADP, \(\text{P}_i\) ve \(\text{NADP}^+\) tilakoitlere döner ve yeniden yüklenir. İki evre birbirine bu şekilde bağlıdır: biri durursa öteki de kısa sürede durur.

Fotosentez denklemi ve atomların izi

Fotosentezin genel denklemi, oksijenin sudan geldiğini gösterecek biçimde şöyle yazılır:

$$ 6\,\text{CO}_2 + 12\,\text{H}_2\text{O} \xrightarrow[\text{klorofil}]{\text{ışık}} \text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 + 6\,\text{O}_2 + 6\,\text{H}_2\text{O} $$

İki taraftaki suyu sadeleştirince \(6\,\text{CO}_2 + 6\,\text{H}_2\text{O} \rightarrow \text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 + 6\,\text{O}_2\) elde edilir. Ama sadeleşmiş denklem yanıltıcıdır: altı \(\text{O}_2\)'nin on iki oksijen atomunun hepsi parçalanan on iki su molekülünden gelir. \(\text{CO}_2\)'nin oksijen atomları ise glikoza ve tepkimede yeni oluşan suya geçer. Atomları izleme sorularında bu ayrıntı belirleyicidir:

  • İşaretli su verilirse işaret fotosentezde açığa çıkan \(\text{O}_2\)'de görülür.
  • İşaretli \(\text{CO}_2\) verilirse işaret glikozda ve fotosentezde oluşan suda görülür; \(\text{O}_2\)'de görülmez.

Fotosentez hızını etkileyen etkenler

Fotosentez hızı genellikle birim zamanda çıkan \(\text{O}_2\), tüketilen \(\text{CO}_2\) ya da üretilen organik madde miktarıyla ölçülür. Hızı dış etkenler (ışık şiddeti, ışığın dalga boyu, \(\text{CO}_2\) derişimi, sıcaklık, su ve mineraller) ile iç etkenler (klorofil miktarı, yaprağın yapısı, stoma sayısı, enzim miktarı) belirler. Bu etkenleri anlamanın anahtarı sınırlayıcı faktör ilkesidir: Bir olayın hızı, en yetersiz olan etkenle sınırlanır. O etken artırılmadıkça diğerlerini artırmak hızı değiştirmez. Bir fabrikada makine ne kadar hızlı çalışırsa çalışsın, hammadde yetmezse üretim artmaz.

Işık şiddeti: Işık arttıkça ışığa bağımlı tepkimeler hızlanır ve fotosentez hızı artar. Bir noktadan sonra hız artmaz; çünkü artık Calvin döngüsünün kapasitesi (\(\text{CO}_2\) derişimi ya da sıcaklık) sınırlayıcıdır. Bu noktaya ışık doyma noktası denir.

Işık şiddeti ve fotosentez hızı
Düşük ışıkta iki eğri çakışır: hızı ışık sınırlar ve \(\text{CO}_2\) artışı işe yaramaz. Düşük \(\text{CO}_2\) eğrisi daha erken düzleşir; bu bölgede hızı \(\text{CO}_2\) sınırlar.

Grafik sınırlayıcı faktörü okumanın kalıbını verir. İki eğrinin çakıştığı bölgede \(\text{CO}_2\)'nin farklı olması hızı değiştirmiyor; demek ki sınırlayıcı etken ışıktır. Düşük \(\text{CO}_2\) eğrisi düzleştikten sonra ise ışığı artırmak işe yaramıyor, ama aynı ışık şiddetinde \(\text{CO}_2\)'yi artırmak hızı yükseltiyor; burada sınırlayıcı etken \(\text{CO}_2\)'dir.

\(\text{CO}_2\) derişimi: \(\text{CO}_2\) Calvin döngüsünün hammaddesidir. Derişim arttıkça hız artar, sonra sabitlenir. Düşük ışıkta hız daha erken sabitlenir; çünkü bu kez ATP ve NADPH yetmez. Havadaki \(\text{CO}_2\) oranı yaklaşık %0,04'tür ve birçok bitki için sınırlayıcıdır; seralarda \(\text{CO}_2\) zenginleştirmesinin verim artırması bundandır.

\(\text{CO}_2\) derişimi ve fotosentez hızı
\(\text{CO}_2\) arttıkça hız önce artar, sonra sabitlenir. Düşük ışıkta düzlük daha erken başlar ve daha alçaktadır.

Sıcaklık: Calvin döngüsü enzimlerle yürür; bu yüzden hız sıcaklıkla belli bir optimuma kadar artar, optimumun üstünde enzimlerin yapısı bozulmaya başladığı için hızla düşer. Işığa bağımlı tepkimelerin ışığı soğurma basamakları ise sıcaklıktan çok az etkilenir. Sonuç ilginçtir: düşük ışıkta sıcaklığı değiştirmek fotosentez hızını geniş bir aralıkta hemen hiç değiştirmez, çünkü sınırlayıcı etken ışıktır. Sıcaklığın etkisi ışık bol olduğunda belirginleşir.

Sıcaklık ve fotosentez hızı
Yüksek ışıkta hız optimum sıcaklığa kadar artar, sonra hızla düşer. Düşük ışıkta geniş bir sıcaklık aralığında hız sabittir; çok yüksek sıcaklıkta enzimler bozulunca iki eğri birlikte düşer.

Işığın dalga boyu: Etki spektrumuna göre fotosentez en hızlı mavi-mor ve kırmızı ışıkta, en yavaş yeşil ışıkta gerçekleşir.

Su: Su fotosentezin hammaddesidir, ama bitkinin aldığı suyun çok küçük bir kısmı fotosentezde kullanılır. Suyun asıl etkisi stomalar üzerindendir: su azaldığında bitki su kaybını önlemek için stomalarını kapatır, yaprağa \(\text{CO}_2\) giremez ve fotosentez yavaşlar.

