YKS Biyoloji Haberlere dön
YKS 2027'ye 229 günTYT 19 Haziran 2027Türkiye geneli deneme: 29 Kasım Pazar, 11.00Ücretsiz kaydol
AYT 11. sınıf · 5. konu

Sindirim Sistemi

Mekanik ve kimyasal sindirim, sindirim kanalı ve yardımcı organlar, enzimlerin yeri ve pH'ı, sindirimin düzenlenmesi, emilim, kalın bağırsak ve sindirim sağlığı.

Bu konuda öğreneceklerin
  • Mekanik ve kimyasal sindirimi ayırt etmeyi; sindirim kanalının bölümlerini, duvarının katmanlarını ve peristaltik hareketi
  • Ağız, mide ve ince bağırsakta hangi salgıların, hangi enzimlerin ve hangi pH ortamının bulunduğunu
  • Karaciğer, safra kesesi ve pankreasın sindirimdeki görevlerini; safranın neden enzim olmadığını
  • Karbonhidrat, protein ve yağların hangi enzimlerle, nerede, hangi ürünlere kadar sindirildiğini; pepsinojen ve tripsinojenin neden etkisiz salgılandığını
  • Gastrin, sekretin ve kolesistokinin ile sinir sisteminin sindirimi nasıl düzenlediğini; besinlerin villuslardan kana ve lenfe geçişini
  • Kalın bağırsağın ve yararlı bakterilerin görevlerini, ülser, reflü, laktoz intoleransı ve çölyak hastalığının temelini; tüp deneylerini ve kanal boyunca madde miktarı grafiklerini yorumlamayı

Sindirim nedir? Mekanik ve kimyasal sindirim

Yediğimiz ekmekteki nişasta, peynirdeki protein ve tereyağındaki yağ, olduğu gibi kana geçemeyecek kadar büyük moleküllerdir. Hücre zarından geçebilmeleri için önce yapı birimlerine ayrılmaları gerekir. Besinlerin, hücre zarından geçebilecek kadar küçük moleküllere dönüştürülmesine sindirim denir. Sindirim iki yolla yürür ve ikisi birbirini tamamlar.

Mekanik (fiziksel) sindirim, besinin kimyasal yapısını değiştirmeden küçük parçalara ayrılmasıdır. Dişlerin besini kesip öğütmesi, dilin lokmayı tükürükle karıştırması, midenin kasılarak besini mide öz suyuyla çalkalaması, ince bağırsağın karıştırma hareketleri ve safranın yağları küçük damlacıklara ayırması mekanik sindirimdir. Mekanik sindirimin asıl yararı yüzey alanını artırmaktır: bir küp şekeri toz hâline getirdiğinde suda çok daha hızlı çözünmesi gibi, parçalanan besinin enzimlerle temas eden yüzeyi büyür.

Kimyasal sindirim, büyük organik moleküllerin enzimlerle hidroliz edilmesidir. TYT'deki temel bileşenler konusundan hatırlayacağın gibi hidrolizde her bağ bir su molekülü harcanarak koparılır. Nişasta glikoza, proteinler amino asitlere, yağlar yağ asidi ve gliserole, nükleik asitler nükleotitlere ve sonra onların yapı birimlerine kadar parçalanır. Su, mineraller, vitaminler ve glikoz gibi monosakkaritler zaten küçük moleküllerdir; sindirilmeden emilirler.

İnsanda sindirim hücre dışında, sindirim kanalının boşluğunda gerçekleşir. Enzimler salgı bezlerinden kanalın içine dökülür, besin burada parçalanır ve ürünler kanalın duvarından emilir. Sindirimin son adımlarından bazıları ise ince bağırsak epitel hücrelerinin yüzeyindeki zar enzimleriyle yapılır.

Sindirim kanalının yapısı ve duvar katmanları

Sindirim sistemi, ağızdan anüse kadar uzanan sindirim kanalı ile kanala salgı gönderen yardımcı organlardan (tükürük bezleri, karaciğer, safra kesesi, pankreas) oluşur. Kanalın bölümleri sırasıyla ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsaktır. Yardımcı organların içinden besin geçmez; bunlar yalnızca kanala salgı verir.

İnsan sindirim kanalı ve yardımcı organlar
Besin ağızdan anüse kadar kanalın içinden geçer. Karaciğer, safra kesesi ve pankreas safrayı ve pankreas öz suyunu kanallarla onikiparmak bağırsağına gönderir; besin bu organların içinden geçmez.

Yemek borusundan anüse kadar kanalın duvarı, içten dışa doğru aynı temel katmanlardan oluşur:

  • Mukoza: Kanalın boşluğuna bakan en iç katmandır. Yüzeyindeki epitel hücreleri mukus, enzim ve başka salgılar üretir; emilim de bu katmandan olur. Mukus, duvarı hem besinlerin sürtünmesinden hem de sindirim enzimlerinin ve asidin etkisinden korur.
  • Mukoza altı: Bağ dokusundan oluşur; kan ve lenf damarları ile sinir ağını taşır. Emilen maddeler buradaki damarlara geçer.
  • Kas katmanı: İçte halkasal, dışta boyuna dizilmiş düz kaslardan oluşur. Midede bunlara ek olarak eğik bir kas katmanı daha vardır; bu sayede mide besini güçlü biçimde çalkalayabilir.
  • Seroza: Karın boşluğundaki organları dıştan saran ince zardır.
Sindirim kanalı duvarının katmanları
Enine kesitte içten dışa mukoza, mukoza altı, halkasal ve boyuna düz kaslar ve seroza görülür.

