Genden Proteine: Nükleik Asitler ve Protein Sentezi
Kalıtım maddesinin keşfi, DNA'nın yapısı ve yarı korunumlu eşlenmesi, genetik şifre, transkripsiyon, translasyon, nükleotit-kodon-amino asit hesapları ve mutasyonlar.
- Griffith, Avery, Hershey ve Chase deneylerinin kalıtım maddesinin DNA olduğunu nasıl gösterdiğini; Chargaff, Franklin, Watson ve Crick'in DNA modeline katkısını
- DNA'nın antiparalel çift sarmal yapısını, 5' ve 3' uçlarını, baz eşleşmesini ve hidrojen bağı hesabını
- DNA'nın yarı korunumlu eşlenmesini, Meselson-Stahl deneyinin bantlarını kuşak kuşak yorumlamayı; helikaz, DNA polimeraz ve ligazın görevlerini
- Gen ve genetik şifre kavramlarını: kodon, 64 kodon, başlama ve durdurma kodonları, şifrenin evrenselliği ve dejenere oluşu
- Transkripsiyon ve translasyonu, mRNA, tRNA ve rRNA'nın görevlerini; DNA nükleotidinden amino asit, peptit bağı ve su sayısına giden hesapları
- Nokta ve kromozom mutasyonlarını, bir mutasyonun proteinin amino asit dizisini nasıl değiştirdiğini dizi üzerinde göstermeyi
Kalıtım maddesinin arayışı
Yirminci yüzyılın başında kromozomların kalıtımı taşıdığı biliniyordu, ama kromozomlarda hem DNA hem de protein vardı. Birçok bilim insanı kalıtım maddesinin protein olduğunu düşünüyordu: proteinler 20 çeşit amino asitten yapılır ve çok çeşitlidir, DNA ise yalnızca dört çeşit nükleotitten oluşur. Bu soruyu birbirini izleyen birkaç deney çözdü.
Griffith (1928). Frederick Griffith, zatürreye yol açan bir bakterinin iki tipiyle çalıştı. S tipi bakterilerin çevresinde koruyucu bir kapsül vardır ve fareleri öldürür; R tipi bakterilerde kapsül yoktur, bağışıklık sistemi onları yok eder ve fare yaşar. Griffith fareleri dört gruba ayırdı. Canlı S bakterisi verilen fareler öldü, canlı R bakterisi verilenler yaşadı. Isıyla öldürülmüş S bakterisi verilen fareler de yaşadı. Ancak ısıyla öldürülmüş S bakterileri canlı R bakterileriyle karıştırılıp verildiğinde fareler öldü ve kanlarından canlı S bakterileri elde edildi.
Griffith bu olaya dönüşüm (transformasyon) dedi. Dönüşen bakterilerin yavruları da kapsüllüydü; yani değişiklik kalıtsaldı. Deney, kalıtsal özellikleri taşıyabilen bir maddenin bir hücreden ötekine geçebildiğini gösterdi, ama bu maddenin ne olduğunu göstermedi.
Avery, MacLeod ve McCarty (1944). Bu araştırmacılar ısıyla öldürülmüş S bakterilerinden elde ettikleri özütü ayrı tüplere böldü. Bir tüpte proteinleri parçalayan enzim (proteaz), birinde RNA'yı parçalayan enzim (RNaz), birinde de DNA'yı parçalayan enzim (DNaz) kullandılar ve her özütü R bakterileriyle karıştırdılar. Dönüşüm yalnızca DNaz uygulanan tüpte gerçekleşmedi. Dönüşümü sağlayan madde DNA'ydı.
Hershey ve Chase (1952). Bakteriyofajlar (kısaca faj) bakterileri enfekte eden virüslerdir; yapıları yalnızca bir protein kılıf ve onun içindeki DNA'dan oluşur. Fajın yapısında DNA'da fosfor bulunur ama kükürt bulunmaz; proteinde ise kükürt bulunur ama fosfor (pratikte) bulunmaz. Alfred Hershey ve Martha Chase, bir grup fajın proteinini radyoaktif kükürtle (\(^{35}\text{S}\)), diğer grubun DNA'sını radyoaktif fosforla (\(^{32}\text{P}\)) işaretledi. Fajlar bakterileri enfekte ettikten sonra karışım bir karıştırıcıda çalkalandı; böylece bakterinin yüzeyinde kalan faj kılıfları koparıldı. Sonra santrifüj edildi: ağır olan bakteriler tüpün dibinde çökelti oluşturdu, hafif faj kılıfları sıvı kısımda kaldı.
\(^{32}\text{P}\) ile işaretli grupta radyoaktivite çökeltideki bakterilerde, \(^{35}\text{S}\) ile işaretli grupta ise sıvı kısımda bulundu. Bakterinin içine giren ve yeni fajların oluşumunu yönlendiren molekül DNA'dır. Yeni fajların protein kılıfları bakterinin amino asitleri ve ribozomları kullanılarak, faj DNA'sındaki bilgiye göre yapılır.
DNA'nın yapısı: Watson ve Crick modeli
TYT'de DNA'nın nükleotitlerden oluştuğunu, A ile T'nin, G ile C'nin eşleştiğini gördük. Bu bilgiye nasıl ulaşıldı? Erwin Chargaff, farklı canlıların DNA'sını inceleyip bir düzenlilik buldu: her türde A miktarı T'ye, G miktarı C'ye eşitti, ama A + T'nin G + C'ye oranı türden türe değişiyordu. Rosalind Franklin, X ışınlarını DNA liflerinden geçirerek elde ettiği kırınım görüntüleriyle molekülün sarmal yapıda olduğuna ve fosfat gruplarının dışta yer aldığına dair kanıtlar sağladı. James Watson ve Francis Crick, bu verileri bir araya getirerek 1953'te çift sarmal modelini önerdiler.
Modelin temel özellikleri şunlardır:
- DNA, birbirinin çevresinde sarılmış iki polinükleotit zincirinden oluşur. Şeker-fosfat omurgası dışta, bazlar içtedir; sarmalın her tam dönüşünde yaklaşık 10 baz çifti bulunur.
- Bir pürin (A ya da G) her zaman bir pirimidinle (T ya da C) eşleşir. Bu yüzden iki zincir arasındaki uzaklık molekül boyunca sabittir. A ile T arasında 2, G ile C arasında 3 hidrojen bağı kurulur; Chargaff'ın eşitlikleri bu eşleşmenin sonucudur.
- Her zincirin iki ucu farklıdır. Nükleotitlerin şekeri beş karbonludur ve karbonlar 1'den 5'e numaralanır. Bir zincirin bir ucunda 5. karbona bağlı serbest fosfat (5' ucu), öbür ucunda 3. karbona bağlı serbest OH grubu (3' ucu) bulunur.