Mineraller ve klorofil miktarı: Klorofilin yapısında magnezyum ve azot bulunur. Bu minerallerin eksikliğinde klorofil az üretilir, yapraklar sararır ve fotosentez yavaşlar.

Bitki ışıkta hem fotosentez hem solunum yapar; ölçtüğümüz \(\text{O}_2\) çıkışı, fotosentezle üretilen \(\text{O}_2\)'den solunumda tüketilenin çıkarılmasıyla kalan net değerdir. Karanlıkta yalnızca solunum olduğu için bitki \(\text{O}_2\) tüketir. Işık şiddeti arttıkça fotosentez hızı solunum hızına yetişir; ikisinin eşit olduğu ışık şiddetine kompanzasyon noktası denir. Bu noktada bitki dışarıyla net \(\text{O}_2\) ya da \(\text{CO}_2\) alışverişi yapmaz. Bir bitkinin büyüyebilmesi için günün önemli bir bölümünde kompanzasyon noktasının üstünde ışık alması gerekir.

Net oksijen alışverişi ve kompanzasyon noktası
Işık şiddeti sıfırken eğri solunum hızı kadar eksidedir. Kompanzasyon noktasında fotosentez hızı solunum hızına eşittir.

Okulda fotosentez hızı en çok Elodea gibi bir su bitkisiyle ölçülür. Bitki ters çevrilmiş bir huninin altına konur ve çıkan gaz kabarcıkları sayılır ya da üstteki tüpte toplanır. Lambanın uzaklığı ışık şiddetini, suya eklenen sodyum bikarbonat (\(\text{NaHCO}_3\)) \(\text{CO}_2\) derişimini, renkli filtreler ise ışığın dalga boyunu değiştirmek için kullanılır. Deneyde aynı anda yalnızca bir etken değiştirilir; diğerleri sabit tutulur.

Elodea ile fotosentez deneyi
Lamba yaklaştıkça ışık şiddeti artar. Toplanan gaz, kor hâlindeki bir kıymığı alevlendirir; bu gazın oksijen olduğunu gösterir.

Kemosentez

Bazı bakteriler ışık kullanmadan, inorganik maddeleri yükseltgerken açığa çıkan kimyasal enerjiyle ATP üretir ve bu enerjiyle \(\text{CO}_2\)'yi organik maddeye dönüştürür. Bu olaya kemosentez, bu canlılara kemoototrof denir. Kemosentez yalnızca bazı prokaryotlarda görülür; bitki ya da hayvan kemosentez yapmaz.

En çok bilinen örnek toprakta yaşayan nitrifikasyon bakterileridir. Nitrit bakterileri (örneğin Nitrosomonas) amonyağı nitrite, nitrat bakterileri (örneğin Nitrobacter) nitriti nitrata yükseltger:

$$ 2\,\text{NH}_3 + 3\,\text{O}_2 \rightarrow 2\,\text{HNO}_2 + 2\,\text{H}_2\text{O} + \text{enerji} $$
$$ 2\,\text{HNO}_2 + \text{O}_2 \rightarrow 2\,\text{HNO}_3 + \text{enerji} $$

Bu tepkimeler oksijen harcar. Açığa çıkan enerjiyle üretilen ATP ve indirgenmiş taşıyıcılar, fotosentezdekine benzer bir döngüde \(\text{CO}_2\)'nin organik maddeye bağlanmasında kullanılır. Kükürt bakterileri hidrojen sülfürü, demir bakterileri demir iyonlarını yükseltgeyerek aynı işi yapar. Kemosentez yapanlar ışığa ihtiyaç duymadığı için karanlık ortamlarda da üretici olabilir; derin okyanus tabanındaki sıcak su kaynaklarının çevresinde kurulan topluluklar bu bakterilerin ürettiği organik maddeye dayanır. Kemosentezde de fotosentezdeki gibi \(\text{CO}_2\) tüketilir, ama \(\text{O}_2\) üretilmez.

Hücresel solunum ve oksijenli solunumun evreleri

Hücresel solunum, organik moleküllerdeki kimyasal enerjinin kademeli olarak ATP'ye aktarılmasıdır. Glikoz bir anda yakılsaydı enerjinin hemen hepsi ısı olarak kaybolurdu. Hücre ise glikozu enzimlerle küçük adımlarda yükseltger ve enerjiyi parça parça yakalar. Oksijenli solunumun genel denklemi şudur:

$$ \text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 + 6\,\text{O}_2 \rightarrow 6\,\text{CO}_2 + 6\,\text{H}_2\text{O} + \text{enerji (ATP ve ısı)} $$

Bu enerjinin ancak bir kısmı ATP'de depolanır; büyük bölümü ısı olarak açığa çıkar. Kuşlarda ve memelilerde vücut sıcaklığının sabit tutulmasında bu ısının payı büyüktür. Oksijenli solunum dört evrede incelenir.

1. Glikoliz (sitoplazmada): Glikoz önce 2 ATP harcanarak etkinleştirilir ve iki tane üç karbonlu moleküle (PGAL) ayrılır. Her PGAL yükseltgenirken bir \(\text{NAD}^+\) NADH'a indirgenir ve substrat düzeyinde fosforilasyonla 2 ATP oluşur; sonunda pirüvat (pirüvik asit) meydana gelir. Bir glikoz için toplam 4 ATP oluşur, 2 ATP harcandığı için net kazanç 2 ATP'dir. Ayrıca 2 NADH ve 2 pirüvat oluşur. Glikoliz oksijen gerektirmez, enzimleri sitoplazmadadır ve hem oksijenli solunumun hem fermantasyonun ortak başlangıcıdır.