Kanalın kaslarının büyük bölümü düz kastır ve istemsiz çalışır. Ağızda, yutakta ve yemek borusunun üst kısmında ise çizgili kas bulunur; anüsü çevreleyen dış büzgen kas da çizgilidir ve dışkılamayı istemli olarak geciktirebilmemizi sağlar.

Besinin kanal boyunca ilerlemesini peristaltik hareket sağlar. Lokmanın hemen arkasındaki halkasal kaslar kasılıp kanalı daraltır, önündeki bölge gevşer; bu kasılma dalgası lokmayı önüne katarak ilerletir. Peristaltizm yer çekimine bağlı değildir: baş aşağı duran bir insan da yutkunabilir. İnce bağırsakta peristaltizmin yanında, besini bir ileri bir geri çalkalayarak sindirim öz sularıyla karıştıran halka biçimli kasılmalar da görülür.

Peristaltik hareket
Kasılan halkasal kaslar lokmanın arkasında kanalı daraltır; kasılma dalgası ilerledikçe lokma da ilerler.

Ağız, yutak ve yemek borusu

Sindirim ağızda başlar. Dişler mekanik sindirimin ilk ve en etkili aracıdır: kesici dişler koparır, köpek dişleri yırtar, azı dişleri öğütür. Yetişkin bir insanda 32 diş, çocuklukta 20 süt dişi bulunur. Dil lokmayı tükürükle karıştırır ve yutağa iter; üzerindeki tat tomurcukları besinin tadını algılar.

Üç çift tükürük bezi (kulak altı, çene altı ve dil altı bezleri) günde yaklaşık 1 ile 1,5 litre tükürük salgılar. Tükürüğün büyük kısmı sudur; içinde lokmayı kayganlaştıran mukus, bakterilere karşı etkili lizozim enzimi ve nişastayı sindiren tükürük amilazı bulunur. Tükürük amilazı nötre yakın ortamda (pH yaklaşık 7) çalışır ve nişastanın bir kısmını maltoza parçalar. Besin ağızda kısa süre kaldığı için nişastanın ancak küçük bir bölümü burada sindirilir. Ekmeği uzun süre çiğnediğinde ağzında tatlı bir tadın belirmesi, oluşan maltozdandır.

Yutak, hem sindirim hem solunum sisteminin kullandığı ortak geçittir. Yutma, dilin lokmayı yutağa itmesiyle istemli olarak başlar; lokma yutağa ulaştıktan sonra olaylar refleksle devam eder ve bu refleksin merkezi omurilik soğanıdır. Yutma sırasında küçük dil (yumuşak damak) yukarı kalkarak burun boşluğunu, gırtlak kapağı da soluk borusunun girişini kapatır; böylece lokma soluk borusuna değil yemek borusuna geçer.

Yemek borusu, yutağı mideye bağlayan, yaklaşık 25 cm uzunluğunda kaslı bir borudur. Lokmayı peristaltik hareketlerle mideye iletir ve kayganlaştırıcı mukus salgılar; sindirim enzimi salgılamaz. Mideye açıldığı yerde bulunan büzgen kas (mide girişi, kardia) mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını engeller.

Mide: asit, pepsin ve koruyucu mukus

Mide, karın boşluğunun sol üst kısmında bulunan, J harfine benzeyen genişlemiş bir kesedir. Boşken büzülmüş durumdadır; dolduğunda kıvrımları açılarak genişler. Besin midede birkaç saat kalır, kaslı duvarın çalkalamasıyla mide öz suyuna karışır ve kimus denen bulamaca dönüşür. Midenin ince bağırsağa açıldığı yerdeki pilor büzgeni, kimusu az az onikiparmak bağırsağına geçirir.

Mide mukozasındaki bezler mide öz suyunu salgılar. Bu bezlerdeki farklı hücreler farklı maddeler üretir:

  • Hidroklorik asit (HCl): Mide içeriğinin pH'ını yaklaşık 2'ye düşürür. Pepsinojeni etkin pepsine dönüştürür, besinlerle gelen mikroorganizmaların çoğunu öldürür ve proteinlerin üç boyutlu yapısını bozarak (denatürasyon) sindirimlerini kolaylaştırır. HCl bir enzim değildir; kendisi besinleri sindirmez.
  • Pepsinojen: Pepsinin etkisiz öncülüdür. HCl ile etkinleşir; oluşan pepsin de başka pepsinojen moleküllerini etkinleştirir, böylece etkinleşme kendini hızlandırır.
  • Mukus: Mide duvarını kalın bir tabaka hâlinde örter ve asidin ve pepsinin duvara zarar vermesini önler.
  • Gastrin: Mide duvarındaki hücrelerin kana verdiği bir hormondur (aşağıda düzenleme bölümünde).

Pepsin, kuvvetli asidik ortamda (pH yaklaşık 2) en iyi çalışır ve proteinleri daha kısa zincirlere, polipeptitlere parçalar. Proteinlerin kimyasal sindirimi böylece midede başlar, ama midede tamamlanmaz; amino asit oluşumu ince bağırsakta gerçekleşir. Midede karbonhidratları sindiren bir enzim salgılanmaz. Lokmayla mideye geçen tükürük amilazı da lokma mide öz suyuyla karışıp asitlendiğinde etkinliğini yitirir. Mide öz suyunda az miktarda lipaz bulunsa da yağların kimyasal sindiriminin neredeyse tamamı ince bağırsakta gerçekleşir.

Midede emilim çok sınırlıdır: su, alkol ve aspirin gibi bazı ilaçlar mide duvarından kana geçebilir. Besinlerin sindirim ürünlerinin emildiği asıl yer ince bağırsaktır. Mide ayrıca B12 vitamininin ince bağırsağın son bölümünde emilebilmesi için gerekli olan bir protein salgılar.