- İki zincir antiparaleldir: biri 5' → 3' yönünde uzanırken karşısındaki zincir aynı yönde 3' → 5' uzanır.
Antiparallellik dizi yazarken önemlidir. Bir zincir 5'-GATTCCGA-3' ise karşı zincir hizalı olarak 3'-CTAAGGCT-5' biçiminde yazılır. Bu zinciri 5' ucundan başlayarak okumak istersen diziyi ters çevirirsin: 5'-TCGGAATC-3'. Diziler, aksi belirtilmedikçe 5' ucundan 3' ucuna doğru yazılır.
DNA'nın kendini eşlemesi
Watson ve Crick modelin bir sonucunu hemen fark ettiler: zincirlerden biri bilinirse karşı zincir de bilinir. Eşlenmede iki zincir birbirinden ayrılır ve her biri yeni bir zincir için kalıp olur. Oluşan iki DNA molekülünün her biri bir eski, bir yeni zincir taşır. Bu modele yarı korunumlu eşlenme denir. Ökaryotlarda DNA, hücre döngüsünün S evresinde çekirdekte eşlenir; mitokondri ve kloroplastlar kendi DNA'larını da eşler. Eşlenme için kalıp DNA, dört çeşit DNA nükleotidi, enzimler ve enerji (ATP) gerekir.
Eşlenmede görev alan başlıca enzimler:
- Helikaz: Baz çiftleri arasındaki hidrojen bağlarını koparır ve iki zinciri fermuar gibi açar. Zincirlerin ayrıldığı bölgeye eşlenme çatalı denir.
- DNA polimeraz: Kalıp zincirdeki bazın karşısına uygun nükleotidi getirir ve yeni zincire ekler. Yeni nükleotidi yalnızca büyüyen zincirin 3' ucuna ekleyebilir; bu yüzden yeni zincir her zaman 5' → 3' yönünde uzar ve kalıbı 3' → 5' yönünde okur. DNA polimeraz yanlış eklenen nükleotitlerin çoğunu fark edip düzeltir; eşlenmenin hata oranı bu sayede çok düşüktür.
- Ligaz: Kesintili sentezlenen DNA parçalarını, aralarında fosfodiester bağı kurarak birleştirir.
İki kalıp zincir antiparalel olduğu için çatal açıldıkça kalıplardan biri 3' → 5' yönünde açılır ve bu zincir üzerinde yeni zincir çatala doğru kesintisiz uzar. Öteki kalıp üzerinde ise DNA polimeraz çataldan uzaklaşan yönde çalışmak zorundadır; bu zincir kısa parçalar hâlinde sentezlenir ve parçaları ligaz birleştirir. Ökaryot kromozomlarında eşlenme aynı anda birçok noktadan başlar; bu sayede çok uzun DNA molekülleri kısa sürede eşlenir.
Meselson ve Stahl deneyi
Yarı korunumlu modelin yanında iki model daha düşünülmüştü. Korunumlu modele göre eski çift zincir olduğu gibi kalır ve tamamen yeni bir çift zincir oluşur. Dağınık modele göre ise eski ve yeni DNA parçaları her iki zincire de karışık olarak dağılır. Matthew Meselson ve Franklin Stahl 1958'de bu modelleri ayırt eden deneyi yaptı.
Azotun iki kararlı izotopu vardır: yaygın olan \(^{14}\text{N}\) ve bir nötron fazlası olan ağır \(^{15}\text{N}\). Bazlarda azot bulunduğundan, \(^{15}\text{N}\) içeren ortamda uzun süre üretilen bakterilerin DNA'sı daha yoğundur. Yoğunluk farkı, DNA çok hızlı santrifüj edildiğinde tüpte bantların farklı yüksekliklerde toplanmasıyla görülür: ağır DNA tüpün alt kısmında, hafif DNA daha yukarıda, ikisinin karışımı olan ara yoğunluktaki DNA da aralarında toplanır.
Meselson ve Stahl, \(^{15}\text{N}\) ortamında üretilmiş E. coli bakterilerini \(^{14}\text{N}\) içeren ortama aktardı ve her bölünmeden sonra DNA'yı inceledi.
- 1. kuşak: Tek bant, ara yoğunlukta. Her molekül bir \(^{15}\text{N}\), bir \(^{14}\text{N}\) zincir taşır. Bu sonuç korunumlu modeli çürüttü; o modele göre bir ağır ve bir hafif bant görülmeliydi.
- 2. kuşak: İki bant, ara ve hafif, eşit miktarda. Bu sonuç dağınık modeli çürüttü; o modele göre yine tek bir bant, ara ile hafif arasında bir konumda görülmeliydi.
- n. kuşak: Toplam \(2^{n}\) molekülün yalnızca 2'si ara yoğunluktadır, geri kalan \(2^{n} - 2\) tanesi hafiftir. Başlangıçtaki iki ağır zincir hiçbir zaman kaybolmaz ve hiçbir zaman yeniden bir araya gelmez.
Gen ve genetik şifre
Gen, bir polipeptidin (ya da bir RNA molekülünün) yapısına ait bilgiyi taşıyan DNA bölümüdür. Bilgi, nükleotitlerin diziliş sırasında saklıdır. Peki dört harfli bir alfabe 20 amino asidi nasıl belirtir? Tek nükleotit yalnızca \(4^{1} = 4\), iki nükleotit \(4^{2} = 16\) amino asidi ayırt edebilirdi; ikisi de yetmez. Üç nükleotit \(4^{3} = 64\) farklı birleşim verir ve bu yeterlidir. mRNA üzerinde bir amino asidi belirten ardışık üç nükleotide kodon denir; şifre bu yüzden üçlü şifredir.
Genetik şifrenin özellikleri:
- 64 kodonun 61'i amino asit şifreler; UAA, UAG ve UGA hiçbir amino asit şifrelemez, translasyonu durdurur (durdurma kodonları).
- AUG hem metiyonin şifreler hem de translasyonun başladığı yeri gösterir (başlama kodonu). Bu yüzden yeni sentezlenen polipeptitlerin ilk amino asidi metiyonindir; bu amino asit daha sonra çıkarılabilir.
- Şifre dejeneredir: çoğu amino asit birden fazla kodonla şifrelenir (ör. lösin altı, alanin dört kodonla). Buna karşılık her kodon yalnızca bir amino asidi belirtir; şifre belirsiz değildir.
- Şifre hemen hemen evrenseldir: bakteriden insana kadar canlıların çok büyük çoğunluğunda aynı kodon aynı amino asidi belirtir (mitokondri gibi birkaç küçük istisna vardır). Bu, canlıların ortak bir kökenden geldiğinin güçlü bir kanıtıdır ve insan insülin geninin bakteride çalıştırılmasını mümkün kılar.
