Endokrin Sistem ve Hormonlar
Hormonların özellikleri, iç salgı ve karma bezler, hipotalamus-hipofiz bağlantısı, bezlerin hormonları, geri bildirim, kan şekeri ve kalsiyum düzenlenmesi, endokrin hastalıklar.
- Hormonların kanla taşınmasını, hedef hücre ve reseptör kavramlarını, kimyasal yapılarına göre protein, steroit ve amin türevi hormonları
- Sinir sistemi ile endokrin sistemi karşılaştırmayı; iç salgı, dış salgı ve karma bezleri ayırt etmeyi
- Hipotalamusun hipofizi nasıl yönettiğini, hipofizin ön ve arka lobundan salgılanan hormonları
- Tiroit, paratiroit, böbrek üstü, pankreas, eşey bezleri, epifiz ve timusun hormonlarını, hedeflerini ve etkilerini
- Negatif ve pozitif geri bildirimi; tiroksin-TSH döngüsünü, kan şekeri ve kalsiyum düzenlenmesini grafik ve şemalarla yorumlamayı
- Bir hormonun az ya da çok salgılanmasının sonuçlarını: diyabet, guatr, cücelik, devlik, akromegali, Addison ve Cushing
Hormonlar ve endokrin sistem
Vücudumuzdaki milyarlarca hücrenin uyum içinde çalışması için hücreler arasında sürekli bilgi akışı gerekir. Bu düzenlemeyi iki sistem birlikte yapar: sinir sistemi ve endokrin sistem. Sinir sistemi, sinir hücreleri boyunca ilerleyen elektriksel uyarılarla ve sinapslarda salınan sinir ileticileriyle çalışır. Endokrin sistem ise kimyasal haberciler kullanır. Bu habercilere hormon, hormonları üretip doğrudan kana veren yapılara endokrin bez (iç salgı bezi) denir.
Hormonların ortak özellikleri şunlardır:
- Endokrin bezlerden ve bazı özelleşmiş hücrelerden salgılanır, kan yoluyla bütün vücuda taşınır.
- Kanla her yere ulaşsa da yalnızca o hormona özgü reseptörü taşıyan hücreleri etkiler. Bu hücrelere hedef hücre denir. Reseptörü olmayan bir hücre, hormon çevresinde dolaşsa bile ondan etkilenmez.
- Çok az miktarda etkilidir. Kandaki hormon derişimleri çok düşüktür ama etkileri büyüktür.
- Etkisi sinirsel düzenlemeye göre yavaş başlar ve uzun sürer. Büyüme, gelişme, üreme, metabolizma hızı gibi uzun soluklu olayları hormonlar yönetir.
- Bir hormonun birden fazla hedefi olabilir; bir hücre de birden fazla hormondan etkilenebilir.
- Hormonlar etkilerini gösterdikten sonra çoğunlukla karaciğerde etkisiz hâle getirilir, yıkım ürünleri böbreklerle atılır. Bu yüzden bir hormonun etkisinin sürmesi için salgının devam etmesi gerekir.
Bazı hormonlar birbirine zıt etki gösterir. Kan şekerini düşüren insülin ile yükselten glukagon, kandaki kalsiyumu düşüren kalsitonin ile yükselten parathormon bu tür antagonist (zıt etkili) hormon çiftleridir. Zıt etkili iki hormonun birlikte çalışması, düzenlenen değerin dar bir aralıkta kalmasını sağlar. Vücudun iç ortamını bu şekilde dengede tutmasına homeostazi denir.
Hormonların kimyasal yapısı ve hedef hücre
Hormonları kimyasal yapılarına göre üç grupta toplayabiliriz:
- Protein ve peptit yapılı hormonlar: insülin, glukagon, büyüme hormonu, TSH, ACTH, FSH, LH, prolaktin, ADH, oksitosin, parathormon, kalsitonin. Amino asitlerden ribozomlarda sentezlenir, suda çözünür.
- Steroit yapılı hormonlar: aldosteron, kortizol, testosteron, östrojen ve progesteron. Kolesterolden yapılan lipit yapılı moleküllerdir. Böbrek üstü bezinin kabuğu ve eşey bezleri steroit hormon salgılar.
- Amin (amino asit türevi) hormonlar: tiroksin, adrenalin, noradrenalin, melatonin. Tek bir amino asitten türetilir.
Yapı, hormonun hedef hücreyi nasıl etkileyeceğini belirler. Suda çözünen protein yapılı hormonlar hücre zarının lipit tabakasından geçemez; hücre zarındaki reseptörlere bağlanır ve etkilerini hücre içinde başlattıkları bir dizi tepkimeyle gösterir. Bu yüzden genellikle hızlı etki ederler. Steroit hormonlar ise lipitte çözündükleri için hücre zarından geçer ve sitoplazmadaki ya da çekirdekteki reseptörlere bağlanır. Hormon-reseptör birleşimi bazı genlerin etkinliğini değiştirir, sonuçta hücrede yeni proteinler sentezlenir. Bu etki daha yavaş başlar ama daha uzun sürer. Amin yapılı tiroksinin reseptörleri de hücre içindedir; adrenalin ise zardaki reseptörlere bağlanır.
Sinir sistemi ile endokrin sistemin karşılaştırılması
İki sistem de vücudu düzenler ama yöntemleri farklıdır:
| Özellik | Sinir sistemi | Endokrin sistem |
|---|---|---|
| İletinin taşıyıcısı | elektriksel uyarı ve sinir iletici | hormon |
| İletim yolu | sinir hücreleri | kan |
| Etkinin başlaması | çok hızlı (milisaniyeler) | yavaş (saniyeler, saatler, günler) |
| Etkinin süresi | kısa | uzun |
| Hedef | yalnızca bağlantılı olduğu kas, bez ya da sinir hücresi | reseptörü olan bütün hücreler |
| Örnek iş | refleks, hareket, duyu | büyüme, metabolizma, üreme |
İki sistem birbirinden bağımsız değildir. Sinir sistemi konusunda gördüğün hipotalamus, beynin bir bölümü olmasına karşın hormon da üretir ve hipofizi yönetir; sinir sistemi ile endokrin sistem arasındaki köprü odur. Böbrek üstü bezinin özü de sempatik sinirlerle uyarılır. Tersine, tiroksin gibi hormonlar sinir sisteminin gelişimini ve çalışmasını etkiler.
İç salgı, dış salgı ve karma bezler
Salgı yapan hücre topluluklarına bez denir. Bezleri salgılarını nereye verdiklerine göre ayırırız:
- Dış salgı (ekzokrin) bezleri salgılarını bir kanalla vücut yüzeyine ya da bir boşluğa (sindirim kanalı gibi) verir. Ter, tükürük, gözyaşı, süt ve yağ bezleri ile mide bezleri bu gruptadır. Salgıları hormon değildir.
- İç salgı (endokrin) bezleri kanalsızdır; salgıları olan hormonları doğrudan çevrelerindeki kılcal damarlara, yani kana verir. Hipofiz, tiroit, paratiroit, böbrek üstü bezleri, epifiz ve timus bu gruptadır.