İnce bağırsak, villus ve mikrovillus

İnce bağırsak, kimyasal sindirimin tamamlandığı ve sindirim ürünlerinin emildiği yerdir. İnsanda birkaç metre uzunluğundadır. İlk bölümü olan onikiparmak bağırsağı, safranın ve pankreas öz suyunun döküldüğü kısa ve C biçimli bölümdür. Asitli kimus buraya geldiğinde pankreas öz suyundaki ve safradaki bikarbonat asidi nötrler; ince bağırsakta ortam nötr ile hafif bazik arasıdır (pH yaklaşık 7 ile 8). Pankreas ve bağırsak enzimleri bu ortamda çalışır.

Sindirim kanalında pH
Ağızda nötre yakın olan ortam midede HCl ile kuvvetli asidik olur. Onikiparmak bağırsağına geçen kimus bikarbonatla nötrleşir ve ince bağırsakta ortam hafif bazik olur.

İnce bağırsak mukozası bağırsak öz suyunu salgılar ve yüzeyinde sindirimin son adımlarını yapan enzimler bulunur: maltozu glikoza ayıran maltaz, sükrozu glikoz ve fruktoza ayıran sükraz, laktozu glikoz ve galaktoza ayıran laktaz, peptitleri amino asitlere ayıran peptidazlar ve bir miktar lipaz. Bağırsak epiteli ayrıca pankreastan gelen tripsinojeni etkinleştiren enterokinaz enzimini üretir.

İnce bağırsağın iç yüzeyi emilim için olağanüstü genişletilmiştir. Mukoza önce büyük kıvrımlar yapar. Kıvrımların üzeri, parmak biçimli milyonlarca çıkıntı olan villuslarla kaplıdır. Villusları örten epitel hücrelerinin besine bakan zarı da mikrovillus denen çok sayıda ince uzantı oluşturur. Bu üç düzeydeki katlanma, emilim yüzeyini düz bir boruya göre kat kat artırır. Her villusun içinde bir kan kılcalı ağı ve ortada ucu kapalı bir lenf kılcalı bulunur. Kalın bağırsağın iç yüzeyinde ise villus yoktur.

Villus ve mikrovillus
Villusun içinde kan kılcalları ve ortada lenf kılcalı bulunur. Epitel hücrelerinin yüzeyindeki mikrovilluslar emilim yüzeyini daha da artırır.

Yardımcı organlar: karaciğer, safra kesesi ve pankreas

Karaciğer, vücudun en büyük bezidir ve karın boşluğunun sağ üst kısmında, diyaframın hemen altında bulunur. Sindirimdeki görevi safra üretmektir. Safra; su, safra tuzları, safra pigmentleri (yaşlı alyuvarların yıkılmasıyla açığa çıkan hemoglobinden oluşan bilirubin), kolesterol ve bikarbonat içeren sarı-yeşil bir sıvıdır. Safra enzim içermez. Görevleri şunlardır:

  • Safra tuzları büyük yağ damlalarını küçük damlacıklara ayırır (emülsiyon). Bu, mekanik sindirimdir: yağın kimyasal yapısı değişmez, ama lipazın etki edebileceği yüzey çok büyür ve yağların sindirimi hızlanır.
  • Yağ asitlerinin ve yağda çözünen vitaminlerin (A, D, E, K) emilimini kolaylaştırır.
  • İçerdiği bikarbonatla asitli kimusun nötrleşmesine yardım eder.
  • Bilirubin gibi atık maddelerin dışkıyla atılmasını sağlar; dışkının rengi safra pigmentlerinden gelir.

Karaciğerin sindirim dışında da birçok görevi vardır: kandaki fazla glikozu glikojen olarak depolar ve gerektiğinde kana glikoz vererek kan şekerinin düzenlenmesine katılır; amino asitlerden ayrılan amino gruplarını zehirli amonyak yerine daha az zehirli üreye dönüştürür; albümin ve pıhtılaşmada görevli fibrinojen gibi kan plazması proteinlerini üretir; alkolü, birçok ilacı ve zararlı maddeyi etkisiz hâle getirir; A, D ve B12 vitaminlerini ve demiri depolar; yaşlanan alyuvarların yıkımına katılır; kolesterol sentezler.

Safra kesesi, karaciğerin altındaki küçük bir kesedir. Safrayı üretmez; karaciğerin ürettiği safrayı depolar ve suyunu geri alarak yoğunlaştırır. Yağlı bir besin onikiparmak bağırsağına geldiğinde kasılır ve safrayı safra kanalıyla bağırsağa boşaltır. Safra kesesi ameliyatla alınan bir kişide karaciğer safra üretmeye devam eder; safra bu kez depolanmadan, az az bağırsağa akar. Bu kişiler çok yağlı bir öğünden sonra yağları sindirmekte zorlanabilir.

Pankreas, midenin arkasında yer alan, hem ekzokrin (kanallı) hem endokrin (kanalsız) salgı yapan karma bir bezdir. Ekzokrin bölümü pankreas öz suyunu pankreas kanalıyla onikiparmak bağırsağına gönderir. Pankreas öz suyu bütün besin gruplarına etki eden enzimler içerdiği için sindirimin en önemli salgısıdır:

  • Pankreas amilazı: nişastayı ve glikojeni maltoza parçalar.
  • Tripsinojen: etkisiz öncüldür; bağırsaktaki enterokinazla tripsine dönüşür. Tripsin proteinleri ve polipeptitleri daha kısa peptitlere parçalar ve başka tripsinojenleri de etkinleştirir. Pankreas başka protein sindiren enzimleri de etkisiz öncüller hâlinde salgılar; bunları da tripsin etkinleştirir.
  • Lipaz: emülsiyon hâlindeki yağları yağ asidi ve gliserole parçalar.
  • Nükleazlar: DNA ve RNA'yı nükleotitlere parçalar.
  • Bikarbonat: asitli kimusu nötrleştirerek bağırsak duvarını korur ve bağırsak enzimlerinin çalışabileceği pH'ı sağlar.