- Kodonlar ara vermeden ve üst üste binmeden, sırayla okunur. Okumanın nereden başladığı (okuma çerçevesi) başlama kodonuyla belirlenir.
Transkripsiyon: DNA'dan mRNA'ya
Ökaryot hücrede DNA çekirdektedir, protein sentezi ise sitoplazmadaki ribozomlarda yapılır. Bilgiyi ribozoma taşıyan aracı molekül mesajcı RNA (mRNA)'dır. DNA'daki bilginin RNA'ya aktarılmasına transkripsiyon (yazılım) denir.
- RNA polimeraz enzimi genin başındaki bölgeye bağlanır, iki zinciri o bölgede açar ve zincirlerden yalnızca birini kalıp olarak kullanır.
- Kalıptaki bazların karşısına RNA nükleotitleri gelir: A'nın karşısına U, T'nin karşısına A, G'nin karşısına C, C'nin karşısına G. Eşleşmede timin değil urasil kullanılır.
- RNA polimeraz, DNA polimeraz gibi, yeni nükleotidi 3' ucuna ekler; mRNA 5' → 3' yönünde uzar. Gen bölgesi bitince mRNA ayrılır ve DNA zincirleri yeniden birleşir.
- Ökaryotlarda transkripsiyon çekirdekte olur (mitokondri ve kloroplastta da kendi genleri için). Ökaryot genlerinin çoğunda protein şifrelemeyen ara bölgeler (intron) bulunur; bunlar mRNA çekirdekten çıkmadan önce kesilip atılır. Olgunlaşan mRNA, çekirdek porlarından sitoplazmaya geçer.
- Prokaryotlarda çekirdek zarı yoktur; transkripsiyon ve translasyon sitoplazmada, hatta aynı mRNA üzerinde aynı anda yürüyebilir.
Bir DNA bölümünden yalnızca bir zincir kalıp olarak kullanıldığından, çift zincirde \(N\) nükleotit taşıyan bir gen bölgesinden \(\frac{N}{2}\) nükleotitli bir mRNA oluşur (intronların olmadığı varsayımıyla). mRNA tek zincirlidir; bu yüzden onda A = U, G = C eşitliği beklenmez. Ancak mRNA'nın baz oranları kalıp zincirden doğrudan bulunur: mRNA'daki U oranı kalıptaki A oranına, mRNA'daki C oranı kalıptaki G oranına eşittir.
RNA çeşitleri
Hücrede üç temel RNA çeşidi vardır ve üçü de DNA'dan transkripsiyonla sentezlenir.
- mRNA: Genin taşıdığı bilgiyi kodonlar hâlinde ribozoma taşır. Bir mRNA birçok kez okunabilir; aynı anda üzerinde birden fazla ribozom çalışabilir (bu yapıya poliribozom denir).
- tRNA (taşıyıcı RNA): Sitoplazmadaki amino asitleri ribozoma taşır. Kısa bir zincirdir ve bazı bölgelerinde kendi üzerine katlanıp eşleşerek yonca yaprağı biçimini alır. 3' ucuna belirli bir amino asit bağlanır; bu bağlanma ATP harcanarak, özgül enzimlerle yapılır. Öbür uçtaki ilmekte, mRNA'daki kodonla eşleşen üç bazlık antikodon bulunur.
- rRNA (ribozomal RNA): Proteinlerle birlikte ribozomun yapısına katılır. Ökaryotlarda rRNA çekirdekçikte sentezlenir. Ribozom büyük ve küçük iki alt birimden oluşur; peptit bağının kurulmasında büyük alt birimdeki rRNA görev alır.
Antikodon ile kodon da antiparalel eşleşir. Bu yüzden antikodonu 3' → 5' yönünde yazarsan kodonla harf harf karşılaştırabilirsin. Durdurma kodonlarının karşılığı olan tRNA yoktur; translasyon bu kodonlara gelince yeni amino asit eklenemez.
Translasyon: mRNA'dan proteine
mRNA'daki kodon dizisine göre amino asitlerin peptit bağlarıyla birleştirilmesine translasyon (çeviri) denir. Translasyon ribozomlarda gerçekleşir: sitoplazmada serbest ribozomlarda, granüllü endoplazmik retikulum üzerindeki ribozomlarda, ayrıca mitokondri ve kloroplast içindeki ribozomlarda. Üç aşamada incelenir.
- Başlama: Ribozomun küçük alt birimi mRNA'ya bağlanır ve başlama kodonunu (AUG) bulur. Metiyonin taşıyan ve antikodonu 3'-UAC-5' olan tRNA bu kodona yerleşir, ardından büyük alt birim katılır.
- Uzama: Sıradaki kodona antikodonu uygun tRNA gelir. Ribozom, önceki amino asitle yeni gelen amino asit arasında peptit bağı kurar; büyüyen zincir yeni gelen tRNA'ya aktarılır. Boşalan tRNA ribozomdan ayrılır, sitoplazmada yeniden amino asit yükleyebilir. Ribozom mRNA üzerinde 5' → 3' yönünde bir kodon (üç nükleotit) ilerler ve döngü tekrarlanır.
- Bitiş: Ribozom bir durdurma kodonuna geldiğinde bu kodona uyan tRNA olmadığından zincir uzayamaz. Polipeptit serbest bırakılır, ribozomun alt birimleri birbirinden ayrılır.
Polipeptit zinciri ribozomdan ayrıldıktan sonra katlanarak üç boyutlu şeklini alır. Bazı proteinler birden fazla polipeptit zincirinin birleşmesiyle çalışır. Hücre dışına salgılanacak proteinler granüllü endoplazmik retikulum ribozomlarında sentezlenir, Golgi cisminde paketlenir.
Protein sentezinde sayısal ilişkiler
Hesap sorularında zincirin her halkası bir öncekinden kolayca bulunur. Soru kökünde genellikle "durdurma kodonu da şifrelenmiştir" ve "intron yoktur" gibi varsayımlar verilir; vermiyorsa durdurma kodonunu nasıl ele alacağını kökten anlamaya çalış.
| Basamak | Sayı |
|---|---|
| Gen bölgesinde nükleotit (çift zincir) | \(N\) |
| mRNA'da nükleotit | \(\frac{N}{2}\) |
| Kodon sayısı | \(\frac{N}{6}\) |
| Amino asit sayısı (son kodon durdurma) | \(\frac{N}{6} - 1\) |
| Peptit bağı ve açığa çıkan su sayısı | \(\frac{N}{6} - 2\) |
| Kullanılan tRNA molekülü | amino asit sayısı kadar |
Peptit bağı dehidrasyon sentezidir: \(n\) amino asitlik tek bir polipeptit zincirinde \(n - 1\) peptit bağı vardır ve her bağ için bir su molekülü açığa çıkmış sayılır. Ters yönde gidersen \(n\) amino asitli bir polipeptidi şifreleyen mRNA'da en az \(3(n + 1)\) nükleotit, gen bölgesinde en az \(6(n + 1)\) nükleotit bulunur (durdurma kodonu dahil).