- Karma bezler hem iç hem dış salgı yapar. Pankreas sindirim enzimlerini pankreas kanalıyla onikiparmak bağırsağına verir (dış salgı); Langerhans adacıklarındaki hücreler ise insülin ve glukagonu kana verir (iç salgı). Eşey bezleri de karma bezdir: testisler sperm, yumurtalıklar yumurta oluşturur ve bu üreme hücreleri kanala bırakılır; aynı bezler eşey hormonlarını kana verir.
Vücuttaki başlıca endokrin bezlerin yerleri aşağıdaki şekilde görülmektedir. Bunların yanında mide, ince bağırsak, böbrek ve yağ dokusu gibi asıl görevi başka olan organlarda da hormon salgılayan hücreler bulunur.
Hipotalamus ve hipofiz
Hipofiz, beynin tabanında, hipotalamusun hemen altında bulunan nohut büyüklüğünde bir bezdir. Birçok bezi uyaran hormonlar salgıladığı için eskiden "ana bez" diye anılırdı. Oysa hipofizin ön lobu da hipotalamustan gelen hormonlarla yönetilir. Hipofizin yapısı ve hipotalamusla bağlantısı birbirinden farklı iki bölümden oluşur.
Hipotalamus, salgılatıcı (serbestleştirici) ve engelleyici hormonlar üretir. Bu hormonlar hipotalamusla ön lob arasındaki özel bir damar ağıyla (kapı damarıyla) ön loba taşınır ve ön lob hormonlarının salgısını artırır ya da azaltır. Örneğin TRH (tirotropin salgılatıcı hormon) ön lobdan TSH salgılanmasını uyarır.
Hipofiz ön lobu kendi hormonlarını üretir ve salgılar:
- Büyüme hormonu (GH): kemik ve kasların büyümesini, hücrelerde protein sentezini artırır. Özellikle çocukluk ve ergenlikte boy uzamasını sağlar.
- TSH (tiroit uyarıcı hormon): tiroit bezini uyarır, tiroksin salgısını artırır.
- ACTH (böbrek üstü kabuğunu uyarıcı hormon): böbrek üstü bezinin kabuğunu uyarır, özellikle kortizol salgısını artırır.
- FSH (folikül uyarıcı hormon): dişide yumurtalıkta folikül gelişimini ve östrojen salgısını, erkekte testislerde sperm üretimini uyarır.
- LH (luteinleştirici hormon): dişide yumurtlamayı (ovulasyon) ve korpus luteum oluşumunu, erkekte testislerden testosteron salgısını uyarır.
- Prolaktin: doğumdan sonra süt bezlerinde süt üretimini uyarır.
TSH, ACTH, FSH ve LH başka bir endokrin bezi uyaran hormonlardır; büyüme hormonu ve prolaktin ise doğrudan dokulara etki eder.
Hipofiz arka lobu hormon üretmez. ADH (antidiüretik hormon) ve oksitosin hipotalamustaki sinir salgı hücrelerinde üretilir, bu hücrelerin aksonları boyunca arka loba taşınır, orada depolanır ve gerektiğinde kana verilir.
- ADH, böbreklerde toplama kanallarından suyun geri emilimini artırır. Sonuçta idrar miktarı azalır, idrar derişir ve vücuttaki su korunur. Terleme ya da az su içme sonucu kanın osmotik basıncı yükselince ADH salgısı artar.
- Oksitosin, doğum sırasında rahim kaslarının kasılmasını ve emzirme sırasında süt bezlerinden sütün boşalmasını sağlar. Bebeğin memeyi emmesi oksitosin salgısını artırır.
Tiroit ve paratiroit bezleri
Tiroit bezi, boynun önünde, gırtlağın altında yer alan kelebek biçimli bir bezdir. Salgıladığı tiroksin, yapısında iyot bulunan bir hormondur. Tiroksin vücut hücrelerinin çoğunda metabolizma hızını (oksijen tüketimini ve ısı üretimini) artırır; büyüme ve gelişmeyi, özellikle çocuklukta sinir sisteminin gelişimini destekler. Tiroksin salgısı hipofizden gelen TSH ile uyarılır.
Tiroit bezindeki başka bir hücre grubu kalsitonin salgılar. Kalsitonin kandaki kalsiyum düzeyi yükselince salgılanır; kalsiyumun kemiklerde depolanmasını ve böbreklerle atılmasını artırarak kan kalsiyumunu düşürür.
Paratiroit bezleri, tiroitin arka yüzüne gömülü dört küçük bezdir. Salgıladıkları parathormon kandaki kalsiyum düzeyi düşünce salgılanır ve kan kalsiyumunu yükseltir: kemiklerden kana kalsiyum geçişini, böbreklerde kalsiyumun geri emilimini ve D vitaminini etkin hâle getirerek bağırsaktan kalsiyum emilimini artırır. Parathormon ile kalsitonin antagonisttir.
Kalsiyum yalnızca kemiklerin yapısında değil, kas kasılmasında, sinir iletiminde ve kanın pıhtılaşmasında da gereklidir. Bu yüzden kandaki kalsiyum düzeyinin dar bir aralıkta tutulması yaşamsaldır.
Böbrek üstü bezleri
Her böbreğin üstünde bir tane bulunan böbrek üstü bezleri, yapı ve görev bakımından farklı iki bölümden oluşur.
Kabuk (korteks) steroit hormonlar salgılar:
- Aldosteron: böbreklerde \(\text{Na}^{+}\) iyonlarının geri emilimini ve \(\text{K}^{+}\) iyonlarının atılımını artırır. \(\text{Na}^{+}\) ile birlikte su da geri emilir; kan hacmi ve kan basıncı korunur.
- Kortizol: uzun süreli strese uyumu sağlar. Karaciğerde amino asit ve yağ gibi kaynaklardan glikoz yapımını artırarak kan şekerini yükseltir, iltihabı ve bağışıklık tepkilerini baskılar. Salgısı hipofizden gelen ACTH ile uyarılır.
- Az miktarda eşey hormonları da salgılar.
Öz (medulla) amin yapılı adrenalin ve noradrenalin salgılar. Öz bölgesi hipofizle değil, sempatik sinirlerle uyarılır; bu yüzden tepkisi hızlıdır. Korku, heyecan ya da tehlike anında salgılanan adrenalin vücudu "savaş ya da kaç" durumuna hazırlar: kalp atış hızı ve kan basıncı artar, karaciğerde glikojen yıkılarak kan şekeri yükselir, bronşlar genişler, göz bebekleri büyür, iskelet kaslarına giden kan artarken sindirim kanalının hareketleri ve sindirim etkinliği yavaşlar.
Pankreas ve kan şekerinin düzenlenmesi
Pankreasın iç salgı bölümü, bezin içine dağılmış Langerhans adacıklarıdır. Adacıklardaki beta hücreleri insülin, alfa hücreleri glukagon salgılar.
- İnsülin, kan şekeri (kandaki glikoz) yükselince salgılanır. Kas ve yağ hücreleri başta olmak üzere birçok hücrenin kandan glikoz almasını kolaylaştırır; karaciğerde ve kaslarda glikozdan glikojen yapımını artırır, karaciğerin kana glikoz vermesini azaltır. Sonuçta kan şekerini düşürür.