Pankreasın endokrin bölümü olan Langerhans adacıkları ise kan şekerini düzenleyen insülin ve glukagon hormonlarını doğrudan kana verir. Bu hormonlar pankreas kanalını kullanmaz.

Besinlerin kimyasal sindirimi: hangi enzim, nerede?

Konunun en çok sorulan kısmı, her besinin nerede, hangi enzimle, hangi ortamda ve hangi ürüne kadar sindirildiğidir. Aşağıdaki tabloyu satır satır öğrenmek yerine her besinin yolculuğunu izleyerek anlamaya çalış.

BesinAğız (pH yaklaşık 7)Mide (pH yaklaşık 2)İnce bağırsak (pH yaklaşık 7 ile 8)Son ürün
NişastaTükürük amilazı: nişasta → maltoz (kısmen)SindirilmezPankreas amilazı: nişasta → maltoz; maltaz: maltoz → glikozGlikoz
Sükroz, laktozSindirilmezSindirilmezSükraz ve laktaz (bağırsak)Glikoz, fruktoz, galaktoz
ProteinSindirilmezPepsin: protein → polipeptitTripsin: protein ve polipeptit → kısa peptitler; peptidazlar: peptit → amino asitAmino asit
YağSindirilmezÇok az (mide lipazı)Safra: emülsiyon; lipaz: yağ → yağ asidi + gliserolYağ asidi, gliserol
Nükleik asitSindirilmezSindirilmezNükleazlar: nükleotitlere; bağırsak enzimleri: şeker, fosfat ve azotlu bazaŞeker, fosfat, baz

Tablodan çıkan sonuçlar ÖSYM sorularının iskeletidir: karbonhidratların kimyasal sindirimi ağızda, proteinlerinki midede başlar; yağların sindirimi büyük ölçüde ince bağırsakta olur ve üç besin grubunun da sindirimi ince bağırsakta tamamlanır. Bitki hücre çeperindeki selüloz ise insanda sindirilmez, çünkü onu parçalayan enzimimiz yoktur. Selüloz lif olarak kalın bağırsağa ulaşır ve bağırsak hareketlerini kolaylaştırır.

Bir öğündeki besinlerin kanal boyunca ne kadarının sindirilmeden kaldığını grafikle göstermek bu bilgiyi tek bakışta özetler. Nişasta ağızda biraz azalır, yemek borusunda ve midede değişmez, ince bağırsakta tükenir. Protein ağızda değişmez, midede azalmaya başlar, ince bağırsakta tükenir. Yağ ise ince bağırsağa kadar neredeyse hiç değişmez.

Besinlerin kanal boyunca sindirilmeden kalan miktarı
Bir eğrinin azaldığı her bölümde o besine etki eden bir enzim vardır. Üç besin de ince bağırsakta tükenir; kalın bağırsakta kimyasal sindirim olmaz.

Ara ürünlerin grafiği farklı görünür. Maltoz ağızda oluşmaya başlar, midede değişmez; ince bağırsakta pankreas amilazı yeni maltoz üretirken maltaz onu glikoza çevirir, bu yüzden miktarı önce artıp sonra azalır. Polipeptitler midede pepsinle oluşur, ince bağırsakta önce tripsinle artar, sonra peptidazlarla amino asitlere ayrılır. Glikoz, amino asitler ve yağ asitleri ise ince bağırsakta hem oluşur hem emilir; bu maddelerin miktarı da ince bağırsakta önce artıp sonra azalır.

Enzimler neden etkisiz salgılanır?

Protein sindiren enzimler, salgılandıkları hücrelerin de proteinlerden yapıldığını "bilmez". Pepsin ve tripsin bezin içinde etkin hâlde bulunsaydı, onları üreten hücrelerin proteinlerini ve salgı kanallarının duvarını sindirirdi. Bu yüzden bu enzimler etkisiz öncüller (pepsinojen, tripsinojen) olarak üretilir ve ancak çalışacakları yerde etkinleşir: pepsinojen midenin boşluğunda HCl ile, tripsinojen onikiparmak bağırsağında enterokinazla. Etkinleştikten sonra da sindirim kanalının duvarı mukusla korunur.

Bu korumanın bozulduğu durumlar bu düzenin önemini gösterir. Tripsinojen pankreasın içinde erken etkinleşirse pankreas kendi dokusunu sindirmeye başlar ve ağır bir iltihap gelişebilir. Mide mukusunun koruyuculuğu azaldığında asit ve pepsin duvara zarar vererek ülsere yol açabilir. Karbonhidrat ve yağ sindiren enzimler (amilaz, lipaz) ise hücrenin yapı proteinlerine zarar vermediği için doğrudan etkin hâlde salgılanır.

Sindirimin sinirsel ve hormonal düzenlenmesi

Sindirim salgılarının, besin gelmeden önce ya da besin gelmişken boşa harcanmaması gerekir; bu yüzden salgılar iki yolla denetlenir.