2. Asetil-CoA oluşumu (matrikste): Oksijen varsa pirüvat mitokondriye girer. Her pirüvattan bir \(\text{CO}_2\) ayrılır, bir \(\text{NAD}^+\) NADH'a indirgenir ve kalan iki karbonlu grup koenzim A'ya bağlanarak asetil-CoA oluşur. Bir glikozdan iki pirüvat geldiği için bu evrede 2 \(\text{CO}_2\) ve 2 NADH oluşur. Bu evrede ATP üretilmez.

3. Krebs döngüsü (matrikste): Asetil-CoA'nın iki karbonlu grubu dört karbonlu oksaloasetik aside bağlanır ve altı karbonlu sitrik asit oluşur. Sitrik asit bir dizi tepkimeyle iki karbon kaybederek (2 \(\text{CO}_2\)) yeniden oksaloasetik aside dönüşür; döngü böylece yeni bir asetil-CoA almaya hazır olur. Bir dönüşte 2 \(\text{CO}_2\), 3 NADH, 1 \(\text{FADH}_2\) ve substrat düzeyinde 1 ATP oluşur. Bir glikozdan iki asetil-CoA geldiği için döngü iki kez döner: 4 \(\text{CO}_2\), 6 NADH, 2 \(\text{FADH}_2\) ve 2 ATP. Glikozun altı karbonu asetil-CoA oluşumu ve Krebs döngüsü sonunda tamamen \(\text{CO}_2\)'ye dönüşmüştür; ama enerjinin büyük kısmı henüz ATP'de değil, NADH ve \(\text{FADH}_2\)'deki elektronlardadır.

4. Elektron taşıma sistemi ve oksidatif fosforilasyon (kristalarda): NADH ve \(\text{FADH}_2\), elektronlarını mitokondri iç zarındaki ETS'ye verir ve yeniden \(\text{NAD}^+\) ile FAD'ye dönüşür. Elektronlar taşıyıcılar boyunca ilerlerken açığa çıkan enerjiyle \(\text{H}^+\) iyonları matriksten zarlar arası boşluğa pompalanır. Biriken \(\text{H}^+\) iyonları ATP sentazdan geçerek matrikse dönerken ATP üretilir. Zincirin sonunda elektronları oksijen alır; oksijen \(\text{H}^+\) iyonlarıyla birleşerek su oluşturur. Oksijen son elektron alıcısıdır ve solunumda kullanılan oksijenin tamamı burada harcanır.

Oksijenli solunumun evreleri
Glikoliz sitoplazmada, asetil-CoA oluşumu ve Krebs döngüsü matrikste, ETS kristalarda gerçekleşir. Sayılar bir glikoz içindir.

Oksijen yoksa ETS'nin sonundaki alıcı eksik kalır ve elektron akışı durur. NADH elektronlarını veremez, \(\text{NAD}^+\) yeniden oluşamaz; \(\text{NAD}^+\) olmadan Krebs döngüsü ve asetil-CoA oluşumu da durur. Bu yüzden Krebs döngüsü oksijeni doğrudan kullanmasa da yalnızca oksijenli ortamda çalışır. Siyanür gibi zehirler ETS'yi durdurarak hücreyi oksijen varken bile ATP'siz bırakır.

Prokaryot hücrelerde mitokondri yoktur. Oksijenli solunum yapan bakterilerde glikoliz ve Krebs döngüsü sitoplazmada, ETS ise hücre zarında gerçekleşir.

Bir glikozdan kaç ATP?

Bir glikoz için evrelerin bilançosu aşağıdaki gibidir:

EvreYer\(\text{CO}_2\)NADH\(\text{FADH}_2\)Substrat düzeyinde ATP
GlikolizSitoplazma0204 oluşur, 2 harcanır (net 2)
Asetil-CoA oluşumuMatriks2200
Krebs döngüsü (iki tur)Matriks4622
ETSKrista0elektron verirelektron verir0 (oksidatif fosforilasyon)
Toplam6102net 4

ATP'nin büyük kısmı oksidatif fosforilasyonla üretilir. Bir NADH ve bir \(\text{FADH}_2\)'nin ETS'de kaç ATP ürettiği ise kaynaklarda farklı verilir: eski kitaplarda NADH başına 3, \(\text{FADH}_2\) başına 2 ATP alınır ve toplam 36 ya da 38 ATP bulunur; güncel ölçümlere dayanan kaynaklarda bu değerler yaklaşık 2,5 ve 1,5'tir ve toplam 30 ile 32 arasındadır. Örneğin NADH başına 2,5, \(\text{FADH}_2\) başına 1,5 ATP alınırsa:

$$ 4 + 10 \cdot 2{,}5 + 2 \cdot 1{,}5 = 32 \text{ ATP} $$

Glikoz dışındaki besinler de solunumda kullanılabilir. Yağlar gliserol ve yağ asitlerine ayrılır; gliserol glikoliz yoluna, yağ asitleri asetil-CoA'ya dönüşerek Krebs döngüsüne katılır. Bir gram yağdan bir gram karbonhidrattan yaklaşık iki kat fazla enerji elde edilmesinin nedeni yağ asitlerinin çok sayıda asetil-CoA, NADH ve \(\text{FADH}_2\) vermesidir. Proteinler ise amino asitlere ayrıldıktan sonra amino grupları uzaklaştırılarak solunuma girer; ayrılan azot insanda üre olarak atılır. Hücre proteinleri genellikle karbonhidrat ve yağ yetersiz kaldığında enerji için kullanır.