- Glukagon, kan şekeri düşünce salgılanır. Karaciğerde glikojenin glikoza yıkımını artırır ve glikozu kana verdirir. Sonuçta kan şekerini yükseltir.
Sağlıklı bir yetişkinde açlık kan şekeri yaklaşık 70-100 mg/dL arasındadır. Yemekten sonra bağırsaktan emilen glikozla kan şekeri yükselir, bu yükselme insülin salgısını artırır ve glukagon salgısını azaltır. İnsülin etkisiyle glikoz hücrelere alınır, kan şekeri yaklaşık iki saat içinde açlık değerine döner. Aşağıdaki grafik basit bir modelle çizilmiştir ve bu olayların sırasını gösterir.
Grafikte iki ayrıntıya dikkat et. Birincisi, insülinin artışı kan şekerinin artışını izler: uyaran (yüksek kan şekeri) önce gelir, yanıt (insülin) sonra. İkincisi, kan şekeri normale indikçe insülin salgısı da azalır; düzenlenen değer, kendisini düzenleyen hormonun salgısını kontrol etmektedir. Bu bir negatif geri bildirimdir.
Kan şekerini yükselten tek hormon glukagon değildir. Adrenalin (glikojen yıkımıyla), kortizol (glikoz yapımıyla), tiroksin ve büyüme hormonu da kan şekerini yükseltici yönde etki eder. Kan şekerini düşüren tek hormon ise insülindir. Bu yüzden insülin eksikliği başka bir hormonla karşılanamaz.
Eşey bezleri, epifiz ve timus
Testisler testosteron salgılar. Testosteron erkek eşey organlarının gelişimini, ergenlikte ses kalınlaşması, kıllanma ve kas gelişimi gibi ikincil eşey özelliklerinin ortaya çıkmasını sağlar ve sperm üretimini destekler. Yumurtalıklar östrojen ve progesteron salgılar. Östrojen dişi ikincil eşey özelliklerini oluşturur ve rahim iç duvarının kalınlaşmasını sağlar; progesteron rahim iç duvarını gebeliğe hazır tutar ve gebeliğin sürmesine yardım eder. Eşey bezlerinin çalışması FSH ve LH ile yönetilir; ayrıntıları üreme sistemi konusunda göreceksin.
Epifiz (pineal bez), beynin ortasında bulunan küçük bir bezdir ve melatonin salgılar. Melatonin salgısı karanlıkta artar, aydınlıkta azalır. Böylece uyku-uyanıklık döngüsü gibi günlük biyolojik ritimlerin ayarlanmasında rol oynar.
Timus, göğüs kemiğinin arkasında yer alır. Salgıladığı timozin, bağışıklık sisteminin T lenfositlerinin olgunlaşmasına katkıda bulunur. Timus çocuklukta etkindir, ergenlikten sonra giderek küçülür ve yerini büyük ölçüde yağ dokusuna bırakır.
Bezler ve hormonlar tablosu
Aşağıdaki tablo bu konunun çekirdeğidir. ÖSYM bez-hormon eşleştirmesini, hormonun hedefini ve etkisini doğrudan sorabilir.
| Bez | Hormon | Hedef | Başlıca etki |
|---|---|---|---|
| Hipotalamus | salgılatıcı ve engelleyici hormonlar | hipofiz ön lobu | ön lob hormonlarının salgısını ayarlar |
| Hipofiz ön lobu | büyüme hormonu | kemik, kas, birçok doku | büyüme, protein sentezi |
| Hipofiz ön lobu | TSH | tiroit | tiroksin salgısını uyarır |
| Hipofiz ön lobu | ACTH | böbrek üstü kabuğu | kortizol salgısını uyarır |
| Hipofiz ön lobu | FSH, LH | yumurtalık, testis | gamet oluşumu, eşey hormonu salgısı |
| Hipofiz ön lobu | prolaktin | süt bezleri | süt üretimi |
| Hipofiz arka lobu (hipotalamusta üretilir) | ADH | böbrek | su geri emilimi artar |
| Hipofiz arka lobu (hipotalamusta üretilir) | oksitosin | rahim, süt bezleri | doğumda kasılma, sütün boşalması |
| Tiroit | tiroksin | vücut hücrelerinin çoğu | metabolizma hızı, büyüme ve gelişme |
| Tiroit | kalsitonin | kemik, böbrek | kan kalsiyumu düşer |
| Paratiroit | parathormon | kemik, böbrek, bağırsak | kan kalsiyumu yükselir |
| Böbrek üstü kabuğu | aldosteron | böbrek | \(\text{Na}^{+}\) ve su geri emilimi artar |
| Böbrek üstü kabuğu | kortizol | karaciğer ve birçok doku | kan şekeri yükselir, stres uyumu |
| Böbrek üstü özü | adrenalin, noradrenalin | kalp, damarlar, karaciğer | ani strese hızlı yanıt |
| Pankreas (beta hücreleri) | insülin | karaciğer, kas, yağ | kan şekeri düşer |
| Pankreas (alfa hücreleri) | glukagon | karaciğer | kan şekeri yükselir |
| Testis | testosteron | birçok doku | erkek eşey özellikleri |
| Yumurtalık | östrojen, progesteron | rahim ve birçok doku | dişi eşey özellikleri, gebelik |
| Epifiz | melatonin | beyin ve birçok doku | günlük biyolojik ritim |
| Timus | timozin | T lenfositleri | lenfositlerin olgunlaşması |
Hormonların düzenlenmesi: geri bildirim
Hormon salgısı rastgele değildir; çoğu hormonun salgısı, kendi oluşturduğu sonuçla kontrol edilir. Buna geri bildirim denir.
Negatif geri bildirimde sonuç, kendisini oluşturan süreci baskılar. Tiroksinin düzenlenmesi en bilinen örnektir. Hipotalamus TRH salgılar, TRH hipofiz ön lobundan TSH salgısını, TSH da tiroitten tiroksin salgısını uyarır. Kandaki tiroksin arttığında hem hipotalamusu hem hipofizi baskılar; TRH ve TSH azalır, tiroksin salgısı da düşer. Tiroksin azaldığında baskı kalkar, TRH ve TSH artar ve tiroit daha çok tiroksin üretir. Böylece tiroksin düzeyi belirli bir aralıkta kalır. Kortizolün ACTH ile düzenlenmesi de aynı mantıkla çalışır.
Bu döngüyü bilen biri, eksenin bir halkası bozulduğunda ötekilerin nasıl değişeceğini kestirebilir:
- İyot eksikliği: tiroit yeterince tiroksin yapamaz. Tiroksin azalınca baskı kalkar, TRH ve TSH artar. Sürekli yüksek TSH tiroit bezini uyararak büyütür; boyunda şişlik olarak görülen bu duruma guatr denir.
- Dışarıdan uzun süre tiroksin alınması: kandaki toplam tiroksin artar, hipotalamus ve hipofiz baskılanır, TSH azalır. TSH ile uyarılmayan tiroit kendi salgısını azaltır.
