YKS Biyoloji Haberlere dön
YKS 2027'ye 229 günTYT 19 Haziran 2027Türkiye geneli deneme: 29 Kasım Pazar, 11.00Ücretsiz kaydol
AYT 11. sınıf · 7. konu

Solunum Sistemi

Hava yolları, alveol ve plevra, soluk alıp verme mekanizması, basınç ve hacim grafikleri, kısmi basınç ve gaz değişimi, O₂ ve CO₂ taşınması, solunumun düzenlenmesi, solunum hastalıkları.

Bu konuda öğreneceklerin
  • Burundan alveollere kadar hava yollarının yapısını ve görevlerini: havanın ısıtılması, nemlendirilmesi ve temizlenmesi, epiglot ve ses telleri, C şeklindeki kıkırdak halkalar, silli epitel ve mukus
  • Alveolün gaz değişimine uygun yapısını, sürfaktanın işini, akciğerleri saran plevrayı ve göğüs boşluğundaki basıncı
  • Soluk alma ve soluk vermede diyafram ile kaburgalar arası kasların rolünü, göğüs boşluğu hacmi ile basıncın ilişkisini; basınç-zaman ve hacim-zaman grafiklerini okumayı
  • Solunum hacimlerini (soluk hacmi, ek soluk alma ve ek soluk verme hacmi, artık hacim, vital kapasite) bir spirogramdan bulmayı
  • Kısmi basınç farkıyla gerçekleşen gaz değişimini, \(\text{O}_2\)'nin hemoglobinle, \(\text{CO}_2\)'nin bikarbonat, karbaminohemoglobin ve çözünmüş gaz olarak taşınmasını; karbonmonoksit zehirlenmesini
  • Solunumun omurilik soğanı ve pons tarafından düzenlenmesini, kandaki \(\text{CO}_2\) ve pH'ın etkisini, yüksek rakıma uyumu, astım, KOAH, zatürre ve sigaranın etkilerini

Solunum sistemi ne iş yapar?

Hücrelerimiz enerjilerinin büyük kısmını oksijenli solunumla elde eder. Bu süreçte besinler oksijen (\(\text{O}_2\)) kullanılarak parçalanır, açığa çıkan enerjinin bir kısmı ATP'de depolanır ve atık olarak karbondioksit (\(\text{CO}_2\)) oluşur. Hücrenin içindeki bu kimyasal tepkimeler "Canlılarda Enerji Dönüşümleri" konusunun işidir. Solunum sisteminin görevi daha dışarıdadır: atmosferdeki \(\text{O}_2\)'yi kana almak, kandaki \(\text{CO}_2\)'yi dışarı atmak.

Bir hücreli canlılarda gazlar doğrudan hücre zarından difüzyonla geçer. İnsan gibi büyük ve çok hücreli bir canlıda hücrelerin çoğu dış ortamdan çok uzaktadır; difüzyon tek başına yetmez. Bu yüzden iki sistem birlikte çalışır: solunum sistemi havayı geniş, nemli ve ince bir yüzeye, yani alveollere taşır; dolaşım sistemi de alveollerden aldığı \(\text{O}_2\)'yi dokulara, dokulardan aldığı \(\text{CO}_2\)'yi akciğerlere götürür. Gaz değişimi iki yerde olur: akciğerde alveol ile kan arasında (dış solunum) ve dokularda kan ile hücreler arasında (iç solunum). İkisinde de gazlar enerji harcanmadan, difüzyonla geçer.

İnsanın solunum sistemi iki kısımda incelenir. İletim bölümü burun boşluğu, yutak, gırtlak, soluk borusu, bronşlar ve bronşçuklardan oluşur; havayı taşır, temizler, ısıtır ve nemlendirir ama gaz değişimi yapmaz. Solunum bölümü ise alveollerden oluşur; gaz değişimi yalnızca burada gerçekleşir.

Hava yolları: burundan bronşçuklara

Soluk aldığımız hava sırasıyla burun boşluğu, yutak, gırtlak, soluk borusu, bronşlar, bronşçuklar ve alveoller boyunca ilerler.

Solunum sisteminin yapısı
Hava burun boşluğundan yutağa, gırtlaktan soluk borusuna geçer; soluk borusu iki bronşa ayrılır, bronşlar akciğer içinde bronşçuklara dallanır ve alveol keselerinde sona erer. Sağ akciğer üç, sol akciğer iki lobludur. Akciğerleri plevra sarar, altlarında diyafram bulunur.
  • Burun boşluğu: Havanın girdiği ilk bölümdür. Burun deliklerindeki kıllar iri tozları tutar. Boşluğun iç yüzeyi mukus salgılayan silli epitelle örtülüdür; yapışkan mukus küçük toz taneciklerini ve mikroorganizmaları yakalar, siller de mukusu yutağa doğru süpürür. Yüzeyin altındaki yoğun kılcal damar ağı havayı vücut sıcaklığına yaklaştırır, mukus ve epitelden buharlaşan su havayı nemlendirir. Kıvrımlı kemik çıkıntıları yüzeyi genişleterek bu işleri kolaylaştırır. Boşluğun üst kısmında koku reseptörleri bulunur. Ağızdan soluk alındığında hava bu işlemlerden yeterince geçmez; soğuk ve kuru hava boğazı tahriş eder.
  • Yutak (farinks): Burun ve ağız boşluklarının arkasında yer alan, hem havanın hem besinin geçtiği ortak yoldur. Orta kulağı dış ortamla dengeleyen östaki borusu yutağa açılır.
  • Gırtlak (larinks): Soluk borusunun girişindeki, kıkırdaklardan yapılmış kutu biçimli bölümdür. Girişinde epiglot (gırtlak kapağı) bulunur. Yutkunma sırasında gırtlak yukarı kalkar ve epiglot girişin üstüne kapanır; besin soluk borusuna değil yemek borusuna yönelir. Gırtlağın içindeki ses telleri, soluk verme sırasında aralarından geçen havayla titreşerek sesi oluşturur. Ses tellerinin gerginliği ve uzunluğu sesin inceliğini belirler.
  • Soluk borusu (trake): Gırtlaktan göğüs boşluğuna inen, yaklaşık 12 cm uzunluğunda bir borudur. Duvarında üst üste dizilmiş 16–20 tane C şeklinde kıkırdak halka vardır. Halkalar borunun basınç değişimlerinde kapanmasını önler, yani hava yolunu her zaman açık tutar. Halkaların arkada açık kalan kısmı, hemen arkadaki yemek borusuna bakar; burada kıkırdak yerine düz kas ve bağ dokusu bulunur. Böylece yutulan lokma geçerken yemek borusu genişleyebilir.
  • Bronşlar ve bronşçuklar: Soluk borusu göğüs boşluğunda sağ ve sol ana bronşa ayrılır. Sağ ana bronş soldakinden daha kısa, daha geniş ve daha dikeydir; bu yüzden yanlışlıkla kaçan küçük cisimler daha çok sağ bronşa girer. Bronşlar akciğer içinde ağaç dalları gibi defalarca dallanır. Bronşların duvarında kıkırdak parçaları bulunur; çapı çok küçülen dallara bronşçuk (bronşiyol) denir ve bunların duvarında kıkırdak yoktur. Bronşçuk duvarındaki düz kaslar kasılıp gevşeyerek hava yolunun çapını değiştirebilir.
Soluk borusunun enine kesiti
C şeklindeki kıkırdak halka soluk borusunu açık tutar; halkanın arkadaki açık kısmı yemek borusuna bakar. İç yüzeydeki silli epitel ve mukus salgılayan hücreler, tozları yakalayan mukus tabakasını yutağa doğru taşır.