Oksijensiz solunum ve fermantasyon

Oksijen olmadan da ATP üretilebilir. Bazı bakteriler ETS'yi kullanır, ama son elektron alıcısı olarak oksijen yerine nitrat ya da sülfat gibi inorganik maddeler kullanır. Oksijensiz ortamda ATP üretmenin en yaygın ve ÖSYM'nin en çok sorduğu yolu ise fermantasyondur.

Fermantasyonda glikoz glikolizle pirüvata parçalanır ve net 2 ATP kazanılır. Sorun NADH'tır: oksijen ve ETS olmadığı için glikolizin ürettiği NADH elektronlarını bırakacak yer bulamaz, \(\text{NAD}^+\) tükenirse glikoliz de durur. Fermantasyonun ikinci basamağı bu sorunu çözer: NADH elektronlarını pirüvata ya da ondan türeyen bir organik moleküle verir, \(\text{NAD}^+\) yeniden oluşur ve glikoliz sürebilir. Yani fermantasyonda son elektron alıcısı organik bir moleküldür ve ATP'nin tamamı glikolizde substrat düzeyinde üretilir.

Etil alkol fermantasyonu: Pirüvattan bir \(\text{CO}_2\) ayrılır ve iki karbonlu asetaldehit oluşur; asetaldehit NADH'tan elektron alarak etil alkole dönüşür. Bir glikozdan 2 etil alkol, 2 \(\text{CO}_2\) ve net 2 ATP elde edilir. Bira mayası ve bazı bakteriler bu yolu kullanır. Hamurun kabarması mayanın çıkardığı \(\text{CO}_2\)'den, şarap ve biradaki alkol ise bu fermantasyondan gelir.

$$ \text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 \rightarrow 2\,\text{C}_2\text{H}_5\text{OH} + 2\,\text{CO}_2 + 2\,\text{ATP} $$

Laktik asit fermantasyonu: Pirüvat doğrudan NADH'tan elektron alarak üç karbonlu laktik aside dönüşür; \(\text{CO}_2\) çıkmaz. Bir glikozdan 2 laktik asit ve net 2 ATP elde edilir. Yoğurt, peynir ve turşu yapımında kullanılan laktik asit bakterileri bu yolu izler. Yoğun egzersizde kaslara yetecek kadar oksijen gelmediğinde çizgili kas hücreleri de ATP ihtiyacının bir kısmını laktik asit fermantasyonuyla karşılar. Oluşan laktik asit kanla karaciğere taşınır ve oksijen yeterli olduğunda yeniden kullanılır. Olgun alyuvarlarda mitokondri bulunmadığı için bu hücreler ATP'lerinin tamamını glikoliz ve laktik asit fermantasyonuyla üretir.

$$ \text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 \rightarrow 2\,\text{C}_3\text{H}_6\text{O}_3 + 2\,\text{ATP} $$
Etil alkol ve laktik asit fermantasyonu
İki fermantasyon da glikolizle başlar ve net 2 ATP verir. Fark, NADH'ın elektronlarını hangi molekülün aldığındadır; yalnızca etil alkol fermantasyonunda \(\text{CO}_2\) çıkar.

Fermantasyon oksijenli solunuma göre çok az ATP verir; çünkü glikozdaki enerjinin büyük kısmı etil alkol ya da laktik asit içinde kalır. Maya hem oksijenli solunum hem fermantasyon yapabilir. Oksijenli ortamda glikozu tamamen yıkarak çok daha fazla ATP üretir ve daha hızlı çoğalır; oksijen azalınca fermantasyona geçer.

Mayanın fermantasyonla \(\text{CO}_2\) çıkardığını göstermek için şekerli su ve maya içeren kapalı bir kabın gazı kireç suyundan geçirilir. \(\text{CO}_2\) kireç suyundaki kalsiyum hidroksitle tepkimeye girer ve suda çözünmeyen kalsiyum karbonat oluşturduğu için kireç suyu bulanıklaşır. Deneyin kontrolünde kaynatılmış (ölü) maya ya da şekersiz su kullanılır; bunlarda bulanıklık oluşmaz.

Maya ve kireç suyu deneyi
Mayanın çıkardığı \(\text{CO}_2\) kireç suyunu bulandırır. Laktik asit fermantasyonu \(\text{CO}_2\) çıkarmadığı için bu düzenekle saptanamaz.

Fotosentez ve solunumun karşılaştırılması

Fotosentez ile oksijenli solunum bir bakıma birbirinin tersidir: birinin ürünleri ötekinin hammaddesidir. Ama tepkimeler aynı yolun geri yürümesi değildir; farklı enzimlerle, farklı organellerde ve farklı ara ürünlerle gerçekleşir.

ÖzellikFotosentezOksijenli solunum
Gerçekleştiği yerKloroplast (prokaryotta zar sistemleri)Sitoplazma ve mitokondri
Yapan canlılarBitkiler, algler, siyanobakterilerÖkaryotların hemen hepsi, birçok bakteri
ZamanYalnızca ışıktaGece ve gündüz sürekli
Hammaddeler\(\text{CO}_2\), suGlikoz, \(\text{O}_2\)
ÜrünlerGlikoz, \(\text{O}_2\)\(\text{CO}_2\), su, ATP
Enerji dönüşümüIşık enerjisi → kimyasal enerjiKimyasal enerji → ATP ve ısı
Elektron taşıyıcı\(\text{NADP}^+\)\(\text{NAD}^+\), FAD
Son elektron alıcısı\(\text{NADP}^+\)\(\text{O}_2\)
ATP üretimiFotofosforilasyon (tilakoit)Substrat düzeyinde ve oksidatif fosforilasyon
Kütle değişimiOrganik madde ve kuru kütle artarOrganik madde ve kuru kütle azalır

İkisinin ortak noktaları da önemlidir: ikisi de ATP üretir, ikisinde de ETS ve ATP sentaz kullanılır, ikisi de enzimlerle yürüdüğü için sıcaklıktan etkilenir. Kloroplastta üretilen ATP'nin büyük kısmı Calvin döngüsünde harcanır; bitki hücresinin diğer işleri için gereken ATP büyük ölçüde mitokondride solunumla üretilir. Bu yüzden yeşil bir yaprak hücresi de mitokondri taşır.