- Hipofiz yetersizliği: TSH azalır, buna bağlı olarak tiroksin de azalır. Bu durumda iki hormon birlikte düşüktür; tiroksin düşük TSH yüksek tablosu ise sorunun tiroitte olduğunu gösterir.
Kan şekeri ve kalsiyum düzenlenmesi de negatif geri bildirimdir, ancak bu sistemlerde hipofiz aracı değildir: ilgili bez kandaki glikoz ya da kalsiyum düzeyini doğrudan algılar.
Pozitif geri bildirimde ise sonuç, kendisini oluşturan süreci güçlendirir ve olay bir noktaya varıncaya kadar hızlanarak sürer. Doğum bunun en iyi örneğidir. Bebeğin başı rahim boynunu gerer, bu uyarı sinirlerle hipotalamusa iletilir, hipofiz arka lobundan oksitosin salgısı artar. Oksitosin rahim kasılmalarını güçlendirir, kasılmalar bebeği daha çok iterek rahim boynunu daha çok gerer ve oksitosin salgısı daha da artar. Döngü ancak bebeğin doğmasıyla sona erer. Yumurtlamadan hemen önce östrojenin LH salgısını hızla artırması da pozitif geri bildirime örnektir.
Kalsiyum düzeyinin düzenlenmesi
Kandaki kalsiyum düzeyi sağlıklı insanda yaklaşık 8,5-10,5 mg/dL arasında tutulur. Bu iş, tiroitin kalsitonini ile paratiroitin parathormonu arasında paylaşılır.
Parathormonun etkisi yaşam için kalsitoninden daha önemlidir. Paratiroit bezleri çıkarılırsa kan kalsiyumu düşer, sinir ve kas hücreleri aşırı uyarılabilir hâle gelir ve kaslarda istemsiz, sürekli kasılmalar (tetani) görülür. Bu yüzden tiroit ameliyatlarında paratiroit bezlerinin korunmasına özen gösterilir. D vitamini eksikliğinde bağırsaktan kalsiyum emilimi azalır; çocuklukta kemiklerin yeterince sertleşmemesi (raşitizm) bu yüzden görülür.
Endokrin rahatsızlıklar
Bir hormonun gereğinden az ya da çok salgılanması, hormonun etkisini bildiğimiz için çoğu kez tahmin edilebilir sonuçlar doğurur.
Şeker hastalığı (diabetes mellitus): Kan şekerinin sürekli normalin üstünde seyretmesidir. Böbreklerin glikozu geri emme kapasitesi sınırlıdır; kan şekeri yaklaşık 180 mg/dL'yi (böbrek eşiğini) aşınca glikoz idrara geçer. İdrardaki glikoz suyu da beraberinde sürükler; bu yüzden çok idrara çıkma, çok su içme ve çok yemek yeme diyabetin bilinen belirtileridir.
- Tip 1 diyabet: bağışıklık sistemi pankreasın beta hücrelerini yıkar ve insülin üretilemez. Çoğunlukla çocukluk ya da gençlikte başlar; tedavisi dışarıdan insülin verilmesidir.
- Tip 2 diyabet: insülin üretilir ama hedef hücreler insüline yeterli yanıt vermez (insülin direnci); zamanla insülin üretimi de yetersiz kalabilir. Çoğunlukla yetişkinlikte ortaya çıkar; fazla kilo ve hareketsizlik başlıca risk etkenleridir. Beslenme düzeni, egzersiz ve ilaçlarla, gerektiğinde insülinle tedavi edilir.
ADH yetersizliği ise başka bir durum doğurur: böbrekler suyu yeterince geri ememediği için günde litrelerce seyreltik idrar atılır, kişi sürekli susar. Buna şekersiz diyabet (diyabet insipitus) denir; idrarda glikoz yoktur.
Tiroit bozuklukları: Tiroksin az salgılanırsa metabolizma yavaşlar; halsizlik, kilo alma, soğuğa dayanıksızlık görülür. Doğuştan ya da erken çocuklukta tiroksin yetersizliği tedavi edilmezse büyüme ve zihinsel gelişme geri kalır (kretenizm). Bu yüzden yeni doğan bebeklerde tiroit taraması yapılır. Tiroksin fazla salgılanırsa metabolizma hızlanır; kilo kaybı, sinirlilik, terleme, çarpıntı görülür, bazı hastalarda göz yuvarları öne çıkar. Guatr, tiroit bezinin büyümesidir ve en sık nedeni iyot eksikliğidir.
Büyüme hormonu bozuklukları: Çocuklukta büyüme hormonu az salgılanırsa boy kısa kalır ama vücut oranları ve zekâ normaldir (hipofiz cüceliği). Çocuklukta, yani kemiklerin boyca uzaması sürerken fazla salgılanırsa boy aşırı uzar (devlik). Yetişkinlikte, boy uzaması durduktan sonra fazla salgılanırsa kemikler uzayamaz ama kalınlaşır; el, ayak, çene ve yüz kemikleri büyür (akromegali).
Böbrek üstü kabuğu bozuklukları: Kabuk yeterince hormon üretemezse (Addison hastalığı) kortizol ve aldosteron azalır; halsizlik, kilo kaybı, kan basıncında düşme, kan şekerinde düşme eğilimi ve deride koyulaşma görülür. Kanda uzun süre fazla kortizol bulunursa (Cushing sendromu) kan şekeri yükselir, yüz yuvarlaklaşır, gövdede yağlanma ve kas zayıflığı ortaya çıkar. Cushing sendromu, bir bez tümörünün yanında uzun süre yüksek dozda kortizol benzeri ilaç kullanımıyla da oluşabilir.
Parathormon bozuklukları: Az salgılanırsa kan kalsiyumu düşer ve tetani görülür. Fazla salgılanırsa kemiklerden sürekli kalsiyum çekilir, kemikler zayıflar ve kolay kırılır; kanda ve idrarda kalsiyum artınca böbrek taşı oluşabilir.
Formüller
Çözümlü örnekler
Ter bezi, tükürük bezi, tiroit, hipofiz, pankreas, testis, gözyaşı bezi ve böbrek üstü bezi verilmiştir. Bu bezleri dış salgı bezi, iç salgı bezi ve karma bez olarak gruplandırınız.
- Salgısını kanalla vücut yüzeyine ya da bir boşluğa veren bezler dış salgı bezidir: ter bezi ve gözyaşı bezi salgısını deri ve göz yüzeyine, tükürük bezi ağız boşluğuna verir.
- Kanalı olmayan, salgısını doğrudan kana veren bezler iç salgı bezidir: tiroit, hipofiz ve böbrek üstü bezi.
- Pankreas sindirim enzimlerini kanalla onikiparmak bağırsağına, insülin ve glukagonu kana verir. Testis spermi kanallara, testosteronu kana verir. İkisi de karma bezdir.
Cevap: Dış salgı: ter, tükürük, gözyaşı; iç salgı: tiroit, hipofiz, böbrek üstü; karma: pankreas, testis
İnsülin, kortizol, adrenalin, östrojen ve glukagon hormonlarından hangilerinin reseptörleri hedef hücrenin içindedir? Bunlardan hangisi ağızdan alındığında sindirilerek etkisini kaybeder?