Soluk borusundan bronşçuklara kadar hava yollarının iç yüzeyi de büyük ölçüde mukus ve sillerle kaplıdır. Siller sürekli ve aynı yönde çırpınarak mukus tabakasını, yakaladığı tanecikler ve mikroorganizmalarla birlikte yukarıya, yutağa doğru taşır. Buraya ulaşan mukus genellikle fark edilmeden yutulur ya da öksürükle atılır. Bu düzenek akciğerleri temiz tutan en önemli savunma hattıdır. Hapşırma ve öksürük de hava yollarını tahriş eden maddeleri kuvvetli bir hava akımıyla dışarı atan reflekslerdir.

Alveoller, akciğerler ve plevra

Bronşçukların en ince dalları, salkım gibi kümelenmiş küçük keseciklerle sona erer. Bu keseciklerin her birine alveol denir. İki akciğerde yaklaşık 300–500 milyon alveol bulunur ve bunların toplam iç yüzeyi yaklaşık 70 metrekaredir. Alveolün yapısı gaz değişimine çok uygundur:

  • Alveol duvarı tek katlı yassı epitelden oluşur; her alveolü saran kılcal damarların duvarı da tek katlıdır. Hava ile kan arasındaki uzaklık bir mikrometrenin altındadır; difüzyon yolu çok kısadır.
  • Alveollerin sayısı çok fazla olduğu için toplam yüzey çok geniştir. Difüzyonla geçen gaz miktarı yüzey alanıyla artar.
  • Her alveol yoğun bir kılcal ağıyla sarılıdır; kan sürekli akarak gaz farkını korur.
  • Alveolün iç yüzeyi ince bir sıvı tabakasıyla nemlidir. Gazlar önce bu sıvıda çözünür, sonra zardan geçer.
Alveol ve kılcal
Alveol keselerini saran kılcallara \(\text{O}_2\) yönünden fakir kan gelir ve \(\text{O}_2\) yönünden zengin kan ayrılır. Hava ile kan arasında yalnızca tek katlı alveol epiteli ve tek katlı kılcal duvarı vardır; alveol yüzeyini ince bir sürfaktan tabakası örter.

Alveolün iç yüzeyindeki su tabakası bir sorun yaratır: su molekülleri arasındaki çekim (yüzey gerilimi) küçük alveolleri büzmeye ve duvarlarını birbirine yapıştırmaya çalışır. Alveol epitelindeki bazı hücreler sürfaktan adı verilen, yağ ve proteinden oluşan bir madde salgılar. Sürfaktan yüzey gerilimini azaltır; alveollerin soluk vermede tamamen kapanıp yapışmasını önler ve soluk almada açılmalarını kolaylaştırır. Sürfaktan üretimi gebeliğin son haftalarında yeterli düzeye ulaşır; çok erken doğan bebeklerde yetersiz olabileceği için bu bebeklerde ciddi solunum güçlüğü görülebilir. Alveollerde ayrıca toz ve mikroorganizmaları fagositozla temizleyen makrofajlar bulunur.

Akciğerler göğüs boşluğunda kalbin iki yanında yer alır. Kalp biraz sola yatık olduğundan sol akciğer daha küçüktür ve iki lobludur; sağ akciğer üç lobludur. Akciğer süngerimsi ve esnektir; gerildiğinde eski hâline dönmeye çalışır. Akciğerlerde iskelet kası yoktur, yani akciğer kendi kendine genişleyip daralamaz.

Her akciğeri plevra (akciğer zarı) denen iki katlı bir zar sarar. İç katman akciğerin yüzeyine, dış katman göğüs duvarının iç yüzeyine ve diyaframa yapışıktır. İki katman arasındaki dar plevra boşluğunda az miktarda kaygan bir sıvı bulunur. Bu sıvı, soluk alıp verme sırasında katmanların birbiri üzerinde sürtünmeden kaymasını sağlar ve iki katmanı birbirinden ayrılmayacak biçimde tutar, tıpkı arasında su bulunan iki cam levhanın birbirine yapışması gibi. Esnek akciğer içe doğru büzülmeye, göğüs duvarı dışa doğru açılmaya çalışır; bu iki zıt çekiş nedeniyle plevra boşluğundaki basınç dinlenmede bile atmosfer basıncından birkaç mmHg düşüktür. Göğüs boşluğu genişleyince plevra sayesinde akciğer de onu izleyerek genişler.

Soluk alıp verme: diyafram ve kaburgalar arası kaslar

Hava, basıncın yüksek olduğu yerden düşük olduğu yere akar. Akciğerlere hava girmesi için alveol basıncının atmosfer basıncının altına inmesi, hava çıkması için de üstüne çıkması gerekir. Basınçtaki bu değişimi göğüs boşluğunun hacmindeki değişim sağlar: kapalı bir kapta hacim artarsa gazın basıncı düşer, hacim azalırsa basınç artar.

Göğüs boşluğunun hacmini değiştiren kaslar şunlardır:

  • Diyafram: Göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran, kubbe biçimindeki çizgili kastır. Kasıldığında kubbe düzleşir ve aşağı iner; göğüs boşluğu dikey yönde genişler. Sakin solunumda hacim değişiminin büyük kısmını diyafram sağlar.
  • Kaburgalar arası kaslar: Kaburgaların arasındaki iki kas tabakasıdır. Dış kaburgalar arası kaslar kasılınca kaburgalar ve göğüs kemiği yukarı ve öne kalkar, göğüs boşluğu önden arkaya ve yanlara doğru genişler. İç kaburgalar arası kaslar ise kaburgaları aşağı çeker ve zorlu soluk vermede görev alır.
Soluk alma ve soluk verme
Soluk almada diyafram kasılıp düzleşir, dış kaburgalar arası kaslar kaburgaları kaldırır; göğüs boşluğu genişler ve hava girer. Sakin soluk vermede bu kaslar gevşer, diyafram kubbe biçimine döner, kaburgalar iner ve hava dışarı çıkar.

Soluk alma (inspirasyon) aktif bir olaydır, kas kasılmasıyla başlar:

  1. Diyafram ve dış kaburgalar arası kaslar kasılır.
  2. Göğüs boşluğunun hacmi artar; plevra boşluğundaki basınç daha da düşer.
  3. Plevra katmanları birbirine bağlı olduğu için akciğerler genişler, alveollerin hacmi artar ve alveol basıncı atmosfer basıncının altına iner.
  4. Hava, basınç farkı ortadan kalkana kadar akciğerlere girer.