Canlılar arasında enerji ilişkisi

Fotosentez ve solunum, canlılar dünyasında madde ve enerjiyi birbirine bağlar. Üreticiler ışık enerjisini organik maddelere bağlar ve atmosfere oksijen verir. Tüketiciler ve ayrıştırıcılar bu organik maddeleri besin olarak alır, oksijenle yıkar ve \(\text{CO}_2\) ile suyu yeniden ortama verir; bu \(\text{CO}_2\) ve su yine fotosentezde kullanılır. Böylece karbon, oksijen ve hidrojen atomları döngü hâlinde dolaşır.

Enerji ise döngü yapmaz. Işıkla gelen enerji önce glikozda kimyasal enerjiye, sonra ATP'ye, sonra kas kasılması, aktif taşıma ya da sentez gibi işlere dönüşür ve her adımda bir kısmı ısı olarak ortama yayılır. Isı yeniden fotosentezde kullanılamaz. Bu yüzden canlılar dünyasının sürekli bir enerji girişine, yani Güneş'e ihtiyacı vardır. Kemosentez yapan bakteriler ise enerjilerini inorganik maddelerden aldıkları için Güneş'ten doğrudan bağımsız küçük bir istisna oluşturur.

Bitkinin kendi içindeki denge de bu ilişkiyi yansıtır. Gündüz fotosentez hızı solunumdan büyük olduğunda bitki organik madde biriktirir ve büyür; gece yalnızca solunum yapar ve biriktirdiğinin bir kısmını harcar. Uzun süre kompanzasyon noktasının altında ışık alan bir bitki biriktirdiğinden fazlasını harcar ve sonunda kurur.

Formüller

$$6\,\text{CO}_2 + 12\,\text{H}_2\text{O} \rightarrow \text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 + 6\,\text{O}_2 + 6\,\text{H}_2\text{O}$$
Fotosentez; \(\text{O}_2\)'nin tamamı sudan gelir
$$2\,\text{H}_2\text{O} \rightarrow \text{O}_2 + 4\,\text{H}^+ + 4\,e^-$$
Suyun fotolizi (fotosistem II, tilakoit)
$$\text{ışığa bağımlı: } \text{ADP} \rightarrow \text{ATP}, \; \text{NADP}^+ \rightarrow \text{NADPH}$$
Döngüsel olmayan yolda ayrıca \(\text{O}_2\); döngüsel yolda yalnız ATP
$$\text{CO}_2 + \text{RuBP} \rightarrow 2\,\text{PGA} \rightarrow \text{PGAL}$$
Calvin döngüsü (stroma); her \(\text{CO}_2\) için 3 ATP, 2 NADPH
$$\text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 + 6\,\text{O}_2 \rightarrow 6\,\text{CO}_2 + 6\,\text{H}_2\text{O} + \text{enerji}$$
Oksijenli solunum
$$\text{glikoz} \rightarrow 2\,\text{pirüvat} + 2\,\text{NADH} + 2\,\text{ATP (net)}$$
Glikoliz (sitoplazma)
$$2\,\text{pirüvat} \rightarrow 2\,\text{asetil-CoA} + 2\,\text{CO}_2 + 2\,\text{NADH}$$
Matriks
$$2\,\text{asetil-CoA} \rightarrow 4\,\text{CO}_2 + 6\,\text{NADH} + 2\,\text{FADH}_2 + 2\,\text{ATP}$$
Krebs döngüsü, iki tur (matriks)
$$\text{NADH}, \text{FADH}_2 \rightarrow \text{ETS} \rightarrow \text{O}_2 + \text{H}^+ \rightarrow \text{H}_2\text{O}$$
Krista; \(\text{O}_2\) son elektron alıcısı
$$\text{toplam ATP} = 4 + 10\,a + 2\,b$$
\(a\): NADH başına, \(b\): \(\text{FADH}_2\) başına ATP (soruda verilir)
$$\text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 \rightarrow 2\,\text{C}_2\text{H}_5\text{OH} + 2\,\text{CO}_2 + 2\,\text{ATP}$$
Etil alkol fermantasyonu (maya)
$$\text{C}_6\text{H}_{12}\text{O}_6 \rightarrow 2\,\text{C}_3\text{H}_6\text{O}_3 + 2\,\text{ATP}$$
Laktik asit fermantasyonu (kas, laktik asit bakterileri)
$$2\,\text{NH}_3 + 3\,\text{O}_2 \rightarrow 2\,\text{HNO}_2 + 2\,\text{H}_2\text{O} + \text{enerji}$$
Kemosentez (nitrit bakterileri)
$$\text{gerçek fotosentez} = \text{net fotosentez} + \text{solunum}$$
Kompanzasyon noktasında net alışveriş sıfır

Çözümlü örnekler

Örnek 1ATP hangi yolla üretiliyor?

Aşağıdaki olaylarda ATP'nin hangi fosforilasyon yoluyla üretildiğini belirle: (I) glikolizde pirüvat oluşurken üretilen ATP, (II) mitokondri iç zarındaki ATP sentazın ürettiği ATP, (III) tilakoit zardaki ATP sentazın ürettiği ATP, (IV) Krebs döngüsünde üretilen ATP, (V) bir yoğurt bakterisinin laktik asit fermantasyonunda ürettiği ATP.