- Kortizol ve östrojen steroit yapılıdır. Kolesterolden türetilen bu lipit yapılı moleküller hücre zarından geçer, reseptörleri hücre içindedir.
- İnsülin ve glukagon protein (peptit) yapılıdır, zardan geçemez; reseptörleri hücre zarındadır. Adrenalin amin yapılıdır ve o da zardaki reseptörlere bağlanır.
- Protein yapılı hormonlar sindirim kanalında proteazlarla amino asitlere parçalanır. Verilenler arasında insülin ve glukagon bu yüzden ağızdan kullanılamaz.
Cevap: Reseptörü hücre içinde olanlar: kortizol, östrojen; ağızdan alınınca sindirilen: insülin ve glukagon
Bir deney hayvanında hipotalamustan hipofiz arka lobuna uzanan sinir hücresi uzantıları, ön loba giden kan damarlarına dokunulmadan kesiliyor. Bu hayvanda kandaki ADH miktarı, böbreklerde su geri emilimi ve idrar miktarı nasıl değişir?
- ADH hipotalamustaki sinir salgı hücrelerinde üretilir; arka lob ADH üretmez, yalnızca aksonlarla gelen ADH'yi depolar ve kana verir.
- Aksonlar kesildiği için hipotalamustaki ADH arka loba ulaşamaz ve arka lobdan kana ADH verilemez; kandaki ADH azalır.
- ADH azalınca böbreklerde toplama kanallarından su geri emilimi azalır; idrar miktarı artar, idrar seyrelir.
- Ön lob kan damarlarıyla bağlı olduğu için TSH, ACTH gibi ön lob hormonları bu işlemden doğrudan etkilenmez.
Cevap: Kandaki ADH azalır, su geri emilimi azalır, idrar miktarı artar
Uzun süre yeterli iyot almayan bir kişide kandaki tiroksin, TSH ve TRH miktarı ile tiroit bezinin büyüklüğü nasıl değişir?
- Tiroksinin yapısında iyot bulunur. İyot yetersiz olunca tiroit yeterince tiroksin yapamaz; kandaki tiroksin azalır.
- Tiroksin, hipotalamusu ve hipofizi baskılayan hormondur. Tiroksin azalınca bu baskı azalır; hipotalamustan TRH, hipofizden TSH salgısı artar.
- TSH tiroiti uyarır ve büyümesine yol açar. TSH sürekli yüksek kaldığı için tiroit büyür; boyunda guatr görülür. Tiroksin ise iyot olmadığı için yine de normale çıkamaz.
Cevap: Tiroksin azalır, TSH artar, TRH artar, tiroit büyür (guatr)
Tiroiti normal çalışan bir kişi, uzun süre yüksek dozda tiroksin ilacı kullanıyor. Bu kişide hipofizin TSH salgısı, tiroitin kendi tiroksin salgısı ve kandaki toplam tiroksin nasıl değişir?
- İlaçla gelen tiroksin kandaki toplam tiroksini artırır.
- Artan tiroksin, negatif geri bildirimle hipotalamusu ve hipofizi baskılar; TRH ve TSH azalır.
- TSH ile yeterince uyarılmayan tiroit kendi tiroksin salgısını azaltır. Ancak ilaçtan gelen miktar nedeniyle kandaki toplam tiroksin yine de yüksektir.
Cevap: TSH azalır, tiroitin kendi salgısı azalır, kandaki toplam tiroksin artar
Sağlıklı bir kişinin öğünden sonraki kan şekeri ile insülin ve glukagon miktarları basit bir modelle hesaplanarak aşağıdaki grafikte gösterilmiştir. Kan şekeri, insülin ve glukagon yaklaşık kaçıncı dakikada en uç değerlerine ulaşır? Bu sıralama neyi gösterir?
- Kan şekeri eğrisi yaklaşık 40. dakikada en yüksek değerine (yaklaşık 147 mg/dL) ulaşır, sonra düşer.
- İnsülin eğrisi en yüksek değerine yaklaşık 50. dakikada, glukagon en düşük değerine yaklaşık 55. dakikada ulaşır.
- Hormonlar kan şekerindeki değişikliğe yanıt verdiği için onu bir miktar gecikmeyle izler. Kan şekeri düşerken insülinin de azalması, düzenlenen değerin hormon salgısını kontrol ettiğini, yani negatif geri bildirimi gösterir.
Cevap: Kan şekeri yaklaşık 40., insülin yaklaşık 50. dakikada en yüksek; glukagon yaklaşık 55. dakikada en düşük; hormonlar kan şekerini gecikmeyle izler
Şekerli içecek içen iki diyabet hastasından K'nin kanında insülin hiç bulunmuyor. L'nin kanındaki insülin ise sağlıklı bir kişininkinden fazla, ama kan şekeri yine de yüksek kalıyor. K ve L'nin diyabet tipini ve kan şekerinin yüksek kalmasının nedenini belirleyiniz.
- K'de insülin hiç yoktur; beta hücreleri insülin üretemiyordur. Bu tip 1 diyabettir.
- L'de insülin üretilmektedir, hatta fazladır; buna karşın kan şekeri düşmüyorsa hedef hücreler insüline yeterli yanıt vermiyordur (insülin direnci). Bu tip 2 diyabettir.
- İki durumda da sonuç aynıdır: glikoz hücrelere yeterince alınamaz, kan şekeri yüksek kalır ve böbrek eşiği aşılınca idrara glikoz geçer.
Cevap: K tip 1 (insülin üretilmiyor), L tip 2 (hücreler insüline yanıt vermiyor)
Bir deney hayvanının paratiroit bezleri ameliyatla çıkarılıyor, tiroit bezine dokunulmuyor. Bu hayvanda kan kalsiyumu, kalsitonin salgısı ve kas kasılmaları nasıl etkilenir?
- Parathormon kemikten kana kalsiyum geçişini, böbrekte geri emilimi ve bağırsaktan emilimi artırır. Bezler çıkarılınca bu etkiler ortadan kalkar; kan kalsiyumu düşer.
- Kalsitonin, kan kalsiyumu yükselince salgılanır. Kalsiyum düştüğü için tiroitin kalsitonin salgısı da azalır.
- Düşük kalsiyum sinir ve kas hücrelerini aşırı uyarılabilir hâle getirir; kaslarda istemsiz kasılmalar (tetani) görülür.
Cevap: Kan kalsiyumu düşer, kalsitonin salgısı azalır, tetani görülür
K kişisinde böbrek üstü bezinin kabuğu hasar görmüş ve yeterli hormon üretemiyor (Addison hastalığı). L kişisi ise uzun süredir yüksek dozda kortizol benzeri bir ilaç kullanıyor. İki kişide hipofizin ACTH salgısı ve böbrek üstü kabuğunun kendi kortizol salgısı nasıl değişir?
- Kortizol, ACTH salgısını negatif geri bildirimle baskılar. K'de kabuk hasarlı olduğu için kortizol azalır, baskı kalkar ve hipofizden ACTH salgısı artar.