Sakin soluk verme (ekspirasyon) ise pasiftir: Diyafram ve dış kaburgalar arası kaslar gevşer, diyafram kubbe biçimine döner, kaburgalar ağırlıkları ve esneklikleriyle aşağı iner. Gerilmiş olan esnek akciğer dokusu da büzülür. Göğüs boşluğu ve alveollerin hacmi azalır, alveol basıncı atmosfer basıncının üstüne çıkar ve hava dışarı akar. Konuşurken, öksürürken ya da spor yaparken yapılan zorlu soluk vermede iç kaburgalar arası kaslar ve karın kasları kasılır; karın kasları karın organlarını diyaframa doğru iterek göğüs boşluğunu daha da daraltır. Zorlu soluk verme aktiftir. Zorlu soluk almada da boyun ve göğüs bölgesindeki yardımcı kaslar devreye girer.

Basınç ve hacim grafikleri

Soluk alıp verme sırasında akciğer hacmi, alveol basıncı ve plevra basıncı birlikte değişir. Aşağıdaki grafikler sakin solunum yapan bir yetişkin için basit bir modelden hesaplanmıştır: döngü 4 saniye sürer (dakikada 15 soluk) ve her soluğun hacmi 0,5 litredir. Basınçlar atmosfer basıncına göre fark olarak gösterilmiştir; 0, atmosfer basıncı (deniz seviyesinde 760 mmHg) demektir.

Hacim ve basınç grafikleri
Akciğer hacmi 0–2 s arasında 0,5 L artar, 2–4 s arasında azalır. Alveol basıncı soluk almada atmosfer basıncının yaklaşık 0,9 mmHg altına iner, soluk vermede aynı kadar üstüne çıkar. Plevra basıncı hep atmosfer basıncının altındadır; soluk almada yaklaşık −4 mmHg'den −7 mmHg'ye iner, soluk vermede yeniden yükselir.

Bu grafikleri okurken şu noktalar önemlidir:

  • Alveol basıncının işareti hava akışının yönünü gösterir. Alveol basıncı atmosfer basıncından düşükken hava girer ve akciğer hacmi artar; yüksekken hava çıkar ve hacim azalır.
  • Akciğer hacmi en büyük ya da en küçük olduğu anda hava akışı durur; bu anlarda alveol basıncı atmosfer basıncına eşittir. Alveol basıncının en düşük olduğu an ise soluk almanın ortası, yani havanın en hızlı girdiği andır.
  • Plevra basıncı soluk almada düşer, soluk vermede yükselir ama sakin solunumda hiçbir zaman atmosfer basıncına ulaşmaz. Göğüs boşluğunu genişleten kaslar gevşemeye başladığında hava girişi hemen durmadığı için plevra basıncının en düşük noktası, hacmin en büyük olduğu andan biraz öncedir.
  • Döngünün sonunda akciğer hacmi ve basınçlar başlangıçtaki değerlere döner. Bir döngünün süresinden dakikadaki soluk sayısı bulunur: \(60 / 4 = 15\).

Solunum hacimleri ve vital kapasite

Akciğerlere giren ve çıkan hava hacmi spirometre denen bir cihazla ölçülür; elde edilen hacim-zaman grafiğine spirogram denir. Sakin solunumda alınıp verilen hava küçük bir hacimdir; derin bir soluk alıp en çok soluk verildiğinde çok daha büyük hacimler görülür.

Spirogram
Genç yetişkin bir erkek için yaklaşık değerler (mL): soluk hacmi 500, ek soluk alma hacmi 3100, ek soluk verme hacmi 1200, artık hacim 1200. Vital kapasite 4800, toplam akciğer kapasitesi 6000 mL'dir. Mor bölge spirometreyle ölçülemeyen artık hacimdir.
  • Soluk hacmi: Sakin bir soluk alma ya da soluk vermede akciğerlere giren ya da çıkan hava; yaklaşık 500 mL.
  • Ek soluk alma hacmi: Normal bir soluk almanın üstüne zorlanarak alınabilecek en fazla hava.
  • Ek soluk verme hacmi: Normal bir soluk vermenin ardından zorlanarak verilebilecek en fazla hava.
  • Artık hacim: En zorlu soluk vermeden sonra bile akciğerlerde kalan hava. Alveollerin tamamen sönmesini önler ve iki soluk arasında da gaz değişiminin sürmesini sağlar. Dışarı verilemediği için spirometreyle doğrudan ölçülemez.
  • Vital kapasite: En derin soluk almanın ardından verilebilecek en fazla hava: ek soluk alma hacmi, soluk hacmi ve ek soluk verme hacminin toplamıdır.
  • Toplam akciğer kapasitesi: Vital kapasite ile artık hacmin toplamıdır.

Bu değerler kişiden kişiye değişir. Boy uzadıkça büyür, kadınlarda erkeklere göre ortalama olarak daha küçüktür, yaşla azalır; düzenli egzersiz solunum kaslarını güçlendirir. Akciğer hastalıklarında da değişir: hava yollarının daraldığı ya da alveol duvarlarının yıkıldığı hastalıklarda verilemeyen hava akciğerde hapsolur, artık hacim büyür ve vital kapasite küçülür.

Kısmi basınç ve gaz değişimi

Hava bir gaz karışımıdır ve karışımdaki her gaz toplam basınca kendi payıyla katkıda bulunur. Bir gazın bu payına kısmi basınç denir ve gazın karışımdaki oranıyla toplam basıncın çarpımına eşittir. Deniz seviyesinde atmosfer basıncı 760 mmHg, havadaki \(\text{O}_2\) oranı yaklaşık %21'dir: \(P_{\text{O}_2} = 0{,}21 \cdot 760 \approx 160\) mmHg. Havadaki \(\text{CO}_2\) oranı yalnızca %0,04 olduğundan \(P_{\text{CO}_2}\) yaklaşık 0,3 mmHg'dir.

Gaz değişiminin tek kuralı şudur: her gaz, kendi kısmi basıncının yüksek olduğu yerden düşük olduğu yere difüzyonla geçer. Bir gazın difüzyon yönünü öteki gazın basıncı etkilemez; \(\text{O}_2\) ve \(\text{CO}_2\) aynı anda zıt yönlerde geçebilir.

Gaz değişimi
Akciğerde alveol havası ile kılcala gelen kan arasında, dokuda kılcala gelen kan ile doku hücreleri arasında kısmi basınç farkı vardır. Oklar her gazın yüksek kısmi basınçtan düşüğe doğru net difüzyon yönünü gösterir. Kan kılcaldan ayrılırken bulunduğu bölmeyle dengelenmiş olur.

Alveol havasının \(P_{\text{O}_2}\) değeri atmosferdekinden düşüktür (yaklaşık 100 mmHg), çünkü her soluk alışta gelen taze hava, akciğerlerde kalan ve \(\text{O}_2\)'si kısmen kullanılmış havayla karışır; hava ayrıca su buharıyla doyar. Alveolde \(P_{\text{CO}_2}\) ise yaklaşık 40 mmHg'dir.