Sinirsel düzenleme: Bir yemeğin görülmesi, kokusu, tadı, hatta düşünülmesi bile ağızda tükürük, midede mide öz suyu salgısını başlatır. Bu tepkileri beyin ve omurilik soğanı yönetir. Otonom sinir sisteminin parasempatik bölümü sindirim kanalının salgılarını ve hareketlerini artırır, sempatik bölümü ise azaltır. Heyecanlanan ya da korkan birinin ağzının kuruması sempatik etkinin bir sonucudur. Kanal duvarındaki sinir ağı da duvarın gerilmesine yanıt vererek hareketleri yerel olarak düzenler.

Hormonal düzenleme: Sindirim kanalının kendisi de hormon salgılar. Bu hormonlar kana geçer ve kanla hedef organa taşınır.

  • Gastrin: Mideye besin, özellikle protein geldiğinde ve mide gerildiğinde mide duvarındaki hücrelerden kana salgılanır. Mide bezlerinden HCl ve pepsinojen salgılanmasını ve midenin hareketlerini artırır.
  • Sekretin: Asitli kimus onikiparmak bağırsağına geçtiğinde bağırsak mukozasından salgılanır. Pankreastan bikarbonatça zengin öz su salgılanmasını uyarır; böylece asit nötrleşir. Sekretin bilinen ilk hormondur: 1902'de Bayliss ve Starling, sinirleri kesilmiş bağırsağa asit verildiğinde de pankreasın salgı yaptığını ve bağırsak mukozasından hazırlanan özütün kana verilmesinin aynı etkiyi gösterdiğini bulmuştur.
  • Kolesistokinin: Yağ ve protein içeren kimus onikiparmak bağırsağına geldiğinde salgılanır. Safra kesesini kasarak safranın bağırsağa boşalmasını ve pankreastan enzimce zengin öz su salgılanmasını sağlar; ayrıca midenin boşalmasını yavaşlatır.
Sindirimin hormonal düzenlenmesi
Uyaran, salgılayan bölüm, hormon ve hedef. Hormonlar kanalın içine değil kana salgılanır.

Bu düzenin mantığı basittir: Mideye protein gelince proteini sindirecek asit ve pepsinojen artar (gastrin). Asit bağırsağa geçince onu nötrleyecek bikarbonat gelir (sekretin). Yağ gelince yağı emülsiyon hâline getirecek safra ve parçalayacak enzimler gelir (kolesistokinin).

Emilim ve emilen maddelerin yolu

Sindirim ürünlerinin kanal duvarından kana ya da lenfe geçmesine emilim denir. Emilimin büyük kısmı ince bağırsağın villuslarından olur. Glikoz ve galaktoz epitel hücrelerine aktif taşımayla, fruktoz kolaylaştırılmış difüzyonla alınır; amino asitlerin alınmasında da çoğunlukla aktif taşıma kullanılır. Su osmozla, mineraller çeşitli taşıma yollarıyla emilir.

Emilen maddeler iki ayrı yol izler:

  • Kan yolu: Monosakkaritler, amino asitler, su, mineraller ve suda çözünen vitaminler villuslardaki kan kılcallarına geçer. Bağırsaklardan gelen kan kapı toplardamarıyla önce karaciğere taşınır. Karaciğer fazla glikozu glikojen olarak depolar, zararlı maddeleri etkisizleştirir; kan buradan alt ana toplardamarla kalbe döner. Böylece emilen maddeler vücudun geri kalanına ulaşmadan önce karaciğerden geçer.
  • Lenf yolu: Yağ asitleri ve gliserol epitel hücrelerine geçtikten sonra burada yeniden yağa (trigliserit) dönüştürülür. Bu yağlar kolesterol ve yağda çözünen vitaminlerle birlikte protein bir kılıfla sarılarak şilomikron denen paketler oluşturur. Şilomikronlar kan kılcalının duvarından geçemeyecek kadar büyüktür; villusun ortasındaki lenf kılcalına geçer, lenf damarlarıyla göğüs kanalına, oradan köprücük altı toplardamarıyla kana katılır. Kısa zincirli az sayıdaki yağ asidi ise doğrudan kana geçebilir.
Emilen maddelerin yolu
Kana geçenler kapı toplardamarıyla önce karaciğere gider. Yağlar şilomikron hâlinde lenfle taşınır ve karaciğere uğramadan kana katılır.

Kalın bağırsak ve yararlı bakteriler

Kalın bağırsak, ince bağırsaktan sonra gelen, yaklaşık 1,5 metre uzunluğunda ve ince bağırsaktan daha geniş çaplı bölümdür. Kör bağırsak, kolon, rektum ve anüsten oluşur. İnce bağırsağın kalın bağırsağa açıldığı yerin altında kalan kör bağırsağa küçük, parmak biçimli apandis bağlıdır; apandisin iltihaplanmasına apandisit denir.

Kalın bağırsak sindirim enzimi salgılamaz; yalnızca kayganlaştırıcı mukus salgılar. Suyun büyük kısmı ince bağırsakta emilmiş olsa da kalın bağırsak geriye kalan suyun çoğunu ve sodyum gibi mineralleri geri emer; böylece sindirim artıkları katılaşarak dışkıya dönüşür. Dışkı; sindirilmemiş lifler, su, bakteriler, dökülen epitel hücreleri ve safra pigmentlerinden oluşur. Kalın bağırsak hareketleri yavaşladığında çok fazla su emilir ve kabızlık görülür; enfeksiyon gibi nedenlerle hareketler çok hızlandığında yeterince su emilemez ve ishal görülür.

Kalın bağırsakta çok sayıda yararlı bakteri yaşar. Bu bakteriler bizim sindiremediğimiz bazı besin artıklarını kullanır ve karşılığında K vitamini ile bazı B vitaminlerini üretir; bu vitaminler kalın bağırsaktan emilir. Yararlı bakteriler ayrıca hastalık yapıcı mikroorganizmaların yerleşmesini zorlaştırır. Uzun süreli antibiyotik kullanımı bu bakterileri de azaltabilir. İnsan ile bağırsak bakterileri arasındaki bu ilişki iki tarafın da kazançlı olduğu bir ortak yaşamdır.