Mutasyonlar ve proteine etkileri
DNA'nın nükleotit dizisinde ya da kromozomların yapısında veya sayısında kalıcı değişikliklere mutasyon denir. Mutasyonlar eşlenme hatalarıyla kendiliğinden oluşabilir; morötesi (UV) ışınlar, X ışınları gibi iyonlaştırıcı ışınlar ve bazı kimyasal maddeler mutasyon olasılığını artırır. Vücut hücrelerindeki mutasyonlar yavrulara aktarılmaz; üreme hücrelerindeki mutasyonlar aktarılabilir. Mutasyonlar yeni alellerin asıl kaynağıdır.
Nokta mutasyonları tek bir nükleotidi (ya da birkaç nükleotidi) etkiler:
- Yer değiştirme: Bir baz başka bir bazla değişir. Şifre dejenere olduğundan yeni kodon aynı amino asidi şifreleyebilir; bu durumda protein değişmez (sessiz mutasyon). Yeni kodon başka bir amino asidi şifrelerse proteinde tek bir amino asit değişir. Yeni kodon bir durdurma kodonu olursa polipeptit erken sona erer ve kısa kalır.
- Ekleme ve çıkarma: Bir ya da iki nükleotit eklenir veya çıkarılırsa, o noktadan sonraki bütün kodonlar kayar (çerçeve kayması). Değişiklikten sonraki amino asitlerin çoğu değişir, çoğu zaman erken bir durdurma kodonu ortaya çıkar. Üç nükleotit eklenir ya da çıkarılırsa okuma çerçevesi korunur; proteine bir amino asit eklenir ya da proteinden bir amino asit eksilir.
Orak hücre anemisi tek bir yer değiştirmenin sonucudur. Hemoglobinin β zincirinin 6. amino asidini şifreleyen kodon GAG yerine GUG olur; glutamik asit yerine valin gelir. Bu tek fark, oksijen azaldığında hemoglobin moleküllerinin bir araya toplanmasına ve alyuvarların orak biçimini almasına yol açar. Bir amino asidin bile proteinin şeklini ve işlevini değiştirebileceğini gösteren klasik bir örnektir.
Kromozom mutasyonları daha büyük ölçeklidir ve mikroskopta görülebilir. Yapı değişiklikleri dört grupta toplanır: bir parçanın kaybı (silinme), bir parçanın birden fazla kopyalanması (tekrarlanma), bir parçanın kopup ters dönerek yerine bağlanması (ters dönme) ve bir parçanın homolog olmayan bir kromozoma geçmesi (yer değiştirme). Kromozom sayısındaki değişiklikler çoğunlukla mayozda kromozomların ayrılmamasıyla olur; Down sendromunda 21. kromozomdan üç tane bulunur. Bitkilerde kromozom takımlarının katlanması (poliploidi) tarımda verimli çeşitler elde etmek için kullanılır.
Formüller
Çözümlü örnekler
Bir grup bakteriyofajın DNA'sı \(^{32}\text{P}\) ile, başka bir grubun proteini \(^{35}\text{S}\) ile işaretleniyor. Her grup ayrı bir tüpte işaretsiz bakterileri enfekte ettikten sonra tüpler karıştırıcıda çalkalanıp santrifüj ediliyor. Her tüpte radyoaktivitenin çoğu nerede bulunur ve deneyden hangi sonuç çıkar?
- Faj, DNA'sını bakteriye sokar, protein kılıfı bakterinin dışında kalır. Karıştırıcı bu kılıfları bakteriden koparır.
- Santrifüjde bakteriler çökeltiye, kılıflar sıvı kısma gider. \(^{32}\text{P}\) tüpünde radyoaktivite bakterilerle birlikte çökeltide, \(^{35}\text{S}\) tüpünde kılıflarla birlikte sıvı kısımdadır.
- Bakteriye giren ve yeni fajları oluşturan bilgi DNA'dadır: fajın kalıtım maddesi DNA'dır.
Cevap: \(^{32}\text{P}\) çökeltide, \(^{35}\text{S}\) sıvı kısımda; kalıtım maddesi DNA'dır
Isıyla öldürülmüş S bakterilerinden hazırlanan özüt dört tüpe bölünüyor. 1. tüpe hiçbir şey, 2. tüpe proteaz, 3. tüpe RNaz, 4. tüpe DNaz ekleniyor. Sonra her tüpe canlı R bakterileri konuyor. Hangi tüplerde kapsüllü S bakterileri oluşur?
- Dönüşümü sağlayan madde DNA'dır. DNA'sı sağlam kalan özüt dönüşüm yapabilir.
- Proteaz proteinleri, RNaz RNA'yı parçalar; DNA'ya dokunmaz. 1, 2 ve 3. tüplerde dönüşüm olur.
- DNaz DNA'yı parçaladığı için 4. tüpte dönüşüm olmaz; bu tüpte yalnızca R bakterileri bulunur.
Cevap: 1, 2 ve 3. tüplerde oluşur; DNaz eklenen 4. tüpte oluşmaz
Bir DNA bölümünün zincirlerinden birinin dizisi 5'-GATTCCGA-3' şeklindedir. Karşı zincirin dizisini 5' → 3' yönünde yazınız; bu bölümde iki zincir arasında kaç hidrojen bağı vardır?
- Hizalı karşı zincir: G'nin karşısına C, A'nın karşısına T gelir: 3'-CTAAGGCT-5'.
- 5' ucundan okumak için ters çevrilir: 5'-TCGGAATC-3'.
- Verilen zincirde 4 A ya da T, 4 G ya da C vardır: 4 A-T çifti, 4 G-C çifti. Hidrojen bağı: \(2 \cdot 4 + 3 \cdot 4 = 20\).
Cevap: 5'-TCGGAATC-3'; 20 hidrojen bağı
Yalnızca \(^{15}\text{N}\) içeren ortamda üretilmiş bir bakterinin tek DNA molekülü, \(^{14}\text{N}\) içeren ortamda üç kez eşleniyor. Oluşan moleküllerin kaçı ara yoğunlukta, kaçı hafiftir? Ara yoğunluktaki DNA'nın toplam DNA'ya oranı nedir? Toplam zincirlerin kaçında \(^{15}\text{N}\) bulunur?
- Her eşlenmede molekül sayısı ikiye katlanır: \(2^{3} = 8\) molekül, \(2 \cdot 8 = 16\) zincir.