  • Akciğerde: Dokulardan dönen ve akciğer atardamarıyla akciğerlere gelen kanda \(P_{\text{O}_2}\) yaklaşık 40, \(P_{\text{CO}_2}\) yaklaşık 46 mmHg'dir. \(\text{O}_2\) alveolden kana (100 → 40), \(\text{CO}_2\) kandan alveole (46 → 40) geçer. Kan kılcal boyunca ilerlerken alveol havasıyla dengelenir ve akciğerden \(P_{\text{O}_2}\) yaklaşık 100, \(P_{\text{CO}_2}\) yaklaşık 40 mmHg olarak ayrılır.
  • Dokuda: Hücreler \(\text{O}_2\) tükettiği ve \(\text{CO}_2\) ürettiği için doku sıvısında \(P_{\text{O}_2}\) yaklaşık 40 mmHg ya da daha düşük, \(P_{\text{CO}_2}\) yaklaşık 46 mmHg'dir. Kılcala gelen kandan dokuya \(\text{O}_2\) (100 → 40), dokudan kana \(\text{CO}_2\) (46 → 40) geçer. Dokudan ayrılan kan \(\text{O}_2\) yönünden fakir, \(\text{CO}_2\) yönünden zengindir ve kalbe döner.

\(\text{CO}_2\) için basınç farkı (46 − 40 = 6 mmHg) \(\text{O}_2\)'ninkinden (60 mmHg) çok küçüktür. Buna rağmen yeterli \(\text{CO}_2\) atılır, çünkü \(\text{CO}_2\) suda ve zarda \(\text{O}_2\)'den yaklaşık 20 kat daha kolay çözünür ve çok daha hızlı difüze olur.

Çalışan bir kasta \(\text{O}_2\) tüketimi ve \(\text{CO}_2\) üretimi artar; doku sıvısında \(P_{\text{O}_2}\) düşer, \(P_{\text{CO}_2}\) yükselir. Basınç farkları büyüdüğü için dokuya \(\text{O}_2\) ve kana \(\text{CO}_2\) geçişi kendiliğinden hızlanır.

Oksijenin taşınması ve karbonmonoksit zehirlenmesi

\(\text{O}_2\) plazmada çok az çözünür. Kanda taşınan \(\text{O}_2\)'nin yalnızca yaklaşık %1,5'i plazmada çözünmüş hâldedir; geri kalan büyük kısmı (yaklaşık %98,5) alyuvarların içindeki hemoglobine bağlı taşınır. Hemoglobin dört polipeptit zincirinden oluşan bir proteindir. Her zincirde demir (\(\text{Fe}^{2+}\)) içeren bir hem grubu bulunur ve her hem grubu bir \(\text{O}_2\) molekülü bağlayabilir. Yani bir hemoglobin molekülü en çok dört \(\text{O}_2\) molekülü taşır.

\(\text{O}_2\)'nin hemoglobine bağlanması tersinirdir:

$$ \text{Hb} + \text{O}_2 \rightleftharpoons \text{HbO}_2 $$

\(\text{O}_2\)'ye bağlanmış hemoglobine oksihemoglobin denir; parlak kırmızıdır. \(P_{\text{O}_2}\)'nin yüksek olduğu akciğer kılcallarında tepkime sağa yürür ve hemoglobin hemen hemen tamamen \(\text{O}_2\) ile doyar. \(P_{\text{O}_2}\)'nin düşük olduğu dokularda tepkime sola yürür ve hemoglobin \(\text{O}_2\)'yi bırakır. Çalışan dokuda \(P_{\text{CO}_2}\)'nin yüksek olması, ortamın asitleşmesi (\(\text{H}^{+}\) artışı) ve sıcaklığın artması da hemoglobinin \(\text{O}_2\)'yi bırakmasını kolaylaştırır. Böylece en çok \(\text{O}_2\)'ye ihtiyaç duyan doku en çok \(\text{O}_2\)'yi alır.

Karbonmonoksit (CO), kömür, odun, doğal gaz ya da benzin gibi yakıtların oksijeni yetersiz ortamda tam yanmamasıyla oluşan renksiz ve kokusuz bir gazdır. CO, hemoglobinde \(\text{O}_2\)'nin bağlandığı yere, yani hem grubundaki demire bağlanır ve karboksihemoglobin (HbCO) oluşturur. CO'nun hemoglobine bağlanma eğilimi \(\text{O}_2\)'ninkinden 200 kattan fazladır ve bağ kolay çözülmez. CO'ya bağlanan hemoglobin \(\text{O}_2\) taşıyamaz; ayrıca kalan hemoglobin de bağladığı \(\text{O}_2\)'yi dokularda daha zor bırakır. Dokular, özellikle beyin ve kalp oksijensiz kalır. Baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, halsizlik ve ilerlemiş durumda bilinç kaybı görülür. Kişi hemen temiz havaya çıkarılmalı ve tıbbi yardım (112) çağrılmalıdır; hastanede yüksek derişimli \(\text{O}_2\) verilerek CO'nun hemoglobinden ayrılması hızlandırılır.

Karbondioksitin taşınması

Dokularda oluşup kana geçen \(\text{CO}_2\) üç biçimde taşınır (oranlar yaklaşıktır):

  • Plazmada çözünmüş olarak: yaklaşık %7.
  • Hemoglobine bağlı olarak: \(\text{CO}_2\) hemoglobinin globin kısmına bağlanarak karbaminohemoglobin (\(\text{HbCO}_2\)) oluşturur; yaklaşık %23. \(\text{O}_2\)'sini bırakmış hemoglobin \(\text{CO}_2\)'yi daha kolay bağlar.
  • Bikarbonat iyonu (\(\text{HCO}_3^{-}\)) olarak: yaklaşık %70. En önemli taşınma biçimi budur.

Bikarbonat alyuvarın içinde oluşur. Alyuvara giren \(\text{CO}_2\) su ile birleşerek karbonik asidi (\(\text{H}_2\text{CO}_3\)) oluşturur; karbonik asit de hemen hidrojen iyonu ve bikarbonat iyonuna ayrışır:

$$ \text{CO}_2 + \text{H}_2\text{O} \rightleftharpoons \text{H}_2\text{CO}_3 \rightleftharpoons \text{H}^{+} + \text{HCO}_3^{-} $$

İlk adım enzimsiz çok yavaştır; alyuvarlarda bol bulunan karbonik anhidraz enzimi bu tepkimeyi binlerce kat hızlandırır. Oluşan \(\text{HCO}_3^{-}\) iyonları plazmaya geçer (yerlerine plazmadan \(\text{Cl}^{-}\) iyonları alyuvara girer) ve \(\text{CO}_2\) büyük ölçüde plazmada bikarbonat olarak taşınır. Açığa çıkan \(\text{H}^{+}\) iyonlarının çoğu hemoglobine bağlanır; böylece kanın pH'ı fazla düşmez. Hemoglobinin \(\text{H}^{+}\) bağlaması da onun \(\text{O}_2\)'yi bırakmasını kolaylaştırır.