Sindirim sistemi sağlığı

  • Ülser: Mide ya da onikiparmak bağırsağı mukozasında oluşan yaradır. Koruyucu mukus tabakası zayıfladığında asit ve pepsin duvara zarar verir. En önemli nedenleri Helicobacter pylori bakterisiyle enfeksiyon ve aspirin gibi bazı ağrı kesicilerin uzun süre kullanılmasıdır; sigara da riski artırır.
  • Reflü: Mide girişindeki büzgen kas yeterince kapanmadığında asitli mide içeriği yemek borusuna geri kaçar. Yemek borusunun mukozası mideninki gibi asitten korunmadığı için göğüs kemiğinin arkasında yanma hissedilir. Çok yağlı ve geç saatte yenen yemekler, yemekten hemen sonra uzanmak ve fazla kilo şikâyetleri artırabilir.
  • Laktoz intoleransı: İnce bağırsakta laktaz enzimi yeterince üretilmez. Sindirilmeyen laktoz kalın bağırsağa geçer, orada bakteriler tarafından kullanılır; gaz, şişkinlik, karın ağrısı ve ishal görülür. Bu bir alerji değildir; süt proteinlerine karşı bağışıklık tepkisi olan süt alerjisinden farklıdır. Laktozu azaltılmış süt ürünleri ve yoğurt gibi fermente ürünler genellikle daha iyi tolere edilir.
  • Çölyak hastalığı: Buğday, arpa ve çavdarda bulunan glutene karşı bağışıklık sisteminin ince bağırsak mukozasına zarar veren bir tepki göstermesidir. Villuslar hasar görüp kısalır, emilim yüzeyi azalır; bu yüzden ishal, kilo kaybı, demir eksikliğine bağlı kansızlık ve vitamin eksiklikleri görülebilir. Tedavisi ömür boyu glutensiz beslenmedir.

Lifli besinler (sebze, meyve, tam tahıl) bağırsak hareketlerini düzenler ve kabızlığı önlemeye yardım eder; yeterli su içmek, besinleri iyi çiğnemek ve düzenli öğünler sindirim sisteminin sağlığını korur.

Formüller

$$\text{nişasta} \xrightarrow{\text{amilaz}} \text{maltoz} \xrightarrow{\text{maltaz}} \text{glikoz}$$
Ağızda tükürük amilazı, ince bağırsakta pankreas amilazı ve maltaz
$$\text{sükroz} \xrightarrow{\text{sükraz}} \text{glikoz} + \text{fruktoz}$$
İnce bağırsak
$$\text{laktoz} \xrightarrow{\text{laktaz}} \text{glikoz} + \text{galaktoz}$$
İnce bağırsak; laktaz yetersizse laktoz intoleransı
$$\text{pepsinojen} \xrightarrow{\text{HCl}} \text{pepsin}$$
Midenin boşluğunda; pepsin de pepsinojeni etkinleştirir
$$\text{tripsinojen} \xrightarrow{\text{enterokinaz}} \text{tripsin}$$
Onikiparmak bağırsağında; tripsin de tripsinojeni etkinleştirir
$$\text{protein} \xrightarrow{\text{pepsin}} \text{polipeptit}$$
Midede, pH yaklaşık 2
$$\text{polipeptit} \xrightarrow{\text{tripsin}} \text{peptit} \xrightarrow{\text{peptidaz}} \text{amino asit}$$
İnce bağırsakta, pH yaklaşık 7 ile 8
$$\text{yağ} \xrightarrow{\text{safra}} \text{yağ damlacıkları}$$
Emülsiyon: mekanik sindirim, enzim yok
$$\text{yağ} \xrightarrow{\text{lipaz}} \text{yağ asidi} + \text{gliserol}$$
Kimyasal sindirim, ince bağırsak
$$\text{nükleik asit} \xrightarrow{\text{nükleaz}} \text{nükleotit}$$
Pankreas öz suyu
$$\text{HCO}_3^{-} + \text{H}^{+} \rightarrow \text{H}_2\text{O} + \text{CO}_2$$
Bikarbonat kimustaki asidi nötrler
$$\text{monosakkarit, amino asit} \rightarrow \text{kan} \rightarrow \text{karaciğer}$$
Kapı toplardamarı
$$\text{yağ asidi + gliserol} \rightarrow \text{şilomikron} \rightarrow \text{lenf}$$
Lenf kılcalı ve göğüs kanalı

Çözümlü örnekler

Örnek 1Mekanik mi, kimyasal mı?

Aşağıdaki olayları mekanik ve kimyasal sindirim olarak ayır: (I) dişlerin ekmeği öğütmesi, (II) tükürük amilazının nişastayı maltoza çevirmesi, (III) midenin kasılarak besini mide öz suyuyla karıştırması, (IV) safranın yağları küçük damlacıklara ayırması, (V) lipazın yağları yağ asidi ve gliserole parçalaması.

Örnek 2Lokmanın yolculuğu

Bir lokma ekmeğin ağızdan kalın bağırsağa kadar geçtiği bölümleri sırasıyla yaz. Bu bölümlerden hangilerinde lokmaya sindirim enzimi içeren bir salgı eklenir?

Örnek 3Nişastanın glikoza kadar sindirimi

Patateste bulunan nişasta glikoza kadar sindirilirken hangi enzimler, hangi sırayla ve nerede görev alır?