- ACTH artsa bile hasarlı kabuk yanıt veremez; K'nin kortizolü düşük kalır. Aldosteron da azaldığı için böbrekte \(\text{Na}^{+}\) geri emilimi azalır, kan basıncı düşebilir.
- L'de ilaçla gelen kortizol hipotalamusu ve hipofizi baskılar; ACTH azalır.
- ACTH ile uyarılmayan kabuk kendi kortizol salgısını azaltır. Bu yüzden böyle ilaçlar birden kesilmez, doz yavaş yavaş azaltılır.
Cevap: K'de ACTH artar, kendi kortizolü azalır; L'de ACTH azalır, kendi kortizolü azalır
Sık yapılan hatalar
- ADH ve oksitosinin hipofiz arka lobunda üretildiğini sanmak. Arka lob yalnızca depolar ve salgılar; üretim yeri hipotalamustur.
- Pankreası yalnızca iç salgı bezi saymak. Sindirim enzimlerini kanalla bağırsağa verdiği için karma bezdir; eşey bezleri de öyledir.
- Böbrek üstü bezinin özünü de hipofizin ACTH'si ile yönetildiğini düşünmek. ACTH kabuğu uyarır; öz bölgesi sempatik sinirlerle uyarılır.
- Hormonun kanla taşındığı için bütün hücreleri etkilediğini sanmak. Yalnızca reseptörü olan hedef hücreler etkilenir.
- İyot eksikliğinde TSH'nin de azaldığını düşünmek. Tiroksin azalınca negatif geri bildirim zayıflar, TSH artar ve guatr bu yüzden oluşur.
- Hipofiz cüceliği ile kretenizmi karıştırmak: büyüme hormonu eksikliğinde zekâ normaldir, tiroksin eksikliğinde zihinsel gelişme de geri kalır.
- Devlik ile akromegaliyi karıştırmak: devlik çocuklukta, akromegali boy uzaması bittikten sonra büyüme hormonu fazlalığıyla oluşur.
- Şeker hastalığı ile şekersiz diyabeti karıştırmak: birincisi insülinle, ikincisi ADH ile ilgilidir; şekersiz diyabette idrarda glikoz yoktur.
İyot, tiroksinin yapısına giren ve besinlerle alınması gereken bir elementtir; deniz ürünlerinde bol, iç ve dağlık bölgelerin topraklarında yetişen besinlerde ise az bulunur. Topraktaki iyotun az olduğu dağlık bölgelerde guatr bir zamanlar çok yaygındı. Türkiye de dahil birçok ülke bu sorunu sofra tuzuna iyot katılmasıyla büyük ölçüde çözdü: ülkemizde satılan sofra tuzunun iyotlu olması zorunludur. İyotlu tuz, ışık ve nemle iyotunu kaybedebileceği için kapalı ve koyu renkli kapta saklanmalı, yemeğe pişme sonunda eklenmelidir. Doğumdan birkaç gün sonra bebeklerin topuğundan alınan kanla yapılan tarama da doğuştan tiroit yetersizliğini erkenden yakalayıp tedavi ederek zihinsel gelişme geriliğini önlemeyi amaçlar.
Konu testi
27 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.
Hormonlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Hormonlar kanla taşındığı için hedefe ulaşmaları zaman alır; etkileri sinirsel düzenlemeye göre yavaş başlar ve uzun sürer. Kanla taşınma, reseptörü olan hedef hücreyi etkileme, az miktarda etkili olma ve karaciğerde etkisiz hâle getirilme hormonların doğru özellikleridir.
Aşağıdaki bez-hormon eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Aldosteron steroit yapılıdır ve böbrek üstü bezinin kabuğundan salgılanır. Öz bölgesi adrenalin ve noradrenalin salgılar. Kalsitonin tiroitten, parathormon paratiroitten, glukagon pankreasın alfa hücrelerinden, melatonin epifizden salgılanır.
ADH ve oksitosin hormonlarının üretildiği yapı aşağıdakilerden hangisidir?
ADH ve oksitosin hipotalamustaki sinir salgı hücrelerinde üretilir, aksonlarla hipofiz arka lobuna taşınır. Arka lob bu hormonları depolar ve kana verir ama üretmez; ön lob, epifiz ve tiroit bu hormonlarla ilgili değildir.
Aşağıdaki bezlerden hangisi hem iç salgı hem de dış salgı yapan karma bir bezdir?
Pankreas sindirim enzimlerini kanalla onikiparmak bağırsağına (dış salgı), insülin ve glukagonu Langerhans adacıklarından kana (iç salgı) verir. Tiroit ve hipofiz yalnız iç salgı, tükürük ve ter bezleri yalnız dış salgı bezidir.
Hormonların kimyasal yapısıyla ilgili
- I.İnsülin protein yapılıdır.
- II.Testosteron steroit yapılıdır.
- III.Adrenalin amino asit türevidir.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
İnsülin amino asitlerden oluşan bir peptit hormondur; testosteron kolesterolden türeyen bir steroittir. Adrenalin tek bir amino asitten türetilen amin yapılı bir hormondur. Üç ifade de doğrudur.
Salgısı karanlıkta artıp aydınlıkta azalan ve uyku-uyanıklık döngüsünün ayarlanmasında rol oynayan hormon aşağıdakilerden hangisidir?
Epifiz bezinden salgılanan melatonin karanlıkta artar ve günlük biyolojik ritmin ayarlanmasında görev alır. Timozin T lenfositlerinin olgunlaşmasında, kortizol stres uyumunda, prolaktin süt üretiminde, oksitosin doğum ve emzirmede etkilidir.
Endokrin sistemin sinir sistemiyle karşılaştırılmasıyla ilgili
- I.Etkisi daha geç başlar.
- II.Etkisi daha uzun sürer.
- III.İletiyi hedefe daha kısa sürede ulaştırır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Hormonlar kanla taşınır ve hedef hücrede çoğu kez yavaş işleyen süreçleri başlatır; etki geç başlar ama uzun sürer. Sinir hücreleri boyunca ilerleyen uyarı hedefe milisaniyeler içinde ulaşır; daha hızlı olan sinir sistemidir. III yanlıştır.
Aç karnına egzersiz yapan sağlıklı bir kişinin kan şekeri ile pankreastan salgılanan X ve Y hormonlarının kandaki miktarı aşağıdaki grafikte verilmiştir. Taralı aralık egzersiz süresini göstermektedir.
Buna göre
- I.X hormonu karaciğerde glikojenin glikoza yıkımını artırır.
- II.Y hormonu Langerhans adacıklarındaki beta hücrelerinden salgılanır.
- III.Egzersiz süresince kandaki Y hormonu miktarı artmıştır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Egzersizde kaslar glikoz harcar ve kan şekeri düşer. Bu sırada artan X glukagondur; azalan Y insülindir. Glukagon karaciğerde glikojen yıkımını artırarak kan şekerini yükseltir; insülin beta hücrelerinden salgılanır. Grafikte egzersiz süresince Y (insülin) başlangıç değerinin altına inmiştir; III yanlıştır.