Karbondioksit taşınması
Doku kılcalında \(\text{CO}_2\) kana geçer: küçük bir kısmı plazmada çözünür, bir kısmı hemoglobine bağlanır, büyük kısmı alyuvarda karbonik anhidrazın yardımıyla bikarbonata dönüşüp plazmaya geçer. \(\text{H}^{+}\) iyonu hemoglobine bağlanır ve hemoglobin \(\text{O}_2\) bırakır.

Akciğer kılcallarında her şey tersine işler. Alveolde \(P_{\text{CO}_2}\) kandakinden düşük olduğu için \(\text{CO}_2\) kandan alveole geçer; kandaki \(\text{CO}_2\) azaldıkça tepkime sola yürür. \(\text{HCO}_3^{-}\) iyonları plazmadan alyuvara döner, hemoglobinden ayrılan \(\text{H}^{+}\) ile birleşir ve karbonik anhidrazın yardımıyla yeniden \(\text{CO}_2\) ve su oluşur. Bu \(\text{CO}_2\) de alveole geçerek soluk verme ile atılır. Karbaminohemoglobin de \(\text{CO}_2\)'sini bırakır ve hemoglobin \(\text{O}_2\) bağlar.

Solunumun düzenlenmesi ve yüksek rakım

Soluk alıp vermemiz biz farkında olmadan, uykuda bile devam eder. Solunumun temel ritmi beyin sapındaki omurilik soğanında bulunan solunum merkezinden gelir. Bu merkezden çıkan uyarılar sinirlerle diyafram ve kaburgalar arası kaslara gider ve onları düzenli aralıklarla kasar. Ponstaki merkezler omurilik soğanındaki merkezle birlikte çalışarak soluk almadan soluk vermeye geçişi ve solunumun düzgün bir ritimle sürmesini düzenler. Uç beyin kabuğu (korteks) solunumu bir süreliğine istemli olarak değiştirebilir: nefesimizi tutabilir, konuşurken ya da şarkı söylerken soluğumuzu ayarlayabiliriz. Ama nefes uzun süre tutulamaz; kanda biriken \(\text{CO}_2\) istemsiz merkezleri güçlü biçimde uyarır.

Solunumun düzenlenmesi
Kanda \(\text{CO}_2\) ve \(\text{H}^{+}\) artışı kemoreseptörleri uyarır, solunum merkezleri kaslara daha sık ve güçlü uyarı gönderir. Artan solunum \(\text{CO}_2\)'yi atar ve pH normale döner; bu bir olumsuz geri bildirimdir.

Solunum hızını ve derinliğini belirleyen en güçlü uyarı, kandaki \(\text{CO}_2\) artışıdır. \(\text{CO}_2\) arttığında karbonik asit tepkimesi sağa kayar, \(\text{H}^{+}\) artar ve pH düşer. Omurilik soğanındaki kemoreseptörler bu değişime çok duyarlıdır. Ayrıca aort ve şah damarlarındaki kemoreseptörler kandaki \(\text{CO}_2\) ve \(\text{H}^{+}\) artışını, özellikle de \(\text{O}_2\)'nin belirgin olarak düşmesini algılayıp solunum merkezine bildirir. Merkez solunumu hızlandırır ve derinleştirir; fazla \(\text{CO}_2\) atılır ve pH normale (yaklaşık 7,4) döner. Egzersizde solunumun hızlanmasının başlıca nedeni de budur. Tersine, bir süre hızlı ve derin soluk alıp verilirse (hiperventilasyon) kandaki \(\text{CO}_2\) azalır, pH yükselir ve soluk alma isteği bir süre azalır.

Yüksek rakımda havadaki \(\text{O}_2\) oranı değişmez, yine yaklaşık %21'dir; ama atmosfer basıncı düştüğü için \(\text{O}_2\)'nin kısmi basıncı da düşer. Örneğin basıncın yaklaşık 600 mmHg olduğu bir yükseklikte \(P_{\text{O}_2} = 0{,}21 \cdot 600 = 126\) mmHg'dir. Alveole ve kana geçen \(\text{O}_2\) azalır. Vücut buna iki aşamada uyum sağlar:

  • Kısa sürede (saatler, günler): Kandaki \(\text{O}_2\) düşüşü aort ve şah damarı kemoreseptörlerini uyarır; solunum hızı ve derinliği artar. Kalp atım hızı da artar.
  • Uzun sürede (haftalar): Böbrekler eritropoietin hormonunu daha çok salgılar; kemik iliğinde alyuvar ve hemoglobin üretimi artar. Kanın \(\text{O}_2\) taşıma kapasitesi yükselir. Dağcıların yüksek kamplarda günlerce bekleyerek "iklime alışmaları" ve sporcuların yüksek irtifa kampları bu yüzdendir.

Solunum sistemi sağlığı

Solunum yolları sürekli dış ortamla temas ettiği için toz, duman ve mikroorganizmalardan kolayca etkilenir. ÖSYM'nin de sorduğu başlıca rahatsızlıklar şunlardır:

  • Astım: Hava yollarının uzun süreli iltihabıdır. Polen, ev tozu, soğuk hava, egzersiz ya da duman gibi tetikleyicilerle bronş ve bronşçuk duvarındaki düz kaslar kasılır, iç yüzey şişer ve mukus artar. Hava yolları daralır; hırıltılı solunum, öksürük ve nefes darlığı görülür, özellikle soluk vermek zorlaşır. Bronşları genişleten ve iltihabı azaltan ilaçlarla (çoğunlukla solunum yoluyla alınan spreylerle) kontrol altında tutulur.
  • KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı): Hava yollarının uzun süreli ve geri dönüşsüz daralmasıyla giden, ilerleyici bir hastalıktır; kronik bronşit ve amfizemi kapsar. En önemli nedeni sigaradır. Kronik bronşitte bronşlar sürekli iltihaplı ve mukus doludur, uzun süren balgamlı öksürük görülür. Amfizemde alveol duvarları yıkılır, alveoller birleşerek büyük keseler oluşturur; gaz değişim yüzeyi azalır ve akciğer esnekliğini kaybeder. Hava verilemeyip akciğerde hapsolduğu için artık hacim büyür.
  • Zatürre (pnömoni): Akciğer dokusunun, özellikle alveollerin bakteri, virüs ya da mantarlarla iltihaplanmasıdır. İltihaplı alveoller sıvı ve savunma hücreleriyle dolar, gaz değişimi azalır. Ateş, öksürük, balgam ve nefes darlığı görülür. Bakterilerden kaynaklananlar antibiyotikle tedavi edilir; bazı etkenlerine karşı aşı vardır.
  • Verem (tüberküloz): Bir bakterinin yol açtığı, öksürük ve hapşırıkla havaya karışan damlacıklarla bulaşan bir akciğer enfeksiyonudur. Uzun süren tedaviyle iyileşebilir.
  • Akciğer kanseri: Hava yollarındaki hücrelerin kontrolsüz bölünmesidir. En önemli risk etkeni sigaradır.