- Başlangıçtaki iki ağır zincir hiç yeniden birleşmez, her biri ayrı bir molekülde yeni bir hafif zincirle eşleşir: 2 ara molekül. Kalan \(8 - 2 = 6\) molekül hafiftir.
- Ara DNA oranı \(\frac{2}{8} = \frac{1}{4}\); \(^{15}\text{N}\) içeren zincir sayısı 16 zincirden 2'dir.
Cevap: 2 ara, 6 hafif; oran 1/4; 16 zincirin 2'si
Bir genin kalıp zinciri 3'-TAC AAA GGC TTA ATT-5' dizisine sahiptir. Kodon tablosuna göre AUG: metiyonin, UUU: fenilalanin, CCG: prolin, AAU: asparajin; UAA durdurma kodonudur. Oluşan mRNA'yı yazınız, polipeptitteki amino asit ve peptit bağı sayısını bulunuz.
- Kalıptaki her bazın karşısına tamamlayıcı RNA bazı gelir; A'nın karşısına U yerleşir: mRNA 5'-AUG UUU CCG AAU UAA-3'.
- Kodonlar sırayla okunur: metiyonin, fenilalanin, prolin, asparajin; UAA'da translasyon durur.
- 5 kodon, 4 amino asit; tek zincirde \(4 - 1 = 3\) peptit bağı.
Cevap: 5'-AUG UUU CCG AAU UAA-3'; 4 amino asit, 3 peptit bağı
150 amino asitli tek zincirli bir polipeptit sentezleniyor. Bu polipeptidi şifreleyen intronsuz gen bölgesinde (durdurma kodonu dahil) en az kaç nükleotit vardır? mRNA'da kaç nükleotit bulunur? Sentezde kaç peptit bağı kurulur, kaç su açığa çıkar ve kaç tRNA molekülü kullanılır?
- 150 amino asit için 150 kodon, bir de durdurma kodonu: 151 kodon. mRNA: \(151 \cdot 3 = 453\) nükleotit.
- Çift zincirli gen bölgesi: \(453 \cdot 2 = 906\) nükleotit.
- Peptit bağı ve su: \(150 - 1 = 149\). Her amino asidi bir tRNA getirir: 150 tRNA molekülü.
Cevap: 906 nükleotit; mRNA 453; 149 peptit bağı, 149 su, 150 tRNA
Bir mRNA bölümü 5'-AUG GGC AAA UAG-3' dizisine sahiptir. Bu bölümün translasyonunda ribozoma gelen tRNA'ların antikodonlarını 3' → 5' yönünde yazınız. Kodon tablosuna göre GGC glisin, AAA lizin şifreler. Kaç tRNA kullanılır?
- Her kodonun karşısına eşleşen bazlar yazılır: AUG için 3'-UAC-5', GGC için 3'-CCG-5', AAA için 3'-UUU-5'.
- UAG durdurma kodonudur; ona uyan tRNA yoktur.
- Üç amino asit (metiyonin, glisin, lizin) için 3 tRNA molekülü kullanılır.
Cevap: 3'-UAC-5', 3'-CCG-5', 3'-UUU-5'; 3 tRNA
Normal bir mRNA 5'-AUG CCA GAG UGG AAA UGA-3' dizisine sahiptir ve metiyonin, prolin, glutamik asit, triptofan, lizin dizisini şifreler. Aşağıdaki değişikliklerin her biri polipeptidi nasıl etkiler? (a) 8. nükleotit A yerine U olursa (GUG: valin). (b) 12. nükleotit G yerine A olursa. (c) 6. nükleotit A yerine G olursa (CCG: prolin).
- (a) GAG kodonu GUG olur. Glutamik asit yerine valin gelir; polipeptit yine 5 amino asitlidir, yalnızca 3. amino asit değişir.
- (b) UGG kodonu UGA olur; bu bir durdurma kodonudur. Polipeptit metiyonin, prolin, glutamik asit dizisinden sonra biter: 3 amino asit.
- (c) CCA kodonu CCG olur; ikisi de prolin şifreler. Şifrenin dejenere olması nedeniyle polipeptit değişmez.
Cevap: (a) tek amino asit değişir (Glu yerine Val); (b) erken durma, 3 amino asit; (c) değişiklik yok
Çift zincirli, intronsuz bir gen bölgesi 1 200 baz çiftinden oluşur ve iki zinciri arasında 3 000 hidrojen bağı vardır. Bu bölgede kaç guanin ve kaç adenin vardır? Gen bölgesinin son kodonu durdurma kodonunu şifrelediğine göre sentezlenen polipeptitte kaç amino asit vardır, kaç su açığa çıkar?
- G-C çifti \(= 3\,000 - 2 \cdot 1\,200 = 600\); A-T çifti \(= 1\,200 - 600 = 600\). Guanin 600, adenin 600.
- mRNA 1 200 nükleotit, \(\frac{1\,200}{3} = 400\) kodon; durdurma kodonu çıkınca 399 amino asit.
- Su sayısı peptit bağı sayısına eşittir: \(399 - 1 = 398\).
Cevap: 600 guanin, 600 adenin; 399 amino asit, 398 su
Sık yapılan hatalar
- Griffith deneyinin kalıtım maddesinin DNA olduğunu kanıtladığını söylemek. Griffith yalnızca dönüşümü gösterdi; maddenin DNA olduğunu Avery ve arkadaşları ortaya koydu.
- Karşı zinciri yazarken yönü unutmak. 5'-ATGC-3' zincirinin karşılığı 5'-GCAT-3'tür, 5'-TACG-3' değildir.
- Meselson-Stahl deneyinde ikinci kuşakta ağır bant aramak. Yarı korunumlu eşlenmede ağır DNA birinci kuşakta tamamen kaybolur; ara moleküllerin sayısı her kuşakta 2 kalır.
- Kodon sayısını amino asit sayısına eşit almak; durdurma kodonu amino asit şifrelemez.
- mRNA'da A = U, G = C eşitliğini kullanmak. mRNA tek zincirlidir; baz oranlarını kalıp zincirden bulmak gerekir.
- Transkripsiyonda DNA'nın iki zincirinin de kalıp olarak kullanıldığını sanmak. Bir gen için yalnızca bir zincir kalıptır; bu yüzden mRNA nükleotidi gen bölgesindeki nükleotitlerin yarısıdır.
- Antikodonu kodon gibi okuyup tabloda aramak. Antikodon kodonun tamamlayıcısıdır; önce kodona çevir.
- Her baz değişikliğinin proteini değiştirdiğini düşünmek. Şifre dejenere olduğundan bazı yer değiştirmeler sessizdir.
