Hamza Atac
Dr. Hamza Ataç, Fizik Akademisi'nin kurucusudur. Lisans ve fizik öğretmenliği yüksek lisans eğitimini 2008 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde tamamladı. Ardından ABD'ye giderek Temple Üniversitesi'nde 2012 yılında fizik yüksek lisansını, 2017 yılında ise doktorasını aldı. Doktora çalışmasında, atom çekirdeğinin içindeki proton ve nötronların davranışını inceleyen Coulomb Toplam Kuralı (Coulomb Sum Rule) deneyi üzerinde çalıştı.
Doktorasının ardından altı yılı aşkın bir süre Temple Üniversitesi'nde Araştırma Yardımcı Doçenti (Research Assistant Professor) olarak deneysel nükleer fizik araştırmaları yürüttü ve bu araştırmalara liderlik etti. Sanal Compton saçılması ve nükleon yapısı alanlarında uzmanlaşan Dr. Ataç, ABD'deki Jefferson Laboratuvarı ve İsviçre'deki Paul Scherrer Enstitüsü'nde parçacık hızlandırıcıları, dedektörler ve veri analizi yazılımlarıyla çeşitli uluslararası deneylerde görev aldı. Bu süreçte lisans öğrencilerine giriş fiziği dersleri verdi ve lisansüstü öğrencilere araştırma projelerinde danışmanlık yaptı.
Dr. Ataç, kariyerine bugün Philadelphia'daki Fox Chase Kanser Merkezi'nde radyasyon onkolojisi alanında Tıbbi Fizik Asistanı (Medical Physics Resident) olarak devam ediyor. Temel fizikte edindiği deneyimi, kanser tedavisinde radyasyonun güvenli ve etkili kullanımına aktarıyor.
Bilimin herkes için anlaşılır ve ulaşılabilir olması gerektiğine inanan Dr. Ataç, Fizik Akademisi'ni Türkçe konuşan okurlara güncel bilim haberlerini, fizik kavramlarını ve bilimin heyecanını aktarmak amacıyla kurdu.
Emmy Noether: Fizikte Simetrinin Dilini Yazan Kadın
Modern fiziğin en temel sorularından biri şudur: Doğa neden belirli nicelikleri korur? Enerji neden kaybolmaz? Momentum neden korunur? Bu sorular uzun süre deneysel gözlemlerle kabul edilen gerçekler olarak kaldı. Ancak…

Yapay Fotosentez ve Karbon Yakalama Teknolojilerinin Entegrasyonu: Enerji ve İklim Krizine Yönelik Bütüncül Bir Yaklaşım
Küresel ölçekte artan enerji talebi ile atmosferik karbondioksit (CO₂) birikimi, günümüzün en kritik bilimsel ve teknolojik problemlerinden ikisini oluşturmaktadır. Geleneksel yaklaşımlar bu iki sorunu ayrı ayrı ele alırken, son yıllarda…

Artemis II: İnsanlığın Derin Uzaya Dönüşü ve Ay’ın Ötesine Uzanan Yeni Strateji
Yarım yüzyıldan fazla bir sürenin ardından insanlık, Dünya yörüngesinin ötesine yeniden adım atıyor. NASA tarafından yürütülen Artemis Programı kapsamında gerçekleştirilen Artemis II görevi, yalnızca teknik bir uzay uçuşu değil; modern…

Fizikçiler 50 Yıl Önce Öngörülen Manyetik Vorteksleri İlk Kez Gözlemledi
Elinize bir mıknatıs alın. Dışarıdan bakınca sıradan bir metal parçası gibi görünür. Ama içinde, her biri küçük bir pusula iğnesi gibi davranan milyarlarca atom vardır. Bu minik “iğneler” genellikle aynı…

Altının Kozmik Sırrı Çözülüyor: Nükleer Fizikte 20 Yıllık Gizem Aydınlandı
Evrenin en değerli metallerinden biri olan altın, doğrudan yıldız içi füzyon süreçleriyle oluşmaz. Bu elementin ortaya çıkışı, nötron yıldızı çarpışmaları ve süpernova patlamaları gibi son derece enerjik olaylara bağlıdır. Bu…

Karşıt Madde Hareket Halinde: CERN’den Tarihi Başarı
Karşıt madde, dünyanın en pahalı, en kırılgan ve en gizemli maddesidir. Olağan maddeyle temas ettiği anda her iki taraf da yok oluş (annihilation) sürecine girer; geriye kalan tek şey saf…

MIT’nin Terahertz Mikroskobu: Süperiletken Elektronların Gizli Hareketi İlk Kez Görüntülendi
Maddenin davranışını anlamak için kullandığımız en güçlü araçlardan biri ışıktır; ancak hangi türde ışık kullandığınız, elde ettiğiniz bilgiyi kökten değiştirir. Görünür ışık bir malzemenin yüzeyini aydınlatır, X-ışınları iç yapısını ortaya…

Nükleer Saatler Nedir? Atom Saatlerinden Daha Hassas Yeni Teknoloji
Nükleer Saatler ve Zaman Ölçümünde Yeni Ufuklar Nükleer Saatler ve Zaman Ölçümünde Yeni Ufuklar Zaman ölçümü, modern fiziğin en hassas ve en iyi tanımlanmış alanlarından biri olarak kabul edilir. Günümüzde…

Pyotr Kapitsa
Düşük Sıcaklıklar Fiziğinin Öncüsü: Pyotr Kapitsa ve Süperakışkanlığın Keşfi Modern fiziğin en nevi şahsına münhasır figürlerinden biri olan Pyotr Kapitsa, maddeyi uç noktalarda inceleyerek evrenin işleyişine dair temel anlayışımızı değiştirmiş…

CERN’de Proton Benzeri Yeni Bir Parçacık Keşfedildi
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) yürütülen CERN deneylerinden biri olan LHCb iş birliği, parçacık fiziğinde önemli bir keşfe imza attı. Araştırmacılar, yapısı protona benzeyen ancak ondan çok daha ağır olan…