Sigaranın etkileri solunum sisteminin her düzeyinde görülür. Dumandaki maddeler hava yollarındaki sillerin hareketini yavaşlatır, uzun sürede silli hücreler hasar görür ve sayıları azalır. Mukus üretimi ise artar. Temizlenemeyen mukus, tanecikler ve mikroorganizmalar hava yollarında birikir; bunları atmak için sabahları belirginleşen "sigara öksürüğü" ortaya çıkar ve solunum yolu enfeksiyonları sıklaşır. Dumandaki katran kanser yapıcı maddeler içerir. Dumandaki CO hemoglobine bağlanır; düzenli sigara içenlerin kanında karboksihemoglobin oranı içmeyenlerinkinden yüksektir. Nikotin bağımlılık yapar ve damarları daraltır. Sigara dumanını solumak zorunda kalan pasif içiciler de bu zararlardan etkilenir. Sigarayı bırakmak her yaşta yararlıdır: silli epitelin işlevi zamanla kısmen düzelir ve hastalık riskleri azalır.

Formüller

$$P_{\text{gaz}} = (\text{gazın oranı}) \cdot P_{\text{toplam}}$$
Kısmi basınç; deniz seviyesinde \(P_{\text{O}_2} = 0{,}21 \cdot 760 \approx 160\) mmHg
$$\text{gaz: yüksek } P \rightarrow \text{düşük } P$$
Her gaz kendi kısmi basıncının yüksek olduğu yerden düşük olduğu yere difüzyonla geçer
$$P_{\text{O}_2}: \ \text{alveol} \approx 100, \ \text{doku} \approx 40 \ \text{mmHg}$$
Akciğerde \(\text{O}_2\) alveolden kana, dokuda kandan hücrelere geçer
$$P_{\text{CO}_2}: \ \text{doku} \approx 46, \ \text{alveol} \approx 40 \ \text{mmHg}$$
Dokuda \(\text{CO}_2\) hücrelerden kana, akciğerde kandan alveole geçer
$$V_{\text{göğüs}} \uparrow \Rightarrow P_{\text{alveol}} < P_{\text{atm}} \Rightarrow \text{hava girer}$$
Soluk alma: diyafram ve dış kaburgalar arası kaslar kasılır (aktif)
$$V_{\text{göğüs}} \downarrow \Rightarrow P_{\text{alveol}} > P_{\text{atm}} \Rightarrow \text{hava çıkar}$$
Sakin soluk verme: kaslar gevşer (pasif)
$$\text{vital kapasite} = \text{ek soluk alma} + \text{soluk hacmi} + \text{ek soluk verme}$$
En derin soluk almadan sonra verilebilecek en fazla hava
$$\text{toplam akciğer kapasitesi} = \text{vital kapasite} + \text{artık hacim}$$
Artık hacim spirometreyle ölçülemez
$$\text{soluk sayısı / dk} = \frac{60}{T}$$
T: bir soluk döngüsünün süresi (s)
$$\text{Hb} + \text{O}_2 \rightleftharpoons \text{HbO}_2$$
Oksihemoglobin; bir hemoglobin en çok 4 \(\text{O}_2\) bağlar
$$\text{CO}_2 + \text{H}_2\text{O} \rightleftharpoons \text{H}_2\text{CO}_3 \rightleftharpoons \text{H}^{+} + \text{HCO}_3^{-}$$
Karbonik anhidraz (alyuvarda); dokuda sağa, akciğerde sola yürür
$$\text{CO}_2 + \text{Hb} \rightleftharpoons \text{HbCO}_2$$
Karbaminohemoglobin: \(\text{CO}_2\) globin kısmına bağlanır
$$\text{CO} + \text{Hb} \rightarrow \text{HbCO}$$
Karboksihemoglobin: CO, \(\text{O}_2\)'nin bağlandığı yere 200 kattan güçlü bağlanır
$$\text{CO}_2 \uparrow \Rightarrow \text{H}^{+} \uparrow \ (\text{pH} \downarrow) \Rightarrow \text{solunum hızı} \uparrow$$
Omurilik soğanındaki merkez; olumsuz geri bildirim

Çözümlü örnekler

Örnek 1Havanın yolu

Burun deliklerinden giren bir hava molekülünün alveole ulaşıncaya kadar geçtiği yapıları sırayla yazınız. Bu yapılardan hangisinde gaz değişimi olur, hangilerinin duvarında kıkırdak bulunur?

Örnek 2Soluk almanın basamakları

Soluk alma sırasında gerçekleşen dört olay karışık sırayla verilmiştir: K. Alveol basıncı atmosfer basıncının altına düşer. L. Diyafram ve dış kaburgalar arası kaslar kasılır. M. Hava akciğerlere girer. N. Göğüs boşluğunun hacmi artar, plevra boşluğundaki basınç düşer. Bu olayların sebep-sonuç sırası nasıldır?

Örnek 3Kısmi basınç hesabı

Deniz seviyesinde atmosfer basıncı 760 mmHg'dir. Havanın %21'i \(\text{O}_2\), %0,04'ü \(\text{CO}_2\)'dir. Atmosfer havasındaki \(\text{O}_2\) ve \(\text{CO}_2\) kısmi basınçlarını bulunuz.

Örnek 4Difüzyon yönlerini bulmak

Kısmi basınçlar (mmHg) şöyledir: alveol havası \(P_{\text{O}_2}\) 100, \(P_{\text{CO}_2}\) 40; akciğere gelen kan 40 ve 46; dokuya gelen kan 100 ve 40; doku hücreleri 40 ve 46. Akciğerde ve dokuda \(\text{O}_2\) ile \(\text{CO}_2\)'nin net difüzyon yönlerini bulunuz.

Örnek 5Spirogramdan hacim hesabı

Bir kişinin spirogramında en derin soluk vermenin sonunda akciğerdeki hava 1200 mL, normal soluk vermenin sonunda 2400 mL, normal soluk almanın sonunda 2900 mL, en derin soluk almanın sonunda 6000 mL'dir. Bu kişinin soluk hacmini, vital kapasitesini ve toplam akciğer kapasitesini bulunuz.

Örnek 6Basınç grafiğini okumak

Anlatımdaki hacim ve basınç grafiklerinde bir soluk döngüsü 4 saniye sürmektedir. Bu kişi dakikada kaç soluk alır? Hava hangi zaman aralığında akciğerlere girer? Akciğer hacminin en büyük olduğu anda alveol basıncı nedir?

Örnek 7Karbondioksit taşınma tepkimesinin yönü

\(\text{CO}_2 + \text{H}_2\text{O} \rightleftharpoons \text{H}_2\text{CO}_3 \rightleftharpoons \text{H}^{+} + \text{HCO}_3^{-}\) tepkimesi doku kılcallarında ve akciğer kılcallarında hangi yöne yürür? Her iki yerde \(\text{HCO}_3^{-}\) miktarı nasıl değişir?

Örnek 8Karbonmonoksit ve taşıma kapasitesi

Kapalı bir odada yanan sobadan sızan gazdan etkilenen bir kişinin kanındaki hemoglobinin %30'u karboksihemoglobine dönüşmüştür. Bu kişinin hemoglobininin en fazla yüzde kaçı \(\text{O}_2\) taşıyabilir? Kişi temiz havaya çıkarıldığında karboksihemoglobin neden hemen ortadan kalkmaz?