Genetik şifrenin hemen hemen evrensel olması tıpta büyük bir kapı açtı. İnsan insülin geni bakterilere aktarıldığında bakteri ribozomları insan mRNA kodonlarını aynı amino asitlere çevirir ve insan insülini üretir. 1980'lerden beri şeker hastalarının kullandığı insülinin büyük bölümü bu yolla, gen aktarılmış mikroorganizmalarda üretilmektedir. Mutasyon bilgisi de gündelik hayatımızdadır: güneş kremleri ve şapkalar deri hücrelerinin DNA'sını morötesi ışınların yol açtığı hasara karşı korur; röntgen çekilirken vücudun çekim yapılmayan bölgelerinin kurşunlu önlükle örtülmesi de iyonlaştırıcı ışınların gereksiz yere hücrelere ulaşmasını önlemek içindir. Orak hücre anemisi ve kistik fibrozis gibi kalıtsal hastalıkların tanısında bugün hastalığa yol açan gen değişikliği doğrudan DNA dizisi okunarak belirlenebilmektedir.
Konu testi
27 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.
Hershey ve Chase deneyinde DNA'sı \(^{32}\text{P}\) ile işaretlenmiş bakteriyofajlar işaretsiz bakterileri enfekte etmiş, ardından karışım karıştırıcıda çalkalanıp santrifüj edilmiştir.
Bu deneyde radyoaktivitenin büyük kısmının bulunduğu yer ve deneyden çıkarılan sonuç aşağıdakilerin hangisinde birlikte doğru verilmiştir?
Faj, DNA'sını bakteriye sokar; DNA'daki \(^{32}\text{P}\) bakterilerle birlikte çökeltide bulunur. Protein kılıf bakterinin dışında kalır ve karıştırıcıda koparılıp sıvı kısma geçer; bu yüzden bakteriye giren molekülün DNA olduğu sonucuna varılır.
Genetik şifrede 64 kodon bulunmaktadır. Bu kodonlardan kaç tanesi bir amino asit şifreler?
UAA, UAG ve UGA durdurma kodonlarıdır ve amino asit şifrelemez. Geriye \(64 - 3 = 61\) kodon kalır; 20 çeşit amino asit bu 61 kodonla şifrelenir (şifre dejeneredir).
DNA eşlenmesi sırasında baz çiftleri arasındaki hidrojen bağlarını koparıp iki zinciri birbirinden ayıran enzim aşağıdakilerden hangisidir?
Helikaz hidrojen bağlarını koparır ve eşlenme çatalını açar. DNA polimeraz yeni zincire nükleotit ekler, ligaz DNA parçalarını birleştirir, RNA polimeraz transkripsiyonu yapar, DNaz ise DNA'yı parçalayan sindirim enzimidir.
Bir genin kalıp zincirinin dizisi 3'-TAC GGA TTC-5' şeklindedir.
Bu kalıptan sentezlenen mRNA'nın dizisi aşağıdakilerden hangisidir?
Kalıptaki T'nin karşısına A, A'nın karşısına U, G'nin karşısına C, C'nin karşısına G gelir; mRNA kalıba antiparaleldir. Kalıp 3' → 5' yazıldığından mRNA aynı hizada 5' → 3' okunur: 5'-AUG CCU AAG-3'. RNA'da timin bulunmaz.
Aşağıdakilerden hangisi translasyon olayında doğrudan görev almaz?
Translasyonda mRNA kodonları taşır, tRNA amino asitleri getirir, ribozom peptit bağlarını kurar. DNA polimeraz DNA eşlenmesinde yeni DNA zincirini sentezleyen enzimdir; translasyonda görev almaz.
120 amino asitten oluşan tek zincirli bir polipeptitte kaç peptit bağı bulunur?
Ardışık her iki amino asit arasında bir peptit bağı vardır. \(n\) amino asitli tek zincirde \(n - 1\) bağ bulunur: \(120 - 1 = 119\).
\(^{15}\text{N}\) içeren ortamda çok sayıda kuşak boyunca üretilmiş bakteriler, \(^{14}\text{N}\) içeren ortama aktarılıyor. Aşağıdaki santrifüj tüplerinde farklı DNA örneklerinin bantları gösterilmiştir; bant kalınlığı DNA miktarıyla orantılıdır.
DNA yarı korunumlu eşlendiğine göre, aktarımdan sonra iki kez bölünmüş bakterilerin DNA'sı hangi tüpteki gibi bant oluşturur?
Birinci eşlenmede bütün moleküller bir ağır, bir hafif zincir taşır: tek ara bant. İkinci eşlenmede 4 molekülün 2'si ara, 2'si hafiftir; ara ve hafif bantlar eşit kalınlıktadır.
Çift zincirli bir DNA molekülü 800 nükleotitten oluşmaktadır ve nükleotitlerin %30'unda guanin bazı bulunmaktadır.
Bu molekülün iki zinciri arasında toplam kaç hidrojen bağı vardır?
G = C = \(800 \cdot 0{,}30 = 240\); geriye \(800 - 480 = 320\) nükleotit kalır: A = T = 160. 160 A-T ve 240 G-C çifti: \(2 \cdot 160 + 3 \cdot 240 = 320 + 720 = 1\,040\).
Bir hücrede 199 amino asitten oluşan tek zincirli bir polipeptit sentezlenmiştir. Bu polipeptidi şifreleyen mRNA'da durdurma kodonu da bulunmaktadır ve polipeptit sentezlendikten sonra hiçbir amino asit çıkarılmamıştır.
Buna göre bu polipeptidi şifreleyen mRNA bölgesi en az kaç nükleotitten oluşur?
199 amino asit için 199 kodon, bir de durdurma kodonu gerekir: 200 kodon. Her kodon 3 nükleotit olduğundan mRNA bölgesi en az \(200 \cdot 3 = 600\) nükleotittir.
Bir DNA molekülünün zincirlerinden biri 5'-AGCTTGCA-3' dizisine sahiptir.
Bu zincirin karşısındaki zincirin 5' ucundan 3' ucuna doğru yazılmış dizisi aşağıdakilerden hangisidir?
Hizalı karşı zincir 3'-TCGAACGT-5' olur; zincirler antiparaleldir. 5' ucundan okumak için dizi ters çevrilir: 5'-TGCAAGCT-3'. DNA'da urasil bulunmaz.
Genetik şifreyle ilgili
- I.Bir amino asit birden fazla kodonla şifrelenebilir.
- II.Her kodon bir amino asit şifreler.
- III.Aynı kodon, canlıların hemen hepsinde aynı amino asidi belirler.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Şifre dejeneredir; ör. lösin altı, alanin dört kodonla şifrelenir. Şifre hemen hemen evrenseldir. UAA, UAG ve UGA durdurma kodonlarıdır, amino asit şifrelemez; II yanlıştır.