Örnek 2Fanus deneyleri

Üç kapalı fanus hazırlanıyor. 1. fanusta yanan bir mum ve yeşil bir bitki ışıkta, 2. fanusta yanan bir mum ve aynı tür bir bitki karanlıkta, 3. fanusta yalnızca yanan bir mum ışıkta bekletiliyor. Mumlar söndükten birkaç gün sonra fanusların içinde mum yeniden yakılmaya çalışılıyor. Hangi fanusta mum yeniden yanabilir?

Örnek 3Yaprak neden yeşil?

Klorofil a ve klorofil b'nin absorpsiyon spektrumlarına göre bu pigmentler hangi renklerdeki ışığı en çok soğurur? Yaprakların yeşil görünmesini ve Engelmann deneyinde bakterilerin toplandığı yerleri bu bilgiyle açıkla.

Örnek 4İki fotofosforilasyon yolu

Döngüsel olmayan ve döngüsel fotofosforilasyonun ürünlerini karşılaştır. Fotosistem II çalışmayan bir kloroplastta hangi ürün oluşmaya devam edebilir?

Örnek 5Calvin döngüsünün bilançosu

Calvin döngüsünde her \(\text{CO}_2\) molekülünün tutulması için 3 ATP ve 2 NADPH harcandığını kabul edelim. 12 \(\text{CO}_2\) tutulduğunda kaç glikoz üretilebilir, kaç ATP ve NADPH harcanır? Gereken NADPH döngüsel olmayan fotofosforilasyonla üretildiğine göre kaç su molekülü parçalanır ve kaç \(\text{O}_2\) çıkar? (Her NADPH için 2 elektron gerekir; her su molekülü 2 elektron verir.)

Örnek 6Grafikte sınırlayıcı etken

Aşağıdaki grafikte aynı sıcaklıkta, iki \(\text{CO}_2\) derişimi için fotosentez hızının ışık şiddetine göre değişimi verilmiştir.

Işık şiddeti ve fotosentez hızı

Işık şiddeti düşükken (eğrilerin çakıştığı bölgede) ve düşük \(\text{CO}_2\) eğrisinin düzleştiği yüksek ışık şiddetinde fotosentez hızını sınırlayan etken nedir? Her iki durumda hızı artırmak için ne yapılmalıdır?

Örnek 7Bir glikozun bilançosu

Oksijenli solunumda bir glikoz molekülü tamamen yıkıldığında kaç \(\text{CO}_2\), NADH ve \(\text{FADH}_2\) oluşur? Substrat düzeyinde fosforilasyonla net kaç ATP kazanılır? NADH başına 2,5, \(\text{FADH}_2\) başına 1,5 ATP üretildiği kabul edilirse toplam net ATP kaçtır?

Örnek 8Mayanın iki yolu

Glikozlu bir ortamda yaşayan maya hücreleri bir süre içinde 6 molekül \(\text{O}_2\) tüketiyor ve 10 molekül \(\text{CO}_2\) çıkarıyor. Oksijenli solunumda glikozun tamamen \(\text{CO}_2\) ve suya yıkıldığını, oksijenli solunumda glikoz başına 38 ATP, fermantasyonda 2 ATP üretildiğini kabul edelim. Kaç glikoz oksijenli solunumla, kaçı etil alkol fermantasyonuyla kullanılmıştır? Toplam kaç ATP üretilmiştir?

Örnek 9İşaretli oksijenin izi

Işıkta tutulan bir bitkiye oksijen atomları \(^{18}\text{O}\) ile işaretli \(\text{CO}_2\) veriliyor. İşaretli oksijen bitkide hangi moleküllerde görülür? Bu bitkinin ürettiği glikozu besin olarak alan bir farede işaret hangi molekülle dışarı verilir?

Sık yapılan hatalar

  • Fotosentezde çıkan oksijenin \(\text{CO}_2\)'den geldiğini sanmak. \(\text{O}_2\)'nin tamamı suyun fotolizinden gelir; \(\text{CO}_2\)'nin oksijeni glikoza ve suya geçer.
  • Bitkilerin yalnızca fotosentez yaptığını, solunumu yalnızca geceleri yaptığını düşünmek. Bitki hücreleri gece ve gündüz solunum yapar; ışıkta ölçülen gaz alışverişi net değerdir.
  • "Işıktan bağımsız tepkimeler karanlıkta gerçekleşir" demek. Calvin döngüsü ışığa bağımlı tepkimelerin ATP ve NADPH'ına muhtaçtır; karanlıkta kısa sürede durur.
  • Krebs döngüsünün oksijeni doğrudan kullandığını ya da glikolizin mitokondride olduğunu sanmak. Glikoliz sitoplazmada, Krebs matrikste yürür; oksijeni yalnızca ETS'nin sonu kullanır, ama oksijen yokken Krebs de \(\text{NAD}^+\) bulamadığı için durur.
  • Glikolizde 4 ATP oluştuğu için net kazancı 4 ATP saymak. 2 ATP başta harcanır; net kazanç 2 ATP'dir.
  • Fermantasyonda ETS'nin ya da mitokondrinin kullanıldığını, laktik asit fermantasyonunda da \(\text{CO}_2\) çıktığını düşünmek. Fermantasyonun ATP'si glikolizden gelir; \(\text{CO}_2\) yalnızca etil alkol fermantasyonunda çıkar.
  • Yeşil ışıkta fotosentezin hiç olmadığını ya da karotenoitlerin fotosentezde işe yaramadığını söylemek.
  • Kemosentezde de oksijen üretildiğini ya da kemosentezi bitkilerin yaptığını sanmak. Kemosentezi bazı bakteriler yapar; \(\text{CO}_2\) tüketilir, \(\text{O}_2\) üretilmez.
Günlük hayatta

Ekmek hamuruna katılan maya, hamurdaki şekerleri önce oksijenli solunumla, hamurun içindeki oksijen tükenince de etil alkol fermantasyonuyla kullanır. Fermantasyonda çıkan \(\text{CO}_2\) hamurun gluten ağına takılıp küçük kabarcıklar oluşturur ve hamur kabarır; ekmeğin içindeki gözenekler bu kabarcıkların izidir. Aynı tepkimede oluşan etil alkolün büyük kısmı fırında buharlaşır. Yoğurt yapımında ise sütteki laktozu kullanan laktik asit bakterileri laktik asit üretir; ortam asitlenince süt proteinleri pıhtılaşır ve süt koyulaşarak yoğurda dönüşür. Mutfakta iki farklı fermantasyonun ürünü aynı sofrada buluşur.