Örnek 9Yüksek rakımda kısmi basınç

Deniz seviyesinde yaşayan bir sporcu, atmosfer basıncının yaklaşık 525 mmHg olduğu 3000 m yükseklikteki bir kampa gidiyor. Havadaki \(\text{O}_2\) oranı %21 olduğuna göre bu yükseklikte atmosfer havasının \(P_{\text{O}_2}\) değeri yaklaşık kaç mmHg'dir? Sporcunun vücudunda ilk günlerde ve birkaç hafta içinde hangi değişiklikler beklenir?

Sık yapılan hatalar

  • Akciğerlerin kendi kaslarıyla genişlediğini düşünmek. Akciğerde iskelet kası yoktur; göğüs boşluğunu diyafram ve kaburgalar arası kaslar genişletir, akciğer plevra sayesinde onu izler.
  • Sakin soluk vermenin de kas kasılmasıyla yapıldığını sanmak. Sakin soluk verme pasiftir; yalnızca zorlu soluk vermede iç kaburgalar arası kaslar ve karın kasları kasılır.
  • Diyaframın soluk almada yukarı kalktığını söylemek. Kasılan diyafram düzleşip aşağı iner; gevşeyince kubbe biçimine dönüp yükselir.
  • Alveol basıncının en düşük olduğu anı hacmin en büyük olduğu anla karıştırmak. Hacim en büyükken akış durur ve alveol basıncı atmosfer basıncına eşittir.
  • Gazların aktif taşımayla geçtiğini düşünmek ya da \(\text{O}_2\)'nin geçiş yönünü \(\text{CO}_2\)'ye bağlamak. Her gaz kendi kısmi basınç farkı yönünde difüzyonla geçer.
  • Yüksek rakımda havadaki \(\text{O}_2\) yüzdesinin azaldığını söylemek. Oran yaklaşık %21'de kalır; azalan, toplam basınç ve dolayısıyla \(P_{\text{O}_2}\)'dir.
  • Karboksihemoglobin (CO) ile karbaminohemoglobini (\(\text{CO}_2\)) karıştırmak; \(\text{CO}_2\)'nin çoğunun hemoglobinle taşındığını sanmak. \(\text{CO}_2\)'nin büyük kısmı plazmada bikarbonat olarak taşınır.
  • Vital kapasiteye artık hacmi eklemek. Vital kapasite verilebilen havadır; artık hacim verilemez ve spirometreyle ölçülemez.
Günlük hayatta

Türkiye'de her kış sobadan, şofbenden ya da bakımsız kombiden sızan karbonmonoksit nedeniyle zehirlenmeler ve ölümler yaşanır. CO renksiz ve kokusuz olduğu için uyuyan bir kişi tehlikeyi fark edemez; belirtiler baş ağrısı, bulantı ve uyku hâli gibi sıradan şikâyetlere benzer. Sobanın bacası düzenli temizlenmeli, gece sobaya kömür eklenip odanın havası kesilmemeli, kombi ve şofbenler yetkili servise kontrol ettirilmeli ve evlere karbonmonoksit dedektörü takılmalıdır. Zehirlenmeden şüphelenilirse pencereler açılır, kişi temiz havaya çıkarılır ve 112 aranır; ağır durumlarda hastaların bir bölümü hemoglobinden CO'nun ayrılmasını hızlandırmak için basınçlı oksijen tedavisine (hiperbarik oksijen) alınır. Solunum sistemi hekimlikte de sık sınanır: göğüs hastalıkları uzmanları spirometreyle vital kapasiteyi ve bir saniyede verilebilen havayı ölçerek astımı ve KOAH'ı tanır, ilacın işe yarayıp yaramadığını izler.

Konu testi

26 soru. Bir seçeneğe dokun; doğru cevap ve çözüm hemen açılır.

1Kolay

Soluk borusunun duvarındaki C şeklindeki kıkırdak halkaların temel görevi aşağıdakilerden hangisidir?

2Kolay

Yutkunma sırasında besinin soluk borusuna kaçmasını önleyen yapı aşağıdakilerden hangisidir?

3Kolay

Dokulardan kana geçen \(\text{CO}_2\)'nin büyük kısmı kanda hangi biçimde taşınır?

4Kolay

Soluk alıp vermenin temel ritmini oluşturan solunum merkezi aşağıdakilerden hangisinde bulunur?

5Kolay

Sakin solunum yapan bir insanda soluk alma sırasında aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

6Kolay

Alveoldeki \(\text{O}_2\)'nin akciğer kılcallarındaki kana geçişi aşağıdaki yollardan hangisiyle gerçekleşir?

7Orta

Burun boşluğuyla ilgili

  1. I.Yüzeyinin altındaki yoğun kılcal damar ağı soluk alınan havayı ısıtır.
  2. II.Kıllar ve mukus, havadaki toz ve mikroorganizmaları tutar.
  3. III.Soluk alınan havadaki \(\text{O}_2\)'nin bir kısmı burun boşluğunun yüzeyinden kana geçer.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

8Orta

Aşağıdaki tabloda solunum sistemindeki bazı yapıların duvarında kıkırdak bulunup bulunmadığı ve bu yapılarda gaz değişimi olup olmadığı "+" (var) ve "−" (yok) işaretleriyle gösterilmiştir.

SatırYapıKıkırdakGaz değişimi
1Gırtlak+−
2Soluk borusu+−
3Bronş+−
4Bronşçuk+−
5Alveol−+

Buna göre hangi satırdaki bilgi yanlıştır?

9Orta

Sakin solunum yapan bir insanın bir soluk döngüsü boyunca alveol basıncı ile atmosfer basıncı arasındaki farkın zamana göre değişimi aşağıdaki grafikte verilmiştir.

Alveol basıncı grafiği

Buna göre

  1. I.Grafiğin I. ve II. aralıklarında hava akciğerlere girer.
  2. II.Grafiğin III. aralığında akciğer hacmi azalır.
  3. III.Grafiğin IV. aralığında alveol basıncı atmosfer basıncından düşüktür.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

10Orta

Bir kişinin solunumu sırasında akciğerlerindeki hava hacminin zamana göre değişimi aşağıdaki grafikte verilmiştir. Kişi önce sakin soluk alıp vermiş, sonra en derin soluğu alıp en çok soluğu vermiş, ardından yeniden sakin solumuştur.

Spirogram

Buna göre bu kişinin vital kapasitesi kaç mL'dir?

11Orta

Deniz seviyesinde atmosfer basıncı 760 mmHg'dir. Atmosfer basıncının 500 mmHg olduğu bir yükseklikte havadaki \(\text{O}_2\) oranı deniz seviyesindeki gibi %21'dir.

Buna göre bu yükseklikte atmosfer havasındaki \(\text{O}_2\)'nin kısmi basıncı kaç mmHg'dir?