Uzun süre yeterli iyot alamayan bir kişide
- I.kandaki tiroksin miktarının azalması,
- II.hipofizden TSH salgısının azalması,
- III.tiroit bezinin büyüyerek guatr oluşması
durumlarından hangilerinin görülmesi beklenir?
İyot tiroksinin yapısına girer; iyot eksikliğinde tiroksin azalır. Tiroksin azalınca hipofiz üzerindeki baskı kalkar, TSH azalmaz artar; II yanlıştır. Sürekli yüksek TSH tiroiti uyararak büyütür ve guatr oluşur.
Şeker hastalığı (diabetes mellitus) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Tip 2 diyabette insülin üretilir, çoğu kez normal ya da fazla miktardadır; sorun hedef hücrelerin insüline yanıtının azalmasıdır. İnsülin üretiminin olmaması tip 1 diyabetin özelliğidir. Böbrek eşiği aşılınca glikoz idrara geçer ve suyu da sürükler; bu yüzden çok idrar ve susama görülür.
Paratiroit bezleri ameliyatla çıkarılan ve tiroit bezi sağlam bırakılan bir deney hayvanında kısa süre içinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?
Parathormon kemikten kana kalsiyum geçişini ve böbrekte geri emilimi artırır. Bezler çıkarılınca bu etkiler kaybolur, kan kalsiyumu düşer ve tetani görülür. Kalsiyum düştüğü için kalsitonin salgısı da azalır. Kan kalsiyumunun yükselmesi ve böbrek taşı parathormon fazlalığının sonuçlarıdır.
Bir deney hayvanında hipotalamustan hipofiz arka lobuna uzanan sinir hücresi uzantıları kesiliyor; ön loba giden kan damarlarına dokunulmuyor. Bu hayvanda
- I.hipofiz arka lobundan kana verilen ADH miktarının azalması,
- II.böbreklerde su geri emiliminin artması,
- III.bol ve seyreltik idrar oluşması
durumlarından hangilerinin görülmesi beklenir?
ADH hipotalamusta üretilir ve aksonlarla arka loba taşınır; aksonlar kesilince arka lobdan kana ADH verilemez. ADH azalınca toplama kanallarından su geri emilimi azalır (artmaz); idrar bol ve seyreltik olur. Bu nedenle II yanlış, I ve III doğrudur.
Korku anında böbrek üstü bezinin öz bölgesinden salgılanan adrenalinin etkisiyle aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenmez?
Adrenalin vücudu ani bir tehlikeye hazırlar: kalp hızı ve kan basıncı artar, kan şekeri yükselir, bronşlar genişler. Bu sırada kan iskelet kaslarına yönlendirilir; sindirim kanalının hareketleri hızlanmaz, yavaşlar.
Aşağıdakilerden hangisi pozitif geri bildirime örnektir?
Pozitif geri bildirimde sonuç, kendisini oluşturan süreci güçlendirir. Doğumda kasılmalar oksitosini, oksitosin de kasılmaları artırır; döngü doğumla biter. Öteki seçeneklerde sonuç başlangıçtaki değişikliği tersine çevirmektedir; bunlar negatif geri bildirimdir.
Aşağıdaki şekilde insan vücudundaki bazı endokrin bezler numaralarla gösterilmiştir.
Buna göre hangi seçenekte bez numarası ile o bezin salgıladığı bir hormon doğru eşleştirilmiştir?
1 hipofiz, 2 tiroit, 3 böbrek üstü bezi, 4 pankreas, 5 yumurtalıktır. Büyüme hormonu hipofizin ön lobundan salgılanır. Melatonin epifizden, insülin pankreastan, kortizol böbrek üstü kabuğundan, prolaktin hipofiz ön lobundan salgılanır; bunlar numaralanan bezlerle eşleşmez.
Aşağıdakilerin hangisinde bir hormon, az salgılanmasının sonucuyla doğru eşleştirilmiştir?
ADH yetersizliğinde böbrekler suyu yeterince geri ememez; bol ve seyreltik idrar atılır, kişi sürekli susar (şekersiz diyabet). Kemiklerden kalsiyum çekilmesi parathormon, akromegali büyüme hormonu, metabolizmanın hızlanması tiroksin fazlalığının sonucudur. İnsülin yetersizliğinde kan şekeri düşmez, yükselir.
Aşağıdaki hormonlardan
- I.glukagon,
- II.kortizol,
- III.adrenalin
hangileri kan şekerini yükseltici yönde etki eder?
Glukagon ve adrenalin karaciğerde glikojen yıkımını, kortizol amino asit ve yağ gibi kaynaklardan glikoz yapımını artırır. Üçü de kan şekerini yükseltir; kan şekerini düşüren tek hormon insülindir.
Hücre zarından geçerek hedef hücrenin içindeki reseptörlere bağlanan ve bazı genlerin etkinliğini değiştiren bir hormon aşağıdakilerden hangisidir?
Kortizol kolesterolden türeyen steroit bir hormondur; lipitte çözündüğü için zardan geçer, reseptörü hücre içindedir. İnsülin, glukagon, ADH ve oksitosin protein ya da peptit yapılıdır; zardan geçemez, zardaki reseptörlere bağlanır.
Üç kişinin kanında ölçülen TSH ve tiroksin miktarları, sağlıklı bir kişininkiyle karşılaştırılarak aşağıdaki tabloda verilmiştir.
| Kişi | TSH | Tiroksin |
|---|---|---|
| K | normalden yüksek | normalden düşük |
| L | normalden düşük | normalden düşük |
| M | normalden düşük | normalden yüksek |
Her kişide tiroksin ekseninin yalnızca bir noktasında sorun olduğuna göre
- I.K'deki sorun tiroit bezinde ya da yetersiz iyot alımındadır.
- II.L'de TSH'nin düşük olması, kandaki tiroksinin hipofizi baskılamasından kaynaklanır.
- III.M'de hipofizin TSH salgısı, kandaki tiroksin tarafından baskılanmaktadır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
K'de tiroksin düşük, TSH yüksektir: hipofiz uyarı göndermektedir ama tiroit yanıt verememektedir. Bu tiroit hasarında ya da iyot eksikliğinde görülür. L'de iki hormon da düşüktür. Tiroksin düşük olduğu için hipofizi baskılayamaz; TSH'nin düşüklüğü hipofiz ya da hipotalamus yetersizliğinden kaynaklanır. II yanlıştır. M'de tiroksin yüksektir ve negatif geri bildirimle TSH'yi baskılamaktadır (tiroitte aşırı salgı ya da dışarıdan tiroksin alımı).
Aşağıdaki şemada K, L ve M bezleri ile bu bezlerin salgıladığı x, y ve z hormonları arasındaki ilişki gösterilmiştir. Düz oklar uyarmayı, kesikli oklar baskılamayı göstermektedir.
Buna göre
- I.M bezi çıkarılırsa kandaki x ve y miktarları artar.
- II.Dışarıdan uzun süre z hormonu verilirse M bezinin z salgısı azalır.
- III.L bezi işlevini yitirirse kandaki x miktarı azalır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
M çıkarılınca z üretilemez; K ve L üzerindeki baskı kalkar, x ve y artar. Dışarıdan verilen z, K ve L'yi baskılar; x ve y azalır, y ile uyarılmayan M kendi z salgısını azaltır. L işlevini yitirirse y ve buna bağlı olarak z azalır; K üzerindeki baskı kalkar ve x artar (azalmaz). III yanlıştır.