Örnek 4Proteinler ve etkisiz enzimler

Bir yumurta akındaki proteinlerin amino asitlere kadar sindiriminde görev alan enzimleri sırayla yaz. Bu enzimlerden hangileri etkisiz bir öncül olarak salgılanır ve neyle etkinleşir?

Örnek 5Tüplerde enzimin özgüllüğü

Dört deney tüpüne aşağıdaki maddeler konuyor ve tüpler 37 °C'de, pH 8 olan ortamda bir süre bekletiliyor.

Dört deney tüpü

Hangi tüplerde glikoz oluşur?

Örnek 6Grafikten besini bulmak

Bir öğündeki bir besinin miktarı ağızda ve yemek borusunda değişmiyor, midede azalıyor, ince bağırsakta sıfıra iniyor. Bu besin hangisidir ve miktarındaki azalmalardan hangi enzimler sorumludur?

Örnek 7Yağlı bir yemekten sonra hormonlar

Tereyağlı bir yemekten sonra yağ içeren asitli kimus onikiparmak bağırsağına geçiyor. Hangi hormonlar salgılanır ve bunların etkisiyle bağırsağa hangi salgılar gelir?

Örnek 8Glikoz ve yağ asidinin yolu

İnce bağırsakta oluşan bir glikoz molekülü ile bir yağ asidi molekülünün kalbe ulaşıncaya kadar izlediği yolları karşılaştır.

Örnek 9Enzimler kanalın başka bölümüne geçince

Mide içeriğinin pH'ı yaklaşık 2, ince bağırsak içeriğinin pH'ı yaklaşık 7,5'tir. Tükürük amilazı, pepsin ve tripsinin etkin olduğu pH aralıkları sırasıyla yaklaşık 4,5 ile 9,5; 0,5 ile 4,5 ve 5,5 ile 10,5'tir. Bu üç enzimden hangileri hem midede hem ince bağırsakta etkin olabilir? Tükürük amilazının lokmayla mideye geçtikten sonraki durumu nedir?

Sık yapılan hatalar

  • Safrayı bir sindirim enzimi sanmak. Safra yağları yalnızca küçük damlacıklara ayırır (mekanik sindirim); yağları hidroliz eden lipazdır.
  • Safranın safra kesesinde üretildiğini düşünmek. Safrayı karaciğer üretir, safra kesesi depolar ve yoğunlaştırır.
  • HCl'nin proteinleri sindirdiğini söylemek. HCl pepsinojeni etkinleştirir ve proteinlerin yapısını bozar; peptit bağlarını pepsin koparır.
  • Midede nişastanın sindirilmeye devam ettiğini düşünmek. Tükürük amilazı asitli ortamda çalışmaz ve midede karbonhidrat sindiren enzim salgılanmaz.
  • Yağların sindirim ürünlerinin de kapı toplardamarıyla karaciğere gittiğini sanmak. Yağlar şilomikron hâlinde lenfe geçer.
  • Yemek borusunun ya da kalın bağırsağın sindirim enzimi salgıladığını düşünmek; ikisi de yalnızca mukus salgılar.
  • Laktoz intoleransını süt alerjisiyle, çölyak hastalığını laktoz intoleransıyla karıştırmak. Birincisi enzim eksikliği, çölyak ise glutene karşı bağışıklık tepkisidir.
  • Pankreasın insülini de pankreas kanalıyla bağırsağa verdiğini düşünmek. İnsülin ve glukagon doğrudan kana salgılanır.
Günlük hayatta

Uzun yıllar boyunca mide ülserinin temel nedeninin stres ve aşırı asit olduğu düşünüldü; mide asidinin içinde hiçbir bakterinin yaşayamayacağı kabul ediliyordu. Avustralyalı hekimler Barry Marshall ve Robin Warren ülserli hastaların midesinde sarmal biçimli bir bakteri, Helicobacter pylori, buldular. Bu fikri kabul ettirmek kolay olmadı; Marshall sonunda bakteri kültürünü kendisi içti ve birkaç gün içinde midesinde iltihap gelişti. Bugün mide ve onikiparmak bağırsağı ülserlerinin büyük kısmının bu bakteriyle ilişkili olduğu, antibiyotiklerle tedavi edilebildiği biliniyor; Marshall ve Warren bu buluşla 2005 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü aldı. Bakteri, salgıladığı bir enzimle çevresindeki asidi nötrleyerek ve mukus tabakasının içine yerleşerek midede yaşayabilir.

Konu testi

27 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.

1Kolay

Aşağıdakilerden hangisi mekanik sindirime örnek değildir?

2Kolay

Safra ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

3Kolay

Karbonhidratların ve proteinlerin kimyasal sindiriminin başladığı yerler sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

4Kolay

İnce bağırsakla ilgili

  1. I.Villuslar, ince bağırsağın iç yüzeyinde bulunan parmak biçimli çıkıntılardır.
  2. II.Mikrovilluslar, villusları örten epitel hücrelerinin zarındaki ince uzantılardır.
  3. III.Kalın bağırsağın iç yüzeyi de villuslarla kaplıdır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

5Kolay

Laktoz intoleransının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

6Kolay

Gastrin hormonuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

7Orta

Şekilde insanın sindirim sistemine ait bazı yapılar harflerle gösterilmiştir.

Harflerle gösterilen sindirim sistemi yapıları

Buna göre

  1. I.K, sindirim enzimi salgılamaz.
  2. II.N, safrayı üretir.
  3. III.L'de proteinlerin kimyasal sindirimi başlar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

8Orta

Şekilde insanın sindirim sistemine ait bazı yapılar harflerle gösterilmiştir.