Konu testi

27 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.

1Kolay

Fotosentezin ışığa bağımlı tepkimeleri kloroplastın hangi bölümünde gerçekleşir?

2Kolay

Aşağıdaki olayların hangisinde ATP oksidatif fosforilasyonla üretilir?

3Kolay

Etil alkol fermantasyonu ile laktik asit fermantasyonunun ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

4Kolay

Fotosentezde atmosfere verilen oksijen gazının oksijen atomları aşağıdaki moleküllerden hangisinden gelir?

5Kolay

Kemosentez ile ilgili

  1. I.Işık enerjisi kullanılarak gerçekleşir.
  2. II.İnorganik maddelerin yükseltgenmesiyle açığa çıkan enerji kullanılır.
  3. III.Karbon dioksit organik maddeye dönüştürülür.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

6Kolay

Jan Ingenhousz'un fotosentezin anlaşılmasına katkısı aşağıdakilerden hangisidir?

7Orta

Glikoliz ile ilgili

  1. I.Sitoplazmada gerçekleşir.
  2. II.Yalnızca oksijenli ortamda gerçekleşir.
  3. III.Bir glikozdan net 2 ATP, 2 NADH ve 2 pirüvat oluşur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

8Orta

Şekilde bir hücrenin bir bölümü ve bir mitokondri gösterilmiştir; K, L, M ve N harfleri farklı bölgeleri belirtmektedir.

Mitokondri ve çevresindeki bölgeler

Oksijenli solunumda Krebs döngüsü ve elektron taşıma sistemi sırasıyla hangi bölgelerde gerçekleşir?

9Orta

Grafikte iki farklı \(\text{CO}_2\) derişiminde, sıcaklık uygun ve sabitken fotosentez hızının ışık şiddetine göre değişimi verilmiştir.

Işık şiddeti ve fotosentez hızı grafiği, K, L ve M noktaları

Buna göre

  1. I.K noktasında fotosentez hızını ışık şiddeti sınırlamaktadır.
  2. II.L noktasında ortamın \(\text{CO}_2\) derişimi artırılırsa fotosentez hızı artar.
  3. III.M noktasında ışık şiddeti artırılırsa fotosentez hızı değişmez.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

10Orta

Grafikte üç fotosentez pigmentinin (X, Y ve Z) absorpsiyon spektrumu verilmiştir.

X, Y ve Z pigmentlerinin absorpsiyon spektrumu

Buna göre

  1. I.X ve Y en çok mavi-mor ve kırmızı bölgedeki ışığı soğurur.
  2. II.Z, 650 nm'lik kırmızı ışığı X'ten daha çok soğurur.
  3. III.550 nm'lik yeşil ışığı üç pigment arasında en çok Z soğurur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

11Orta

Calvin döngüsünde her \(\text{CO}_2\) molekülünün tutulması için 3 ATP ve 2 NADPH harcandığı kabul ediliyor.

Buna göre 3 glikoz molekülü üretmek için Calvin döngüsünde toplam kaç ATP harcanır?

12Orta

Şekildeki üç kapalı kap 30 °C'de, oksijensiz ortamda bekletiliyor ve her kaptan çıkan gaz bir kireç suyu tüpünden geçiriliyor.

Üç kap ve kireç suyu tüpleri

Bir süre sonra hangi kaplara bağlı kireç suyu tüplerinde bulanıklık gözlenir?

13Orta

Oksijensiz ortamdaki maya hücreleri 5 glikoz molekülünü etil alkol fermantasyonuyla kullanıyor.

Bu olayda açığa çıkan \(\text{CO}_2\) ve net olarak kazanılan ATP sayısı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

14Orta

Döngüsel fotofosforilasyonda

  1. I.\(\text{O}_2\),
  2. II.NADPH,
  3. III.ATP

maddelerinden hangileri oluşur?

15Orta

Grafikte aynı \(\text{CO}_2\) derişiminde, iki farklı ışık şiddetindeki ortamda (I ve II) bir bitkinin fotosentez hızının sıcaklığa göre değişimi verilmiştir.

İki ortamda fotosentez hızının sıcaklığa göre değişimi

Buna göre

  1. I.II. ortamda 10 °C ile 40 °C arasında fotosentez hızını sıcaklık değil ışık şiddeti sınırlamaktadır.
  2. II.I. ortamda 30 °C'den sonra hızın düşmesi enzimlerin yapısının bozulmaya başlamasıyla açıklanabilir.
  3. III.I. ortamın ışık şiddeti II. ortamınkinden yüksektir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

16Orta

Bir bitki, ışık şiddetinin bu bitkinin kompanzasyon noktasına eşit olduğu bir ortamda tutuluyor.

Bu ortamdaki bitki için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

17Orta

Bir su bitkisi eşit şiddette mavi, yeşil ve kırmızı ışıkla ayrı ayrı aydınlatılıyor ve diğer koşullar aynı tutularak dakikada çıkan oksijen kabarcıkları sayılıyor.