Şekerli bir içecek içen K, L ve M kişilerinin kan şekeri ve kandaki insülin miktarının zamanla değişimi aşağıdaki grafiklerde verilmiştir.
Böbrek eşiği 180 mg/dL kabul edildiğine göre
- I.K'de insülin miktarı, kan şekeri en yüksek düzeye ulaştıktan sonra da bir süre artmaya devam etmiştir.
- II.L'de kan şekerinin yüksek kalmasının nedeni pankreasın insülin üretememesidir.
- III.M'nin idrarında da bu süreçte glikoz görülür.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
K'nin kan şekeri yaklaşık 40. dakikada en yüksektir, insülini ise yaklaşık 50. dakikaya kadar artmayı sürdürür. L'nin kanında insülin hiç yoktur; kan şekerinin yüksek kalması insülin üretilememesindendir (tip 1 diyabete uygun). M'nin insülini K'ninkinden bile fazladır ama kan şekeri yaklaşık 30. ile 110. dakikalar arasında 180 mg/dL'nin üstündedir; bu sürede idrara glikoz geçer. Üç ifade de doğrudur.
Kandaki kalsiyum derişimine göre P ve R hormonlarının salgı miktarları aşağıdaki grafikte gösterilmiştir. P ve R, kan kalsiyumunu düzenleyen iki hormondur.
Buna göre
- I.P hormonu paratiroit bezlerinden salgılanır.
- II.R hormonu kemiklerden kana kalsiyum geçişini artırır.
- III.Kan kalsiyumu 9,5 mg/dL'den 8,5 mg/dL'ye düşerse böbreklerde kalsiyumun geri emilimi artar.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
Kalsiyum düştükçe salgısı artan P, kan kalsiyumunu yükselten parathormondur; paratiroitten salgılanır. Kalsiyum yükseldikçe salgısı artan R kalsitonindir; kalsiyumun kemikte depolanmasını artırır, kemikten kana geçişi artırmaz. II yanlıştır. Kalsiyum 8,5 mg/dL'ye düşünce P salgısı artar; parathormon böbrekte kalsiyum geri emilimini artırır.
Kurbağa larvalarıyla (iribaşlarla) yapılan bir deneyde dört grup oluşturuluyor ve sonuçlar aşağıdaki tabloda veriliyor. Gruplardaki öteki bütün koşullar aynıdır.
| Grup | Uygulama | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | hiçbir işlem yapılmıyor | normal sürede ergin kurbağaya dönüşüyor |
| 2 | tiroit bezi çıkarılıyor | ergin kurbağaya dönüşmüyor, iribaş olarak büyüyor |
| 3 | tiroit bezi çıkarılıyor, suya tiroksin ekleniyor | ergin kurbağaya dönüşüyor |
| 4 | tiroit bezi sağlam, suya tiroksin ekleniyor | normalden erken, küçük ergin kurbağalara dönüşüyor |
Bu deneyin sonuçlarına göre
- I.İribaşın ergin kurbağaya dönüşmesi için tiroksin gereklidir.
- II.Tiroksinin yapımı için iyot gereklidir.
- III.Tiroksin fazlalığı başkalaşımı hızlandırır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
- grupta tiroit çıkarılınca başkalaşım olmuyor, 3. grupta tiroksin eklenince yeniden oluyor: başkalaşım için tiroksin gereklidir.
- grupta fazladan tiroksin başkalaşımı erkene almıştır; III de deneyden çıkar.
- İyotun tiroksin yapısındaki yeri doğru bir bilgidir, ama deneyde iyot değişkeni yoktur; II bu deneyden çıkarılamaz.
Bir deney hayvanının hipofiz ön lobu ameliyatla çıkarılıyor; arka lob ve hipotalamus sağlam bırakılıyor. Bu hayvanda
- I.ADH salgısının durması,
- II.kan şekerinin insülin ve glukagonla düzenlenmesinin tamamen ortadan kalkması,
- III.kandaki tiroksin ve kortizol miktarlarının azalması
durumlarından hangilerinin görülmesi beklenir?
Ön lob TSH ve ACTH salgılar; bunlar olmayınca tiroit ve böbrek üstü kabuğu yeterince uyarılmaz, tiroksin ve kortizol azalır. ADH hipotalamusta üretilir ve sağlam olan arka lobdan salgılanır; durmaz. İnsülin ve glukagon salgısı hipofize bağlı değildir; pankreas kan şekerini doğrudan algılar. Düzenleme ortadan kalkmaz.
Böbrek üstü bezlerinin kabuk bölgesi hasar gördüğü için yeterli hormon üretemeyen bir kişide
- I.kandaki kortizol miktarının artması,
- II.hipofizden ACTH salgısının artması,
- III.böbrek üstü bezinin öz bölgesinden adrenalin salgısının tamamen durması
durumlarından hangilerinin görülmesi beklenir?
Kabuk hasarlı olduğu için kortizol artmaz, azalır. Kortizol azalınca hipofiz üzerindeki negatif geri bildirim zayıflar ve ACTH artar. Öz bölgesi kabuktan farklı bir dokudur ve sempatik sinirlerle uyarılır; kabuk hasarı adrenalin salgısını durdurmaz. Yalnız II doğrudur.
Uzun süredir yüksek dozda kortizol içeren bir ilaç kullanan kişide
- I.hipofizden ACTH salgısının artması,
- II.kan şekerinin normalin üstüne çıkma eğilimi göstermesi,
- III.böbrek üstü bezi kabuğunun kendi kortizol salgısının azalması
durumlarından hangilerinin görülmesi beklenir?
İlaçla gelen kortizol hipotalamusu ve hipofizi baskılar; ACTH artmaz, azalır. I yanlıştır. Kortizol glikoz yapımını artırdığı için kan şekeri yükselme eğilimindedir. ACTH ile uyarılmayan kabuk kendi kortizol salgısını azaltır. II ve III doğrudur.
K kişisinde pankreas kanalı tıkanmış, Langerhans adacıkları sağlamdır. L kişisinde ise Langerhans adacıklarının beta hücreleri yıkılmış, sindirim enzimi üreten hücreler ve pankreas kanalı sağlamdır.
Buna göre
- I.K'de kan şekerinin insülinle düzenlenmesi bu tıkanıklıktan doğrudan etkilenmez.
- II.L'de ince bağırsakta besinlerin sindirimi bozulur.
- III.L'de öğünden sonra kan şekeri uzun süre yüksek kalır.
ifadelerinden hangileri doğrudur?
İnsülin kanalla değil, doğrudan kana verilir. K'de kanalın tıkanması sindirim enzimlerinin bağırsağa ulaşmasını engeller, insülin salgısını etkilemez. L'de enzim üreten hücreler ve kanal sağlam olduğundan sindirim bozulmaz; II yanlıştır. L'de insülin üretilemediği için öğünden sonra yükselen kan şekeri uzun süre yüksek kalır.
İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.