Harflerle gösterilen sindirim sistemi yapıları

Harflerle gösterilen yapılardan hangisi, hem sindirim enzimleri içeren bir öz su hem de kan şekerini düzenleyen hormonlar salgılar?

9Orta

Aşağıda bazı sindirim enzimleri, etki ettikleri madde ve çalıştıkları yer verilmiştir. Bu eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

10Orta

Bir öğünle alınan besinlerin sindirimi sırasında oluşan X maddesinin sindirim kanalının bölümlerindeki miktarı grafikte verilmiştir.

X maddesinin kanal boyunca miktarı

X maddesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?

11Orta

Bir öğünle alınan besinlerin sindirimi sırasında Y maddesinin sindirim kanalının bölümlerindeki miktarı grafikte verilmiştir.

Y maddesinin kanal boyunca miktarı

Buna göre Y maddesiyle ilgili

  1. I.Ağızda bir enzimin etkisiyle oluşur.
  2. II.İnce bağırsakta hem oluşur hem de hidroliz edilir.
  3. III.Sindirilmeden kana emilir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

12Orta

Pepsin ve tripsin enzimlerinin etkisiz öncüller (pepsinojen ve tripsinojen) hâlinde salgılanmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

13Orta

İnce bağırsakta sindirim ürünlerinin emilimiyle ilgili

  1. I.Amino asitler villuslardaki lenf kılcalına geçer.
  2. II.Yağ asitleri ve gliserolden epitel hücrelerinde yeniden yapılan yağlar, şilomikron içinde lenf kılcalına geçer.
  3. III.Glikozun büyük kısmı kalın bağırsakta emilir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

14Orta

Aşağıdakilerden hangisi karaciğerin görevlerinden biri değildir?

15Orta

Kalın bağırsakla ilgili

  1. I.Sindirim enzimi salgılamaz.
  2. II.Su ve minerallerin emilimi gerçekleşir.
  3. III.Burada yaşayan bakteriler K vitamini ve bazı B vitaminlerini üretir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

16Orta

Asitli kimus onikiparmak bağırsağına geçtiğinde bağırsak mukozasından salgılanan ve pankreastan bikarbonatça zengin öz su salgılanmasını uyaran hormon aşağıdakilerden hangisidir?

17Orta

Reflü hastalığında mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

18Orta

Sindirim kanalında aşağıdaki maddelerden hangisinin miktarı midede azalır?

19Zor

Eşit hacimli tüplere eşit miktarda protein ve aşağıdaki maddeler konuyor; tüpler belirtilen pH'ta, 37 °C'de bir süre bekletiliyor. Enterokinaz, ince bağırsak epitelinin ürettiği ve tripsinojeni tripsine çeviren enzimdir; peptidaz ise peptitleri amino asitlere ayırır.

Protein içeren beş deney tüpü

Hangi tüplerde proteinlerin kimyasal sindirimi gerçekleşir?

20Zor

Eşit miktarda yağ içeren üç tüpten 1. tüpe yalnız safra, 2. tüpe yalnız lipaz, 3. tüpe hem lipaz hem safra ekleniyor. 2. ve 3. tüplerdeki lipaz miktarları ile 1. ve 3. tüplerdeki safra miktarları eşittir. Tüpler pH 8 ve 37 °C'de aynı süre bekletiliyor.

Buna göre

  1. I.1. tüpte yağ asidi oluşur.
  2. II.Yağ asidi oluşumu en hızlı 3. tüpte gerçekleşir.
  3. III.2. tüpte gliserol oluşur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

21Zor

Safra kesesi ameliyatla alınan bir kişiyle ilgili

  1. I.Karaciğerde safra üretimi durur.
  2. II.Çok yağlı bir öğünden sonra yağların sindirimi yavaşlayabilir.
  3. III.Pankreasın protein sindiren enzimlerinin salgılanması durur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

22Zor

Yalnızca pankreas kanalı tıkanan, safra kanalı açık olan bir kişide

  1. I.Proteinlerin ince bağırsaktaki sindirimi azalır.
  2. II.İnce bağırsağa geçen asitli kimusun nötrleşmesi azalır.
  3. III.Kana insülin salgılanması durur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

23Zor

Pankreas öz suyu ve safra bikarbonat içermeseydi, mideden ince bağırsağa geçen kimusun pH'ı yaklaşık 2'de kalırdı. Bu durumda ince bağırsakta

  1. I.Tripsinin etkinliği azalır.
  2. II.Pepsin etkinliğini sürdürebilir.
  3. III.Maltazın etkinliği azalır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

24Zor

1902'de yapılan bir deneyde, sinir bağlantıları kesilmiş bir köpeğin ince bağırsağına seyreltik asit verildiğinde pankreasın öz su salgıladığı görülmüştür. Aynı miktar asit doğrudan kana verildiğinde pankreas salgı yapmamıştır. Asitle işlem görmüş bağırsak mukozasından hazırlanan özüt kana verildiğinde ise pankreas yeniden öz su salgılamıştır. Bu deneyin sonuçları aşağıdakilerden hangisini en iyi destekler?

25Zor

Çölyak hastalarında ishal, kilo kaybı, demir eksikliğine bağlı kansızlık ve vitamin eksiklikleri birlikte görülebilir. Bu belirtilerin ortak nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

26Zor

Mide bezlerinin HCl salgısı ilaçla büyük ölçüde azaltılmış bir kişide

  1. I.Pepsinojenin pepsine dönüşmesi yavaşlar.
  2. II.Besinlerle gelen mikroorganizmaların midede öldürülmesi artar.
  3. III.Midede proteinlerin kimyasal sindirimi yavaşlar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

27Zor

Bir dilim peynirli tostta bulunan nişasta, protein ve yağın sindirimi ve emilimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.