Aşağıdaki tabloda bazı kodonların şifrelediği amino asitler verilmiştir.
| Kodon | Amino asit |
|---|---|
| AUG | metiyonin (Met) |
| UGG | triptofan (Trp) |
| CAU | histidin (His) |
| AAA | lizin (Lys) |
| GGA | glisin (Gly) |
| GCU | alanin (Ala) |
| UAA | durdurma |
Dizisi 5'-AUG UGG CAU AAA GGA UAA GCU-3' olan bir mRNA'nın translasyonuyla oluşan polipeptidin amino asit dizisi aşağıdakilerden hangisidir?
Translasyon AUG ile başlar ve kodonlar 5' → 3' yönünde sırayla okunur. UAA durdurma kodonudur; ondan sonraki GCU çevrilmez. Polipeptit Met-Trp-His-Lys-Gly'dir.
Bir polipeptidin sentezinde ribozoma sırasıyla aşağıdaki üç tRNA gelmiştir. Kutularda antikodonlar 3' → 5' yönünde gösterilmiştir.
| Kodon | Amino asit | Kodon | Amino asit | Kodon | Amino asit |
|---|---|---|---|---|---|
| AUG | Met | UAC | Tyr | CAU | His |
| GCU | Ala | CGA | Arg | AGC | Ser |
| UUC | Phe | AAG | Lys | GAA | Glu |
Tablodaki bilgilere göre bu tRNA'ların taşıdığı amino asitler sırasıyla aşağıdakilerden hangisidir?
Antikodon 3' → 5' yazıldığında kodon, onun 5' → 3' yazılmış tamamlayıcısıdır: UAC → AUG, CGA → GCU, AAG → UUC. Kodonlar metiyonin, alanin ve fenilalanin şifreler. Antikodonu doğrudan tabloda aramak yanlış sonuç verir.
Meselson ve Stahl, \(^{15}\text{N}\) ortamında üretilmiş bakterileri \(^{14}\text{N}\) ortamına aktararak DNA'nın eşlenme biçimini araştırmıştır. Birinci kuşakta tüpte yalnızca ara yoğunlukta tek bant, ikinci kuşakta ara ve hafif yoğunlukta eşit miktarda iki bant gözlenmiştir.
Bu sonuçlarla ilgili
- I.Birinci kuşak sonucu, eski çift zincirin olduğu gibi korunduğu modeli çürütür.
- II.Birinci kuşak sonucu, eski ve yeni parçaların zincirlere karışık dağıldığı modeli çürütür.
- III.İkinci kuşak sonucu, her yeni molekülün bir eski ve bir yeni zincir taşıdığı modelle uyumludur.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Korunumlu modele göre birinci kuşakta bir ağır ve bir hafif bant beklenirdi; tek ara bant bu modeli çürütür. Dağınık model de birinci kuşakta tek ara bant öngörür; bu model ancak ikinci kuşakta tek bant yerine iki bant görülünce çürütülmüştür. Yarı korunumlu model ikinci kuşakta eşit miktarda ara ve hafif bant öngörür.
Normal hemoglobinin β zincirinin 6. amino asidini şifreleyen mRNA kodonu GAG'dir. Orak hücre anemisi olan bireylerde bu kodon GUG'ye dönüşmüştür. GAG glutamik asit, GUG valin şifreler; ikisi de durdurma kodonu değildir.
Bu mutasyonla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Kodondaki nükleotit sayısı değişmemiş, yalnızca ortadaki A yerine U gelmiştir: yer değiştirme tipi nokta mutasyonu. Okuma çerçevesi korunur; yalnızca 6. amino asit glutamik asitten valine değişir, zincirin geri kalanı aynıdır.
Aşağıda bir kromozomda gerçekleşebilecek bazı değişiklikler verilmiştir.
- I.Kromozomun bir parçasının kopup kaybolması
- II.Bir gendeki tek bir bazın başka bir bazla değişmesi
- III.Kromozomun bir parçasının kopup ters dönerek aynı yere bağlanması
Bu değişikliklerden hangileri kromozom yapısında gerçekleşen bir mutasyondur?
Parça kaybı (silinme) ve parçanın ters dönmesi kromozomun yapısını değiştirir; bunlar kromozom mutasyonudur. Tek bir bazın değişmesi bir nokta mutasyonudur; kromozomun yapısı mikroskop düzeyinde değişmez.
Çift zincirli ve intronsuz bir gen bölgesi 1 800 nükleotitten oluşmaktadır. Bu bölgenin son üç baz çifti durdurma kodonunu şifrelemektedir.
Bu genden tek bir polipeptit sentezlenirken kaç su molekülü açığa çıkar?
mRNA \(\frac{1\,800}{2} = 900\) nükleotit, \(\frac{900}{3} = 300\) kodon. Son kodon durdurma olduğundan 299 amino asit vardır. Peptit bağı ve açığa çıkan su sayısı \(299 - 1 = 298\)'dir.
Griffith'in deneyinde fareler dört gruba ayrılmış ve aşağıdaki sonuçlar alınmıştır.
| Grup | Fareye verilen | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | Canlı S bakterisi | Fare ölür |
| 2 | Canlı R bakterisi | Fare yaşar |
| 3 | Isıyla öldürülmüş S bakterisi | Fare yaşar |
| 4 | Isıyla öldürülmüş S bakterisi ve canlı R bakterisi | Fare ölür, kanında canlı S bakterisi bulunur |
Bu sonuçlara göre
- I.4. grupta canlı R bakterilerinin bir kısmı S bakterilerine dönüşmüştür.
- II.Isıyla öldürülmüş S bakterileri tek başına fareyi öldürmez.
- III.R bakterilerini dönüştüren maddenin DNA olduğu anlaşılır.
ifadelerinden hangileri çıkarılabilir?
- ve 3. gruplar, iki bileşenin tek başına fareyi öldürmediğini gösterir; 4. gruptaki farenin kanında canlı S bakterileri bulunduğuna göre R bakterilerinin bir kısmı dönüşmüştür.
- Deney dönüştürücü maddenin ne olduğunu göstermez; bunun DNA olduğunu daha sonra Avery ve arkadaşları göstermiştir.
Normal bir mRNA 5'-AUG CAC CUG AGC UUC GGA UAA-3' dizisine sahiptir ve metiyonin ile başlayan 6 amino asitli bir polipeptit şifreler. Kodon tablosuna göre UGA, UAA ve UAG durdurma kodonlarıdır; ACC treonin, CCC prolin şifreler.
Bu mRNA'yı şifreleyen gende meydana gelen bir mutasyon sonucu mRNA'nın 5. nükleotidi (A) kaybolursa sentezlenen polipeptit kaç amino asitten oluşur?
Yeni mRNA 5'-AUG CCC UGA GCU UCG GAU AA-3' olur; okuma çerçevesi kaymıştır. AUG metiyonin, CCC prolin şifreler, üçüncü kodon UGA durdurma kodonudur. Polipeptit 2 amino asitlidir.