Bu deneyle ilgili

  1. I.En az kabarcık yeşil ışıkta çıkar.
  2. II.Yeşil ışıkta hiç kabarcık çıkmaz.
  3. III.Mavi ve kırmızı ışıkta çıkan kabarcık sayısı yeşil ışıktakinden fazladır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

18Orta

Bir bitki aynı sıcaklıkta ışıkta tutulduğunda ortama dakikada 20 birim net \(\text{O}_2\) veriyor, karanlıkta tutulduğunda ise ortamdan dakikada 4 birim \(\text{O}_2\) alıyor.

Solunum hızının ışıkta da aynı kaldığı kabul edilirse bu bitkinin ışıktaki gerçek fotosentez hızı dakikada kaç birim \(\text{O}_2\) üretimine karşılık gelir?

19Zor

Bir maya kültürü glikozlu bir ortamda belirli bir sürede 12 molekül \(\text{O}_2\) tüketiyor ve toplam 20 molekül \(\text{CO}_2\) üretiyor. Kültürde glikozun bir kısmı oksijenli solunumla tamamen \(\text{CO}_2\) ve suya yıkılıyor, kalanı etil alkol fermantasyonuyla kullanılıyor.

Buna göre bu sürede kaç glikoz molekülü fermantasyonla kullanılmıştır?

20Zor

Bir ökaryot hücrede oksijenli solunumla ilgili şu değerler kabul ediliyor:

  • Mitokondride oluşan her NADH elektron taşıma sisteminde 3 ATP, her \(\text{FADH}_2\) 2 ATP üretir.
  • Glikolizde oluşan NADH'ın elektronları mitokondriye taşınırken \(\text{FADH}_2\)'ye aktarılır ve her biri 2 ATP üretir.

Buna göre bir glikoz molekülünün oksijenli solunumla tamamen yıkılmasından net kaç ATP elde edilir?

21Zor

Oksijenli solunumda 3 glikoz molekülü tamamen yıkılıyor.

Bu olayda yalnızca mitokondri matriksinde gerçekleşen tepkimelerde açığa çıkan \(\text{CO}_2\) ve oluşan NADH sayıları aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

22Zor

Oksijenli solunumda her NADH ve her \(\text{FADH}_2\) molekülü elektron taşıma sistemine bir çift elektron verir. Sistemin sonunda her elektron çifti iki \(\text{H}^+\) iyonu ve bir oksijen atomuyla birleşerek bir su molekülü oluşturur.

Buna göre 4 glikoz molekülünün oksijenli solunumla tamamen yıkılması sırasında elektron taşıma sisteminde kaç su molekülü oluşur?

23Zor

Fotosentezle ilgili şu bilgiler veriliyor:

  • Calvin döngüsünde her \(\text{CO}_2\) molekülünün tutulması için 2 NADPH harcanır.
  • Her NADPH oluşumu için 2 elektron gerekir ve bu elektronlar suyun fotolizinden sağlanır.
  • Her su molekülünün fotolizi 2 elektron verir; parçalanan her 2 su molekülünden 1 \(\text{O}_2\) çıkar.

Buna göre 2 glikoz molekülü üretilirken ışığa bağımlı tepkimelerde kaç \(\text{O}_2\) molekülü açığa çıkar?

24Zor

Fotosentez ile oksijenli solunum karşılaştırıldığında

  1. I.İkisinde de elektron taşıma sistemi ve ATP sentaz kullanılarak ATP üretilir.
  2. II.İkisinde de elektron taşıma sisteminin son elektron alıcısı \(\text{O}_2\)'dir.
  3. III.Fotosentezde üretilen ATP'nin büyük kısmı Calvin döngüsünde harcanır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

25Zor

Işıkta ve bol \(\text{CO}_2\) bulunan bir ortamda fotosentez yapan bir alg kültürünün ışığı aniden kesiliyor.

Işığın kesilmesinden hemen sonraki kısa süre içinde stromadaki madde miktarlarıyla ilgili

  1. I.PGA (fosfogliserik asit) miktarı artar.
  2. II.RuBP (ribuloz bifosfat) miktarı azalır.
  3. III.NADPH miktarı artar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

26Zor

Bir Elodea dalı ile aynı sıcaklıkta (25 °C) dört deney yapılıyor. Işık şiddeti ve suya eklenen \(\text{NaHCO}_3\) ile ayarlanan \(\text{CO}_2\) düzeyi göreli birimlerle verilmiş, dakikada çıkan kabarcık sayıları ölçülmüştür:

  • 1. deney: ışık 2, \(\text{CO}_2\) 3, kabarcık 8
  • 2. deney: ışık 6, \(\text{CO}_2\) 3, kabarcık 10
  • 3. deney: ışık 6, \(\text{CO}_2\) 6, kabarcık 20
  • 4. deney: ışık 2, \(\text{CO}_2\) 6, kabarcık 8

Bu sonuçlara göre

  1. I.Düşük ışık şiddetinde \(\text{CO}_2\) artışı fotosentez hızını değiştirmemiştir.
  2. II.2. deneyde fotosentez hızını sınırlayan etken \(\text{CO}_2\) düzeyidir.
  3. III.Işık şiddetinin etkisi \(\text{CO}_2\) düzeyi yüksekken daha belirgindir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

27Zor

Fotosentez yapan bir bitkiye oksijen atomları \(^{18}\text{O}\) ile işaretli su veriliyor. Bitki ışıkta bir süre tutulduktan sonra kapalı ortamdaki hava, işaretsiz besinlerle beslenen bir farenin bulunduğu kapalı bir kaba aktarılıyor.

İşaretli oksijen atomları farede ilk olarak aşağıdaki moleküllerden hangisinin yapısında görülür?

İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.