12Orta

Kanda \(\text{CO}_2\) taşınmasında görülen

$$ \text{CO}_2 + \text{H}_2\text{O} \rightleftharpoons \text{H}_2\text{CO}_3 \rightleftharpoons \text{H}^{+} + \text{HCO}_3^{-} $$

tepkimesiyle ilgili

  1. I.Doku kılcallarında tepkime ağırlıklı olarak sağa yürür.
  2. II.Tepkimeyi hızlandıran karbonik anhidraz enzimi alyuvarlarda bulunur.
  3. III.Akciğer kılcallarında tepkime sola yürür ve oluşan \(\text{CO}_2\) alveole geçer.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

13Orta

Hemoglobinle ilgili

  1. I.Bir hemoglobin molekülü en çok dört \(\text{O}_2\) molekülü bağlayabilir.
  2. II.\(\text{O}_2\)'nin kısmi basıncının yüksek olduğu akciğer kılcallarında oksihemoglobin oluşumu artar.
  3. III.Kanda taşınan \(\text{O}_2\)'nin büyük kısmı plazmada çözünmüş hâlde taşınır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

14Orta

Bir öğrenci akciğerdeki gaz değişimini incelemek için alveol havasının ve akciğere gelen kanın kısmi basınçlarını aşağıdaki tabloya yazmıştır.

Bölme\(P_{\text{O}_2}\) (mmHg)\(P_{\text{CO}_2}\) (mmHg)
Alveol havası10040
Akciğere gelen kan4046

Buna göre akciğer kılcallarında gazların net difüzyon yönü aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

15Orta

Göğüs boşluğunun iki farklı anı aşağıdaki K ve L şekillerinde gösterilmiştir.

Göğüs boşluğu

Buna göre K durumundan L durumuna geçiş sırasında

  1. I.Diyafram kasılır.
  2. II.Göğüs boşluğunun hacmi azalır.
  3. III.Dış kaburgalar arası kaslar gevşer.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

16Orta

Havalandırılmayan kalabalık bir sınıfta uzun süre kalan bir öğrencinin kanında \(\text{CO}_2\) miktarı artmıştır.

Bu öğrencide ilk olarak aşağıdakilerden hangisi beklenir?

17Orta

Aşağıdaki rahatsızlık ve açıklama eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

18Orta

Uzun süredir sigara içen bir kişiyle ilgili

  1. I.Soluk borusu ve bronşlarındaki sillerin hareketi bozulur, hava yollarında mukus birikir.
  2. II.Kanındaki hemoglobinin oksihemoglobin oranı sigara içmeyenlerinkinden yüksektir.
  3. III.Kronik obstrüktif akciğer hastalığına (KOAH) yakalanma riski artar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

19Zor

Sakin solunum yapan bir insanın bir soluk döngüsü boyunca akciğer hacmindeki değişim, alveol basıncı ve plevra boşluğundaki basınç aşağıdaki grafiklerde verilmiştir. Basınçlar atmosfer basıncına göre farktır.

Hacim ve basınç grafikleri

Buna göre

  1. I.Plevra boşluğundaki basınç döngü boyunca atmosfer basıncından düşüktür.
  2. II.Alveol basıncının en düşük olduğu anda akciğer hacmi en büyüktür.
  3. III.Akciğer hacminin en büyük olduğu anda alveol basıncı atmosfer basıncına eşittir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

20Zor

Göğüs duvarındaki delici bir yaralanmadan sonra dış ortamdaki hava kişinin sağ plevra boşluğuna dolmuştur.

Buna göre

  1. I.Sağ akciğer büzülerek söner.
  2. II.Sağ plevra boşluğundaki basınç atmosfer basıncına yükselir.
  3. III.Sol akciğer, sol plevra boşluğu ayrı olduğu için soluk alıp vermeye devam edebilir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

21Zor

K ve L kişilerinin akciğer hacimleri aşağıdaki grafikte verilmiştir.

K ve L kişilerinin akciğer hacimleri

Buna göre

  1. I.L'nin vital kapasitesi K'ninkinden küçüktür.
  2. II.Normal bir soluk vermenin sonunda L'nin akciğerlerinde kalan hava K'ninkinden azdır.
  3. III.En derin soluk vermenin ardından L'nin akciğerlerinde kalan hava K'ninkinden fazladır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

22Zor

Bir kılcal damardaki alyuvarda ve çevresinde gerçekleşen bazı olaylar aşağıdaki şekilde gösterilmiştir.

Alyuvar ve çevresi

Şekildeki X, Y ve Z aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

23Zor

Deniz seviyesinde yaşayan bir dağcı 4000 m yükseklikteki bir kampta birkaç hafta kalıyor.

Bu süreçle ilgili

  1. I.Yükseklikte havadaki \(\text{O}_2\) yüzdesi azaldığı için alveoldeki \(P_{\text{O}_2}\) düşer.
  2. II.İlk günlerde solunum hızı ve derinliği artar.
  3. III.Haftalar içinde kandaki alyuvar sayısı artar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

24Zor

Koşan bir sporcunun bacak kasındaki doku sıvısında \(P_{\text{O}_2}\) 20 mmHg'ye düşmüş, \(P_{\text{CO}_2}\) 60 mmHg'ye yükselmiştir. Kasa gelen kanda \(P_{\text{O}_2}\) 100, \(P_{\text{CO}_2}\) 40 mmHg'dir. Dinlenmede aynı kasın doku sıvısında \(P_{\text{O}_2}\) 40, \(P_{\text{CO}_2}\) 46 mmHg'dir.

Buna göre dinlenme durumuna göre

  1. I.Kandan kasa \(\text{O}_2\) difüzyonunu sağlayan kısmi basınç farkı artmıştır.
  2. II.Kastan kana \(\text{CO}_2\) difüzyonunu sağlayan kısmi basınç farkı artmıştır.
  3. III.Kastan ayrılan kandaki alyuvarlarda bikarbonat ve \(\text{H}^{+}\) oluşumu artar; hemoglobin \(\text{O}_2\)'yi daha kolay bırakır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

25Zor

Bir yüzücü dalmadan önce bir süre hızlı ve derin soluk alıp veriyor (hiperventilasyon).

Bu süre içinde

  1. I.Kandaki \(\text{CO}_2\) miktarı azalır.
  2. II.Kanın pH'ı yükselir.
  3. III.Omurilik soğanındaki solunum merkezi daha güçlü uyarılır ve soluk alma isteği artar.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

26Zor

Kapalı bir garajda çalışır durumda bırakılan aracın egzozundan çıkan gazlardan etkilenen bir kişi, belirgin bir nefes darlığı hissetmeden bilincini kaybediyor.

Bu durumla ilgili

  1. I.Egzoz gazındaki karbonmonoksit, hemoglobinin globin kısmındaki amino gruplarına bağlanır.
  2. II.Hemoglobinin bir kısmı karboksihemoglobine dönüştüğü için kanın taşıyabileceği \(\text{O}_2\) miktarı azalır.
  3. III.Karbonmonoksit hemoglobinden kolayca ayrıldığı için kişinin kanı temiz havaya çıkarıldığı anda normale döner.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

İlerlemen bu tarayıcıda saklanıyor. Ücretsiz üye ol, her cihazda kaldığın yerden devam et.