Hershey ve Chase'in kullandığı yönteme benzer bir deneyde protein kılıfı \(^{35}\text{S}\) ile işaretlenmiş fajlar, radyoaktif madde içermeyen bir ortamda yetiştirilen bakterileri enfekte etmiştir. Bakterilerin içinde yeni fajlar oluşmuştur.
Oluşan yeni fajlarla ilgili
- I.Protein kılıflarında \(^{35}\text{S}\) bulunmaz.
- II.Protein kılıfları bakterinin amino asitleri ve ribozomları kullanılarak sentezlenir.
- III.Protein kılıflarının amino asit dizisini faj DNA'sı belirler.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
İşaretli protein kılıf bakteriye girmez; yeni kılıflar bakterideki işaretsiz amino asitlerden yapılır, bu yüzden \(^{35}\text{S}\) taşımaz. Fajın kendi ribozomu yoktur; bakteriye giren faj DNA'sındaki bilgi, bakterinin ribozomlarında faj proteinlerine çevrilir.
\(^{14}\text{N}\) içeren ortamda üretilmiş bakteriler, yalnızca \(^{15}\text{N}\) içeren bir ortama aktarılıyor ve bu ortamda DNA'ları art arda üç kez eşleniyor.
DNA yarı korunumlu eşlendiğine göre, üçüncü eşlenmeden sonra DNA moleküllerinin yüzde kaçı ara yoğunluktadır?
Her başlangıç molekülünün iki hafif zinciri hiç kaybolmaz ve her biri ayrı bir molekülde ağır bir zincirle eşleşir. Üç eşlenmeden sonra her başlangıç molekülünden \(2^{3} = 8\) molekül oluşur; bunların 2'si ara, 6'sı ağırdır. Ara moleküller \(\frac{2}{8}\), yani %25'tir.
Çift zincirli ve intronsuz bir gen bölgesi 900 baz çiftinden oluşmaktadır ve iki zinciri arasında 2 200 hidrojen bağı bulunmaktadır. Gen bölgesinin son kodonu durdurma kodonunu şifrelemektedir.
Bu genle ilgili
- I.Gen bölgesinde 400 sitozin vardır.
- II.Sentezlenen polipeptit 299 amino asitlidir.
- III.Polipeptit sentezlenirken 299 su molekülü açığa çıkar.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
G-C çifti \(= 2\,200 - 2 \cdot 900 = 400\), A-T çifti 500; G = C = 400. mRNA 900 nükleotit, 300 kodon; durdurma kodonu çıkınca 299 amino asit. Açığa çıkan su peptit bağı kadardır: 298. III yanlıştır.
Normal bir mRNA 5'-AUG GCA UGG AAA CCG UGA-3' dizisine sahiptir. Kodon tablosuna göre GCA, GCG, GCU ve GCC alanin; ACA treonin; UGG triptofan; AAA lizin; CCG prolin şifreler; UAA, UAG ve UGA durdurma kodonlarıdır.
Bu mRNA'yı şifreleyen gende meydana gelen aşağıdaki değişikliklerden hangisi polipeptidin amino asit dizisini değiştirmez?
- nükleotidin değişmesiyle GCA kodonu GCG olur; ikisi de alanin şifrelediği için polipeptit değişmez.
- nükleotidin değişmesi alanini treonine çevirir; 8. nükleotidin değişmesi UGG'yi UAG durdurma kodonuna çevirir; 10. nükleotidin kaybı çerçeveyi kaydırır; üç nükleotit eklenmesi zincire fazladan bir amino asit katar.
Bir genin kalıp DNA zincirinin bir bölümü 3'-GC TAC CGT TTA GGA ATC ACT-5' dizisine sahiptir. Kodon tablosuna göre AUG metiyonin, GCA alanin, AAU asparajin, CCU prolin şifreler; UAA, UAG ve UGA durdurma kodonlarıdır. Translasyon bu bölgeden oluşan mRNA'daki ilk AUG kodonundan başlamaktadır.
Buna göre sentezlenen polipeptitte kaç peptit bağı bulunur?
mRNA 5'-CG AUG GCA AAU CCU UAG UGA-3' olur. Okuma ilk AUG'den başlar; baştaki CG çevrilmez. Kodonlar metiyonin, alanin, asparajin, prolin şifreler ve UAG'de translasyon durur: 4 amino asit, \(4 - 1 = 3\) peptit bağı.
\(^{15}\text{N}\) içeren ortamda üretilmiş bir bakteri, \(^{14}\text{N}\) içeren ortama aktarılıyor ve DNA'sı bu ortamda birkaç kez yarı korunumlu olarak eşleniyor. Son eşlenmeden sonra bakterilerden elde edilen DNA santrifüj edildiğinde, hafif bantta bulunan DNA molekülü sayısının ara bantta bulunan molekül sayısının 7 katı olduğu görülüyor.
Buna göre DNA bu ortamda kaç kez eşlenmiştir?
Kaç eşlenme olursa olsun ara moleküllerin sayısı 2'dir; hafif moleküller \(7 \cdot 2 = 14\) olur. Toplam molekül \(2 + 14 = 16 = 2^{4}\); DNA 4 kez eşlenmiştir.
Prokaryot ve ökaryot hücrelerde protein sentezi ile ilgili
- I.Prokaryotlarda bir mRNA'nın translasyonu, transkripsiyonu tamamlanmadan başlayabilir.
- II.Her iki hücre tipinde de translasyon ribozomlarda gerçekleşir.
- III.Ökaryotlarda mRNA çekirdekte sentezlenir ve translasyonu da çekirdekte gerçekleşir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Prokaryotlarda çekirdek zarı olmadığından ribozomlar henüz sentezlenmekte olan mRNA'ya bağlanabilir. Bütün hücrelerde translasyon ribozomlarda olur. Ökaryotlarda mRNA çekirdekte sentezlenir, çekirdek porlarından geçer ve sitoplazmadaki ribozomlarda çevrilir; III yanlıştır.
Çift zincirli bir DNA bölümünün kalıp olarak kullanılan zincirinde nükleotitlerin %20'si adenin, %30'u timin, %15'i guanin, %35'i sitozin içermektedir. Bu bölümün tamamı mRNA'ya yazılmaktadır.
Buna göre
- I.Çift zincirli DNA bölümündeki nükleotitlerin %25'i adenindir.
- II.mRNA'daki nükleotitlerin %20'si urasildir.
- III.mRNA'daki nükleotitlerin %15'i sitozindir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Karşı zincirde A %30, T %20 olur; çift zincirde A oranı \(\frac{20 + 30}{2} = 25\), yani %25'tir. mRNA kalıba tamamlayıcıdır: kalıptaki A'nın karşısına U (%20), G'nin karşısına C (%15) gelir.
İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.